Kırık Meal (Arapça) : |وَأَنْ: ve diye | أَلْقِ: at | عَصَاكَ: asanı | فَلَمَّا: zaman | رَاهَا: gördüğün | تَهْتَزُّ: (asa'nın) titreştiğini | كَأَنَّهَا: gibi | جَانٌّ: küçük bir yılan | وَلَّىٰ: kaçtı | مُدْبِرًا: dönüp | وَلَمْ: ve | يُعَقِّبْ: arkasına bile bakmadı | يَا: EY/HEY/AH | مُوسَىٰ: Musa | أَقْبِلْ: dön | وَلَا: ve | تَخَفْ: korkma | إِنَّكَ: elbette sen | مِنَ: -dansın | الْامِنِينَ: güvende olanlar- |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وأن WÊNve diye | ألق ÊLGat | عصاك AṦEKasanı | فلما FLMEzaman | رآها R ËHEgördüğün | تهتز THTZ(asa'nın) titreştiğini | كأنها KÊNHEgibi | جان CENküçük bir yılan | ولى WLkaçtı | مدبرا MD̃BREdönüp | ولم WLMve | يعقب YAGBarkasına bile bakmadı | يا YEEY/HEY/AH | موسى MWSMusa | أقبل ÊGBLdön | ولا WLEve | تخف TḢFkorkma | إنك ÎNKelbette sen | من MN-dansın | الآمنين EL ËMNYNgüvende olanlar- |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve en: ve diye | elḳi: at | ǎSāke: asanı | felemmā: zaman | rāhā: gördüğün | tehtezzu: (asa'nın) titreştiğini | keennehā: gibi | cānnun: küçük bir yılan | vellā: kaçtı | mudbiran: dönüp | velem: ve | yuǎḳḳib: arkasına bile bakmadı | yā : EY/HEY/AH | mūsā: Musa | eḳbil: dön | ve lā: ve | teḣaf: korkma | inneke: elbette sen | mine: -dansın | l-āminīne: güvende olanlar- |
Kırık Meal (Transcript) : |VÊN: ve diye | ÊLG: at | AṦEK: asanı | FLME: zaman | R ËHE: gördüğün | THTZ: (asa'nın) titreştiğini | KÊNHE: gibi | CEN: küçük bir yılan | VL: kaçtı | MD̃BRE: dönüp | VLM: ve | YAGB: arkasına bile bakmadı | YE: EY/HEY/AH | MVS: Musa | ÊGBL: dön | VLE: ve | TḢF: korkma | ÎNK: elbette sen | MN: -dansın | EL ËMNYN: güvende olanlar- |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve at sopanı yere. Mûsâ, sopayı, bir yılan gibi kıvranıyor görünce geri döndü ve bir daha da oraya gelmemek istedi. Rab, ey Musa dedi, gel ve korkma, şüphe yok ki sen, emniyete erenlerdensin.
Adem Uğur : Ve "Asânı at!" (denildi). Musa (attığı) asâyı yılan gibi deprenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın" (buyuruldu).
Ahmed Hulusi : "Asanı at!". . . (Musa) sanki ince küçük yılan gibi titreyip hareket ediyor görünce (asasını), arkasına bakmadan dönüp kaçtı ondan. . . (Allâh buyurdu): "Yâ Musa, geri dön ve korkma! Muhakkak ki sen güvendekilerdensin!"
Ahmet Tekin : 'Ey Mûsâ elindeki asânı yere at.' denildi. Mûsâ yere attığı asâyı yılan gibi kıvrılır görünce, döndü. Arkasına bakmadan kaçtı.
'Ey Mûsâ, beri gel. Korkma. Sen dünyada da, öteki âlemde de emniyette olanlardansın.' denildi.
Ahmet Varol : Asanı at!' Onun çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasını dönüp kaçtı ve geriye bakmadı. 'Ey Musa! Dön ve korkma. Şüphesiz sen güven içinde olanlardansın.'
Ali Bulaç : "Asanı bırak." (Attıktan hemen sonra) onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı. "Ey Musa, dön ve korkuya kapılma. Şüphesiz güvendesin."
Ali Fikri Yavuz : Ve Asâ’nı (elinden yere) bırak.” (Asâ’yı bıraktıktan sonra) onu, çevik bir yılan gibi hareket ediyor görünce dönüb kaçtı, ona bakmadı bile. (Mûsa’ya şöyle dendi): “- Ey Mûsa! Yüzünü dön ve korkma, çünkü sen emniyyette olanlardansın.
Bekir Sadak : «egnegini at.» Musa, degnegin yilan gibi hareketler yaptigini gorunce, donup arkasina bakmadan kacti. «Ey Musa! Don gel; korkma; suphesiz guvende olanlardansin» denildi.
Celal Yıldırım : «Asâ'nı yere atıver» denildi. Musâ, Asa'nın kıvrak bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasını dönüp uzaklaştı, geriye dönüp bakmadı. «Ya Musâ! Yüzünü çevirip gel, hiç korkma ; çünkü gerçekten sen güven içinde olanlardansın.
Diyanet İşleri : “Değneğini (yere) at.” (Mûsâ, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) “Ey Mûsâ! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın.”
Diyanet Vakfi : Ve «Asânı at!» (denildi). Musa (attığı) asâyı yılan gibi deprenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın» (buyuruldu).
Edip Yüksel : 'Değneğini at.' Onu bir yılan gibi titreşir görünce, ardına bile bakmadan dönüp kaçtı. 'Musa, dön, korkma, sen güvencedesin.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve «Asânı at!» denildi. Musa (attığı) asâyı yılan gibi debrenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın.» (buyuruldu.)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bırak asanı!» Musa, onun bir çevik yılan misali hareket ettiğini görünce öyle bir dönüp kaçtı ki, arkasına bile bakmadı. «Ey Musa, yüzünü dön ve korkma; çünkü sen güvenlik içinde olanlardansın!
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve şöyle: bırak Asânı, derken onu sanki (bir cânn) bir çevik yılan gibi ihtizaz ediyor görünce öyle bir dönüp kaçtı ki arkasına bile bakmadı, ya Mûsâ, yüzünü dön ve korkma çünkü sen aminîndensin
Fizilal-il Kuran : «Asanı at Musa!» Attığı kocaman asasının küçük bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa, dön gel, korkma, sen güvende olanlardansın.»
Gültekin Onan : "Asanı bırak." [Attıktan hemen sonra] Onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı. "Ey Musa, dön ve korkuya kapılma. Şüphesiz güvendesin (aminiyn)."
Hakkı Yılmaz : (30-32) Sonra oraya vardığında o bereketli toprak parçasındaki vâdinin sağ tarafından, bir ağaçtan seslenildi: “Ey Mûsâ! Hiç şüphesiz ki Ben, âlemlerin Rabbi Allah'ın ta kendisiyim! Ve birikimini ortaya at! –Birikimini sanki görünmeyen bir varlık gibi, hareket ettirir görünce de dönüp arkasına bakmadan kaçtı.– Ey Mûsâ! Beri gel, korkma. Kesinlikle sen emniyette olanlardansın. Koynundaki gücünü devreye sok, kusursuz, mükemmelce çıkacaksın. Korkudan kanadını kendine çek. İşte bu ikisi Firavun ve onun adamlarına karşı Rabbin tarafından iki kesin delildir. Şüphesiz ki onlar, yoldan çıkan bir toplum olmuşlardır.”
Hasan Basri Çantay : (30-31) Derken oraya gelince feyizli (ve mümtaz) bir yerdeki vâdînin sağ kıyısından, ağacdan: «Yâ Musa, aalemlerin Rabbi olan Allah ben im ben» diye. Ve «asaanı (yere) bırak» diye nida olundu. Şimdi (Musa) onu bir yılan gibi deprenir görünce arkasını dönüb uzaklaşdı, geri dönmedi. «Yâ Musa, beri gel, korkma. Çünkü sen emniyyetde olanlardansın».
Hayrat Neşriyat : 'Ve asânı (yere) bırak!' (Mûsâ asâsını bıraktı.) Birden onu sanki o yılanmış gibi hareket eder görünce, geri dönen bir kimse olarak ve arkasına bakmadan kaçtı! (Bunun üzerine denildi ki:) 'Ey Mûsâ! Beri gel ve korkma! Çünki sen emniyet içinde olanlardansın!'
İbni Kesir : Asanı bırak, diye seslenildi. Onun bir yılan gibi deprendiğini görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. Ey Musa, beri gel, korkma. Çünkü sen emniyyette olanlardansın, denildi.
İskender Evrenosoğlu : "Ve asanı at!" Bunun üzerine (asasını atınca), onun yılan gibi hareket ettiğini gördü. Arkasına bakmadan dönüp kaçtı. "Ey Musa, (geri) dön! Ve korkma, muhakkak ki sen emniyette olanlardansın!"
Muhammed Esed : Ve (sonra Allah, o'na:) "Asanı yere bırak!" (dedi). Fakat, Musa, asasının yılan gibi hızla hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Ve Allah, o'na:) "Ey Musa!" (dedi,) "(Geri dön), yaklaş, korkma! Çünkü sen (bu dünyada da, öte dünyada da) güvenlik içinde olan kimselerdensin!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve asanı bırak.» Vaktâ ki, onu sanki yılan imiş gibi deprenir gördü, arkasına dönerek kaçtı ve (asayı) takib etmedi. Buyuruldu ki: «Ya Mûsa! Beri gel ve korkma. Şüphe yok ki, sen ziyâdece emniyette olanlardansın.»
Ömer Öngüt : “Asanı at!” (denildi). Musa asanın yılan gibi deprenip hareketler yaptığını görünce dönüp, arkasına bakmadan kaçtı. “Ey Musa! Beri gel! Korkma! Çünkü sen emniyette olanlardansın. ”
Şaban Piriş : (30-31) Musa oraya vardığında, mübarek beldede, vadinin sağ tarafından bir ağaçtan: -Ey Musa! Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah’ım! ”Değneğini yere at“, diye ses geldi. Değneğin bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı. -Ey Musa, gel, korkma, sen güven içindesin.
Suat Yıldırım : "Haydi asânı yere bırak!" Mûsâ onun çevikçe hareket eden bir yılana dönüştüğünü görünce derhal kaçtı, bir kere olsun dönüp arkasına bile bakmadı. "Gel Mûsâ! Endişe etme, çünkü sen güven içinde olanlardansın!"
Süleyman Ateş : "Asânı at!" (Mûsâ attığı kocaman) asâ'sının küçük bir yılan gibi titreş(ip hareket et)tiğini görünce (korkudan) öyle dönüp kaçtı (ki) arkasına bile bakmadı: "Ey Mûsâ, dön, korkma, sen güvende olanlardansın."
Tefhim-ul Kuran : «Asanı bırak.» (Attıktan hemen sonra) onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksınız kaçmaya başladı. «Ey Musa, dön ve korkuya kapılma. Gerçekten sen güvende olanlardansın.»
Ümit Şimşek : 'Asânı at.' Onu çevik bir yılan gibi hareket eder görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı. 'Musa, korkma, dön. Çünkü sen güvenliktesin.
Yaşar Nuri Öztürk : "Asanı at!" Asanın çevik bir yılan gibi titreyip kıvrıldığını görünce gerisin geri döndü; arkaya bile bakmadı. "Geri dön ey Mûsa, korkma! Güven içinde olanlardansın."