28Kasas  Suresi

Kuran Sırası: 28 İniş Sırası: 49

Hayrat Neşriyat Meali
DinleTâ, Sîn, Mîm.(28:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunlar apaçık beyân eden Kitâb’ın âyetleridir.(28:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ey Resûlüm!) Îmân edecek bir kavim için, Mûsâ ile Fir'avun’un haberinden(kıssalarından) bir kısmını sana gerçek şekliyle okuyacağız.(28:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleGerçekten Fir'avun o memlekette (Mısır’da) zorbalığa kalktı ve halkını (kendisine muhâlefet etmesinler diye) çeşitli fırkalara böldü. Onlardan bir kısmını (İsrâiloğullarını)güçsüz bırakmak istiyor, (yeni doğan) oğullarını boğazlıyor, kadınlarını (kızlarını) ise sağ bırakıyordu. Çünki o fesad çıkaranlardandı.(28:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHâlbuki (biz, onları bu devrelerden geçirmekle) istiyorduk ki, o memlekette güçsüz düşürülenlere lütufta bulunalım, onları (insanlara) rehberler yapalım ve onları (Fir'avun’un memleketine) vâris olan kimseler kılalım.(28:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe onlara (İsrâîloğullarına) o memlekette imkân sağlayalım (oraya hâkim kılalım); Fir'avun ile (vezîri) Hâmân’a ve ordularına da, onlardan (İsrâîloğullarından) sakınmakta oldukları şeyi gösterelim!(28:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMûsâ’nın annesine ise: 'Onu emzir; artık onun hakkında (başına bir şey gelmesinden) korktuğun zaman, o takdirde onu denize (Nîl’e) bırak; ve korkma, hem üzülme! Çünki biz, onu sana geri verecekleriz ve onu peygamberlerden yapacak olanlarız' diye ilhâm ettik.(28:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDerken onu Fir'avun âilesi bul(arak al)dı ki, tâ (bunun netîcesi) kendilerine bir düşman ve bir üzüntü olsun! Gerçekten Fir'avun, (vezîri) Hâmân ve orduları (bütün işlerinde) hatâ etmekte olan kimseler idiler.(28:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe Fir'avun’un hanımı: '(Bu çocuk) benim için de, senin için de bir göz aydınlığı! Onu öldürmeyin! Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlâd ediniriz' dedi. Hâlbuki onlar(işin) farkında değillerdi.(28:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMûsâ’nın annesinin gönlü ise, (çocuğundan başka herşeyden) bomboş olaraksabahladı. Eğer (va'dimize) inananlardan olması için kalbini (sabırla) takviye etmiş olmasaydık, nerede ise onu(n kendi çocuğu olduğunu) açığa vuracaktı.(28:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe (annesi, Mûsâ’nın) kız kardeşine: 'Onun izini ta'kib et!' dedi. Bu yüzden (o da) onlar farkında olmadan, onu (kardeşini) uzaktan gözetledi.(28:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHâlbuki daha önce ona (Mûsâ’ya) süt analarını (emmeyi) men' etmiştik (de onu emzirebilecek birini arıyorlardı). Bunun üzerine (kız kardeşi): 'Sizin nâmınıza onu(n bakımını) üzerine alacak olan ve kendileri ona nasîhat edecek (hayırla davranacak)kimseler olan bir âileye size rehberlik edeyim mi?' dedi.(28:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBöylece onu annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun, üzülmesin ve şübhesiz, Allah’ın va'dinin gerçek olduğunu bilsin! Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.(28:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihâyet (Mûsâ’nın) gücü kemâle erip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İşte iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız.(28:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDerken (Mûsâ,) halkının (henüz istirâhatte iken herşeyden) habersiz olduğu bir sırada şehre girdi de orada birbiriyle öldüresiye dövüşen iki adam buldu; birisi kendi kabîlesinden (İsrâiloğullarından), diğeri düşmanından (Mısırlı bir kıbtî) idi. Bunun üzerine kendi kabîlesinden olan kimse, düşmanından olana karşı, ondan (Mûsâ’dan) yardım istedi. Mûsâ da ona (o kıbtîye) bir yumruk vurdu, böylece onun hakkında (takdîr edilen) kazâya(ölümüne) sebeb oldu. (O kâfir kıbtî öldü). (Hatâen de olsa, bundan çok üzüldü ve:) 'Bu,şeytanın işindendir. Gerçekten o, saptırıcı apaçık bir düşmandır!' dedi.(28:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Mûsâ:) 'Rabbim! Doğrusu ben nefsime zulmettim; artık beni bağışla!' dedi. Bunun üzerine (Allah da) onu bağışladı. Çünki Gafûr (çok bağışlayan), Rahîm (çok merhamet eden) ancak O’dur.(28:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Mûsâ:) 'Rabbim! Beni ni'metlendirdiğin şeyler hakkı için, bir daha günahkârlara aslâ yardımcı olmayacağım!' dedi.(28:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBöylece korku içinde kalan bir kimse olarak (ve etrâfı) gözetleyerek şehirde sabahladı; bir de baktı ki, dün kendisinden yardım isteyen o kimse, (bu sefer başka birkıbtîye karşı) kendisinden (yine) imdâd istiyor! Mûsâ ona: 'Doğrusu sen gerçekten apaçık bir azgınsın!' dedi.(28:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunun üzerine (Mûsâ,) ikisinin de düşmanı olan o kimseyi yakalamak isteyince,(Mûsâ’nın İsrâiloğullarından olan adamı azarlamasından hâdisenin iç yüzünü anlayan kıbtî korkarak) dedi ki: 'Ey Mûsâ! Dün bir adamı öldürdüğün gibi (şimdi de) beni mi öldürmek istiyorsun? Demek (sen), bu memlekette ancak bir zorba olmak istiyorsun da,(arayı) düzelticilerden olmak istemiyorsun!'(28:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSonunda (bu haberin yayılması üzerine) şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi (ve:) 'Ey Mûsâ! Doğrusu (şehrin) ileri gelenler(i) seni öldürmek için hakkında müzâkere ediyorlar; hemen (bu şehirden) çık; gerçekten ben sana nasîhat edenlerdenim' dedi.(28:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunun üzerine (Mûsâ) korkuya kapılan biri olarak (ve etrâfı) gözetleyerek oradan(şehirden) çıktı. 'Rabbim! Beni bu zâlimler topluluğundan kurtar!' dedi.(28:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihâyet Medyen’e doğru yönelince: 'Olur ki Rabbim, beni yolun doğrusuna ulaştırır' dedi.(28:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe Medyen suyuna varınca, (kuyunun) başında (hayvanlarını) sulayan bir insan topluluğu buldu; onların gerisinde de (hayvanlarını sudan) men' etmekte olan iki kadın (iki genç kız) buldu. (Onlara:) 'Bu hâliniz nedir?' dedi. (Onlar:) 'Çobanlar (sulayıp) gitmeden(biz hayvanlarımızı) sulamayız; babamız da yaşlı bir ihtiyardır (onları sulayamaz)' dediler.(28:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunun üzerine (Mûsâ) o ikisinin yerine (hayvanlarını) sulayıverdi; sonra gölgeye çekildi de: 'Rabbim! Gerçekten ben, bana indireceğin her hayra muhtâcım!' dedi.(28:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDerken o iki (genç kız)dan biri (erkeklere dönmeden, uzaktan uzağa) utana utana yürüyerek ona geldi: 'Doğrusu babam, bizim için (hayvanları) sulamanın karşılığını sana vermek (örfümüze göre ikramda bulunmak) üzere seni çağırıyor' dedi. Bunun üzerine(Mûsâ) ona (kızların babası olan Şuayb’a) gelip (başından geçen) kasas’ı (o hikâyeyi)kendisine anlatınca, (o:) 'Korkma, o zâlimler topluluğundan kurtuldun!' dedi.(28:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO iki (genç kız)dan biri: 'Ey babacığım, onu ücretle (çoban) tut; çünki ücretle tuttuğun kimselerin en hayırlısı, o kuvvetli, emîn olandır' dedi.(28:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Şuayb) dedi ki: 'Doğrusu ben, sekiz sene bana ücretle çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birini sana nikâhlamak istiyorum. Fakat on (seney)e tamamlarsan, artık (o) senin tarafından (bir lütuf)dur. Yoksa sana zorluk çıkarmak istemem. İnşâallah beni sâlih kimselerden bulacaksın!'(28:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Mûsâ:) 'Bu (sözleşme) benimle senin arandadır. Bu iki süreden hangisini doldurursam, o hâlde bana düşmanlık (bir kızgınlık) yok. Çünki Allah, söylemekte olduğumuza vekîldir' dedi.(28:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihâyet Mûsâ, süreyi tamamlayıp âilesiyle yola çıktığında, Tûr (Dağı) tarafından bir ateş fark etti. Âilesine: '(Siz burada) durun; doğrusu ben bir ateş fark ettim; belki oradan size bir haber yâhut ısınasınız diye ateşten bir parça getiririm' dedi.(28:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSonunda oraya gelince, o mübârek yerdeki vâdinin sağ kıyısındaki ağaç(cihetin)den (kendisine) şöyle seslenildi: 'Ey Mûsâ! Şübhesiz ki ben, gerçekten âlemlerin Rabbi olan Allah’ım!'(28:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Ve asânı (yere) bırak!' (Mûsâ asâsını bıraktı.) Birden onu sanki o yılanmış gibi hareket eder görünce, geri dönen bir kimse olarak ve arkasına bakmadan kaçtı! (Bunun üzerine denildi ki:) 'Ey Mûsâ! Beri gel ve korkma! Çünki sen emniyet içinde olanlardansın!'(28:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Elini yanına (koynuna) sok; (bir rahatsızlık belirtisi olmaksızın) kusursuz, bembeyaz (parlayan ve nûr saçan bir el) olarak çıksın! Korkudan (açılan) kanadını(ellerini)de kendine çek; işte bu ikisi (asân ve elin), Fir'avun ve ileri gelenlerine karşı Rabbinden sana (verilmiş) iki mu'cizedir. Çünki onlar, bir fâsıklar topluluğu oldular!'(28:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Mûsâ) dedi ki: 'Rabbim! Doğrusu ben, onlardan bir adam öldürmüştüm; bu yüzden beni öldürmelerinden korkarım!'(28:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Kardeşim Hârûn ise, o benden lisân cihetiyle daha düzgündür; onu da beni tasdîk eden bir yardımcı olarak benimle berâber gönder. Çünki ben, (onların) beni yalanlamalarından korkarım.'(28:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Allah) buyurdu ki: 'Senin pazunu, kardeşinle kuvvetlendireceğiz ve ikinize öylebir kuvvet vereceğiz ki, artık mu'cizelerimiz sâyesinde size (zarar vermeye)erişemeyecekler. Siz ve size tâbi' olanlar, üstün gelen kimseler (olacak)sınız.'(28:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihâyet, Mûsâ apaçık mu'cizelerimizle onlara gelince: 'Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir; hem önceki atalarımızdan bunu işitmedik' dediler.(28:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMûsâ şöyle dedi: 'Rabbim, kendi katından kimin hidâyet getirdiğini ve dünyanın(güzel) âkıbetinin (Cennetin) kimin olacağını en iyi bilendir. Şu şübhesiz ki, zâlimler kurtuluşa ermezler.'(28:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleFir'avun ise: 'Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka hiçbir ilâh bilmiş değilim; ey Hâmân! Haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak da (tuğla i'mâl edip) bana bir kule yap; belki Mûsâ’nın İlâhına muttali' olurum (O’nu görürüm). Çünki şübhesiz ben onu gerçekten yalancılardan sanıyorum' dedi.(28:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBöylece o (Fir'avun) ve askerleri o memlekette haksız yere büyüklük tasladı ve gerçekten kendilerinin bize döndürülmeyeceklerini sandılar.(28:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunun üzerine onu ve askerlerini yakaladık da onları denize atıverdik. Artık bak, o zâlimlerin âkıbeti nasıl oldu!(28:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHem onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık; (onlar) kıyâmet günü de yardım olunmayacaklardır.(28:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe bu dünyada onların peşine bir lâ'net taktık. Kıyâmet günü ise onlar, çirkin kılınmış kimselerdendir.(28:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleCelâlim hakkı için, (önceki asırlarda azgınlık yapan) ilk nesilleri helâk ettikten sonra, insanlar için (hakikatleri gösteren) deliller ve bir hidâyet ve bir rahmet olmak üzere Mûsâ’ya o Kitâb’ı (Tevrât’ı) verdik; olur ki ibret alırlar.(28:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ey Habîbim!) Hâlbuki Mûsâ’ya o emri vahyettiğimiz zaman, (sen, Tûr’un) batı tarafında değildin, (buna) şâhid olanlardan da değildin!(28:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleFakat biz ise, (Mûsâ’dan sonra) nice nesiller yarattık da onların üzerine ömürler uzadı (uzun zamanlar geçti)! Ve (sen, onlar hakkındaki bu) âyetlerimizi (kendilerinden öğrenerek) onlara okumak üzere, Medyen halkı arasında oturan bir kimse değildin; fakat biz (seni peygamber olarak) gönderici (ve sana bu kıssaları anlatıcı)larız.(28:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Mûsâ’ya) seslendiğimiz zaman da Tûr’un yanında değildin; fakat senden önce kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan bir kavmi (Allah’ın azâbı ile) korkutman için Rabbinden bir rahmet olarak (seni onlara gönderdik); olur ki onlar ibret alırlar.(28:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleEllerinin takdîm ettiği şeyler (işlediği günahlar) yüzünden başlarına bir musîbet isabet edip de: 'Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de senin âyetlerine uyupmü’minlerden olsaydık!' diyecek olmasalardı (biz seni göndermezdik)!(28:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleFakat onlara katımızdan hak gelince: 'Mûsâ’ya verilenin benzeri (bir mu'cize, ona da) verilmeli değil miydi?' dediler. (Onlar) daha önce Mûsâ’ya verileni de inkâr etmemişler miydi? '(Tevrât ve Kur’ân) birbirini destekleyen iki sihirdir' deyip; 'Şübhesiz biz hepsini inkâr eden kimseleriz' demişlerdi.(28:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: 'Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, o hâlde Allah katından, bu ikisinden (Kur’ândan ve Tevrât’tan) daha doğru bir kitab getirin de, (ben) ona uyayım!'(28:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleFakat sana cevab veremezlerse, artık bil ki (onlar) ancak (nefislerinin) arzularına uymaktadırlar. Hâlbuki Allah’dan bir yol gösterici olmaksızın, (nefsinin) arzusuna uyandan daha sapık kimdir? Şübhe yok ki Allah, o zâlimler topluluğunu hidâyete erdirmez.(28:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleCelâlim hakkı için, ibret alırlar diye sözü (vahyi) onlar için ardı ardına yetiştirdik.(28:51)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBundan önce kendilerine kitab verdiğimiz o kimseler ki, onlar buna (Kur’ân’a da)îmân ederler.(28:52)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe onlara (Kur’ân) okunduğu zaman: '(Biz) ona îmân ettik; şübhesiz ki o, Rabbimizden (gelen) haktır; zâten biz ondan önce de Müslüman kimseler idik' derler.(28:53)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte onlara, (her iki kitâba da îmân etmelerinden ve) sabretmelerinden dolayı mükâfâtları iki def'a verilecektir; ve (onlar) kötülüğü iyilikle def' ederler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf ederler.(28:54)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBoş söz işittikleri zaman ise, ondan yüz çevirirler ve: 'Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de sizedir; size selâm olsun; (biz) câhilleri (arkadaş edinmek) istemeyiz' derler.(28:55)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhesiz ki sen, sevdiğin kimseyi hidâyete erdiremezsin; fakat Allah, dilediği kimseyi hidâyete erdirir. Çünki O, hidâyete erecek olanları en iyi bilendir.(28:56)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBir de; '(biz) seninle berâber hidâyete tâbi' olursak, yurdumuzdan hemen çıkarılırız' dediler. Hâlbuki onları, katımızdan bir rızık olarak herşeyin mahsûllerinin(toplanıp) ona getirildiği, emîn bir hareme (Mekke’ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu(üzerlerindeki ni'metimizi) bilmezler.(28:57)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHâlbuki (bol ve rahat) geçimleri ile şımarmış nice şehir (halkını) helâk ettik. İşte şu (harâb olmuş) meskenleri! Kendilerinden sonra (oralarda) ancak pek az oturulabilmiştir. Çünki (onlara) vârisler, biz olmuşuzdur.(28:58)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleRabbin ise, onların ana (şehir)lerinde, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe o memleketleri helâk edici değildir. Zâten (biz), halkı zâlim kimseler olan şehirlerden başkasını helâk ediciler değiliz.(28:59)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHâlbuki size verilen herşey, ancak dünya hayâtının (geçici) menfaati ve ziynetidir. Allah katında olan ise, daha hayırlı ve daha devamlıdır. Hiç akıl erdirmez misiniz?(28:60)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO hâlde, kendisine güzel bir va'dde bulunduğumuz (şekilde) sonunda ona kavuşacak olan o kimse, (hiç) kendisine dünya hayâtının (geçici) zevkini yaşattığımız, sonra kıyâmet günü (azâb için) hazır edilmişlerden olan o kimse gibi midir?(28:61)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe o gün (Allah), onlara (o müşriklere) seslenir de: '(Kendilerini bana ortak)zannetmekte olduğunuz ortaklarım nerede?' buyurur.(28:62)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAleyhlerine (azâbımıza dâir) söz hak olanlar der ki: 'Rabbimiz! Bizim azdırdığımız kimseler (işte) şunlardır. (Biz) nasıl azdıksa, onları da (öyle) azdırdık.(Onlardan) sana (sığınıp) uzaklaştık! (Zâten onlar, nefislerinin peşindeydiler de) bize tapmıyorlardı.'(28:63)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe (o gün müşriklere:) '(Allah’a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!' denilir de onları çağırırlar; fakat kendilerine cevab vermezler ve (karşılarında) azâbı görürler. Ne olurdu, onlar gerçekten hidâyete ermiş olsalardı?(28:64)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleArtık o gün (Allah) onlara seslenir de: 'Peygamberlere ne cevab verdiniz?' buyurur.(28:65)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte o gün haberler onlara körleşmiş (gizli kalmış)tır; artık onlar birbirlerine (de birşey) soramazlar.(28:66)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleFakat tevbe edip îmân eden ve sâlih amel işleyen kimseye gelince, işte onun kurtuluşa erenlerden olması umulur.(28:67)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleRabbin ise, dilediğini (dilediği gibi) yaratır ve seçer. Onların (o kulların, bu yaratılışta) seçme hakkı yoktur. Allah (onların) ortak koşmakta oldukları şeylerden pek münezzeh ve pek yücedir.(28:68)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleÇünki Rabbin, (onların) sîneleri neyi gizler ve neyi açıklarsa bilir.(28:69)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHem O, kendisinden başka ilâh olmayan Allah’dır. Başta da sonda da (dünyada da âhirette de) hamd, O’na mahsustur. Hüküm de O’nundur ve ancak O’na döndürüleceksiniz!(28:70)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: 'Söyleyin bakalım! Eğer Allah, geceyi üzerinizde kıyâmete kadar devamlı kılacak olsa, Allah’dan başka size bir ışık getirecek ilâh kimdir? Hiç (söz) dinlemez misiniz?'(28:71)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: 'Söyleyin bakalım! Eğer Allah gündüzü üzerinizde kıyâmete kadar dâimî kılacak olsa, Allah’dan başka, içinde istirâhat edeceğiniz bir geceyi size getirecek ilâh kimdir? Hiç (hakkı) görmez misiniz?'(28:72)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Hâlbuki (Allah) rahmetinden sizin için geceyi ve gündüzü (bir ni'met) kıldı ki,(geceleyin) onda istirâhat edesiniz ve (gündüzün) O’nun fazlından (rızkınızı) arayasınız ve tâ ki şükredesiniz.'(28:73)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHem (o gün) her ümmetten (kendi peygamberlerini) bir şâhid (olarak) çıkarırız da(o ümmetlere): '(Sizi emirlerime uymaktan alıkoyan) delîlinizi getirin!' deriz; o zaman şübhesiz hakkın Allah’a âid olduğunu bilmişlerdir ve uydurmakta oldukları şeyler kendilerinden kaybolup gitmiştir.(28:75)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHakikaten Karun, Mûsâ’nın kavminden idi. Fakat onlara karşı azgınlık etmişti. Ve ona öyle hazînelerden vermiştik ki, gerçekten onun (hazînelerinin) anahtarları(nı taşımak)güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. O zaman kavmi ona şöyle demişti: 'Böbürlenme! Çünki Allah, böbürlenenleri sevmez!'(28:76)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Allah’ın sana verdiği (servet) ile âhiret yurdunu ara (bol hayır yap); dünyadan da nasîbini unutma; Allah sana nasıl iyilik ettiyse, (sen de) öyle iyilik et! Ve yeryüzünde fesad (çıkarmaya yol) arama! Çünki Allah, fesad çıkaranları sevmez.'(28:77)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Karun:) 'Bu (servet) bana ancak, bende bulunan bir bilgi sâyesinde verildi' dedi. Ama (o) bilmedi mi ki şübhesiz Allah, kendisinden önceki nesillerden, ondan kuvvetçe daha güçlü ve (mal) toplama cihetiyle daha çok (varlıklı) olan kimseleri gerçekten helâk etmiştir. (Allah, onların ne yaptığını bildiği için) o günahkârlara, (azarlayarak sorgulanmalarının dışında öğrenmek üzere) günahlarından sorulmaz.(28:78)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDerken, ziyneti içinde (ihtişâmla) kavminin karşısına çıktı. Dünya hayâtını isteyenler dedi ki: 'Keşke Karun’a verilen (servet) gibi bizim de olsa; şübhesiz o elbette büyük bir nasib sâhibidir.'(28:79)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleKendilerine ilim verilenler ise dedi ki: 'Yazıklar olsun size! Îmân edip sâlih amel işleyen bir kimse için, Allah’ın sevâbı daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur.'(28:80)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihâyet, onu da sarayını da yere geçiriverdik; artık Allah’a karşı ona yardım edecek bir topluluk da olmadı. Kendi kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.(28:81)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDün onun yerinde olmayı temennî edenler, (ertesi sabah): 'Vay! Demek şu gerçek ki Allah, kullarından dilediğine rızkı genişletiyor ve (dilediğine de) daraltıyor. Eğer Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, elbette bizi de yere batırırdı. Vay! Demek şu gerçek ki, kâfirler kurtuluşa ermeyecek!' demeye başladılar.(28:82)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte âhiret yurdu! (Biz) onu yeryüzünde büyüklenmeyi ve fesâdı istemeyenlere veririz. (Güzel) âkıbet ise, takvâ sâhiblerinindir.(28:83)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleKim iyilikle gelirse, artık ona ondan daha hayırlısı vardır. Kim de kötülükle gelirse, kötülükleri yapanlar, artık ancak yapmakta olduklarıyla cezâlandırılırlar.(28:84)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ey Resûlüm!) Şübhesiz ki Kur’ân’ı (tebliğ ve onunla amel etmeyi) sana farz kılan(Allah), elbette seni dönülecek yere (Mekke’ye) iâde edicidir. De ki: 'Rabbim kimin hidâyetle geldiğini ve kimin apaçık bir dalâlet içinde olduğunu en iyi bilendir.'(28:85)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHâlbuki (sen) bu Kitâb’ın sana vahyedileceğini ummuyordun; (bu) ancak Rabbinden bir rahmet olarak (sana vahyedildi); öyle ise sakın kâfirlere arka çıkma!(28:86)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe Allah’ın âyetleri sana indirildikten sonra, sakın seni (onlardan) alıkoymasınlar;artık Rabbine da'vet et; ve sakın müşriklerden olma!(28:87)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHem Allah ile berâber başka bir ilâha yalvarma! O’ndan başka ilâh yoktur. O’nunZât’ından (ve rızâsına uygun olandan) başka herşey, helâk olucudur. Hüküm O’nundur ve ancak O’na döndürüleceksiniz.(28:88)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.