Sonra onu sağlam bir bekleme yerinde bir damlacık haline getirdik.(23:13)
Sonra, o damlacığı, embriyo olarak biçimlendirdik, sonra embriyoyu dölüt olarak biçimlendirdik, sonra dölütü kemik olarak biçimlendirdik, sonra kemiğe et giydirdik ve sonra onu yeni bir yaratık haline soktuk. Biçim verenlerin en güzeli ALLAH çok yücedir.(23:14)
Sonra siz, kıyamet (ayağa kalkış) günü diriltileceksiniz.(23:16)
Üstünüzde yedi yol yarattık ve biz asla yaratıklardan habersiz olmadık.(23:17)
Gökten belli bir oranda su indirdik ve onu toprakta depoladık. Kuşkusuz onu gidermeye de gücümüz yeter.(23:18)
Onunla, sizin için bir çok meyvelar içeren hurma ve üzüm bahçeleri yaptık; onlardan yiyip duruyorsunuz.(23:19)
Sina Dağı civarında yetişen ve yiyenler için yağ ve lezzet üreten bir ağaç...(23:20)
Çiftlik hayvanlarında sizin için bir ders vardır. Karınlarındaki maddeden sizi içiriyoruz, onlarda sizin için bir çok yararlar mevcuttur; hatta onlardan yiyorsunuz.(23:21)
Onların üzerinde ve gemiler üzerinde taşınıyorsunuz.(23:22)
Nuh'u halkına göndermiştik de, 'Halkım, ALLAH'a kulluk ediniz. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Saygı duyup erdemli davranmaz mısınız,' demişti.(23:23)
Halkının ileri gelen inkarcıları, 'Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Üzerinize egemen olmak istiyor. ALLAH dileseydi bir melek indirirdi. İlk atalarımızdan böyle bir şey işitmedik.(23:24)
O, sadece deli bir adamdır. Hele bir süreye kadar onu gözleyin.(23:25)
Dedi ki, 'Rabbim, beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et.(23:26)
Bunun üzerine kendisine şöyle vahyettik: 'Gözümüzün önünde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap. Emrimiz gelince, kaynaklar kaynayıp taşınca her çeşit (evcil hayvanı) ve aleyhlerine hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni al. Zalimler adına benimle konuşma; onlar boğulacaklardır.'(23:27)
'Sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğinizde, 'Bizi o zalim halktan kurtaran ALLAH'a övgüler olsun,' de.'(23:28)
'Ve, 'Rabbim, beni kutlu bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin,' de.'(23:29)
Bunda işaretler ve dersler vardır. Biz elbette sizleri denemekteyiz.(23:30)
Sonra, onların ardından, başka bir soy yetiştirdik.(23:31)
Onlara, aralarından bir elçi gönderdik: 'ALLAH'a kulluk ediniz, sizin ondan başka bir tanrınız yoktur. Saygı gösterip erdemli davranmıyacak mısınız?'(23:32)
Dünya hayatında kendilerine alabildiğine nimetler bağışlamamıza rağmen, ahiret karşılaşmasını yalanlayıp inkar eden, halkının ileri gelenleri şöyle dediler: 'Bu, yalnızca sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.'(23:33)
'Sizin gibi bir insana uyarsanız, siz o zaman gerçekten kaybedersiniz.'(23:34)
'Siz öldükten, toprak ve kemik haline dönüştükten sonra, sizin geri çıkacağınızı mı söz veriyor?'(23:35)
'Size söz verilen bu şey imkansızdır, imkansız!'(23:36)
'Yaşantımız sadece bu dünyadadır. Yaşarız, ölürüz. Asla dirilecek değiliz.'(23:37)
'O, ALLAH'a yalan yakıştıran bir adamdan başkası değildir. Biz ona inanacak değiliz.'(23:38)
Dedi ki, 'Rabbim, yalanlamalarına karşılık bana yardım et.'(23:39)
Dedi ki, 'Az sonra onlar pişman olacaklardır.'(23:40)
Korkunç felaket onları eşitçe yakaladı ve böylece onları süprüntü yığınına çevirdik. O zalim halk yok olmayı hakketmişti.(23:41)
Sonra, onların da ardından başka soylar yetiştirdik.(23:42)
Hiç bir toplum kendisi için belirlenmiş süreyi çabuklaştıramaz, geciktiremez.(23:43)
Sonra biz, elçilerimizi ardı ardına gönderdik. Her ne zaman bir elçi toplumuna gittiyse onu yalanladılar. Biz de onları bir biri peşinden sürüp tarihe gömdük. İnanmayan bir topluluk yok olmayı hakketmiştir.(23:44)
Sonra biz, Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.(23:45)
Firavun ve ileri gelen takımına... Ancak onlar büyüklendiler. Onlar küstah bir topluluk olmuştu.(23:46)
'O ikisinin halkı bize kölelik ederken şimdi biz tutup bizim gibi iki insana mı inanalım,' dediler.(23:47)
İkisini yalanladılar ve sonuç olarak yok edilenlerden oldular.(23:48)
Doğruyu bulurlar diye Musa'ya Kitabı vermiştik.(23:49)
Meryem oğlunu ve annesini bir işaret kıldık, ve onları yerleşmeye elverişli ve pınarı olan bir tepede barındırdık.(23:50)