28:79Kasas  Suresi 79. Ayet

Kuran Sırası: 28 İniş Sırası: 49
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152535455565758596061626364656667686970717273747576777879808182838485868788

28:79Kasas  Suresi 79. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَخَرَجَ (FḢRC) = feḣarace : (Karun) çıktı
2. عَلَىٰ (AL) = ǎlā : karşısına
3. قَوْمِهِ (GVMH) = ḳavmihi : kavminin
4. فِي (FY) = fī : içinde
5. زِينَتِهِ (ZYNTH) = zīnetihi : süsü (debdebesi)
6. قَالَ (GEL) = ḳāle : dedi(ler)
7. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimseler
8. يُرِيدُونَ (YRYD̃VN) = yurīdūne : isteyen(ler)
9. الْحَيَاةَ (ELḪYET) = l-Hayāte : hayatını
10. الدُّنْيَا (ELD̃NYE) = d-dunyā : dünya
11. يَا (YE) = yā : EY/HEY
12. لَيْتَ (LYT) = leyte : Keşke!
13. لَنَا (LNE) = lenā : bize verilseydi
14. مِثْلَ (MS̃L) = miṧle : bir benzeri
15. مَا (ME) = mā : şeyin
16. أُوتِيَ (ÊVTY) = ūtiye : verilen
17. قَارُونُ (GERVN) = ḳārūnu : Karun'a
18. إِنَّهُ (ÎNH) = innehu : gerçekten onun
19. لَذُو (LZ̃V) = leƶū : vardır
20. حَظٍّ (ḪƵ) = HaZZin : şansı
21. عَظِيمٍ (AƵYM) = ǎZīmin : büyük
(Karun) çıktı | karşısına | kavminin | içinde | süsü (debdebesi) | dedi(ler) | kimseler | isteyen(ler) | hayatını | dünya | EY/HEY | Keşke! | bize verilseydi | bir benzeri | şeyin | verilen | Karun'a | gerçekten onun | vardır | şansı | büyük |

[ḢRC] [] [GVM] [] [ZYN] [GVL] [] [RVD̃] [ḪYY] [D̃NV] [Y] [LYT] [] [MS̃L] [] [ETY] [] [] [] [ḪƵƵ] [AƵM]
FḢRC AL GVMH FY ZYNTH GEL ELZ̃YN YRYD̃VN ELḪYET ELD̃NYE YE LYT LNE MS̃L ME ÊVTY GERVN ÎNH LZ̃V ḪƵ AƵYM

feḣarace ǎlā ḳavmihi zīnetihi ḳāle elleƶīne yurīdūne l-Hayāte d-dunyā leyte lenā miṧle ūtiye ḳārūnu innehu leƶū HaZZin ǎZīmin
فخرج على قومه في زينته قال الذين يريدون الحياة الدنيا يا ليت لنا مثل ما أوتي قارون إنه لذو حظ عظيم

28:79Kasas  Suresi 79. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فخرج خ ر ج | ḢRC FḢRC feḣarace (Karun) çıktı So he went forth
على | AL ǎlā karşısına to
قومه ق و م | GVM GVMH ḳavmihi kavminin his people
في | FY içinde in
زينته ز ي ن | ZYN ZYNTH zīnetihi süsü (debdebesi) his adornment.
قال ق و ل | GVL GEL ḳāle dedi(ler) Said
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler those who
يريدون ر و د | RVD̃ YRYD̃VN yurīdūne isteyen(ler) desire
الحياة ح ي ي | ḪYY ELḪYET l-Hayāte hayatını the life
الدنيا د ن و | D̃NV ELD̃NYE d-dunyā dünya (of) the world,
يا ي | Y YE EY/HEY """O!"
ليت ل ي ت | LYT LYT leyte Keşke! Would that
لنا | LNE lenā bize verilseydi for us
مثل م ث ل | MS̃L MS̃L miṧle bir benzeri (the) like
ما | ME şeyin (of) what
أوتي ا ت ي | ETY ÊVTY ūtiye verilen has been given
قارون | GERVN ḳārūnu Karun'a (to) Qarun.
إنه | ÎNH innehu gerçekten onun Indeed, he
لذو | LZ̃V leƶū vardır (is the) owner
حظ ح ظ ظ | ḪƵƵ ḪƵ HaZZin şansı (of) fortune
عظيم ع ظ م | AƵM AƵYM ǎZīmin büyük "great."""
28:79 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

(Karun) çıktı | karşısına | kavminin | içinde | süsü (debdebesi) | dedi(ler) | kimseler | isteyen(ler) | hayatını | dünya | EY/HEY | Keşke! | bize verilseydi | bir benzeri | şeyin | verilen | Karun'a | gerçekten onun | vardır | şansı | büyük |

[ḢRC] [] [GVM] [] [ZYN] [GVL] [] [RVD̃] [ḪYY] [D̃NV] [Y] [LYT] [] [MS̃L] [] [ETY] [] [] [] [ḪƵƵ] [AƵM]
FḢRC AL GVMH FY ZYNTH GEL ELZ̃YN YRYD̃VN ELḪYET ELD̃NYE YE LYT LNE MS̃L ME ÊVTY GERVN ÎNH LZ̃V ḪƵ AƵYM

feḣarace ǎlā ḳavmihi zīnetihi ḳāle elleƶīne yurīdūne l-Hayāte d-dunyā leyte lenā miṧle ūtiye ḳārūnu innehu leƶū HaZZin ǎZīmin
فخرج على قومه في زينته قال الذين يريدون الحياة الدنيا يا ليت لنا مثل ما أوتي قارون إنه لذو حظ عظيم

[خ ر ج] [] [ق و م] [] [ز ي ن] [ق و ل] [] [ر و د] [ح ي ي] [د ن و] [ي] [ل ي ت] [] [م ث ل] [] [ا ت ي] [] [] [] [ح ظ ظ] [ع ظ م]

28:79Kasas  Suresi 79. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فخرج خ ر ج | ḢRC FḢRC feḣarace (Karun) çıktı So he went forth
Fe,Hı,Re,Cim,
80,600,200,3,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الفاء استئنافية
فعل ماض
على | AL ǎlā karşısına to
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
قومه ق و م | GVM GVMH ḳavmihi kavminin his people
Gaf,Vav,Mim,He,
100,6,40,5,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
في | FY içinde in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
زينته ز ي ن | ZYN ZYNTH zīnetihi süsü (debdebesi) his adornment.
Ze,Ye,Nun,Te,He,
7,10,50,400,5,
N – genitive feminine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
قال ق و ل | GVL GEL ḳāle dedi(ler) Said
Gaf,Elif,Lam,
100,1,30,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
يريدون ر و د | RVD̃ YRYD̃VN yurīdūne isteyen(ler) desire
Ye,Re,Ye,Dal,Vav,Nun,
10,200,10,4,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form IV) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
الحياة ح ي ي | ḪYY ELḪYET l-Hayāte hayatını the life
Elif,Lam,Ha,Ye,Elif,Te merbuta,
1,30,8,10,1,400,
N – accusative feminine noun
اسم منصوب
الدنيا د ن و | D̃NV ELD̃NYE d-dunyā dünya (of) the world,
Elif,Lam,Dal,Nun,Ye,Elif,
1,30,4,50,10,1,
ADJ – accusative feminine singular adjective
صفة منصوبة
يا ي | Y YE EY/HEY """O!"
Ye,Elif,
10,1,

ليت ل ي ت | LYT LYT leyte Keşke! Would that
Lam,Ye,Te,
30,10,400,
VOC – prefixed vocative particle ya
ACC – accusative particle
أداة نداء
حرف نصب من اخوات «ان»
لنا | LNE lenā bize verilseydi for us
Lam,Nun,Elif,
30,50,1,
P – prefixed preposition lām
PRON – 1st person plural personal pronoun
جار ومجرور
مثل م ث ل | MS̃L MS̃L miṧle bir benzeri (the) like
Mim,Se,Lam,
40,500,30,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
ما | ME şeyin (of) what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
أوتي ا ت ي | ETY ÊVTY ūtiye verilen has been given
,Vav,Te,Ye,
,6,400,10,
V – 3rd person masculine singular (form IV) passive perfect verb
فعل ماض مبني للمجهول
قارون | GERVN ḳārūnu Karun'a (to) Qarun.
Gaf,Elif,Re,Vav,Nun,
100,1,200,6,50,
"PN – nominative proper noun → Qarun"
اسم علم مرفوع
إنه | ÎNH innehu gerçekten onun Indeed, he
,Nun,He,
,50,5,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
حرف نصب والهاء ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
لذو | LZ̃V leƶū vardır (is the) owner
Lam,Zel,Vav,
30,700,6,
EMPH – emphatic prefix lām
N – nominative masculine singular noun
اللام لام التوكيد
اسم مرفوع
حظ ح ظ ظ | ḪƵƵ ḪƵ HaZZin şansı (of) fortune
Ha,Zı,
8,900,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
عظيم ع ظ م | AƵM AƵYM ǎZīmin büyük "great."""
Ayn,Zı,Ye,Mim,
70,900,10,40,
ADJ – genitive masculine singular indefinite adjective
صفة مجرورة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فخرج
feḣarace
ḢRC|خ ر ج
(Karun) çıktı
2
على
ǎlā
|
karşısına
Kombi Müfredat
قومه
ḳavmihi
GVM|ق و م
kavminin
4
في
|
içinde
Kombi Müfredat
زينته
zīnetihi
ZYN|ز ي ن
süsü (debdebesi)
Kombi Müfredat
قال
ḳāle
GVL|ق و ل
dedi(ler)
7
الذين
elleƶīne
|
kimseler
Kombi Müfredat
يريدون
yurīdūne
RVD̃|ر و د
isteyen(ler)
Kombi Müfredat
الحياة
l-Hayāte
ḪYY|ح ي ي
hayatını
10 Kombi Müfredat
الدنيا
d-dunyā
D̃NV|د ن و
dünya
11 Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY
12 Kombi Müfredat
ليت
leyte
LYT|ل ي ت
Keşke!
13
لنا
lenā
|
bize verilseydi
14 Kombi Müfredat
مثل
miṧle
MS̃L|م ث ل
bir benzeri
15
ما
|
şeyin
16 Kombi Müfredat
أوتي
ūtiye
ETY|ا ت ي
verilen
17
قارون
ḳārūnu
|
Karun'a
18
إنه
innehu
|
gerçekten onun
19
لذو
leƶū
|
vardır
20 Kombi Müfredat
حظ
HaZZin
ḪƵƵ|ح ظ ظ
şansı
21 Kombi Müfredat
عظيم
ǎZīmin
AƵM|ع ظ م
büyük
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَخَرَجَ: (Karun) çıktı | عَلَىٰ: karşısına | قَوْمِهِ: kavminin | فِي: içinde | زِينَتِهِ: süsü (debdebesi) | قَالَ: dedi(ler) | الَّذِينَ: kimseler | يُرِيدُونَ: isteyen(ler) | الْحَيَاةَ: hayatını | الدُّنْيَا: dünya | يَا: EY/HEY | لَيْتَ: Keşke! | لَنَا: bize verilseydi | مِثْلَ: bir benzeri | مَا: şeyin | أُوتِيَ: verilen | قَارُونُ: Karun'a | إِنَّهُ: gerçekten onun | لَذُو: vardır | حَظٍّ: şansı | عَظِيمٍ: büyük | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فخرج FḢRC (Karun) çıktı | على AL karşısına | قومه GWMH kavminin | في FY içinde | زينته ZYNTH süsü (debdebesi) | قال GEL dedi(ler) | الذين ELZ̃YN kimseler | يريدون YRYD̃WN isteyen(ler) | الحياة ELḪYET hayatını | الدنيا ELD̃NYE dünya | يا YE EY/HEY | ليت LYT Keşke! | لنا LNE bize verilseydi | مثل MS̃L bir benzeri | ما ME şeyin | أوتي ÊWTY verilen | قارون GERWN Karun'a | إنه ÎNH gerçekten onun | لذو LZ̃W vardır | حظ ḪƵ şansı | عظيم AƵYM büyük | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |feḣarace: (Karun) çıktı | ǎlā: karşısına | ḳavmihi: kavminin | : içinde | zīnetihi: süsü (debdebesi) | ḳāle: dedi(ler) | elleƶīne: kimseler | yurīdūne: isteyen(ler) | l-Hayāte: hayatını | d-dunyā: dünya | : EY/HEY | leyte: Keşke! | lenā: bize verilseydi | miṧle: bir benzeri | : şeyin | ūtiye: verilen | ḳārūnu: Karun'a | innehu: gerçekten onun | leƶū: vardır | HaZZin: şansı | ǎZīmin: büyük | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FḢRC: (Karun) çıktı | AL: karşısına | GVMH: kavminin | FY: içinde | ZYNTH: süsü (debdebesi) | GEL: dedi(ler) | ELZ̃YN: kimseler | YRYD̃VN: isteyen(ler) | ELḪYET: hayatını | ELD̃NYE: dünya | YE: EY/HEY | LYT: Keşke! | LNE: bize verilseydi | MS̃L: bir benzeri | ME: şeyin | ÊVTY: verilen | GERVN: Karun'a | ÎNH: gerçekten onun | LZ̃V: vardır | ḪƵ: şansı | AƵYM: büyük | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken kavminin karşısına süslenip çıktı da dünyâ yaşayışını dileyenler, ne olurdu dediler, bize de Kârun'a verilen verilseydi, şüphe yok ki o, dünyâ malından büyük bir nasîbe sâhip.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Derken, Karun, ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: Keşke Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı; doğrusu o çok şanslı! dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : (Karun) zenginlik göstergeleriyle yurttaşlarının arasına çıktığında; dünya hayatını (en sefil yaşamı) arzulayanlar dedi ki: "Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı. . . Şüphesiz büyük bir keyif ehlidir o!"Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Derken Karun ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: 'Keşke Karun’a verilen servet kadar bize de verilseydi, doğrusu o çok talihli' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Süsünün içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: 'Keşke Karun'a verilen şeylerin bir benzeri bizim de olsaydı. Gerçekten o büyük bir pay sahibidir' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Böylelikle kendi ihtişamlı süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını istemekte olanlar: "Ah keşke, Karun'a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı. Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Derken bir gün Karûn) zînet ve ihtişamı içinde kavmine karşı çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: “- Keşki Karûn’a verilen mal gibi, bizim de olsa! O, gerçekten büyük bir bahtiyardır.” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Karun, ihtisam icinde milletinin karsisina cikti. Dunya hayatini isteyenler: «Karun'a verildigi giibi bizim de olsa; dogrusu o buyuk bir varlik sahibidir» demislerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Derken Karun (bir gün) şatafat içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını (gönülden) arzu edenler, «keşke Karun'a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı; doğrusu o büyük bir pay sahibidir» diye temennide bulundular.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Kârûn, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Keşke Kârûn’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Karun, ihtişam içinde milletinin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: 'Karun'a verildiği gibi bizim de olsa; doğrusu o büyük bir varlık sahibidir' demişlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Derken, Karun, ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: Keşke Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı; doğrusu o çok şanslı! dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Bir ara, tüm görkemiyle halkının arasına çıkmıştı. Dünya hayatını seçenler, 'Keşke Karun'a verilenlerin bir benzeri bize de verilseydi. Gerçekten, o çok şanslı biri,' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Derken Karun, ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar, «Keşke Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı. Hakikat şu ki o, çok büyük devlet sahibidir» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Derken, ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: «Ah ne olurdu, şu Karun'a verilen gibisi bizim de olsa; o gerçekten büyük bir bahtiyar (varlık sahibi)!» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Derken ziyneti içinde kavmına karşı huruç etti, Dünya hayati arzu edenler ah, dediler, ne olurdu şu Karûna verilen gibi bizim de olsa! O cidden büyük bir bahtiyarDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Karun süsü, debdebesi içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler; «Keşke Karun'a verilenlerin bir benzeri de bize verilse, doğrusu o büyük varlık sahibidir» demişlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Böylelikle kendi ihtişamlı süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını istemekte olanlar: "Ah keşke, Karun'a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı. Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Derken Karun, süs, görkem içinde toplumunun karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyen kimseler, “Keşke Karun'a verilen gibi bizim de olsaydı! Şüphesiz ki o Karun, çok büyük bir nasip sahibidir” dediler. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Derken zîneti (debdebesi) içinde kavminin karşısına çıkdı. Dünyâ hayâtını arzu edenler: «Nolurdu, dediler, Kaaruna verilen (şu servet) gibi bizim de (malımız) olsaydı. O, hakıykaten büyük nasîb saahibidir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Derken, ziyneti içinde (ihtişâmla) kavminin karşısına çıktı. Dünya hayâtını isteyenler dedi ki: 'Keşke Karun’a verilen (servet) gibi bizim de olsa; şübhesiz o elbette büyük bir nasib sâhibidir.'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Debdebe içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: keşki Karun'a verildiği gibi bizim de olsaydı. Doğrusu o, büyük bir varlık sahibidir, demişlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Böylece ziyneti ile (büyük bir ihtişam ile) kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: "Keşke Karun'a verilenler kadar bizim de olsaydı. Muhakkak ki o gerçekten en büyük hazzın sahibidir." dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Karun) işte böyle görkem ve gösteriş içinde soydaşlarının karşısına çıkardı. (Öyle ki,) yalnızca dünya hayatına gözünü dikenler (ona bakıp da): "Ah, n'olurdu" derlerdi, "Karun'a verildiği kadar bize de verilseydi! Çünkü o gerçekten çok talihli biri!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Derken kavmine karşı ziynetiyle çıkıverdi. Dünya hayatını isteyenler dedi ki: «Keşke Karun'a verilmiş olan şeyin misli, bizim için de verilmiş olsa. Şüphe yok ki, o pek büyük bir baht sahibidir.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Debdebe ve ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler dediler ki: “Keşke Karun'a verildiği gibi bizim de olsaydı. Doğrusu o büyük nasip sahibidir. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Kavminin karşısına süslü takılarıyla çıkmıştı. Dünya hayatını isteyenler: -Keşke Karun’a verilen gibi bize de verilseydi. O, gerçekten çok şanslı demişlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Karun bir gün, yine bütün ihtişam ve şatafatıyla halkının karşısına çıktı. Dünya hayatına çok düşkün olanlar: "Keşke bizim de Karun’unki gibi servetimiz olsaydı. Adamın amma da şansı varmış, keyfine diyecek yok!" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : (Kârûn) süsü, (debdebesi) içinde kavminin karşısına çıktı. dünyâ hayâtını isteyenler: "Keşke Kârûn'a verilenin bir benzeri de bize verilseydi, dediler, gerçekten onun büyük şansı var!"Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Böylelikle kendi ihtişamlı süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını istemekte olanlar: «Ah keşke, Kârun'a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı. Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Derken, bütün debdebesiyle kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar, 'Keşke Karun'a verilenin benzeri bize de verilseydi,' dediler. 'Gerçekten onun çok büyük bir nasibi var.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Karun, süsü püsü içinde toplumunun karşısına çıktı. Şu iğreti dünya hayatını amaçlayanlar dediler ki: "Ah, Karun'a verilenin bir benzeri bize de verilseydi. Gerçekten o, çok nasipli bir adam!"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.