28Kasas Suresi
Kuran Sırası: 28
İniş Sırası: 49
Kırık Meal (Transcript) Meali
|NTLV: okuyacağız
| ALYK: sana
| MN: bir parçayı
| NBÎ: haberinden
| MVS: Musa
| VFRAVN: ve Fir'avn'ın
| BELḪG: gerçek olarak
| LGVM: bir toplum için
| YÙMNVN: inanan
| (28:3)

| ALYK: sana
| MN: bir parçayı
| NBÎ: haberinden
| MVS: Musa
| VFRAVN: ve Fir'avn'ın
| BELḪG: gerçek olarak
| LGVM: bir toplum için
| YÙMNVN: inanan
| (28:3)|ÎN: şüphesiz
| FRAVN: Fir'avn
| ALE: ululandı (zorbalığa kalktı)
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VCAL: ve böldü
| ÊHLHE: halkını
| ŞYAE: çeşitli gruplara
| YSTŽAF: eziyordu
| ŦEÙFT: bir zümreyi
| MNHM: onlardan
| YZ̃BḪ: kesiyordu
| ÊBNEÙHM: oğullarını
| VYSTḪYY: ve sağ bırakıyordu
| NSEÙHM: kadınlarını
| ÎNH: çünkü o
| KEN: idi
| MN: -dan
| ELMFSD̃YN: bozguncular-
| (28:4)

| FRAVN: Fir'avn
| ALE: ululandı (zorbalığa kalktı)
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VCAL: ve böldü
| ÊHLHE: halkını
| ŞYAE: çeşitli gruplara
| YSTŽAF: eziyordu
| ŦEÙFT: bir zümreyi
| MNHM: onlardan
| YZ̃BḪ: kesiyordu
| ÊBNEÙHM: oğullarını
| VYSTḪYY: ve sağ bırakıyordu
| NSEÙHM: kadınlarını
| ÎNH: çünkü o
| KEN: idi
| MN: -dan
| ELMFSD̃YN: bozguncular-
| (28:4)|VNRYD̃: biz istiyorduk
| ÊN:
| NMN: lutfetmeyi
| AL: üzerine
| ELZ̃YN: kimseler
| ESTŽAFVE: ezilen(ler)
| FY:
| ELÊRŽ: o yerde
| VNCALHM: ve onları yapmayı
| ÊÙMT: önderler
| VNCALHM: ve onları kılmayı
| ELVERS̃YN: mirasçı
| (28:5)

| ÊN:
| NMN: lutfetmeyi
| AL: üzerine
| ELZ̃YN: kimseler
| ESTŽAFVE: ezilen(ler)
| FY:
| ELÊRŽ: o yerde
| VNCALHM: ve onları yapmayı
| ÊÙMT: önderler
| VNCALHM: ve onları kılmayı
| ELVERS̃YN: mirasçı
| (28:5)|VNMKN: ve iktidara getirmeyi
| LHM: onları
| FY:
| ELÊRŽ: o yerde
| VNRY: ve göstermeyi
| FRAVN: Fir'avn'a
| VHEMEN: ve Haman'a
| VCNVD̃HME: ve askerlerine
| MNHM: onlardan
| ME: şeyi
| KENVE: oldukları
| YḪZ̃RVN: korkmuş
| (28:6)

| LHM: onları
| FY:
| ELÊRŽ: o yerde
| VNRY: ve göstermeyi
| FRAVN: Fir'avn'a
| VHEMEN: ve Haman'a
| VCNVD̃HME: ve askerlerine
| MNHM: onlardan
| ME: şeyi
| KENVE: oldukları
| YḪZ̃RVN: korkmuş
| (28:6)|VÊVḪYNE: ve vahyettik
| ÎL:
| ÊM: annesine
| MVS: Musa'nın
| ÊN: diye
| ÊRŽAYH: O(çocuğu)nu emzir
| FÎZ̃E: ne zaman ki
| ḢFT: korkarsan
| ALYH: başına bir şey gelmesinden
| FÊLGYH: onu bırak
| FY:
| ELYM: suya
| VLE: ve
| TḢEFY: korkma
| VLE: ve
| TḪZNY: üzülme
| ÎNE: elbette biz
| RED̃VH: onu tekrar geri vereceğiz
| ÎLYK: sana
| VCEALVH: ve onu yapacağız
| MN: -den
| ELMRSLYN: elçiler-
| (28:7)

| ÎL:
| ÊM: annesine
| MVS: Musa'nın
| ÊN: diye
| ÊRŽAYH: O(çocuğu)nu emzir
| FÎZ̃E: ne zaman ki
| ḢFT: korkarsan
| ALYH: başına bir şey gelmesinden
| FÊLGYH: onu bırak
| FY:
| ELYM: suya
| VLE: ve
| TḢEFY: korkma
| VLE: ve
| TḪZNY: üzülme
| ÎNE: elbette biz
| RED̃VH: onu tekrar geri vereceğiz
| ÎLYK: sana
| VCEALVH: ve onu yapacağız
| MN: -den
| ELMRSLYN: elçiler-
| (28:7)|FELTGŦH: nihayet onu aldı
| ËL: ailesi
| FRAVN: Fir'avn
| LYKVN: olsunası için
| LHM: kendilerine
| AD̃VE: bir düşman
| VḪZNE: ve başlarına derd
| ÎN: gerçekten
| FRAVN: Fir'avn
| VHEMEN: ve Haman
| VCNVD̃HME: ve askerleri
| KENVE:
| ḢEŦÙYN: yanılıyorlardı
| (28:8)

| ËL: ailesi
| FRAVN: Fir'avn
| LYKVN: olsunası için
| LHM: kendilerine
| AD̃VE: bir düşman
| VḪZNE: ve başlarına derd
| ÎN: gerçekten
| FRAVN: Fir'avn
| VHEMEN: ve Haman
| VCNVD̃HME: ve askerleri
| KENVE:
| ḢEŦÙYN: yanılıyorlardı
| (28:8)|VGELT: ve dedi ki
| EMRÊT: karısı
| FRAVN: Fir'avn'ın
| GRT: aydınlığı
| AYN: göz
| LY: bana da
| VLK: ve sana da
| LE:
| TGTLVH: onu öldürmeyin
| AS: belki
| ÊN: diye
| YNFANE: bize yararı dokunur
| ÊV: ya da
| NTḢZ̃H: onu ediniriz
| VLD̃E: evlad
| VHM: ve onlar
| LE:
| YŞARVN: anlamıyorlardı
| (28:9)

| EMRÊT: karısı
| FRAVN: Fir'avn'ın
| GRT: aydınlığı
| AYN: göz
| LY: bana da
| VLK: ve sana da
| LE:
| TGTLVH: onu öldürmeyin
| AS: belki
| ÊN: diye
| YNFANE: bize yararı dokunur
| ÊV: ya da
| NTḢZ̃H: onu ediniriz
| VLD̃E: evlad
| VHM: ve onlar
| LE:
| YŞARVN: anlamıyorlardı
| (28:9)|VÊṦBḪ: ve sabahladı
| FÙED̃: gönlü
| ÊM: annesinin
| MVS: Musa'nın
| FERĞE: bomboştu
| ÎN:
| KED̃T: neredeyse
| LTBD̃Y: açığa vuracaktı
| BH: onu
| LVLE: eğer olmasaydık
| ÊN:
| RBŦNE: biz iyice pekiştirmiş
| AL: üzerine
| GLBHE: onun kalbi
| LTKVN: olması için
| MN: -dan
| ELMÙMNYN: inananlar-
| (28:10)

| FÙED̃: gönlü
| ÊM: annesinin
| MVS: Musa'nın
| FERĞE: bomboştu
| ÎN:
| KED̃T: neredeyse
| LTBD̃Y: açığa vuracaktı
| BH: onu
| LVLE: eğer olmasaydık
| ÊN:
| RBŦNE: biz iyice pekiştirmiş
| AL: üzerine
| GLBHE: onun kalbi
| LTKVN: olması için
| MN: -dan
| ELMÙMNYN: inananlar-
| (28:10)|VGELT: ve dedi ki
| LÊḢTH: kızkardeşine
| GṦYH: onu takip et
| FBṦRT: o da gözetledi
| BH: onu
| AN:
| CNB: uzaktan
| VHM: ve onlar
| LE:
| YŞARVN: farkına varmadan
| (28:11)

| LÊḢTH: kızkardeşine
| GṦYH: onu takip et
| FBṦRT: o da gözetledi
| BH: onu
| AN:
| CNB: uzaktan
| VHM: ve onlar
| LE:
| YŞARVN: farkına varmadan
| (28:11)|VḪRMNE: ve haram etmiştik
| ALYH: ona
| ELMREŽA: süt anneleri
| MN:
| GBL: daha önce
| FGELT: dedi ki
| HL: -mi?
| ÊD̃LKM: size göstereyim-
| AL: üzerine
| ÊHL: halkı
| BYT: Yapı
| YKFLVNH: onun bakımını üstlenecek
| LKM: sizin için
| VHM: ve onlar
| LH: ona
| NEṦḪVN: öğüt verecek
| (28:12)

| ALYH: ona
| ELMREŽA: süt anneleri
| MN:
| GBL: daha önce
| FGELT: dedi ki
| HL: -mi?
| ÊD̃LKM: size göstereyim-
| AL: üzerine
| ÊHL: halkı
| BYT: Yapı
| YKFLVNH: onun bakımını üstlenecek
| LKM: sizin için
| VHM: ve onlar
| LH: ona
| NEṦḪVN: öğüt verecek
| (28:12)|FRD̃D̃NEH: böylece onu geri verdik
| ÎL:
| ÊMH: annesine
| KY: için
| TGR: aydın olması
| AYNHE: gözü
| VLE: ve
| TḪZN: üzülmesin (diye)
| VLTALM: ve bilmesi için
| ÊN: şüphesiz ki
| VAD̃: va'di
| ELLH: Allah'ın
| ḪG: haktır
| VLKN: ve fakat
| ÊKS̃RHM: çokları
| LE:
| YALMVN: bilmezler
| (28:13)

| ÎL:
| ÊMH: annesine
| KY: için
| TGR: aydın olması
| AYNHE: gözü
| VLE: ve
| TḪZN: üzülmesin (diye)
| VLTALM: ve bilmesi için
| ÊN: şüphesiz ki
| VAD̃: va'di
| ELLH: Allah'ın
| ḪG: haktır
| VLKN: ve fakat
| ÊKS̃RHM: çokları
| LE:
| YALMVN: bilmezler
| (28:13)|VLME: ne zaman ki
| BLĞ: (Musa) erişince
| ÊŞD̃H: güçlü çağına
| VESTV: ve olgunlaşınca
| ËTYNEH: biz ona verdik
| ḪKME: hüküm
| VALME: ve ilim
| VKZ̃LK: işte böyle
| NCZY: mükafatlandırırız
| ELMḪSNYN: güzel davrananları
| (28:14)

| BLĞ: (Musa) erişince
| ÊŞD̃H: güçlü çağına
| VESTV: ve olgunlaşınca
| ËTYNEH: biz ona verdik
| ḪKME: hüküm
| VALME: ve ilim
| VKZ̃LK: işte böyle
| NCZY: mükafatlandırırız
| ELMḪSNYN: güzel davrananları
| (28:14)|VD̃ḢL: ve girdi
| ELMD̃YNT: şehre
| AL:
| ḪYN: bir sırada
| ĞFLT: (kendisinden) habersiz olduğu
| MN:
| ÊHLHE: halkının
| FVCD̃: ve buldu
| FYHE: orada
| RCLYN: iki adamı
| YGTTLEN: öldüresiye dövüşürlerken
| HZ̃E: biri
| MN: -ndan
| ŞYATH: kendi taraftarları-
| VHZ̃E: ve öbürü de
| MN: -ndan
| AD̃VH: düşmanları-
| FESTĞES̃H: (Musa'dan) yardım istedi
| ELZ̃Y: olan kimse
| MN: -ndan
| ŞYATH: kendi taraftarları-
| AL: karşı
| ELZ̃Y: olana
| MN: -ndan
| AD̃VH: düşmanları-
| FVKZH: bir yumruk indirdi
| MVS: Musa
| FGŽ: işini bitirdi
| ALYH: onun
| GEL: (sonra) dedi ki
| HZ̃E: bu
| MN: -ndendir
| AML: işi-
| ELŞYŦEN: şeytanın
| ÎNH: o gerçekten
| AD̃V: bir düşmandır
| MŽL: şaşırtıcı
| MBYN: apaçık
| (28:15)

| ELMD̃YNT: şehre
| AL:
| ḪYN: bir sırada
| ĞFLT: (kendisinden) habersiz olduğu
| MN:
| ÊHLHE: halkının
| FVCD̃: ve buldu
| FYHE: orada
| RCLYN: iki adamı
| YGTTLEN: öldüresiye dövüşürlerken
| HZ̃E: biri
| MN: -ndan
| ŞYATH: kendi taraftarları-
| VHZ̃E: ve öbürü de
| MN: -ndan
| AD̃VH: düşmanları-
| FESTĞES̃H: (Musa'dan) yardım istedi
| ELZ̃Y: olan kimse
| MN: -ndan
| ŞYATH: kendi taraftarları-
| AL: karşı
| ELZ̃Y: olana
| MN: -ndan
| AD̃VH: düşmanları-
| FVKZH: bir yumruk indirdi
| MVS: Musa
| FGŽ: işini bitirdi
| ALYH: onun
| GEL: (sonra) dedi ki
| HZ̃E: bu
| MN: -ndendir
| AML: işi-
| ELŞYŦEN: şeytanın
| ÎNH: o gerçekten
| AD̃V: bir düşmandır
| MŽL: şaşırtıcı
| MBYN: apaçık
| (28:15)|GEL: dedi
| RB: Rabbim
| ÎNY: gerçekten ben
| ƵLMT: zulmettim
| NFSY: nefsime
| FEĞFR: bağışla
| LY: beni
| FĞFR: (Allah) bağışladı
| LH: onu
| ÎNH: çünkü O
| HV: O
| ELĞFVR: çok bağışlayandır
| ELRḪYM: çok esirgeyendir
| (28:16)

| RB: Rabbim
| ÎNY: gerçekten ben
| ƵLMT: zulmettim
| NFSY: nefsime
| FEĞFR: bağışla
| LY: beni
| FĞFR: (Allah) bağışladı
| LH: onu
| ÎNH: çünkü O
| HV: O
| ELĞFVR: çok bağışlayandır
| ELRḪYM: çok esirgeyendir
| (28:16)|GEL: dedi
| RB: Rabbim
| BME: hakkı için
| ÊNAMT: lutfettiğin ni'metler
| ALY: bana
| FLN: artık bir daha
| ÊKVN: olmayacağım
| ƵHYRE: arka çıkan
| LLMCRMYN: suçlulara
| (28:17)

| RB: Rabbim
| BME: hakkı için
| ÊNAMT: lutfettiğin ni'metler
| ALY: bana
| FLN: artık bir daha
| ÊKVN: olmayacağım
| ƵHYRE: arka çıkan
| LLMCRMYN: suçlulara
| (28:17)|FÊṦBḪ: sabahladı
| FY:
| ELMD̃YNT: şehirde
| ḢEÙFE: korku içinde
| YTRGB: gözetleyerek
| FÎZ̃E: bir de baktı ki
| ELZ̃Y:
| ESTNṦRH: kendisinden yardım isteyen
| BELÊMS: dün
| YSTṦRḢH: yine feryadediyor
| GEL: dedi
| LH: ona
| MVS: Musa
| ÎNK: gerçekten sen
| LĞVY: bir azgınsın
| MBYN: belli ki
| (28:18)

| FY:
| ELMD̃YNT: şehirde
| ḢEÙFE: korku içinde
| YTRGB: gözetleyerek
| FÎZ̃E: bir de baktı ki
| ELZ̃Y:
| ESTNṦRH: kendisinden yardım isteyen
| BELÊMS: dün
| YSTṦRḢH: yine feryadediyor
| GEL: dedi
| LH: ona
| MVS: Musa
| ÎNK: gerçekten sen
| LĞVY: bir azgınsın
| MBYN: belli ki
| (28:18)|FLME: nihayet
| ÊN:
| ÊRED̃: isteyince
| ÊN:
| YBŦŞ: yakalamak
| BELZ̃Y: olanı
| HV: o
| AD̃V: düşman
| LHME: ikisine de
| GEL: dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÊTRYD̃: -mi istiyorsun?
| ÊN:
| TGTLNY: beni öldürmek
| KME: gibi
| GTLT: öldürdüğün
| NFSE: bir canı
| BELÊMS: dün
| ÎN: (oysa)
| TRYD̃: istemiyorsun
| ÎLE: dışında bir şey
| ÊN:
| TKVN: olmak
| CBERE: bir zorba
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VME: ve
| TRYD̃: istemiyorsun
| ÊN:
| TKVN: olmak
| MN: -dan
| ELMṦLḪYN: arabulucular-
| (28:19)

| ÊN:
| ÊRED̃: isteyince
| ÊN:
| YBŦŞ: yakalamak
| BELZ̃Y: olanı
| HV: o
| AD̃V: düşman
| LHME: ikisine de
| GEL: dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÊTRYD̃: -mi istiyorsun?
| ÊN:
| TGTLNY: beni öldürmek
| KME: gibi
| GTLT: öldürdüğün
| NFSE: bir canı
| BELÊMS: dün
| ÎN: (oysa)
| TRYD̃: istemiyorsun
| ÎLE: dışında bir şey
| ÊN:
| TKVN: olmak
| CBERE: bir zorba
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VME: ve
| TRYD̃: istemiyorsun
| ÊN:
| TKVN: olmak
| MN: -dan
| ELMṦLḪYN: arabulucular-
| (28:19)|VCEÙ: ve geldi
| RCL: bir adam
| MN:
| ÊGṦ: öbür ucundan
| ELMD̃YNT: şehrin
| YSA: koşarak
| GEL: dedi
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÎN: şüphesiz ki
| ELMLÊ: ileri gelenler
| YÊTMRVN: aralarında konuşuyorlar
| BK: seni
| LYGTLVK: seni öldürmek için
| FEḢRC: sen çık (git)
| ÎNY: elbette ben
| LK: sana
| MN: -den(im)
| ELNEṦḪYN: öğüt verenler-
| (28:20)

| RCL: bir adam
| MN:
| ÊGṦ: öbür ucundan
| ELMD̃YNT: şehrin
| YSA: koşarak
| GEL: dedi
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÎN: şüphesiz ki
| ELMLÊ: ileri gelenler
| YÊTMRVN: aralarında konuşuyorlar
| BK: seni
| LYGTLVK: seni öldürmek için
| FEḢRC: sen çık (git)
| ÎNY: elbette ben
| LK: sana
| MN: -den(im)
| ELNEṦḪYN: öğüt verenler-
| (28:20)|FḢRC: (Musa) çıktı
| MNHE: oradan
| ḢEÙFE: korka korka
| YTRGB: kollayarak
| GEL: dedi
| RB: Rabbim
| NCNY: beni kurtar
| MN: -den
| ELGVM: kavim-
| ELƵELMYN: zalim
| (28:21)

| MNHE: oradan
| ḢEÙFE: korka korka
| YTRGB: kollayarak
| GEL: dedi
| RB: Rabbim
| NCNY: beni kurtar
| MN: -den
| ELGVM: kavim-
| ELƵELMYN: zalim
| (28:21)|VLME: ne zaman ki
| TVCH: yönelince
| TLGEÙ: tarafına
| MD̃YN: Medyen
| GEL: dedi
| AS: umarım ki
| RBY: Rabbim
| ÊN:
| YHD̃YNY: beni iletir
| SVEÙ: doğru
| ELSBYL: yola
| (28:22)

| TVCH: yönelince
| TLGEÙ: tarafına
| MD̃YN: Medyen
| GEL: dedi
| AS: umarım ki
| RBY: Rabbim
| ÊN:
| YHD̃YNY: beni iletir
| SVEÙ: doğru
| ELSBYL: yola
| (28:22)|VLME: ne zaman ki
| VRD̃: varınca
| MEÙ: suyuna
| MD̃YN: Medyen
| VCD̃: buldu
| ALYH: onun başında
| ÊMT: bir grubu
| MN: -dan
| ELNES: insanlar-
| YSGVN: (hayvanlarını) sularken
| VVCD̃: ve buldu
| MN:
| D̃VNHM: onların gerisinde
| EMRÊTYN: iki kız
| TZ̃VD̃EN: sudan meneden
| GEL: (Musa) dedi
| ME: nedir?
| ḢŦBKME: sizin işiniz
| GELTE: dediler ki
| LE:
| NSGY: biz sulayamayız
| ḪT: kadar
| YṦD̃R: sulayıp çekilinceye
| ELRAEÙ: çobanlar
| VÊBVNE: ve babamız da
| ŞYḢ: bir ihtiyardır
| KBYR: büyük
| (28:23)

| VRD̃: varınca
| MEÙ: suyuna
| MD̃YN: Medyen
| VCD̃: buldu
| ALYH: onun başında
| ÊMT: bir grubu
| MN: -dan
| ELNES: insanlar-
| YSGVN: (hayvanlarını) sularken
| VVCD̃: ve buldu
| MN:
| D̃VNHM: onların gerisinde
| EMRÊTYN: iki kız
| TZ̃VD̃EN: sudan meneden
| GEL: (Musa) dedi
| ME: nedir?
| ḢŦBKME: sizin işiniz
| GELTE: dediler ki
| LE:
| NSGY: biz sulayamayız
| ḪT: kadar
| YṦD̃R: sulayıp çekilinceye
| ELRAEÙ: çobanlar
| VÊBVNE: ve babamız da
| ŞYḢ: bir ihtiyardır
| KBYR: büyük
| (28:23)|FSG: (Musa) hemen suladı
| LHME: onlarınkini
| S̃M: sonra
| TVL: çekildi
| ÎL:
| ELƵL: gölgeye
| FGEL: dedi
| RB: Rabbim
| ÎNY: doğrusu ben
| LME: ne varsa
| ÊNZLT: indireceğin
| ÎLY: bana
| MN: -dan
| ḢYR: hayır-
| FGYR: muhtacım
| (28:24)

| LHME: onlarınkini
| S̃M: sonra
| TVL: çekildi
| ÎL:
| ELƵL: gölgeye
| FGEL: dedi
| RB: Rabbim
| ÎNY: doğrusu ben
| LME: ne varsa
| ÊNZLT: indireceğin
| ÎLY: bana
| MN: -dan
| ḢYR: hayır-
| FGYR: muhtacım
| (28:24)|FCEÙTH: derken ona geldi
| ÎḪD̃EHME: o iki kızdan biri
| TMŞY: yürüyerek
| AL:
| ESTḪYEÙ: utana utana
| GELT: dedi
| ÎN: muhakkah
| ÊBY: babam
| YD̃AVK: seni çağırıyor
| LYCZYK: ödemek için
| ÊCR: ücretini
| ME:
| SGYT: sulamanın
| LNE: bizim için
| FLME: ne zaman ki
| CEÙH: (Musa) ona gelince
| VGṦ: ve anlatınca
| ALYH: ona
| ELGṦṦ: hikayeyi
| GEL: dedi
| LE:
| TḢF: korkma
| NCVT: kurtuldun
| MN: -den
| ELGVM: o kavim-
| ELƵELMYN: zalim
| (28:25)

| ÎḪD̃EHME: o iki kızdan biri
| TMŞY: yürüyerek
| AL:
| ESTḪYEÙ: utana utana
| GELT: dedi
| ÎN: muhakkah
| ÊBY: babam
| YD̃AVK: seni çağırıyor
| LYCZYK: ödemek için
| ÊCR: ücretini
| ME:
| SGYT: sulamanın
| LNE: bizim için
| FLME: ne zaman ki
| CEÙH: (Musa) ona gelince
| VGṦ: ve anlatınca
| ALYH: ona
| ELGṦṦ: hikayeyi
| GEL: dedi
| LE:
| TḢF: korkma
| NCVT: kurtuldun
| MN: -den
| ELGVM: o kavim-
| ELƵELMYN: zalim
| (28:25)|GELT: dedi
| ÎḪD̃EHME: o (kız)lardan biri
| YE: EY/HEY/AH
| ÊBT: babacığım
| ESTÊCRH: bunu (çoban) tut
| ÎN: muhakkak
| ḢYR: en hayırlısıdır
| MN:
| ESTÊCRT: ücretle tuttuklarının
| ELGVY: en güçlüsüdür
| ELÊMYN: en güveniliridir
| (28:26)

| ÎḪD̃EHME: o (kız)lardan biri
| YE: EY/HEY/AH
| ÊBT: babacığım
| ESTÊCRH: bunu (çoban) tut
| ÎN: muhakkak
| ḢYR: en hayırlısıdır
| MN:
| ESTÊCRT: ücretle tuttuklarının
| ELGVY: en güçlüsüdür
| ELÊMYN: en güveniliridir
| (28:26)|GEL: dedi ki
| ÎNY: elbette
| ÊRYD̃: istiyorum
| ÊN:
| ÊNKḪK: sana nikahlamak
| ÎḪD̃: birini
| EBNTY: kızımdan
| HETYN: şu iki
| AL: karşılığında
| ÊN:
| TÊCRNY: bana hizmet etmen
| S̃MENY: sekiz
| ḪCC: yıl
| FÎN: eğer
| ÊTMMT: tamamlarsan
| AŞRE: on(yıl)a
| FMN: artık
| AND̃K: o sendendir
| VME:
| ÊRYD̃: ben istemem
| ÊN:
| ÊŞG: zahmet vermek
| ALYK: sana
| STCD̃NY: beni bulacaksın
| ÎN: eğer (İnşallah)
| ŞEÙ: dilerse (İnşallah)
| ELLH: Allah (İnşallah)
| MN: -den
| ELṦELḪYN: iyiler-
| (28:27)

| ÎNY: elbette
| ÊRYD̃: istiyorum
| ÊN:
| ÊNKḪK: sana nikahlamak
| ÎḪD̃: birini
| EBNTY: kızımdan
| HETYN: şu iki
| AL: karşılığında
| ÊN:
| TÊCRNY: bana hizmet etmen
| S̃MENY: sekiz
| ḪCC: yıl
| FÎN: eğer
| ÊTMMT: tamamlarsan
| AŞRE: on(yıl)a
| FMN: artık
| AND̃K: o sendendir
| VME:
| ÊRYD̃: ben istemem
| ÊN:
| ÊŞG: zahmet vermek
| ALYK: sana
| STCD̃NY: beni bulacaksın
| ÎN: eğer (İnşallah)
| ŞEÙ: dilerse (İnşallah)
| ELLH: Allah (İnşallah)
| MN: -den
| ELṦELḪYN: iyiler-
| (28:27)|GEL: (Musa) dedi
| Z̃LK: bu
| BYNY: benimle aramızdadır
| VBYNK: senin arasında
| ÊYME: hangi
| ELÊCLYN: süreyi
| GŽYT: yerine getirsem
| FLE: yoktur
| AD̃VEN: düşmanlık
| ALY: bana
| VELLH: Allah
| AL: karşı
| ME: şeye
| NGVL: dediğimiz
| VKYL: vekildir
| (28:28)

| Z̃LK: bu
| BYNY: benimle aramızdadır
| VBYNK: senin arasında
| ÊYME: hangi
| ELÊCLYN: süreyi
| GŽYT: yerine getirsem
| FLE: yoktur
| AD̃VEN: düşmanlık
| ALY: bana
| VELLH: Allah
| AL: karşı
| ME: şeye
| NGVL: dediğimiz
| VKYL: vekildir
| (28:28)|FLME: ne zaman ki
| GŽ: bitirince
| MVS: Musa
| ELÊCL: süreyi
| VSER: ve yola çıkınca
| BÊHLH: ailesiyle
| ËNS: gördü
| MN:
| CENB: (sağ) yanında
| ELŦVR: Tur'un
| NERE: bir ateş
| GEL: dedi ki
| LÊHLH: ailesine
| EMKS̃VE: siz durun
| ÎNY: ben
| ËNST: gördüm
| NERE: bir ateş
| LALY: belki
| ËTYKM: size getiririm
| MNHE: ondan
| BḢBR: bir haber
| ÊV: yahut
| CZ̃VT: bir kor (getiririm)
| MN: -ten
| ELNER: ateş-
| LALKM: böylece
| TṦŦLVN: ısınırsınız
| (28:29)

| GŽ: bitirince
| MVS: Musa
| ELÊCL: süreyi
| VSER: ve yola çıkınca
| BÊHLH: ailesiyle
| ËNS: gördü
| MN:
| CENB: (sağ) yanında
| ELŦVR: Tur'un
| NERE: bir ateş
| GEL: dedi ki
| LÊHLH: ailesine
| EMKS̃VE: siz durun
| ÎNY: ben
| ËNST: gördüm
| NERE: bir ateş
| LALY: belki
| ËTYKM: size getiririm
| MNHE: ondan
| BḢBR: bir haber
| ÊV: yahut
| CZ̃VT: bir kor (getiririm)
| MN: -ten
| ELNER: ateş-
| LALKM: böylece
| TṦŦLVN: ısınırsınız
| (28:29)|FLME: ne zaman ki
| ÊTEHE: oraya gelince
| NVD̃Y: şöyle seslenildi
| MN: -ndan
| ŞEŦÙ: kıyısı-
| ELVED̃: vadinin
| ELÊYMN: sağdaki
| FY:
| ELBGAT: yerdeki
| ELMBERKT: mübarek
| MN: -tan
| ELŞCRT: ağaç-
| ÊN: diye
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÎNY: muhakkak ben
| ÊNE: benim
| ELLH: Allah
| RB: Rabbi
| ELAELMYN: alemlerin
| (28:30)

| ÊTEHE: oraya gelince
| NVD̃Y: şöyle seslenildi
| MN: -ndan
| ŞEŦÙ: kıyısı-
| ELVED̃: vadinin
| ELÊYMN: sağdaki
| FY:
| ELBGAT: yerdeki
| ELMBERKT: mübarek
| MN: -tan
| ELŞCRT: ağaç-
| ÊN: diye
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÎNY: muhakkak ben
| ÊNE: benim
| ELLH: Allah
| RB: Rabbi
| ELAELMYN: alemlerin
| (28:30)|VÊN: ve diye
| ÊLG: at
| AṦEK: asanı
| FLME: zaman
| R ËHE: gördüğün
| THTZ: (asa'nın) titreştiğini
| KÊNHE: gibi
| CEN: küçük bir yılan
| VL: kaçtı
| MD̃BRE: dönüp
| VLM: ve
| YAGB: arkasına bile bakmadı
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÊGBL: dön
| VLE: ve
| TḢF: korkma
| ÎNK: elbette sen
| MN: -dansın
| EL ËMNYN: güvende olanlar-
| (28:31)

| ÊLG: at
| AṦEK: asanı
| FLME: zaman
| R ËHE: gördüğün
| THTZ: (asa'nın) titreştiğini
| KÊNHE: gibi
| CEN: küçük bir yılan
| VL: kaçtı
| MD̃BRE: dönüp
| VLM: ve
| YAGB: arkasına bile bakmadı
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÊGBL: dön
| VLE: ve
| TḢF: korkma
| ÎNK: elbette sen
| MN: -dansın
| EL ËMNYN: güvende olanlar-
| (28:31)|ESLK: sok
| YD̃K: elini
| FY:
| CYBK: koynuna
| TḢRC: çıksın
| BYŽEÙ: bembeyaz
| MN:
| ĞYR: olmaksızın
| SVÙ: bir kusur
| VEŽMM: ve çek
| ÎLYK: kendine
| CNEḪK: kanadını (kollarını)
| MN:
| ELRHB: korkudan (açılan)
| FZ̃ENK: işte bunlar
| BRHENEN: iki delildir
| MN: -nden
| RBK: Rabbi-
| ÎL:
| FRAVN: Fir'avn'a
| VMLÙH: ve onun adamlarına
| ÎNHM: çünkü onlar
| KENVE: olmuşlardır
| GVME: bir kavim
| FESGYN: yoldan çıkan
| (28:32)

| YD̃K: elini
| FY:
| CYBK: koynuna
| TḢRC: çıksın
| BYŽEÙ: bembeyaz
| MN:
| ĞYR: olmaksızın
| SVÙ: bir kusur
| VEŽMM: ve çek
| ÎLYK: kendine
| CNEḪK: kanadını (kollarını)
| MN:
| ELRHB: korkudan (açılan)
| FZ̃ENK: işte bunlar
| BRHENEN: iki delildir
| MN: -nden
| RBK: Rabbi-
| ÎL:
| FRAVN: Fir'avn'a
| VMLÙH: ve onun adamlarına
| ÎNHM: çünkü onlar
| KENVE: olmuşlardır
| GVME: bir kavim
| FESGYN: yoldan çıkan
| (28:32)|GEL: dedi
| RB: Rabbim
| ÎNY: bşüphesiz en
| GTLT: öldürmüştüm
| MNHM: onlardan
| NFSE: bir kişi
| FÊḢEF: korkuyorum
| ÊN: diye
| YGTLVN: beni öldürecekler
| (28:33)

| RB: Rabbim
| ÎNY: bşüphesiz en
| GTLT: öldürmüştüm
| MNHM: onlardan
| NFSE: bir kişi
| FÊḢEF: korkuyorum
| ÊN: diye
| YGTLVN: beni öldürecekler
| (28:33)|VÊḢY: ve kardeşimi
| HERVN: Harun
| HV: o
| ÊFṦḪ: daha fasihtir (güzel konuşur)
| MNY: benden
| LSENE: dil bakımından
| FÊRSLH: onu gönder
| MAY: benimle beraber
| RD̃ÙE: bir yardımcı olarak
| YṦD̃GNY: beni doğrulayan
| ÎNY: zira ben
| ÊḢEF: korkuyorum
| ÊN: diye
| YKZ̃BVN: beni yalanlayacakla
| (28:34)

| HERVN: Harun
| HV: o
| ÊFṦḪ: daha fasihtir (güzel konuşur)
| MNY: benden
| LSENE: dil bakımından
| FÊRSLH: onu gönder
| MAY: benimle beraber
| RD̃ÙE: bir yardımcı olarak
| YṦD̃GNY: beni doğrulayan
| ÎNY: zira ben
| ÊḢEF: korkuyorum
| ÊN: diye
| YKZ̃BVN: beni yalanlayacakla
| (28:34)|GEL: (Allah) dedi ki
| SNŞD̃: kuvvetlendireceğiz
| AŽD̃K: senin pazunu
| BÊḢYK: kardeşinle
| VNCAL: ve vereceğiz
| LKME: size
| SLŦENE: bir yetki
| FLE: asla
| YṦLVN: desteklemezler
| ÎLYKME: sizi
| B ËYETNE: ayetlerimiz sayesinde
| ÊNTME: ikiniz
| VMN: ve
| ETBAKME: size uyanlarda
| ELĞELBVN: üstün geleceksiniz
| (28:35)

| SNŞD̃: kuvvetlendireceğiz
| AŽD̃K: senin pazunu
| BÊḢYK: kardeşinle
| VNCAL: ve vereceğiz
| LKME: size
| SLŦENE: bir yetki
| FLE: asla
| YṦLVN: desteklemezler
| ÎLYKME: sizi
| B ËYETNE: ayetlerimiz sayesinde
| ÊNTME: ikiniz
| VMN: ve
| ETBAKME: size uyanlarda
| ELĞELBVN: üstün geleceksiniz
| (28:35)|FLME: ne zaman ki
| CEÙHM: onlara gelince
| MVS: Musa
| B ËYETNE: ayetlerimizle
| BYNET: açık açık
| GELVE: dediler
| ME: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| SḪR: bir büyüden
| MFTR: uydurulmuş
| VME: ve
| SMANE: işitmedik
| BHZ̃E: böyle bir şey
| FY: arasında
| ËBEÙNE: atalarımız
| ELÊVLYN: ilk
| (28:36)

| CEÙHM: onlara gelince
| MVS: Musa
| B ËYETNE: ayetlerimizle
| BYNET: açık açık
| GELVE: dediler
| ME: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| SḪR: bir büyüden
| MFTR: uydurulmuş
| VME: ve
| SMANE: işitmedik
| BHZ̃E: böyle bir şey
| FY: arasında
| ËBEÙNE: atalarımız
| ELÊVLYN: ilk
| (28:36)|VGEL: ve dedi ki
| MVS: Musa
| RBY: Rabbim
| ÊALM: daha iyi biliyor
| BMN: kimin
| CEÙ: getirdiğini
| BELHD̃: hidayet
| MN: -ndan
| AND̃H: kendisinin yanı-
| VMN: ve kime
| TKVN: ait olacağını
| LH: onun
| AEGBT: sonunun
| ELD̃ER: bu (dünya) evin(in)
| ÎNH: muhakkak ki
| LE: olmaz
| YFLḪ: iflah
| ELƵELMVN: zalimler
| (28:37)

| MVS: Musa
| RBY: Rabbim
| ÊALM: daha iyi biliyor
| BMN: kimin
| CEÙ: getirdiğini
| BELHD̃: hidayet
| MN: -ndan
| AND̃H: kendisinin yanı-
| VMN: ve kime
| TKVN: ait olacağını
| LH: onun
| AEGBT: sonunun
| ELD̃ER: bu (dünya) evin(in)
| ÎNH: muhakkak ki
| LE: olmaz
| YFLḪ: iflah
| ELƵELMVN: zalimler
| (28:37)|VGEL: ve dedi ki
| FRAVN: Fir'avn
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELMLÊ: ileri gelenler
| ME:
| ALMT: bilmiyorum
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| ÎLH: bir tanrı
| ĞYRY: benden başka
| FÊVGD̃: ateş yak
| LY: benim için
| YE: EY/HEY/AH
| HEMEN: Hâmân
| AL: üzerinde
| ELŦYN: çamurun
| FECAL: ve yap
| LY: bana
| ṦRḪE: bir kule
| LALY: belki
| ÊŦLA: çıkarım
| ÎL:
| ÎLH: tanrısına
| MVS: Musa'nın
| VÎNY: çünkü ben
| LÊƵNH: sanıyorum ki o
| MN: -dandır
| ELKEZ̃BYN: yalancılar-
| (28:38)

| FRAVN: Fir'avn
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELMLÊ: ileri gelenler
| ME:
| ALMT: bilmiyorum
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| ÎLH: bir tanrı
| ĞYRY: benden başka
| FÊVGD̃: ateş yak
| LY: benim için
| YE: EY/HEY/AH
| HEMEN: Hâmân
| AL: üzerinde
| ELŦYN: çamurun
| FECAL: ve yap
| LY: bana
| ṦRḪE: bir kule
| LALY: belki
| ÊŦLA: çıkarım
| ÎL:
| ÎLH: tanrısına
| MVS: Musa'nın
| VÎNY: çünkü ben
| LÊƵNH: sanıyorum ki o
| MN: -dandır
| ELKEZ̃BYN: yalancılar-
| (28:38)|VESTKBR: büyüklük tasladılar
| HV: O (Fir'avn)
| VCNVD̃H: ve askerleri
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| BĞYR: olmaksızın
| ELḪG: hakkı
| VƵNVE: ve sandılar
| ÊNHM: kendilerinin
| ÎLYNE: bize
| LE:
| YRCAVN: döndürülmeyeceklerini
| (28:39)

| HV: O (Fir'avn)
| VCNVD̃H: ve askerleri
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| BĞYR: olmaksızın
| ELḪG: hakkı
| VƵNVE: ve sandılar
| ÊNHM: kendilerinin
| ÎLYNE: bize
| LE:
| YRCAVN: döndürülmeyeceklerini
| (28:39)|FÊḢZ̃NEH: biz de onu tuttuk
| VCNVD̃H: ve askerlerini
| FNBZ̃NEHM: ve attık
| FY:
| ELYM: suya
| FENƵR: bak
| KYF: nasıl
| KEN: oldu
| AEGBT: sonu
| ELƵELMYN: zalimlerin
| (28:40)

| VCNVD̃H: ve askerlerini
| FNBZ̃NEHM: ve attık
| FY:
| ELYM: suya
| FENƵR: bak
| KYF: nasıl
| KEN: oldu
| AEGBT: sonu
| ELƵELMYN: zalimlerin
| (28:40)|VCALNEHM: ve biz onları yaptık
| ÊÙMT: önderler
| YD̃AVN: çağıran
| ÎL:
| ELNER: ateşe
| VYVM: ve günü
| ELGYEMT: kıyamet
| LE: asla
| YNṦRVN: yardım olunmazlar
| (28:41)

| ÊÙMT: önderler
| YD̃AVN: çağıran
| ÎL:
| ELNER: ateşe
| VYVM: ve günü
| ELGYEMT: kıyamet
| LE: asla
| YNṦRVN: yardım olunmazlar
| (28:41)|VÊTBANEHM: ve onların ardına taktık
| FY:
| HZ̃H: bu
| ELD̃NYE: dünyada
| LANT: bir la'net
| VYVM: ve günü ise
| ELGYEMT: kıyamet
| HM: onlar
| MN: -dendir
| ELMGBVḪYN: çirkinleştirilenler-
| (28:42)

| FY:
| HZ̃H: bu
| ELD̃NYE: dünyada
| LANT: bir la'net
| VYVM: ve günü ise
| ELGYEMT: kıyamet
| HM: onlar
| MN: -dendir
| ELMGBVḪYN: çirkinleştirilenler-
| (28:42)|VLGD̃: ve andolsun
| ËTYNE: biz verdik
| MVS: Musa'ya
| ELKTEB: Kitabı
| MN:
| BAD̃: sonra
| ME:
| ÊHLKNE: helak ettikten
| ELGRVN: nesilleri
| ELÊVL: ilk
| BṦEÙR: bir aydınlanma olan
| LLNES: insanlar için
| VHD̃: ve hidayet olan
| VRḪMT: ve rahmet olan
| LALHM: belki onlar
| YTZ̃KRVN: düşünür öğüt alırlar
| (28:43)

| ËTYNE: biz verdik
| MVS: Musa'ya
| ELKTEB: Kitabı
| MN:
| BAD̃: sonra
| ME:
| ÊHLKNE: helak ettikten
| ELGRVN: nesilleri
| ELÊVL: ilk
| BṦEÙR: bir aydınlanma olan
| LLNES: insanlar için
| VHD̃: ve hidayet olan
| VRḪMT: ve rahmet olan
| LALHM: belki onlar
| YTZ̃KRVN: düşünür öğüt alırlar
| (28:43)|VME: ve
| KNT: sen değildin
| BCENB: tarafında
| ELĞRBY: batı
| ÎZ̃: vakit
| GŽYNE: yaptığımız
| ÎL:
| MVS: Musa'ya
| ELÊMR: o işi
| VME: ve
| KNT: değildin
| MN: -den
| ELŞEHD̃YN: görenler-
| (28:44)

| KNT: sen değildin
| BCENB: tarafında
| ELĞRBY: batı
| ÎZ̃: vakit
| GŽYNE: yaptığımız
| ÎL:
| MVS: Musa'ya
| ELÊMR: o işi
| VME: ve
| KNT: değildin
| MN: -den
| ELŞEHD̃YN: görenler-
| (28:44)|VLKNE: fakat biz
| ÊNŞÊNE: yarattık
| GRVNE: birçok nesiller
| FTŦEVL: geçti
| ALYHM: onların üzerinden
| ELAMR: uzun zamanlar
| VME: ve
| KNT: sen değildin
| S̃EVYE: oturmuş
| FY: arasında
| ÊHL: halkı
| MD̃YN: Medyen
| TTLV: okusaydın
| ALYHM: bunlara
| ËYETNE: ayetlerimizi
| VLKNE: lakin
| KNE: biziz
| MRSLYN: elçi olarak gönderen
| (28:45)

| ÊNŞÊNE: yarattık
| GRVNE: birçok nesiller
| FTŦEVL: geçti
| ALYHM: onların üzerinden
| ELAMR: uzun zamanlar
| VME: ve
| KNT: sen değildin
| S̃EVYE: oturmuş
| FY: arasında
| ÊHL: halkı
| MD̃YN: Medyen
| TTLV: okusaydın
| ALYHM: bunlara
| ËYETNE: ayetlerimizi
| VLKNE: lakin
| KNE: biziz
| MRSLYN: elçi olarak gönderen
| (28:45)|VME: ve
| KNT: sen değildin
| BCENB: yanında
| ELŦVR: Tur'un
| ÎZ̃: zaman
| NED̃YNE: seslendiğimiz
| VLKN: fakat
| RḪMT: bir rahmet olarak
| MN: -nden
| RBK: Rabbi-
| LTNZ̃R: uyarasın diye
| GVME: toplumu
| ME:
| ÊTEHM: kendilerine gelmemiş olan
| MN: hiç
| NZ̃YR: bir uyarıcı
| MN:
| GBLK: senden önce
| LALHM: belki
| YTZ̃KRVN: düşünüp öğüt alırlar
| (28:46)

| KNT: sen değildin
| BCENB: yanında
| ELŦVR: Tur'un
| ÎZ̃: zaman
| NED̃YNE: seslendiğimiz
| VLKN: fakat
| RḪMT: bir rahmet olarak
| MN: -nden
| RBK: Rabbi-
| LTNZ̃R: uyarasın diye
| GVME: toplumu
| ME:
| ÊTEHM: kendilerine gelmemiş olan
| MN: hiç
| NZ̃YR: bir uyarıcı
| MN:
| GBLK: senden önce
| LALHM: belki
| YTZ̃KRVN: düşünüp öğüt alırlar
| (28:46)|VLVLE: keşke olmasalardı
| ÊN:
| TṦYBHM: başlarına geldiği zaman
| MṦYBT: bir felaket
| BME: yüzünden
| GD̃MT: yaptıkları (günahları)
| ÊYD̃YHM: kendi elleriyle
| FYGVLVE: diyecekler
| RBNE: Rabbimiz
| LVLE: keşke
| ÊRSLT: gönderseydin
| ÎLYNE: bize
| RSVLE: bir elçi
| FNTBA: uysaydık
| ËYETK: ayetlerine
| VNKVN: ve olsaydık
| MN: -den
| ELMÙMNYN: mü'minler-
| (28:47)

| ÊN:
| TṦYBHM: başlarına geldiği zaman
| MṦYBT: bir felaket
| BME: yüzünden
| GD̃MT: yaptıkları (günahları)
| ÊYD̃YHM: kendi elleriyle
| FYGVLVE: diyecekler
| RBNE: Rabbimiz
| LVLE: keşke
| ÊRSLT: gönderseydin
| ÎLYNE: bize
| RSVLE: bir elçi
| FNTBA: uysaydık
| ËYETK: ayetlerine
| VNKVN: ve olsaydık
| MN: -den
| ELMÙMNYN: mü'minler-
| (28:47)|FLME: ne zaman ki
| CEÙHM: onlara gelince
| ELḪG: hak
| MN:
| AND̃NE: katımızdan
| GELVE: dediler
| LVLE: değil miydi?
| ÊVTY: verilmeli
| MS̃L: benzeri
| ME: ne
| ÊVTY: verildiyse
| MVS: Musa'ya
| ÊVLM:
| YKFRVE: inkar etmemişler miydi?
| BME: şeyi
| ÊVTY: verilen
| MVS: Musa'ya
| MN:
| GBL: daha önce
| GELVE: dediler
| SḪREN: iki büyü!
| TƵEHRE: birbirine destek olan
| VGELVE: ve dediler
| ÎNE: elbette biz
| BKL: hepsini
| KEFRVN: inkar ederiz
| (28:48)

| CEÙHM: onlara gelince
| ELḪG: hak
| MN:
| AND̃NE: katımızdan
| GELVE: dediler
| LVLE: değil miydi?
| ÊVTY: verilmeli
| MS̃L: benzeri
| ME: ne
| ÊVTY: verildiyse
| MVS: Musa'ya
| ÊVLM:
| YKFRVE: inkar etmemişler miydi?
| BME: şeyi
| ÊVTY: verilen
| MVS: Musa'ya
| MN:
| GBL: daha önce
| GELVE: dediler
| SḪREN: iki büyü!
| TƵEHRE: birbirine destek olan
| VGELVE: ve dediler
| ÎNE: elbette biz
| BKL: hepsini
| KEFRVN: inkar ederiz
| (28:48)|GL: de ki
| FÊTVE: o halde getirin
| BKTEB: bir Kitap
| MN:
| AND̃: katından
| ELLH: Allah
| HV: o
| ÊHD̃: daha doğru olan
| MNHME: bu ikisinden
| ÊTBAH: ben ona uyayım
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğru
| (28:49)

| FÊTVE: o halde getirin
| BKTEB: bir Kitap
| MN:
| AND̃: katından
| ELLH: Allah
| HV: o
| ÊHD̃: daha doğru olan
| MNHME: bu ikisinden
| ÊTBAH: ben ona uyayım
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğru
| (28:49)|FÎN: eğer
| LM:
| YSTCYBVE: cevap veremezlerse
| LK: sana
| FEALM: bil ki
| ÊNME: kesinlikle
| YTBAVN: onlar uyuyorlar
| ÊHVEÙHM: keyiflerine
| VMN: kim olabilir?
| ÊŽL: daha sapık
| MMN: kimseden
| ETBA: uyan
| HVEH: kendi keyfine
| BĞYR: olmadan
| HD̃: bir yol gösterici
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| ÎN: muhakkak ki
| ELLH: Allah
| LE:
| YHD̃Y: doğru yola iletmez
| ELGVM: kavmi
| ELƵELMYN: zalim
| (28:50)

| LM:
| YSTCYBVE: cevap veremezlerse
| LK: sana
| FEALM: bil ki
| ÊNME: kesinlikle
| YTBAVN: onlar uyuyorlar
| ÊHVEÙHM: keyiflerine
| VMN: kim olabilir?
| ÊŽL: daha sapık
| MMN: kimseden
| ETBA: uyan
| HVEH: kendi keyfine
| BĞYR: olmadan
| HD̃: bir yol gösterici
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| ÎN: muhakkak ki
| ELLH: Allah
| LE:
| YHD̃Y: doğru yola iletmez
| ELGVM: kavmi
| ELƵELMYN: zalim
| (28:50)