Onlar Firdevs cennetine vâris olacaklar, orada ebedî kalacaklardır.(23:11)
Andolsun ki biz insanı süzme çamurdan yarattık.(23:12)
Sonra onu sağlam bir karargâh olan rahimde nutfe hâline getirdik.(23:13)
Sonra o nutfeyi alekaya (kan pıhtısına) çevirdik. Derken alekayı da mudğa (bir çiğnemlik et) yaptık. O mudğayı da kemikler hâline çevirdik. O kemiklere et giydirdik. Daha sonra onu bambaşka bir yaratılışla inşâ etttik. Şekil verenlerin en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!(23:14)
Sonra siz bunun arkasından hiç şüphesiz ki öleceksiniz.(23:15)
Sonra da siz kıyamet günü muhakkak diriltileceksiniz.(23:16)
Andolsun ki biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.(23:17)
Biz gökten, belli ölçü ve miktarda su indirdik ve onu yerin içine yerleştirdik. Şüphe yok ki bizim onu gidermeye de gücümüz yeter.(23:18)
Onunla size içlerinde sizin için birçok meyveler bulunan hurma ve üzüm bahçeleri yetiştirdik. Siz onlardan yersiniz.(23:19)
Size bir de Tur-i sînâ'dan çıkan bir ağacı var ettik. Bu ağaç hem yağ, hem de yiyenlere katık (zeytin) verir.(23:20)
Sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Onların karınlarındaki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha pek çok faydalar vardır. Ayrıca etlerinden de yersiniz.(23:21)
Hem onların üstünde hem de gemilerin üstünde taşınırsınız.(23:22)
Andolsun ki biz, Nuh'u kavmine gönderdik. Onlara: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Hâlâ O'ndan korkmayacak mısınız?” dedi.(23:23)
Bunun üzerine, kavminin içinden ileri gelen kâfirleri dediler ki: “Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Size üstün gelmek istiyor. Eğer Allah dilemiş olsaydı, melekler indirirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık. ”(23:24)
“Bu, kendisinde delilik bulunan bir adamdır. Bir süreye kadar onu gözetleyin. ”(23:25)
Nuh: “Ey Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et!” dedi.(23:26)
Biz de ona şöyle vahyettik: “Bizim nezaretimiz altında ve vahyimiz uyarınca gemi yap! Bizim emrimiz gelip de fırın kaynamaya başlayınca, her cinsten birer çifti ve aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışında kalan âileni alıp gemiye bindir. O zulmedenler hakkında bana hiç yalvarma. Zira onlar mutlaka boğulacaklardır. ”(23:27)
“Sen ve beraberindekiler, birlikte gemiye yerleştiğiniz zaman de ki: 'Bizi o zâlim kavimden kurtaran Allah'a hamdolsun. ”(23:28)
“Ve de ki: Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere indir. Sen indirenlerin en hayırlısısın. ”(23:29)
Şüphesiz ki bunda âyetler (ibretler) vardır. Çünkü biz, insanları imtihan etmekteyiz.(23:30)
Sonra onların ardından başka bir nesil getirdik.(23:31)
Onlara da kendi aralarından: “Allah'a kulluk edin, çünkü sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur, hâlâ Allah'tan korkmaz mısınız?” diyen bir peygamber gönderdik.(23:32)
Onun kavminden, kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz halde küfrederek ahirete kavuşmayı yalanlayan ileri gelenler dediler ki: “Bu da ancak sizin gibi bir insandır, sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor. ”(23:33)
“Eğer kendiniz gibi bir insana boyun eğecek olursanız, ziyana uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur. ”(23:34)
“O size öldüğünüz, toprak ve kemik hâline geldiğiniz zaman tekrar hayata çıkarılacağınızı mı vâdediyor?”(23:35)
“Heyhat! Vâdolunduğunuz şey ne kadar uzak, hem de ne kadar uzak!”(23:36)
“Hayat ancak bu dünyadakidir. Ölürüz, yaşarız. Amma öldükten sonra tekrar diriltilecek değiliz. ”(23:37)
“Bu adam sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir. Biz ona inanmayız. ”(23:38)
Dedi ki: “Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et. ”(23:39)
Allah: “Az bir süre sonra şüphen olmasın ki pişman olacaklar. ” buyurdu.(23:40)
Nitekim onları vukuu kaçınılmaz olan korkunç bir ses yakalayıverdi. Biz onları bir süprüntü yığını hâline getirdik. Uzak olsun zâlim kavim!(23:41)
Sonra onların ardından nice nesiller ortaya çıkardık.(23:42)
Hiçbir millet ne süresinden ileri geçebilir, ne de geri kalabilir.(23:43)
Sonra biz birbiri ardı sıra peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete peygamberi geldikçe onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından yok ettik ve hepsini efsane yaptık. Uzak olsun iman etmeyen kavim!(23:44)
Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u âyetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.(23:45)
(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u, Firavun ve erkanına mucizelerimiz ve apaçık delille gönderdik. Büyüklük tasladılar. Zaten mağrur bir topluluktular.(23:46)
Dediler ki: “Biz, bizler gibi olan iki insana mı iman edeceğiz? Halbuki kavimleri (İsrâiloğulları) bize kölelik edip durmaktadır.(23:47)
Böylece onları yalanladılar ve helâk edilenlerden oldular.(23:48)
Andolsun ki biz Musa'ya, belki hidayet bulurlar diye kitap verdik.(23:49)
Meryem oğlunu ve annesini bir âyet (mucize) kıldık. Her ikisini de yerleşmeye elverişli, suyu bulunan, yüksek bir yere yerleştirdik.(23:50)