Kırık Meal (Arapça) : |فَجَاءَتْهُ: derken ona geldi | إِحْدَاهُمَا: o iki kızdan biri | تَمْشِي: yürüyerek | عَلَى: | اسْتِحْيَاءٍ: utana utana | قَالَتْ: dedi | إِنَّ: muhakkah | أَبِي: babam | يَدْعُوكَ: seni çağırıyor | لِيَجْزِيَكَ: ödemek için | أَجْرَ: ücretini | مَا: | سَقَيْتَ: sulamanın | لَنَا: bizim için | فَلَمَّا: ne zaman ki | جَاءَهُ: (Musa) ona gelince | وَقَصَّ: ve anlatınca | عَلَيْهِ: ona | الْقَصَصَ: hikayeyi | قَالَ: dedi | لَا: | تَخَفْ: korkma | نَجَوْتَ: kurtuldun | مِنَ: -den | الْقَوْمِ: o kavim- | الظَّالِمِينَ: zalim |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فجاءته FCEÙTHderken ona geldi | إحداهما ÎḪD̃EHMEo iki kızdan biri | تمشي TMŞYyürüyerek | على AL | استحياء ESTḪYEÙutana utana | قالت GELTdedi | إن ÎNmuhakkah | أبي ÊBYbabam | يدعوك YD̃AWKseni çağırıyor | ليجزيك LYCZYKödemek için | أجر ÊCRücretini | ما ME | سقيت SGYTsulamanın | لنا LNEbizim için | فلما FLMEne zaman ki | جاءه CEÙH(Musa) ona gelince | وقص WGṦve anlatınca | عليه ALYHona | القصص ELGṦṦhikayeyi | قال GELdedi | لا LE | تخف TḢFkorkma | نجوت NCWTkurtuldun | من MN-den | القوم ELGWMo kavim- | الظالمين ELƵELMYNzalim |
Kırık Meal (Okunuş) : |fecā'ethu: derken ona geldi | iHdāhumā: o iki kızdan biri | temşī: yürüyerek | ǎlā: | stiHyā'in: utana utana | ḳālet: dedi | inne: muhakkah | ebī: babam | yed'ǔke: seni çağırıyor | liyecziyeke: ödemek için | ecra: ücretini | mā: | seḳayte: sulamanın | lenā: bizim için | felemmā: ne zaman ki | cā'ehu: (Musa) ona gelince | ve ḳaSSa: ve anlatınca | ǎleyhi: ona | l-ḳaSaSa: hikayeyi | ḳāle: dedi | lā: | teḣaf: korkma | necevte: kurtuldun | mine: -den | l-ḳavmi: o kavim- | Z-Zālimīne: zalim |
Kırık Meal (Transcript) : |FCEÙTH: derken ona geldi | ÎḪD̃EHME: o iki kızdan biri | TMŞY: yürüyerek | AL: | ESTḪYEÙ: utana utana | GELT: dedi | ÎN: muhakkah | ÊBY: babam | YD̃AVK: seni çağırıyor | LYCZYK: ödemek için | ÊCR: ücretini | ME: | SGYT: sulamanın | LNE: bizim için | FLME: ne zaman ki | CEÙH: (Musa) ona gelince | VGṦ: ve anlatınca | ALYH: ona | ELGṦṦ: hikayeyi | GEL: dedi | LE: | TḢF: korkma | NCVT: kurtuldun | MN: -den | ELGVM: o kavim- | ELƵELMYN: zalim |
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken o iki kadının biri, utanarak ona geldi de babam dedi, hayvanlarımızı suladığından dolayı seni mükâfâtlandırmak için çağırıyor. Mûsâ, ona gidip başından geçenleri anlatınca o, korkma dedi, zâlim topluluktan kurtuldun.
Adem Uğur : Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona geldi: Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanları) sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor. Musa, ona (Hz. Şuayb'a) gelip başından geçeni anlatınca o: Korkma, o zalim kavimden kurtuldun, dedi.
Ahmed Hulusi : O iki kızdan biri utangaç bir hâlde Ona (Musa'ya) geldi. . . Dedi ki: "Babam, hayvanlarımızı sulamanın karşılığını ödemek amacıyla seni davet ediyor". . . (Musa) Şuayb'a gelip Ona hikâyesini anlattığında, (Şuayb) dedi ki: "Korkma! O zâlim toplumdan kurtuldun!"
Ahmet Tekin : Az sonra, o iki kızdan biri, yürüyerek, edeple, utana sıkıla, yanına geldi.
'Babam seni çağırıyor. Hayvanlarımızı suladığın için ücretini ödemek istiyor' dedi. Mûsâ, kızın babasına, Şuayb’e gelip başından geçenleri anlatınca:
'Korkma, inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkenceyle, temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, insanları köleleştirmekte devam eden zâlim, müşrik bir kavimden kurtuldun' dedi.
Ahmet Varol : Derken o iki (kadın)dan biri utana utana yürüyerek yanına geldi. 'Babam bizim için (sürümüzü) sulamanın karşılığını sana ödemek üzere seni çağırıyor' dedi. Bunun üzerine onun yanına giderek olup bitenleri kendisine anlatınca: 'Korkma! O zalimler topluluğundan kurtuldun' dedi.
Ali Bulaç : Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. "Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir." dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: "Korkma" dedi. "Zalimler topluluğundan kurtulmuş oldun."
Ali Fikri Yavuz : Derken, o iki kadından biri utançla yürüyerek Mûsa’ya geldi. De di ki: “- Bize su çekiverdiğinin ücretini sana ödemek için, babam seni çağırıyor.” Bunun üzerine Mûsa o ihtiyar adama varınca ve Firavun’dan kaçış hâdisesini ona anlatınca, Mûsa’ya şöyle dedi: “- Korkma, zalimler kavminden kurtuldun.”
Bekir Sadak : O sirada, kadinlardan biri utana utana yuruyup ona geldi: «Babam sana sulama ucretini odemek icin seni cagiriyor» dedi. Musa ona gelince, basindan geceni anlatti. O: «Korkma, artik zalim milletten kurtuldun» dedi.
Celal Yıldırım : Az sonra o iki kızdan biri utanarak Musâ'ya doğru yürüyüp geldi ve «bizden yana davarları sulamanıza karşı bir ücret vermek için babam seni çağırıyor» dedi. Musâ, onun babasına gelip (başından geçen) olayı anlatınca, o, «korkma, (halkı) zâlimler olan bir milletten kurtuldun» de di.
Diyanet İşleri : Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, “Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor” dedi. Mûsâ, onun (Şu’ayb’ın) yanına gelip başından geçenleri ona anlatınca Şu’ayb, “Korkma, o zalim kavimden kurtuldun” dedi.
Diyanet İşleri (eski) : O sırada, kadınlardan biri utana utana yürüyüp ona geldi: 'Babam sana sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor' dedi. Musa ona gelince, başından geçeni anlattı. O: 'Korkma, artık zalim milletten kurtuldun' dedi.
Diyanet Vakfi : Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona geldi: Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanları) sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor. Musa, ona (Hz. Şuayb'a) gelip başından geçeni anlatınca o: Korkma, o zalim kavimden kurtuldun, dedi.
Edip Yüksel : Çok geçmeden onlardan birisi utana utana ona doğru yürüyerek geldi ve 'Babam, bizim için sulamana karşılık olarak sana ücret vermek istiyor,' dedi. Onunla karşılaşıp ona başından geçenleri anlatınca o, 'Korkma,' dedi, 'Zalim topluluktan kurtulmuş bulunuyorsun.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona geldi. «Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanları) sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor.» Musa, ona (Hz. Şuayb'a) gelip başından geçeni anlatınca o, «korkma, o zalim kavimden kurtuldun» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Derken o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona gelip: «Babam, bize su çekivermenin ücretini ödemek için seni çağırıyor.» dedi. Bunun üzerine varıp ona başından geçeni anlatınca o: «Korkma, kurtuldun o zalim topluluktan!» dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Derken o ikinin birisi bir edeb-ü haya üzere yürüyerek ona geldi, «babam seni da'vet ediyor bize su çekiverdiğin ecrini sana ödemek için» dedi bunun üzerine varıp ona kıssayı anlatınca, korkma, dedi, kurtuldun o kavmden, o zalimlerden
Fizilal-il Kuran : O sırada iki kızdan biri utana utana Musa'nın yanına geldi; «Babam sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor» dedi. Musa kızların babalarının yanına gelerek başından geçen olayları anlatınca O; «Korkma, o zalim kavimden kurtuldun» dedi.
Gültekin Onan : Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. "Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir" dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: "Korkma" dedi. "Zalimler topluluğundan kurtulmuş oldun."
Hakkı Yılmaz : "Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek Mûsâ'ya geldi. Dedi ki: “Şüphesiz babam, bizim yerimize sulamanın ücretini karşılamak için seni çağırıyor.” Mûsâ, kızın babasına geldi ve kıssaları ona anlattı. Kızın babası; “Korkma, o şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapmış toplumdan kurtuldun” dedi. "
Hasan Basri Çantay : Derken o iki (kadın) dan biri utana utana yürüyerek ona geldi. «Babam, dedi, biz (im sürümüz) ü sıvardığının ücretini sana ödemek için seni çağırıyor». Bunun üzerine (Muusâ) ona gidib kendisine kıssayı anlatınca o: «Korkma, dedi, o zâlimler gürûhünden kurtuldun».
Hayrat Neşriyat : Derken o iki (genç kız)dan biri (erkeklere dönmeden, uzaktan uzağa) utana utana yürüyerek ona geldi: 'Doğrusu babam, bizim için (hayvanları) sulamanın karşılığını sana vermek (örfümüze göre ikramda bulunmak) üzere seni çağırıyor' dedi. Bunun üzerine(Mûsâ) ona (kızların babası olan Şuayb’a) gelip (başından geçen) kasas’ı (o hikâyeyi)kendisine anlatınca, (o:) 'Korkma, o zâlimler topluluğundan kurtuldun!' dedi.
İbni Kesir : Derken, o kadınlardan biri, utana utana yürüyüp ona geldi: Babam, dedi, sana sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor. Ona gelince, başından geçeni anlattı. O da: Korkma; artık zalimler güruhundan kurtuldun, dedi.
İskender Evrenosoğlu : İkisinden biri, haya ederek (utanarak) ona geldi: "Muhakkak ki babam, bizim (sürümüzü) sulamandan dolayı bir ecirle mükâfatlandırmak için seni davet ediyor." dedi. Ve (Musa A.S), ona geldiği zaman hikâyesini anlattı. (İhtiyar adam): "Korkma! (Artık) sen, zalimler kavminden kurtuldun." dedi.
Muhammed Esed : Az sonra o iki (kız)dan biri, utana sıkıla çıkageldi ve "(Hayvanlarımızı) sulamana karşılık ücret ödemek için babam seni çağırıyor" dedi. (Musa) onun yanına varınca, başından geçenleri ona anlattı. Beriki: "Korkma!" dedi, "Artık o zalim halkın elinden kurtulmuş bulunuyorsun!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Derken ona, o iki (kadın)dan biri, utanır bir halde yürüyerek geldi, «Muhakkak babam seni çağırıyor, bizim için sulayıvermiş olduğunun ücretini sana ödemek için» deyiverdi. Vaktâ ki (Hazreti Mûsa da) ona geldi ve ona kıssayı hikaye etti. (O zât da) dedi ki: «Korkma, o zalimler olan kavimden necâta ermiş oldun.»
Ömer Öngüt : Derken o kadınlardan biri utana utana yürüyerek ona geldi. “Babam sizi çağırıyor. Koyunlarımızı suladığınız için sana ücret ödeyecek. ” dedi. (Musa Şuayb'e) gelip, başından geçenleri anlatınca o: “Korkma!. . Artık o zalimler gürûhundan kurtuldun. ” dedi.
Şaban Piriş : Az sonra, iki kadından biri utana utana Musa’ya doğru yürüyüp geldi. -Babam bizim hayvanlarımızı sulamana karşılık sana ücret vermek için seni çağırıyor, dedi. Musa, onun yanına varınca başından geçenleri anlattı. O da: -Korkma, zalim kavimden kurtuldun. dedi.
Suat Yıldırım : Az sonra o iki kızdan biri utangaç bir tavırla yürüyerek çıkageldi ve "Bize sunduğun suvarma hizmetinin ücretini vermek üzere babam seni dâvet ediyor." dedi. Mûsâ onun yanına girip başından geçen olayları anlatınca o zat: "Endişe etme, o zalimlerin elinden artık kurtuldun!" dedi.
Süleyman Ateş : Derken o iki kızdan biri utana utana yürüyerek ona geldi: "Babam seni çağırıyor, bizim için (hayvanları) sulamanın ücretini verecek," dedi. (Mûsâ), o (kızların babaları)na gelip (başından geçen) hikâyeyi anlatınca o: "Korkma, o zâlim kavimden kurtuldun" dedi.
Tefhim-ul Kuran : Çok geçmeden, o iki (kadın) dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. «Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık olarak sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir.» dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: «Korkma» dedi. «Zalimler topluluğundan kurtulmuş oldun.»
Ümit Şimşek : Derken o iki kadından biri mahcup bir yürüyüşle çıkageldi. 'Bizim için hayvanları sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor' dedi. Musa gelip de macerasını anlatınca, adam 'Korkma,' dedi. 'Artık o zalimler güruhundan kurtulmuş bulunuyorsun.'
Yaşar Nuri Öztürk : Tam o sırada kadınlardan biri, utangaç bir tavırla yürüyerek ona geldi. Dedi: "Babam, bizim için yaptığın sulamaya karşılık sana birşeyler vermek üzere seni çağırıyor." Mûsa gelip ihtiyara hikâyeyi anlatınca, o dedi ki: "Korkma, artık zalimler topluluğundan kurtuldun."