Kırık Meal (Arapça) : |لَا: | يَسْبِقُونَهُ: O'ndan önce söylemezler | بِالْقَوْلِ: bir söz | وَهُمْ: ve onlar | بِأَمْرِهِ: O'nun buyruğunu | يَعْمَلُونَ: yaparlar |
Kırık Meal (Harekesiz) : |لا LE | يسبقونه YSBGWNHO'ndan önce söylemezler | بالقول BELGWLbir söz | وهم WHMve onlar | بأمره BÊMRHO'nun buyruğunu | يعملون YAMLWNyaparlar |
Kırık Meal (Okunuş) : |lā: | yesbiḳūnehu: O'ndan önce söylemezler | bil-ḳavli: bir söz | ve hum: ve onlar | biemrihi: O'nun buyruğunu | yeǎ'melūne: yaparlar |
Kırık Meal (Transcript) : |LE: | YSBGVNH: O'ndan önce söylemezler | BELGVL: bir söz | VHM: ve onlar | BÊMRH: O'nun buyruğunu | YAMLVN: yaparlar |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onların sözleri, hep onun emrine uygundur ve onlar, dâimâ onun emrini yerine getirirler.
Adem Uğur : O'ndan (emir almazdan) önce konuşmazlar; onlar, sadece O'nun emri ile hareket ederler.
Ahmed Hulusi : Sözleri, O'nun hükmü önüne geçmez! Onlar, O'nun hükmünü uygular.
Ahmet Tekin : Onlar Allah’ın sözünü kesmeden, edeple dinlerler, konuşmazlar. Hep O’nun planına, O’nun koyduğu düzene göre hareket ederler.
Ahmet Varol : Onlar sözle (de olsa) O'nun önüne geçmezler ve onlar O'nun emriyle hareket ederler.
Ali Bulaç : Onlar sözle (bile olsa) O'nun önüne geçmezler ve onlar O'nun emriyle yapıp etmektedirler.
Ali Fikri Yavuz : Melekler, Allah’ın sözünün önüne geçmezler, hep onun emriyle hareket ederler.
Bekir Sadak : Allah'tan once soz soyleyemezler; ancak O'nun emri uzerine is islerler.
Celal Yıldırım : Sözleriyle O'nun önüne geçmezler ve ancak O'nun buyruğuyla amel ederler.
Diyanet İşleri : Onlar Allah’tan önce söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler.
Diyanet İşleri (eski) : Allah'tan önce söz söyleyemezler; ancak O'nun emri üzerine iş işlerler.
Diyanet Vakfi : O'ndan (emir almazdan) önce konuşmazlar; onlar, sadece O'nun emri ile hareket ederler.
Edip Yüksel : Onlar O'ndan önce söz söylemezler; O'nun emirlerini ise titizlikle uygularlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onun sözünün önüne geçmezler hep onun emriyle hareket ederler
Fizilal-il Kuran : Onlar Allah'dan önce söz söylemezler ve ne yaparlarsa sırf O'nun emri ile yaparlar.
Gültekin Onan : Onlar sözle (bile olsa) O'nun önüne geçmezler ve onlar O'nun buyruğuyla yapıp etmektedirler.
Hakkı Yılmaz : (26-28) "Ve onlar: “Rahmân [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah], çocuk edindi” dediler. Rahmân, bundan arınıktır. Aksine onlar armağanlar verilmiş kullardır. Onlar, O'nun sözünün önüne geçemezler; onlar, yalnız O'nun emriyle iş yaparlar. O, Rahmân'ın çocukları saydıkları şeylerin önlerinde olanı ve arkalarında olanı bilir. Ve onlar, O'nun hoşnut olduğu kimselerden başkasına yardımda/destekte bulunmazlar. Bununla birlikte onlar O'na duydukları derin saygı ve sevgiden dolayı ondan uzaklaşma korkusundan tir tir titrerler. "
Hasan Basri Çantay : Bunlar söz (leriy) le asla Onun önüne geçemezler. (Bil'akis) bunlar Onun emriyle hareket ederler.
Hayrat Neşriyat : (O melekler) söz ile O’nun önüne geçmezler (kendiliklerinden söylemezler) ve onlar ancak O’nun emriyle iş yaparlar.
İbni Kesir : Onlar, sözle asla O'nun önüne geçemezler. Ancak O'nun emriyle hareket ederler.
İskender Evrenosoğlu : Onlar, söz ile O'nun (Allah'ın önüne) geçmezler. Ve onlar, O'nun (Allah'ın) emriyle amel ederler.
Muhammed Esed : Sözkonusu kimseler, O kendileriyle konuşmadan asla konuşmazlar; ve ancak O'nun buyruğuyla edip eylerler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar, söz ile O'na tekaddüm etmiş olmazlar ve onlar O'nun emriyle amelde bulunurlar.
Ömer Öngüt : O'ndan önce söz söylemezler ve yalnız O'nun emriyle hareket ederler.
Şaban Piriş : Sözleriyle onun önüne geçmezler ve yalnız O’nun emriyle iş yaparlar.
Suat Yıldırım : O, kendilerine sormadıkça hiç bir söz söylemezler, sadece O’nun emirlerini yerine getirirler.
Süleyman Ateş : O'ndan önce söz söylemezler ve onlar, O'nun buyruğunu yaparlar.
Tefhim-ul Kuran : Onlar sözle (bile olsa) O'nun önüne geçmezler ve onlar O'nun emriyle yapıp etmektedirler.
Ümit Şimşek : Onlar Allah buyurmadan söz söylemezler; ancak Onun emriyle hareket ederler.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar O'nun sözünün önüne geçmezler; onlar yalnız O'nun emriyle iş yaparlar.