Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda kınanmış değillerdir.(23:6)
Fakat kim bundan ötesini ararsa, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir.(23:7)
(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.(23:8)
Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır.(23:9)
İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır.(23:10)
Ki onlar Firdevs (cennetlerine) de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır.(23:11)
Andolsun, biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.(23:12)
Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.(23:13)
Sonra o su damlasını bir alak olarak yarattık; ardından o alakı bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Tanrı, ne yücedir.(23:14)
Sonra bunun ardından siz gerçekten ölecek olanlarsınız.(23:15)
Sonra siz gerçekten kıyamet günü diriltileceksiniz.(23:16)
Andolsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık; biz yaratmada gafiller değiliz.(23:17)
Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.(23:18)
Böylelikle bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler, bağlar getiştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz.(23:19)
Ve (daha çok) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir.(23:20)
Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ders (ibret) vardır; karınlarının içinde olanlardan size içirmekteyiz ve onlarda sizin için daha birçok yararlar var. Sizler onlardan yemektesiniz.(23:21)
Onların üzerinde ve gemilerde taşınmaktasınız.(23:22)
Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: "Ey Kavmim, Tanrı'ya kulluk edin. Onun dışında sizin başka tanrınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?"(23:23)
Bunun üzerine, kavminden küfreden önde gelenler dediler ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Tanrı (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz."(23:24)
"O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin."(23:25)
"Rabbim" dedi (Nuh) "Beni yalanlamalarına karşılık, bana yardım et."(23:26)
Böylelikle biz ona: "Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemi yap. Nitekim bizim buyruğumuz gelip de tandır kızışınca, onun içine her (tür hayvandan) ikişer çift ile, içlerinden aleyhlerine söz geçmiş olanlar dışında ehlini (aileni) de alıp koy; zulmedenler konusunda bana muhatap olma, çünkü onlar boğulacaklardır" diye vahyettik.(23:27)
"Böylece sen, beraberinde olanlarla gemiye bindiğinde o zaman de ki: "Bizi o zulmeden kavimden kurtaran Tanrı'ya hamdolsun."(23:28)
Ve de ki: "Rabbim. Beni kutlu bir konakta indir, sen konuklayanların en hayırlısısın."(23:29)
Hiç şüphesiz bunda ayetler vardır ve biz gerçekten denemeden geçiririz.(23:30)
Sonra onların ardından bir başka insan nesli yaratıp inşa ettik.(23:31)
Onlara da kendi içlerinden: "Tanrı'ya ibadet edin. O'nun dışında sizin başka tanrınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?" (desin) diye içlerinden bir elçi gönderdik.(23:32)
Kendi kavminden, küfredip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir."(23:33)
"Eğer sizin benzeriniz olan bir beşere boyun eğecek olursanız, andolsun, siz gerçekten hüsrana uğrayanlar olursunuz."(23:34)
"O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman, sizin mutlaka (yeniden diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaadediyor?"(23:35)
"O (bütün gerçek), yalnızca bizim (yaşamakta olduğumuz bu) dünya hayatımızdan ibarettir; ölürüz ve yaşarız, biz diriltilecekler değiliz."(23:37)
"O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Tanrı'ya karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inançlı (olacak) değiliz."(23:38)
(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et."(23:39)
(Tanrı) Dedi ki: "Az bir süre (bekle), onlar gerçeklen pişman olacaklar."(23:40)
Derken, hak (ettikleri cezaya karşılık) olmak üzere, o korkunç çığlık onları yakalayıverdi. Böylece onları bir süprüntü kılıverdik. Zulmeden kavim için yıkım olsun.(23:41)
Sonra onların ardından başka nesiller yaratıp inşa ettik.(23:42)
Ümmetlerden hiçbiri, kendisine tesbit edilmiş eceli ne öne alabilir, ne erteleyebilir.(23:43)
Sonra birbiri peşi sıra elçilerimizi gönderdik; her ümmete kendi elçisi geldiğinde onu yalanladılar. Böylece biz de onları [yıkıma uğratıp yok etmede] kimini kiminin izinde yürüttük ve onları [tarihin anlatıp aktardığı] bir olay kıldık. İnanmayan kavim için yıkım olsun.(23:44)
Sonra Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.(23:45)
Firavun'a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler. Onlar, 'büyüklenen, zorba' bir topluluktu.(23:46)
Dediler ki: "Bizim benzerimiz olan iki beşere mi inanacakmışız? Kaldı ki, onların kavimleri bize kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar."(23:47)
Böylece onları yalanladılar ve yıkıma uğrayanlardan oldular.(23:48)
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye.(23:49)
Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.(23:50)