Elmalılı (sadeleştirilmiş) 🔊 Meali
Gerçekten kurtuluşa erdi mü'minler.(23:1)

Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.(23:2)

Onlar ki, faydasız işe, boş lafa bakmazlar.(23:3)

Onlar ki, zekat vermek için çalışırlar.(23:4)

Onlar ki, ırzlarını korurlar.(23:5)

Ancak, eşleri ve sahibi bulundukları cariyelerine karşı durumları başka; çünkü bunlarla ilişkileri yüzünden kınanmazlar.(23:6)

Kim de bunun ötesini ararsa, işte onlar sınırı aşanlardır.(23:7)

Ve onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.(23:8)

Onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.(23:9)

Firdevs'e varis olacaklar; orada sonsuza dek kalacaklar onlar.(23:11)

Andolsun ki, Biz insanı süzülmüş bir çamurdan yarattık.(23:12)

Sonra onu, oturaklı bir karargahta bir nutfe (tohum) yaptık.(23:13)

Sonra o damlayı bir pıhtıya dönüştürdük, bu pıhtıyı bir et parçacığına dönüştürdük, bu et parçacığını bir takım kemiklere çevirdik, derken bu kemiklere bir et giydirdik; sonra ona bambaşka bir yaratık olarak hayat verdik. Bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli!(23:14)

Sonra siz, bunun arkasından mutlaka öleceksiniz.(23:15)

Sonra siz, kıyamet gününde muhakkak diriltileceksiniz.(23:16)

Gerçekte Biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık ve yaratmaktan habersiz değiliz.(23:17)

Gökten bir ölçü ile bir su indirdik ve onun yerde durmasını sağladık. Oysa Biz, onu giderme gücüne de sahibiz.(23:18)

Öyle iken durdurduk da onunla sizin için hurma bahçeleri üzüm bağları yaptık; sizin için içlerinde bir çok meyveler vardır, onlardan yer ve geçinirsiniz.(23:19)

Bir de Tur-i Sina'da yetişen bir ağaç ki, hem yağ hem de yiyenlere bir katık ile biter.(23:20)

Hayvanlarda da sizin için gerçekten bir ibret vardır. Onların karınlarındakilerden size içiriyoruz ve sizin için onlarda hem birçok yararlar vardır, hem de etlerinden yersiniz.(23:21)

Ayrıca hem onlara, hem de gemiye yüklenip taşınırsınız.(23:22)

Yüceliğime andolsun ki, Biz Nuh'u kavmine peygamber gönderdik de Nuh dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Hala sakınmayacak mısınız?(23:23)

Bunun üzerine kavminden küfreden kodaman güruh: «Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir, üstünüze geçmek istiyor. Eğer Allah dileseydi, elbette bir takım melekler gönderirdi. Biz eski atalarımız içinde bunu işitmedik.(23:24)

Bu, yalnızca kendisinde delilik bulunan bir adamdır; Onun için bunu bir süreye kadar gözetleyin!» dediler.(23:25)

Nuh: «Ey Rabbim, bana yalancı demelerine karşı yardım et bana!» dedi.(23:26)

Biz de ona şöyle vahyettik: «Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap sonra emrimiz gelip de tandır (kazan) kaynayınca hemen ona topundan bir iki çifti ve aleyhinde önceden huküm verilmiş olanların dışında aileni ona bindir ve o zulmedenler hakkında bana yakarışta bulunma; çünkü onlar kesinlikle boğulacaklardır!(23:27)

Sen yanındakilerle birlikte geminin üzerine çıktığında: «Hamd o Allah'a ki, bizi o zalim topluluktan kurtardı» de.(23:28)

Ve de ki: «Ey Rabbim, beni mübarek bir yere kondur; Sen konuklayanların en hayırlısısın.»(23:29)

İşte bunda birçok ibretler vardır ve gerçekten Biz, pek sınavcıyızdır.(23:30)

Sonra arkalarından başka bir nesil yarattık.(23:31)

Onların içinden de kendilerine: «Allah'a kulluk edin, O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Artık Allah'tan kokmayacak mısınız?» diyen bir peygamber gönderdik.(23:32)

Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip ahirete ulaşmayı yalanlayan kavminden o kodaman güruh ise şöyle dedi: «Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil; yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.(23:33)

Şayet sizin gibi bir insana itaat ederseniz, muhakkak ki, siz o takdirde kesinlikle hüsrandasınızdır.(23:34)

Size, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldiğiniz zaman muhakkak çıkarılacağınızı mı va'dediyor?(23:35)

Heyhat, o vadolunduğunuz şey ne kadar uzak!(23:36)

O, dünyadaki hayatımızdan başka birşey değildir, ölürüz ve yaşarız; fakat tekrar diriltilecek değiliz.(23:37)

O, sadece Allah hakkında bir yalanı uyduran bir adamdır; biz ona inanacak değiliz.»(23:38)

O peygamber: «Ey Rabbim, bana yalan söylüyorsun demelerinin öcünü al!» dedi.(23:39)

Allah buyurdu ki: «Pek yakında pişman olacaklar.»(23:40)

Derken, onları gerçekten korkunç bir ses alıverdi de kendilerini bir sel süpürüntüsü yapıverdik. Artık öyle bir defolmuş oldu ki o topluluk, o zalimler!(23:41)

Sonra arkalarından başka nesiller yarattık.(23:42)

Hiç bir ümmet ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.(23:43)

Sonra Biz, ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Ne zaman bir ümmete peygamberi geldiyse, ona yalan söylüyorsun, dediler. Biz de onları birbiri ardınca yuvarladık ve onları birer efsane yaptık. Artık imana gelmez topluluk defolsun!(23:44)

Sonra bir takım ayetlerimiz ve açık bir ferman ile Musa'yı ve kardeşi Harun'u gönderdik.(23:45)

Firavun'a ve ileri gelenlerine. Fakat bunlar, kibirlerine yediremediler ve zaten dik başlı bir topluluk idiler.(23:46)

Onun için: «Biz kavimleri bize kölelik ederken, bizim gibi bu iki insana inanır mıyız?» dediler.(23:47)

Böylece onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.(23:48)

Andolsun ki, berikiler doğru tutabilsinler diye Musa'ya o kitabı da verdik.(23:49)

Meryem oğlunu ve annesini bir mucize kıldık ve ikisini oturaklı ve temiz sulu bir tepede barındırdık.(23:50)
