23Mü’minûn Suresi
Kuran Sırası: 23
İniş Sırası: 74
Kırık Meal (Transcript) Meali
|ÎLE: ancak hariç
| AL:
| ÊZVECHM: eşleri
| ÊV: yahut
| ME: (cariyeler)
| MLKT: sahip oldukları
| ÊYMENHM: ellerinin
| FÎNHM: elbette onlar
| ĞYR: değildir
| MLVMYN: kınanacak
| (23:6)

| AL:
| ÊZVECHM: eşleri
| ÊV: yahut
| ME: (cariyeler)
| MLKT: sahip oldukları
| ÊYMENHM: ellerinin
| FÎNHM: elbette onlar
| ĞYR: değildir
| MLVMYN: kınanacak
| (23:6)|FMN: o halde kim
| EBTĞ: gitmek isterse
| VREÙ: ötesine
| Z̃LK: bunun
| FÊVLÙK: işte
| HM: onlar
| ELAED̃VN: haddi aşanlardır
| (23:7)

| EBTĞ: gitmek isterse
| VREÙ: ötesine
| Z̃LK: bunun
| FÊVLÙK: işte
| HM: onlar
| ELAED̃VN: haddi aşanlardır
| (23:7)|VELZ̃YN: ve
| HM: onlar
| LÊMENETHM: emanetlerine
| VAHD̃HM: ve ahidlerine
| REAVN: özen gösterirler
| (23:8)

| HM: onlar
| LÊMENETHM: emanetlerine
| VAHD̃HM: ve ahidlerine
| REAVN: özen gösterirler
| (23:8)|VELZ̃YN: ve
| HM: onlar
| AL:
| ṦLVETHM: SaLâT'larını/Desteklerini
| YḪEFƵVN: korumacı/sürdürücü
| (23:9)

| HM: onlar
| AL:
| ṦLVETHM: SaLâT'larını/Desteklerini
| YḪEFƵVN: korumacı/sürdürücü
| (23:9)|ELZ̃YN: onlar ki
| YRS̃VN: varis olacaklar
| ELFRD̃VS: Firdevs'e
| HM: onlar
| FYHE: orada
| ḢELD̃VN: ebedi kalacaklardır
| (23:11)

| YRS̃VN: varis olacaklar
| ELFRD̃VS: Firdevs'e
| HM: onlar
| FYHE: orada
| ḢELD̃VN: ebedi kalacaklardır
| (23:11)|VLGD̃: ve andolsun
| ḢLGNE: biz yarattık
| ELÎNSEN: insanı
| MN: -nden
| SLELT: süzmesi-
| MN: -un
| ŦYN: çamur-
| (23:12)

| ḢLGNE: biz yarattık
| ELÎNSEN: insanı
| MN: -nden
| SLELT: süzmesi-
| MN: -un
| ŦYN: çamur-
| (23:12)|S̃M: sonra
| CALNEH: onu koyduk
| NŦFT: bir nutfe (sperm) olarak
| FY:
| GRER: bir karar yerine
| MKYN: sağlam
| (23:13)

| CALNEH: onu koyduk
| NŦFT: bir nutfe (sperm) olarak
| FY:
| GRER: bir karar yerine
| MKYN: sağlam
| (23:13)|S̃M: sonra
| ḢLGNE: çevirdik
| ELNŦFT: nutfeyi
| ALGT: alaka(embriyo)ya
| FḢLGNE: sonra çevirdik
| ELALGT: alaka(embriyo)yı
| MŽĞT: bir çiğnemlik ete
| FḢLGNE: sonre çevirdik
| ELMŽĞT: bir çiğnemlik eti
| AƵEME: kemiklere
| FKSVNE: sonre giydirdik
| ELAƵEM: kemiklere
| LḪME: et
| S̃M: sonra
| ÊNŞÊNEH: onu yaptık
| ḢLGE: bir yaratık
| ËḢR: bambaşka
| FTBERK: ne yücedir
| ELLH: Allah
| ÊḪSN: en güzeli
| ELḢELGYN: yaratanların
| (23:14)

| ḢLGNE: çevirdik
| ELNŦFT: nutfeyi
| ALGT: alaka(embriyo)ya
| FḢLGNE: sonra çevirdik
| ELALGT: alaka(embriyo)yı
| MŽĞT: bir çiğnemlik ete
| FḢLGNE: sonre çevirdik
| ELMŽĞT: bir çiğnemlik eti
| AƵEME: kemiklere
| FKSVNE: sonre giydirdik
| ELAƵEM: kemiklere
| LḪME: et
| S̃M: sonra
| ÊNŞÊNEH: onu yaptık
| ḢLGE: bir yaratık
| ËḢR: bambaşka
| FTBERK: ne yücedir
| ELLH: Allah
| ÊḪSN: en güzeli
| ELḢELGYN: yaratanların
| (23:14)|S̃M: sonra
| ÎNKM: muhakkak siz
| YVM: günü
| ELGYEMT: kıyamet
| TBAS̃VN: diriltileceksiniz
| (23:16)

| ÎNKM: muhakkak siz
| YVM: günü
| ELGYEMT: kıyamet
| TBAS̃VN: diriltileceksiniz
| (23:16)|VLGD̃: ve andolsun
| ḢLGNE: yarattık
| FVGKM: üstünüzde
| SBA: yedi
| ŦREÙG: tabaka (gök)
| VME: ve
| KNE: biz değiliz
| AN: -tan
| ELḢLG: yaratmak-
| ĞEFLYN: gafil
| (23:17)

| ḢLGNE: yarattık
| FVGKM: üstünüzde
| SBA: yedi
| ŦREÙG: tabaka (gök)
| VME: ve
| KNE: biz değiliz
| AN: -tan
| ELḢLG: yaratmak-
| ĞEFLYN: gafil
| (23:17)|VÊNZLNE: ve indirdik
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| MEÙ: su
| BGD̃R: belli ölçüde
| FÊSKNEH: ve onu durdurduk
| FY:
| ELÊRŽ: yerde
| VÎNE: elbette biz
| AL:
| Z̃HEB: gidermeğe de
| BH: onu
| LGED̃RVN: kadiriz
| (23:18)

| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| MEÙ: su
| BGD̃R: belli ölçüde
| FÊSKNEH: ve onu durdurduk
| FY:
| ELÊRŽ: yerde
| VÎNE: elbette biz
| AL:
| Z̃HEB: gidermeğe de
| BH: onu
| LGED̃RVN: kadiriz
| (23:18)|FÊNŞÊNE: sonra yetiştirdik
| LKM: size
| BH: onunla (suyla)
| CNET: bahçeleri
| MN:
| NḢYL: hurma
| VÊANEB: ve üzüm
| LKM: sizin için
| FYHE: içlerinde bulunan
| FVEKH: meyvalar
| KS̃YRT: birçok
| VMNHE: ve onlardan
| TÊKLVN: yiyorsunuz
| (23:19)

| LKM: size
| BH: onunla (suyla)
| CNET: bahçeleri
| MN:
| NḢYL: hurma
| VÊANEB: ve üzüm
| LKM: sizin için
| FYHE: içlerinde bulunan
| FVEKH: meyvalar
| KS̃YRT: birçok
| VMNHE: ve onlardan
| TÊKLVN: yiyorsunuz
| (23:19)|VŞCRT: ve bir ağaç
| TḢRC: çıkan
| MN: -dan
| ŦVR: Tur-i
| SYNEÙ: Sinâ-
| TNBT: biten
| BELD̃HN: yağlı olarak
| VṦBĞ: (ekmeklerini) batıracakları
| LL ËKLYN: yiyenlerin
| (23:20)

| TḢRC: çıkan
| MN: -dan
| ŦVR: Tur-i
| SYNEÙ: Sinâ-
| TNBT: biten
| BELD̃HN: yağlı olarak
| VṦBĞ: (ekmeklerini) batıracakları
| LL ËKLYN: yiyenlerin
| (23:20)|VÎN: ve şüphesiz
| LKM: sizin için vardır
| FY:
| ELÊNAEM: hayvanlarda
| LABRT: ibret
| NSGYKM: size içiriyoruz
| MME: -ndekinden
| FY: içi-
| BŦVNHE: karınlarının
| VLKM: ve sizin için
| FYHE: onlarda vardır
| MNEFA: faydalar
| KS̃YRT: daha birçok
| VMNHE: ve onlardan
| TÊKLVN: yersiniz
| (23:21)

| LKM: sizin için vardır
| FY:
| ELÊNAEM: hayvanlarda
| LABRT: ibret
| NSGYKM: size içiriyoruz
| MME: -ndekinden
| FY: içi-
| BŦVNHE: karınlarının
| VLKM: ve sizin için
| FYHE: onlarda vardır
| MNEFA: faydalar
| KS̃YRT: daha birçok
| VMNHE: ve onlardan
| TÊKLVN: yersiniz
| (23:21)|VLGD̃: ve andolsun
| ÊRSLNE: biz gönderdik
| NVḪE: Nuh'u
| ÎL: -ne
| GVMH: kavmi-
| FGEL: dedi
| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| ME: yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| ÎLH: ilah
| ĞYRH: O'ndan başka
| ÊFLE:
| TTGVN: korunmaz mısınız?
| (23:23)

| ÊRSLNE: biz gönderdik
| NVḪE: Nuh'u
| ÎL: -ne
| GVMH: kavmi-
| FGEL: dedi
| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| ME: yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| ÎLH: ilah
| ĞYRH: O'ndan başka
| ÊFLE:
| TTGVN: korunmaz mısınız?
| (23:23)|FGEL: (şöyle) dedi
| ELMLÊ: ileri gelenler
| ELZ̃YN: kimselerden
| KFRVE: inkar eden
| MN: -nden
| GVMH: kavmi-
| ME: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| BŞR: bir insandan
| MS̃LKM: sizin gibi
| YRYD̃: istiyor
| ÊN:
| YTFŽL: üstün gelmek
| ALYKM: size
| VLV: ve eğer
| ŞEÙ: dileseydi
| ELLH: Allah
| LÊNZL: elbette indirirdi
| MLEÙKT: melekleri
| ME: yoktur
| SMANE: işitiğimiz
| BHZ̃E: böyle bir şey
| FY:
| ËBEÙNE: babalarımızdan
| ELÊVLYN: geçmişteki
| (23:24)

| ELMLÊ: ileri gelenler
| ELZ̃YN: kimselerden
| KFRVE: inkar eden
| MN: -nden
| GVMH: kavmi-
| ME: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| BŞR: bir insandan
| MS̃LKM: sizin gibi
| YRYD̃: istiyor
| ÊN:
| YTFŽL: üstün gelmek
| ALYKM: size
| VLV: ve eğer
| ŞEÙ: dileseydi
| ELLH: Allah
| LÊNZL: elbette indirirdi
| MLEÙKT: melekleri
| ME: yoktur
| SMANE: işitiğimiz
| BHZ̃E: böyle bir şey
| FY:
| ËBEÙNE: babalarımızdan
| ELÊVLYN: geçmişteki
| (23:24)|ÎN: değildir
| HV: O
| ÎLE: başka bir şey
| RCL: bir adam(dan)
| BH: kendisinde
| CNT: delilik bulunan
| FTRBṦVE: hele gözetleyin
| BH: onu
| ḪT: kadar
| ḪYN: bir süreye
| (23:25)

| HV: O
| ÎLE: başka bir şey
| RCL: bir adam(dan)
| BH: kendisinde
| CNT: delilik bulunan
| FTRBṦVE: hele gözetleyin
| BH: onu
| ḪT: kadar
| ḪYN: bir süreye
| (23:25)|GEL: (Nuh) dedi ki
| RB: Rabbim
| ENṦRNY: bana yardım et
| BME: karşısında
| KZ̃BVN: yalanlamaları
| (23:26)

| RB: Rabbim
| ENṦRNY: bana yardım et
| BME: karşısında
| KZ̃BVN: yalanlamaları
| (23:26)|FÊVḪYNE: biz de vahyettik
| ÎLYH: ona
| ÊN: ki
| EṦNA: yap
| ELFLK: gemiyi
| BÊAYNNE: gözlerimizin önünde
| VVḪYNE: ve vahyimizle
| FÎZ̃E: ne zaman ki
| CEÙ: gelince
| ÊMRNE: bizim buyruğumuz
| VFER: ve kaynayınca
| ELTNVR: tandır
| FESLK: sok (bindir)
| FYHE: ona
| MN: -ten
| KL: her (cins)-
| ZVCYN: çift
| ES̃NYN: iki
| VÊHLK: ve aileni
| ÎLE: hariç
| MN: kimseler
| SBG: geçmiş
| ALYH: alehylerine
| ELGVL: söz
| MNHM: onlar içinde
| VLE: ve
| TḢEŦBNY: bana yalvarma
| FY: hakkında
| ELZ̃YN: kimseler
| ƵLMVE: zulmeden(ler)
| ÎNHM: onlar mutlaka
| MĞRGVN: boğulacaklardır
| (23:27)

| ÎLYH: ona
| ÊN: ki
| EṦNA: yap
| ELFLK: gemiyi
| BÊAYNNE: gözlerimizin önünde
| VVḪYNE: ve vahyimizle
| FÎZ̃E: ne zaman ki
| CEÙ: gelince
| ÊMRNE: bizim buyruğumuz
| VFER: ve kaynayınca
| ELTNVR: tandır
| FESLK: sok (bindir)
| FYHE: ona
| MN: -ten
| KL: her (cins)-
| ZVCYN: çift
| ES̃NYN: iki
| VÊHLK: ve aileni
| ÎLE: hariç
| MN: kimseler
| SBG: geçmiş
| ALYH: alehylerine
| ELGVL: söz
| MNHM: onlar içinde
| VLE: ve
| TḢEŦBNY: bana yalvarma
| FY: hakkında
| ELZ̃YN: kimseler
| ƵLMVE: zulmeden(ler)
| ÎNHM: onlar mutlaka
| MĞRGVN: boğulacaklardır
| (23:27)|FÎZ̃E: zaman
| ESTVYT: yerleştiğiniz
| ÊNT: sen
| VMN: ve kimseler
| MAK: yanındaki
| AL: üzerine
| ELFLK: gemi
| FGL: de ki
| ELḪMD̃: hamdolsun
| LLH: Allah'a
| ELZ̃Y:
| NCENE: bizi kurtaran
| MN: -den
| ELGVM: kavim-
| ELƵELMYN: zalim
| (23:28)

| ESTVYT: yerleştiğiniz
| ÊNT: sen
| VMN: ve kimseler
| MAK: yanındaki
| AL: üzerine
| ELFLK: gemi
| FGL: de ki
| ELḪMD̃: hamdolsun
| LLH: Allah'a
| ELZ̃Y:
| NCENE: bizi kurtaran
| MN: -den
| ELGVM: kavim-
| ELƵELMYN: zalim
| (23:28)|VGL: ve de ki
| RB: Rabbim
| ÊNZLNY: beni indir
| MNZLE: bir inişle
| MBERKE: mübarek
| VÊNT: ve sen
| ḢYR: en hayırlısısın
| ELMNZLYN: konuklayanların
| (23:29)

| RB: Rabbim
| ÊNZLNY: beni indir
| MNZLE: bir inişle
| MBERKE: mübarek
| VÊNT: ve sen
| ḢYR: en hayırlısısın
| ELMNZLYN: konuklayanların
| (23:29)|ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: nice ibretler
| VÎN: gerçi
| KNE: biz
| LMBTLYN: (onları) sınıyorduk
| (23:30)

| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: nice ibretler
| VÎN: gerçi
| KNE: biz
| LMBTLYN: (onları) sınıyorduk
| (23:30)|S̃M: sonra
| ÊNŞÊNE: yetiştirdik
| MN: -ndan
| BAD̃HM: onların ardı-
| GRNE: bir nesil
| ËḢRYN: başka
| (23:31)

| ÊNŞÊNE: yetiştirdik
| MN: -ndan
| BAD̃HM: onların ardı-
| GRNE: bir nesil
| ËḢRYN: başka
| (23:31)|FÊRSLNE: ve gönderdik
| FYHM: kendi içlerinden
| RSVLE: bir elçi
| MNHM: onlara
| ÊN: diye
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| ME: yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| ÎLH: ilah
| ĞYRH: O'ndan başka
| ÊFLE:
| TTGVN: korunmaz mısınız?
| (23:32)

| FYHM: kendi içlerinden
| RSVLE: bir elçi
| MNHM: onlara
| ÊN: diye
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| ME: yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| ÎLH: ilah
| ĞYRH: O'ndan başka
| ÊFLE:
| TTGVN: korunmaz mısınız?
| (23:32)|VGEL: ve dedi ki
| ELMLÊ: ileri gelenler
| MN: -nden
| GVMH: kavmi-
| ELZ̃YN:
| KFRVE: inkar edenler
| VKZ̃BVE: ve yalanlayanlar
| BLGEÙ: buluşmasını
| EL ËḢRT: ahiret
| VÊTRFNEHM: ve kendilerine refah verdiklerimiz
| FY:
| ELḪYET: hayatında
| ELD̃NYE: dünya
| ME: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| BŞR: bir insandan
| MS̃LKM: sizin gibi
| YÊKL: yiyor
| MME: -den
| TÊKLVN: sizin yediğiniz-
| MNH: ondan
| VYŞRB: ve içiyor
| MME: -den
| TŞRBVN: sizin içtiğiniz-
| (23:33)

| ELMLÊ: ileri gelenler
| MN: -nden
| GVMH: kavmi-
| ELZ̃YN:
| KFRVE: inkar edenler
| VKZ̃BVE: ve yalanlayanlar
| BLGEÙ: buluşmasını
| EL ËḢRT: ahiret
| VÊTRFNEHM: ve kendilerine refah verdiklerimiz
| FY:
| ELḪYET: hayatında
| ELD̃NYE: dünya
| ME: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| BŞR: bir insandan
| MS̃LKM: sizin gibi
| YÊKL: yiyor
| MME: -den
| TÊKLVN: sizin yediğiniz-
| MNH: ondan
| VYŞRB: ve içiyor
| MME: -den
| TŞRBVN: sizin içtiğiniz-
| (23:33)|VLÙN: ve eğer
| ÊŦATM: ita'at ederseniz
| BŞRE: bir insana
| MS̃LKM: sizin gibi
| ÎNKM: gerçekten siz
| ÎZ̃E: o takdirde
| LḢESRVN: mutlaka ziyana uğrayanlarsınız
| (23:34)

| ÊŦATM: ita'at ederseniz
| BŞRE: bir insana
| MS̃LKM: sizin gibi
| ÎNKM: gerçekten siz
| ÎZ̃E: o takdirde
| LḢESRVN: mutlaka ziyana uğrayanlarsınız
| (23:34)|ÊYAD̃KM: O size va'dediyor mu?
| ÊNKM: siz
| ÎZ̃E: zaman
| MTM: öldüğünüz
| VKNTM: ve olduğunuz
| TREBE: toprak
| VAƵEME: ve kemik
| ÊNKM: sizin
| MḢRCVN: (yeniden hayata) çıkarılacağınızı
| (23:35)

| ÊNKM: siz
| ÎZ̃E: zaman
| MTM: öldüğünüz
| VKNTM: ve olduğunuz
| TREBE: toprak
| VAƵEME: ve kemik
| ÊNKM: sizin
| MḢRCVN: (yeniden hayata) çıkarılacağınızı
| (23:35)|HYHET: heyhat (ne kadar uzak)
| HYHET: heyhat (ne kadar uzak)
| LME: şey
| TVAD̃VN: size va'dedilen
| (23:36)

| HYHET: heyhat (ne kadar uzak)
| LME: şey
| TVAD̃VN: size va'dedilen
| (23:36)|ÎN: değildir
| HY: bu
| ÎLE: başka bir şey
| ḪYETNE: hayatımız(dan)
| ELD̃NYE: dünya
| NMVT: ölürüz
| VNḪYE: ve yaşarız
| VME: ve değiliz
| NḪN: biz
| BMBAVS̃YN: tekrar diriltilecek
| (23:37)

| HY: bu
| ÎLE: başka bir şey
| ḪYETNE: hayatımız(dan)
| ELD̃NYE: dünya
| NMVT: ölürüz
| VNḪYE: ve yaşarız
| VME: ve değiliz
| NḪN: biz
| BMBAVS̃YN: tekrar diriltilecek
| (23:37)|ÎN: değildir
| HV: O
| ÎLE: başka bir şey
| RCL: bir adam(dan)
| EFTR: uyduran
| AL: hakkında
| ELLH: Allah
| KZ̃BE: yalan
| VME: ve değiliz
| NḪN: biz
| LH: ona
| BMÙMNYN: inanıcı(insan)lar
| (23:38)

| HV: O
| ÎLE: başka bir şey
| RCL: bir adam(dan)
| EFTR: uyduran
| AL: hakkında
| ELLH: Allah
| KZ̃BE: yalan
| VME: ve değiliz
| NḪN: biz
| LH: ona
| BMÙMNYN: inanıcı(insan)lar
| (23:38)|GEL: dedi
| RB: Rabbim
| ENṦRNY: bana yardım et
| BME: karşısında
| KZ̃BVN: beni yalanlamaları
| (23:39)

| RB: Rabbim
| ENṦRNY: bana yardım et
| BME: karşısında
| KZ̃BVN: beni yalanlamaları
| (23:39)|FÊḢZ̃THM: derken onları yakaladı
| ELṦYḪT: o korkunç ses
| BELḪG: gerçekten
| FCALNEHM: ve onları getirdik
| ĞS̃EÙ: sel süprüntüsü haline
| FBAD̃E: uzak olsun
| LLGVM: kavim
| ELƵELMYN: o zalim
| (23:41)

| ELṦYḪT: o korkunç ses
| BELḪG: gerçekten
| FCALNEHM: ve onları getirdik
| ĞS̃EÙ: sel süprüntüsü haline
| FBAD̃E: uzak olsun
| LLGVM: kavim
| ELƵELMYN: o zalim
| (23:41)|S̃M: sonra
| ÊNŞÊNE: yetiştirdik
| MN:
| BAD̃HM: onların ardından
| GRVNE: nesiller
| ËḢRYN: başka
| (23:42)

| ÊNŞÊNE: yetiştirdik
| MN:
| BAD̃HM: onların ardından
| GRVNE: nesiller
| ËḢRYN: başka
| (23:42)|ME:
| TSBG: ileri geçemez
| MN: hiçbir
| ÊMT: ümmet
| ÊCLHE: süresinden
| VME: ve
| YSTÊḢRVN: geri kalamaz
| (23:43)

| TSBG: ileri geçemez
| MN: hiçbir
| ÊMT: ümmet
| ÊCLHE: süresinden
| VME: ve
| YSTÊḢRVN: geri kalamaz
| (23:43)|S̃M: sonra
| ÊRSLNE: gönderdik
| RSLNE: elçilerimizi
| TTR: ardı ardına
| KL: ne zaman
| ME:
| CEÙ: geldiyse
| ÊMT: bir ümmete
| RSVLHE: elçileri
| KZ̃BVH: onlar onu yalanladılar
| FÊTBANE: biz de onları devirdik
| BAŽHM: birbiri ardınca
| BAŽE: birbiri ardınca
| VCALNEHM: ve hepsini yaptık
| ÊḪED̃YS̃: birer ibret hikayesi
| FBAD̃E: uzak olsun
| LGVM: toplum
| LE:
| YÙMNVN: inanmayan
| (23:44)

| ÊRSLNE: gönderdik
| RSLNE: elçilerimizi
| TTR: ardı ardına
| KL: ne zaman
| ME:
| CEÙ: geldiyse
| ÊMT: bir ümmete
| RSVLHE: elçileri
| KZ̃BVH: onlar onu yalanladılar
| FÊTBANE: biz de onları devirdik
| BAŽHM: birbiri ardınca
| BAŽE: birbiri ardınca
| VCALNEHM: ve hepsini yaptık
| ÊḪED̃YS̃: birer ibret hikayesi
| FBAD̃E: uzak olsun
| LGVM: toplum
| LE:
| YÙMNVN: inanmayan
| (23:44)|S̃M: sonra
| ÊRSLNE: gönderdik
| MVS: Musa'yı
| VÊḢEH: ve kardeşi
| HERVN: Harun'u
| B ËYETNE: ayetlerimizle
| VSLŦEN: ve bir delille
| MBYN: apaçık
| (23:45)

| ÊRSLNE: gönderdik
| MVS: Musa'yı
| VÊḢEH: ve kardeşi
| HERVN: Harun'u
| B ËYETNE: ayetlerimizle
| VSLŦEN: ve bir delille
| MBYN: apaçık
| (23:45)|ÎL:
| FRAVN: Fir'avn'e
| VMLÙH: ve ileri gelen adamlarına
| FESTKBRVE: onlar büyüklük tasladılar
| VKENVE: ve oldular
| GVME: bir topluluk
| AELYN: böbürlenen
| (23:46)

| FRAVN: Fir'avn'e
| VMLÙH: ve ileri gelen adamlarına
| FESTKBRVE: onlar büyüklük tasladılar
| VKENVE: ve oldular
| GVME: bir topluluk
| AELYN: böbürlenen
| (23:46)|FGELVE: dediler
| ÊNÙMN: inanacak mıyız?
| LBŞRYN: şu iki insana
| MS̃LNE: bizim gibi
| VGVMHME: iki adamın kavmi
| LNE: bize
| AEBD̃VN: kölelik ederken
| (23:47)

| ÊNÙMN: inanacak mıyız?
| LBŞRYN: şu iki insana
| MS̃LNE: bizim gibi
| VGVMHME: iki adamın kavmi
| LNE: bize
| AEBD̃VN: kölelik ederken
| (23:47)|FKZ̃BVHME: onları yalanladılar
| FKENVE: ve oldular
| MN: -den
| ELMHLKYN: helak edilenler-
| (23:48)

| FKENVE: ve oldular
| MN: -den
| ELMHLKYN: helak edilenler-
| (23:48)|VLGD̃: ve andolsun
| ËTYNE: biz verdik
| MVS: Musa'ya
| ELKTEB: Kitabı (Tevrat'ı)
| LALHM: belki onlar
| YHTD̃VN: doğru yolu bulurlar diye
| (23:49)

| ËTYNE: biz verdik
| MVS: Musa'ya
| ELKTEB: Kitabı (Tevrat'ı)
| LALHM: belki onlar
| YHTD̃VN: doğru yolu bulurlar diye
| (23:49)|VCALNE: ve kıldık
| EBN: oğlunu
| MRYM: Meryem
| VÊMH: ve annesini
| ËYT: bir mu'cize
| V ËVYNEHME: ve onları yerleştirdik
| ÎL:
| RBVT: bir tepeye
| Z̃ET:
| GRER: oturmaya uygun
| VMAYN: ve suyu bulunan
| (23:50)

| EBN: oğlunu
| MRYM: Meryem
| VÊMH: ve annesini
| ËYT: bir mu'cize
| V ËVYNEHME: ve onları yerleştirdik
| ÎL:
| RBVT: bir tepeye
| Z̃ET:
| GRER: oturmaya uygun
| VMAYN: ve suyu bulunan
| (23:50)