İskender Evrenosoğlu 🔊 Meali
Mü'minler felâha ermiştir.(23:1)

Onlar, namazlarında huşû duyanlardır.(23:2)

Ve onlar, boş şeylerden yüz çevirenlerdir.(23:3)

Ve onlar, zekâtı verenlerdir.(23:4)

Ve onlar, iffetlerini (ırzlarını) koruyanlardır.(23:5)

Zevcelerine veya ellerinin altında sahip olduklarına (cariyelerine karşı davranışları) hariç. O taktirde muhakkak ki onlar, levmedilmiş (kınanmış) değildirler.(23:6)

Artık kim bunun ötesinde bir şey isterse o taktirde onlar, haddi aşanlardır.(23:7)

Ve onlar, emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir (uyanlar, sadık olanlardır).(23:8)

Ve onlar, salâvâtlarını (namazlarını) muhafaza edenler (devam ettirenler)dir.(23:9)

İşte onlar, varis olanlardır (mirasın sahipleridir).(23:10)

Onlar, firdevs cennetine varis olacaklardır. Onlar, orada ebedî kalacaklardır.(23:11)

Ve andolsun ki Biz, insanı balçığın (nemli organik ve inorganik toprağın) özünden yarattık.(23:12)

Sonra onu, mekin (sağlam) bir yerde karar kılmış (yerleşmiş) bir nutfe kıldık.(23:13)

Sonra da nutfeden (bir noktadan rahim duvarına bağlı) bir alaka yarattık. Sonra alakadan bir çiğnem et (görünümünde) bir mudga yarattık. Bundan sonra mudgadan kemikleri yarattık. Daha sonra kemiklere et giydirdik (üzerini et ile kapladık). Daha sonra da onu, başka bir yaratışla inşa ettik (şekillendirdik). İşte böyle Allah, Mübarek'tir, En Güzel Yaratıcı'dır.(23:14)

Sonra muhakkak ki siz, mutlaka meyid olacaksınız (öleceksiniz).(23:15)

Muhakkak ki siz, kıyâmet günü diriltileceksiniz.(23:16)

Ve andolsun ki Biz, sizin üzerinizde 7 yol yarattık ve Biz, yaratmaktan gâfil değiliz.(23:17)

Ve Biz, semadan takdir edilmiş miktarda su indirdik. Böylece onu(nla) yeryüzünde (göller, nehirler, denizler) oluşturduk. Ve muhakkak ki Biz, onu elbette (buharlaştırarak) gidermeye kaadiriz.(23:18)

Böylece onunla, sizin için hurma ve üzüm bahçeleri inşa ettik (oluşturduk). Orada sizin için onların pekçok meyveleri vardır ve onlardan yersiniz.(23:19)

Ve Turi Sina'da yetişen bir ağaç vardır ki, yağ çıkarır. Ve (o), yiyenler için bir katıktır.(23:20)

Ve muhakkak ki hayvanlarda, sizin için ibret vardır. Onların karınlarındaki şeyden size içiririz. Ve onda, sizin için çok menfaatler (faydalar) vardır ve ondan yersiniz.(23:21)

Ve onların (hayvanların) üzerinde ve gemilerin üzerinde taşınırsınız.(23:22)

Ve andolsun ki Nuh (A.S)'ı kendi kavmine gönderdik. O zaman (onlara): “Ey kavmim! Allah'a kul olun. Sizin için O'ndan başka İlâh yoktur. Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” dedi.(23:23)

Onun kavminden kâfir olanların ileri gelenleri: “Bu, sizin gibi beşerden (insandan) başka bir şey değil. Size üstün gelmek (hükmetmek) istiyor. Ve eğer Allah dileseydi mutlaka melekler indirirdi. Atalarımızdan bunun hakkında bir şey işitmedik.” dediler.(23:24)

O ancak cinnet getirmiş bir adamdır. O halde, onu belli bir süre bekleyin (gözetim altında tutun)!(23:25)

(Nuh A.S) dedi ki: “Rabbim, beni yalanladıkları için bana yardım et.”(23:26)

Böylece ona, gözümüzün önünde (Bizim denetimimizde) ve vahyimizle bir gemi yapmasını vahyettik. Böylece emrimiz geldiği ve tennur kaynadığı zaman hemen ona (gemiye) her çiftten ikişer tane ve ehlini bindir. Onlardan, haklarında bir söz (hüküm) geçenler hariç. Ve zulmedenler hakkında Bana hitap etme (onlar için bir şey, bir af isteme). Muhakkak ki onlar, boğulacak olanlardır (boğulmalarına daha önce hükmedilmiş olanlardır).(23:27)

Böylece sen ve seninle beraber olan kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: “Zalim kavimden bizi kurtaran Allah'a hamdolsun.” de.(23:28)

Ve de ki: “Rabbim, beni mübarek bir inişle indir. Ve Sen, indirenlerin en hayırlısısın.”(23:29)

Elbette bunda âyetler vardır. Ve muhakkak ki Biz, imtihan edenleriz.(23:30)

Sonra da onların arkasından başka bir nesil yarattık.(23:31)

Böylece Biz, onlara, onların içinde, onlardan resûl gönderdik, Allah'a kul olsunlar, diye. Sizin, O'ndan başka İlâhınız yoktur. Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?(23:32)

Ve onun kavminden kâfirlerin ileri gelenleri, ahirete mülâki olmayı (Allah'a mülâki olmayı) yalanlayanlar ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz kimseler: “Bu, sizin gibi beşerden (insandan) başka bir şey değil. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, sizin içtiğiniz şeylerden içiyor.” dediler.(23:33)

Ve eğer siz, sizin gibi bir beşere itaat ederseniz muhakkak ki siz, o zaman mutlaka hüsrana düşenler olursunuz.(23:34)

Öldüğünüz ve toprak olduğunuz, kemik (haline) geldiğiniz zaman sizin, mutlaka (topraktan) çıkarılacağınızı mı size vaadediyor?(23:35)

Yazık, yazık size vaadedilen şeye.(23:36)

O (hayat), sadece dünya hayatıdır. Ölürüz ve yaşarız. Ve Biz, beas edilecek (yeniden dirilecek) değiliz.(23:37)

O (Resûl), ancak Allah'a yalanla iftira eden bir adamdır. Ve biz, O'na inananlar değiliz.(23:38)

(Resûl): “Rabbim, beni yalanlamaları sebebiyle bana yardım et.” dedi.(23:39)

(Allah): “Az (kısa zamanda) onlar mutlaka nadim (pişman) olacaklar.” dedi.(23:40)

Böylece hak ile (hakettikleri) bir sayha onları aldı (yakaladı). Onları gusa kıldık (zerreler haline getirdik). Artık zalim kavim, (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun.(23:41)

Sonra onların arkasından başka nesiller yarattık.(23:42)

(Hiç)bir ümmet, ecelini (süresini) erkene alamaz ve tehir edemez.(23:43)

Sonra Biz, resûllerimizi ardarda (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü'min olmayan kavim (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun.(23:44)

Sonra Hz. Musa'yı ve kardeşi Hz. Harun'u, âyetlerimizle ve apaçık sultanla (Tevrat'la) gönderdik.(23:45)

(Hz. Musa'yı ve Hz. Harun'u), firavun ve onun ileri gelenlerine (gönderdik). Fakat onlar, kibirlendiler (büyüklendiler). Ve âlîn (mağrur, zorba) bir kavim oldular.(23:46)

Sonra dediler ki: “Bizim gibi iki beşere (Hz. Musa ve Hz. Harun'a), îmân mı edelim? Ve onların ikisinin (Musa ve Harun A.S'ın) kavmi, bize kul (köle) olmasına rağmen.”(23:47)

Böylece ikisini de yalanladılar. Ve helâk edilenlerden oldular.(23:48)

Ve andolsun, Hz. Musa'ya kitap verdik ki böylece onlar, hidayete ersinler.(23:49)

Ve Hz. Meryem oğlunu (Hz. İsa'yı) ve onun annesini âyet (mucize) kıldık. Ve akan suyu olan ve barınmaya müsait yüksek bir tepeye, ikisini yerleştirdik.(23:50)
