Fizilal-il Kuran : Ama ahirete inanmıyorlar doğru yolun uzağına düşüyorlar.
Gültekin Onan : Ancak ahirete inanmayanlar kuşkusuz yoldan sapanlardır.
Hakkı Yılmaz : (73,74) Ve şüphesiz sen, kesinlikle onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun. Âhirete inanmayan şu kimseler ise, bu yoldan kesinlikle sapanlardır.
Hasan Basri Çantay : Âhirete îman etmez olanlar, mutlakaa (doğru) yoldan sapanlardır.
Hayrat Neşriyat : Fakat muhakkak ki âhirete inanmayanlar, doğrusu o yoldan sapanlardır.
İbni Kesir : Ama ahirete inanmayanlar, mutlaka bu yoldan sapmaktadırlar.
İskender Evrenosoğlu : And most surely those who do not believe in the Hereafter (in reaching Allah while they are living and the Day of Resurrection) indeed are deviating from the Way (from The Path directed towards Allah) [they are those who are in Misguidance].
Muhammed Esed : ama, ahirete inanmamakta direnenler ister istemez bu yoldan sapmaktalar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve muhakkak o kimseler ki, ahirete imân etmezler, elbette onlar yoldan sapıtmışlardır.
Ömer Öngüt : Ahirete inanmayanlar ise, ısrarla yoldan sapıyorlar.
Şaban Piriş : Fakat, ahirete inanmayanlar, yoldan sapan kimselerdir.
Suat Yıldırım : Ama şu da gerçek ki âhirete inanmayanlar, yoldan sapıyorlar.
Süleyman Ateş : Ama âhirete inanmayanlar yoldan sapıyorlar.
Tefhim-ul Kuran : Ancak ahirete inanmayanlar, şüphesiz yoldan sapmakta olanlardır.
Ümit Şimşek : Âhirete inanmayanlar ise yoldan sapıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk : Ama âhirete inanmayanlar, o yoldan hep yan çiziyorlar.