Önceki Sonraki

28:82Kasas Suresi 82. Ayet

Kuran Sırası: 28 İniş Sırası: 49
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152535455565758596061626364656667686970717273747576777879808182838485868788

28:82Kasas Suresi 82. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1 Kombi Müfredat
وأصبح
ve eSbeHa
ṦBḪ|ص ب ح
ve başladılar
2
الذين
elleƶīne
|
3 Kombi Müfredat
تمنوا
temennev
MNY|م ن ي
ve isteyenler
4 Kombi Müfredat
مكانه
mekānehu
KVN|ك و ن
onun yerinde olmayı
5
بالأمس
bil-emsi
|
dün
6 Kombi Müfredat
يقولون
yeḳūlūne
GVL|ق و ل
demeğe
7
ويكأن
veykeenne
|
vay demek ki
8
الله
llahe
|
Allah
9 Kombi Müfredat
يبسط
yebsuTu
BSŦ|ب س ط
bollaştırıyor
10 Kombi Müfredat
الرزق
r-rizḳa
RZG|ر ز ق
rızkı
11
لمن
limen
|
kimseye
12 Kombi Müfredat
يشاء
yeşā'u
ŞYE|ش ي ا
dilediği
13
من
min
|
-ndan
14 Kombi Müfredat
عباده
ǐbādihi
ABD̃|ع ب د
kulları-
15 Kombi Müfredat
ويقدر
ve yeḳdiru
GD̃R|ق د ر
ve kısıyor
16
لولا
levlā
|
olmasaydı
17
أن
en
|
18 Kombi Müfredat
من
menne
MNN|م ن ن
lutfetmesi
19
الله
llahu
|
Allah'ın
20
علينا
ǎleynā
|
bize
21 Kombi Müfredat
لخسف
leḣasefe
ḢSF|خ س ف
yere batırırdı
22
بنا
binā
|
bizi de
23
ويكأنه
veykeennehu
|
demekki gerçekten
24
لا
lā
|
25 Kombi Müfredat
يفلح
yufliHu
FLḪ|ف ل ح
iflah olmaz
26 Kombi Müfredat
الكافرون
l-kāfirūne
KFR|ك ف ر
kafirler
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَأَصْبَحَ: ve başladılar | الَّذِينَ: | تَمَنَّوْا: ve isteyenler | مَكَانَهُ: onun yerinde olmayı | بِالْأَمْسِ: dün | يَقُولُونَ: demeğe | وَيْكَأَنَّ: vay demek ki | اللَّهَ: Allah | يَبْسُطُ: bollaştırıyor | الرِّزْقَ: rızkı | لِمَنْ: kimseye | يَشَاءُ: dilediği | مِنْ: -ndan | عِبَادِهِ: kulları- | وَيَقْدِرُ: ve kısıyor | لَوْلَا: olmasaydı | أَنْ: | مَنَّ: lutfetmesi | اللَّهُ: Allah'ın | عَلَيْنَا: bize | لَخَسَفَ: yere batırırdı | بِنَا: bizi de | وَيْكَأَنَّهُ: demekki gerçekten | لَا: | يُفْلِحُ: iflah olmaz | الْكَافِرُونَ: kafirler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وأصبح WÊṦBḪ ve başladılar | الذين ELZ̃YN | تمنوا TMNWE ve isteyenler | مكانه MKENH onun yerinde olmayı | بالأمس BELÊMS dün | يقولون YGWLWN demeğe | ويكأن WYKÊN vay demek ki | الله ELLH Allah | يبسط YBSŦ bollaştırıyor | الرزق ELRZG rızkı | لمن LMN kimseye | يشاء YŞEÙ dilediği | من MN -ndan | عباده ABED̃H kulları- | ويقدر WYGD̃R ve kısıyor | لولا LWLE olmasaydı | أن ÊN | من MN lutfetmesi | الله ELLH Allah'ın | علينا ALYNE bize | لخسف LḢSF yere batırırdı | بنا BNE bizi de | ويكأنه WYKÊNH demekki gerçekten | لا LE | يفلح YFLḪ iflah olmaz | الكافرون ELKEFRWN kafirler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve eSbeHa: ve başladılar | elleƶīne: | temennev: ve isteyenler | mekānehu: onun yerinde olmayı | bil-emsi: dün | yeḳūlūne: demeğe | veykeenne: vay demek ki | llahe: Allah | yebsuTu: bollaştırıyor | r-rizḳa: rızkı | limen: kimseye | yeşā'u: dilediği | min: -ndan | ǐbādihi: kulları- | ve yeḳdiru: ve kısıyor | levlā: olmasaydı | en: | menne: lutfetmesi | llahu: Allah'ın | ǎleynā: bize | leḣasefe: yere batırırdı | binā: bizi de | veykeennehu: demekki gerçekten | lā: | yufliHu: iflah olmaz | l-kāfirūne: kafirler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÊṦBḪ: ve başladılar | ELZ̃YN: | TMNVE: ve isteyenler | MKENH: onun yerinde olmayı | BELÊMS: dün | YGVLVN: demeğe | VYKÊN: vay demek ki | ELLH: Allah | YBSŦ: bollaştırıyor | ELRZG: rızkı | LMN: kimseye | YŞEÙ: dilediği | MN: -ndan | ABED̃H: kulları- | VYGD̃R: ve kısıyor | LVLE: olmasaydı | ÊN: | MN: lutfetmesi | ELLH: Allah'ın | ALYNE: bize | LḢSF: yere batırırdı | BNE: bizi de | VYKÊNH: demekki gerçekten | LE: | YFLḪ: iflah olmaz | ELKEFRVN: kafirler | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Dün, onun yerinde olmayı dileyenler, öylesine sabahladılar ki hey gidi hey diyorlardı, şüphe yok ki Allah, kullarından dilediğinin rızkını bollaştırmada, dilediğini daraltmada, Allah lûtfetmeseydi bize, bizi de yere geçirirdi ve hey gidi hey, şüphe yok ki kâfirler kurtulmazlar, muratlarına ermezler.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler: Demek ki, Allah rızkı, kullarından dilediğine bol veriyor, dilediğine de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay! Demek ki inkârcılar iflâh olmazmış! demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Daha dün onun (Karun'un) yerinde olmak isteyenler, şöyle diyerek sabahladı: "Vay, demek ki Allâh kullarından dilediğinin yaşam gıdasını arttırıyor ve (dilediğine de) kısıyor! Allâh bize lütfedip korumasaydı, elbette bizi de yerin dibine geçirirdi. . . Vay, demek ki hakikat bilgisini inkâr edenler kurtulamazlar!"Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Daha dün onun yerinde olmayı arzulayanlar: 'Demek ki, Allah rızkı, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kullarından bazılarına bollaştırıyor, bazılarına da ölçüyle kısarak veriyor. Şayet Allah bize lütufda bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay, demek ki, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler, nankörler iflâh olmazmış, ebedî nimetlerle mutluluğa eremezmiş.' demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Dün onun yerinde olmayı arzulayanlar da: 'Vay! Demek ki Allah kullarından dilediğine rızkı genişletiyor ve daraltıyor! Eğer Allah bize lütfetmiş olmasaydı muhakkak bizi de batırırdı. Vay! Demek ki inkarcılar gerçekten kurtuluşa eremezler!' demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Dün, onun yerinde olmayı dileyenler, sabahladıklarında: "Vay, demek ki Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletip yaymakta ve kısıp daraltmaktadır. Eğer Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de şüphesiz batırırdı. Vay, demek gerçekten inkâr edenler felah bulamaz" demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Dün onun mal ve saltanatını temenni edenler, şöyle demeğe başladılar: “- Vay, demek ki, Allah dilediği kimsenin rızkını genişletiyor ve daraltıyor. Eğer Allah bize lütuf etmeseydi, bizi de batırmıştı! Vay, demek ki hakikat şu: Kâfirler asla kurtulmıyacak!...”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Daha dun onun yerinde olmayi dileyenler: «Demek Allah kullarindan dilediginin rizkini genisletip bir olcuye gore veriyor. Eger Allah bize lutfetmis olmasaydi, bizi de yerin dibine gecirirdi. Demek ki inkarcilar basariya eremezler» demeye basladilar. *Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Daha dün onun yerinde olmayı temenni edenler sabahlayınca, «vay!» dediler, «demek Allah rızkı kullarından dilediği kimselere genişletiyor, dilediğine daraltıyor. Eğer Allah bize lûtfetmeseydi, elbette bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay! Demek ki inkâra saplananlar (küfrü seçip azgınlık göstererek böbürlenenler) umduklarına kavuşamazlar.»Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, “Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler iflah olmayacak” demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Daha dün onun yerinde olmayı dileyenler: 'Demek Allah kullarından dilediğinin rızkını genişletip bir ölçüye göre veriyor. Eğer Allah bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki inkarcılar başarıya eremezler' demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler: Demek ki, Allah rızkı, kullarından dilediğine bol veriyor, dilediğine de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay! Demek ki inkârcılar iflâh olmazmış! demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Bir önceki gün onun durumuna imrenenler, 'Demek ki ALLAH kullarından dilediğine rızkı bol verir, dilediğine de kısar. ALLAH bize lütfetmeseydi bizi de batırırdı. Demek kafirler başarıya ulaşamazlar,' demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler de: «Demek ki Allah kullarından dilediğine rızkı çok da, az da verir. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki inkârcılar iflah olmazmış» demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Dün onun yerinde olmayı temenni edenler de bu sabah şöyle diyorlardı: «Vay be, demek ki, Allah, nimetini kullarından dilediğine seriyor ve kısıyor. Eğer Allah bize lutufta bulunmasaydı, bizi de batırmıştı. Ay, demek ki, gerçekten kafirler felah bulmayacaklar!»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Dün onun mevkıini temenni edenler de bu sabah şöyle diyorlardı: vayy be, demek ki Allah rızkı kullarından dilediğine seriyor ve kısıyor, eğer Allah bize lûtf etmese idi bizi de batırmıştı, âyy demek ki hakıkat bu: kâfirler felâh bulmıyacakDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Dün onun yerinde olmayı isteyenler; «Demek Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletip bir ölçüye göre veriyor. Allah bize lutfetmemiş olsaydı, bizi de yerin dibine batırırdı. Demek ki, kâfirler kurtulmazlar» demeye başladı.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Dün, onun yerinde olmayı dileyenler, sabahladıklarında: "Vay, demek ki Tanrı kullarından dilediğinin rızkını genişletip / yaymakta veya kısıp / daraltmaktadır. Eğer Tanrı bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de şüphesiz batırırdı. Vay, demek gerçekten kafirler kurtuluşa eremezler" demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ve daha dün onun yerinde olmayı isteyenler, “Demek ki Allah kullarından dilediğine rızkı genişletiyor ve daraltıyor. Şâyet Allah bize armağan vermiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Ve demek ki kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler kendilerini kurtaramıyorlar” diyerek sabahladılar. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Dün onun mevkiini temennî edenler sabahleyin (şöyle) diyorlardı: «Vay, demek ki Allah, kullarından kimi dilerse onun rızkını yayıyor (genişletiyor, yahud) daraltıyor. Allah bize lûtfetmeseydi bizi de muhakkak batırırdı. Vay, demek ki hakıykat şudur: Kâfirler felâh bulmaz»! Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Dün onun yerinde olmayı temennî edenler, (ertesi sabah): 'Vay! Demek şu gerçek ki Allah, kullarından dilediğine rızkı genişletiyor ve (dilediğine de) daraltıyor. Eğer Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, elbette bizi de yere batırırdı. Vay! Demek şu gerçek ki, kâfirler kurtuluşa ermeyecek!' demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler: Vay demek ki Allah; kullarından dilediğinin rızkını genişletip daraltmaktadır. Eğer Allah, bize lutfetmemiş olsaydı; bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay, demek ki kafirler, asla felah bulmazlar, demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve dün onun yerinde olmayı temenni edenler, sabahlayınca "Vay! Öyleyse Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletir ve daraltır (takdir eder). Eğer Allah bizi ni'metlendirmiş olmasaydı, mutlaka bizi de yere geçirirdi. Vay! Demek ki kâfirler, felâha ermez." dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve daha dün onun yerinde olmak isteyenler: "Vah bize!" dediler, "Demek ki, kullarından dilediğine rızkı geniş tutan, dilediğine de ölçülü, idareli veren Allah'mış! Ya Allah bize lütfetmemiş olsaydı, hiç şüphe yok, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vah vah, demek, hakkı inkar edenler iflah olmazmış!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve dünkü gün onun mekanını temenni edenler, ertesi sabah diyorlardı ki: «Vay sana! Şüphe yok ki, Allah kullarından dilediğine rızkı yayıyor ve daraltıyor. Eğer Allah bize lûtfetmese idi elbette bizi de batırmıştı. Ay! Muhakkak ki, kâfir olanlar felâha eremezler.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler: “Vay! Demek ki Allah kullarından dilediğinin rızkını genişletip bir ölçüye göre veriyor. Eğer Allah bize lütfetmemiş olsaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay! Demek ki kâfirler aslâ felâh bulmazlar. ” demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Daha dün, onun yerinde olmayı arzu edenler: -Vay, demek ki, Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletiyor ve dilediğininkini daraltıyormuş. Allah’ın bize nimetleri olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay, demek ki inkarcılar kurtuluşa eremezlermiş, demeye başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Daha dün onun yerinde olmaya can atanlar bu sabah şöyle dediler: "Vah bize! Meğer Allah dilediği kimsenin rızkını bol bol verir, dilediğinin rızkını kısarmış! Şayet Allah bize lütfedip korumasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vah vah! Demek ki gerçekten kâfirler iflah olmazmış!"Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Dün onun yerinde olmayı isteyenler: "Vay, demek Allâh kullarından dilediğine rızkı açar ve kısar. Allâh bize lutfetmiş olmasaydı, bizi de yere batırırdı. Demek gerçekten kâfirler iflâh olmaz!" demeğe başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Dün, onun yerinde olmayı dileyenler, sabahladıklarında: «Vay, demek ki Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletip yaymakta ve kısıp daraltmaktadır. Eğer Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de şüphesiz batırırdı. Vay, demek gerçekten küfre sapanlar felah bulamaz» demeğe başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Akşam vakti onun yerinde olmak isteyenler ise, sabahladıklarında, 'Demek ki,' diyorlardı, 'Allah kullarından dilediğinin rızkını genişletir, dilediğininkini de daraltırmış. Allah bize lütfetmeseydi biz de yerin dibine geçecektik. Demek nankörler iflâh olmuyormuş!'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Akşam onun mevkiine/konumuna imrenenler sabah şöyle diyorlardı: "Vay be! Allah, kullarından dilediğine rızkı açıp yayıyor, dilediğine de ölçüyle veriyor/kısıyor. Allah bize lütufta bulunmasaydı, vallahi bizi de batırmıştı. Demek ki, inkârcılar asla iflah etmiyorlar."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.