Gültekin Onan : Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırıyorsun.
Hakkı Yılmaz : (73,74) Ve şüphesiz sen, kesinlikle onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun. Âhirete inanmayan şu kimseler ise, bu yoldan kesinlikle sapanlardır.
Hasan Basri Çantay : Hakıykatde sen onları doğru bir yola da'vet ediyorsun.
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki şübhesiz sen, onları elbette dosdoğru bir yola da'vet ediyorsun.
İbni Kesir : Aslında sen, onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
İskender Evrenosoğlu : Ve muhakkak ki; sen, mutlaka onları Sıratı Mustakîm'e davet ediyorsun.
Muhammed Esed : Ve, doğrusu sen onları gerçekten dosdoğru bir yola çağırıyorsun;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve şüphe yok ki, sen onları dosdoğru bir caddeye dâvet ediyorsun.
Ömer Öngüt : Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Şaban Piriş : Aslında sen onları dosdoğru yola çağrıyorsun.
Suat Yıldırım : Sen gerçekten onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Süleyman Ateş : Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Tefhim-ul Kuran : Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırmaktasın.
Ümit Şimşek : Gerçek şu ki, sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Yaşar Nuri Öztürk : Şu bir gerçek ki, sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.