Kırık Meal (Arapça) : |قَالُوا: dediler ki | أَجِئْتَنَا: bize getirdin mi? | بِالْحَقِّ: gerçeği | أَمْ: yoksa | أَنْتَ: sen | مِنَ: | اللَّاعِبِينَ: şaka mı yapıyorsun? |  | |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قالوا GELWE dediler ki | أجئتنا ÊCÙTNE bize getirdin mi? | بالحق BELḪG gerçeği | أم ÊM yoksa | أنت ÊNT sen | من MN | اللاعبين ELLEABYN şaka mı yapıyorsun? |  | |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālū: dediler ki | eci'tenā: bize getirdin mi? | bil-Haḳḳi: gerçeği | em: yoksa | ente: sen | mine: | l-lāǐbīne: şaka mı yapıyorsun? |  | |
Kırık Meal (Transcript) : |GELVE: dediler ki | ÊCÙTNE: bize getirdin mi? | BELḪG: gerçeği | ÊM: yoksa | ÊNT: sen | MN: | ELLEABYN: şaka mı yapıyorsun? |  | |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar, bize bir gerçekle mi geldin demişlerdi, yoksa oyun oynayanlardan mısın?  | |
Adem Uğur : Dediler ki: Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen oyunbazlardan biri misin?  | |
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Sen bize Hak olarak mı geldin yoksa sen oyun oynayanlardan mısın?"  | |
Ahmet Tekin : Onlar:
'Bize hak, doğru bir mesaj mı getirdin, yoksa sen şaka mı ediyorsun?' dediler.  | |
Ahmet Varol : Onlar: 'Sen bize hakkı mı getirdin yoksa şaka yapanlardan mısın?' dediler.  | |
Ali Bulaç : 'Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun oynayanlardan mısın?"  | |
Ali Fikri Yavuz : Onlar: “- Sen bize (doğru mu söylüyorsun) hakikatı mı getirdin, yoksa sen şakacılardan mısın (bizimle mi eğleniyorsun)?” dediler.  | |
Bekir Sadak : «Ben bize gercegi mi getirdin yoksa saka mi ediyorsun?» dediler.  | |
Celal Yıldırım : Onlar, «sen bize hakikati mi getirdin, yoksa sen şaka mı ediyorsun ?» demişlerdi.  | |
Diyanet İşleri : “Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?” dediler.  | |
Diyanet İşleri (eski) : 'Sen bize gerçeği mi getirdin yoksa şaka mı ediyorsun?' dediler.  | |
Diyanet Vakfi : Dediler ki: Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen oyunbazlardan biri misin?  | |
Edip Yüksel : 'Bize gerçeği mi getirdin, yoksa oyun mu oynuyorsun,' dediler.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar : «Sen bize gerçeği mi getirdin (Sen ciddi mi söylüyorsun), yoksa şaka mı ediyorsun?» dediler.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : «Ciddi mi söylüyorsun, yoksa sen şakacılardan mısın?» dediler.  | |
Elmalılı Hamdi Yazır : Dediler: ciddi mi söylüyorsun yoksa sen şakacılardan mısın  | |
Fizilal-il Kuran : Onlar: “Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa şaka mı ediyorsun?” dediler.  | |
Gültekin Onan : "Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (benimle) oyun oynayanlardan mısın?"  | |
Hakkı Yılmaz : Onlar: “Sen bize hakkı mı getirdin, yoksa sen oyun oynayanlardan mısın?” dediler.  | |
Hasan Basri Çantay : Onlar: «Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen şakacılardan mısın?» dediler.  | |
Hayrat Neşriyat : (Onlar:) '(Sen) bize hak ile mi geldin (ciddî mi konuşuyorsun), yoksa sen şaka yapanlardan mısın?' dediler.  | |
İbni Kesir : Onlar: Sen, bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle eğleniyor musun? dediler  | |
İskender Evrenosoğlu : “Sen, bize hakkı mı getirdin yoksa sen (bizimle) oyun mu oynuyorsun?” dediler.  | |
Muhammed Esed : "Sen (bu sözle) karşımıza çıkarken tamamen ciddi misin yoksa o şakacı insanlardan biri misin?" diye sordular.  | |
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Sen bize hak ile mi geldin, yoksa sen latife edenlerden misin?»  | |
Ömer Öngüt : Dediler ki: “Bize gerçeği mi getirdin, yoksa şaka mı yapıyorsun?”  | |
Şaban Piriş : -Bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle eğleniyor musun? dediler.  | |
Suat Yıldırım : Onlar: "Sen ciddi misin, yoksa şakacı insanların yaptığı gibi bizimle eğleniyor musun?" dediler.  | |
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa şaka yapanlardan mısın?"  | |
Tefhim-ul Kuran : «Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun oynayanlardan mısın?»  | |
Ümit Şimşek : 'Ciddî mi söylüyorsun, yoksa bizimle eğleniyor musun?' dediler.  | |
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler: "Sen gerçeği mi getirdin yoksa oynayıp eğlenenlerden biri misin?"  | |