Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: zaman | رَاكَ: seni gördükleri | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden | إِنْ: | يَتَّخِذُونَكَ: seni edinmezler | إِلَّا: dışında | هُزُوًا: alay konusu etmek | أَهَٰذَا: bu mudur? (diye) | الَّذِي: kişi | يَذْكُرُ: diline dolayan | الِهَتَكُمْ: sizin tanrılarınızı | وَهُمْ: oysa kendileri | بِذِكْرِ: Zikri(uyarısı)nı | الرَّحْمَٰنِ: Rahman'ın | هُمْ: onlar | كَافِرُونَ: inkar ediyorlar |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃Ezaman | رآك R ËKseni gördükleri | الذين ELZ̃YNkimseler | كفروا KFRWEinkar eden | إن ÎN | يتخذونك YTḢZ̃WNKseni edinmezler | إلا ÎLEdışında | هزوا HZWEalay konusu etmek | أهذا ÊHZ̃Ebu mudur? (diye) | الذي ELZ̃Ykişi | يذكر YZ̃KRdiline dolayan | آلهتكم ËLHTKMsizin tanrılarınızı | وهم WHMoysa kendileri | بذكر BZ̃KRZikri(uyarısı)nı | الرحمن ELRḪMNRahman'ın | هم HMonlar | كافرون KEFRWNinkar ediyorlar |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: zaman | rāke: seni gördükleri | elleƶīne: kimseler | keferū: inkar eden | in: | yetteḣiƶūneke: seni edinmezler | illā: dışında | huzuven: alay konusu etmek | ehāƶā: bu mudur? (diye) | lleƶī: kişi | yeƶkuru: diline dolayan | ālihetekum: sizin tanrılarınızı | ve hum: oysa kendileri | biƶikri: Zikri(uyarısı)nı | r-raHmāni: Rahman'ın | hum: onlar | kāfirūne: inkar ediyorlar |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: zaman | R ËK: seni gördükleri | ELZ̃YN: kimseler | KFRVE: inkar eden | ÎN: | YTḢZ̃VNK: seni edinmezler | ÎLE: dışında | HZVE: alay konusu etmek | ÊHZ̃E: bu mudur? (diye) | ELZ̃Y: kişi | YZ̃KR: diline dolayan | ËLHTKM: sizin tanrılarınızı | VHM: oysa kendileri | BZ̃KR: Zikri(uyarısı)nı | ELRḪMN: Rahman'ın | HM: onlar | KEFRVN: inkar ediyorlar |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kâfir olanlar, seni görünce ancak alaya alırlar, bu mudur derler, mâbutlarınızı anan, halbuki onlar rahmânı anmayı inkâr ederler.
Adem Uğur : (Resûlüm!) Kâfirler seni gördükleri zaman: "Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mu?" diyerek seni hep alaya alırlar. Halbuki onlar, çok esirgeyici Allah'ın Kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir.
Ahmed Hulusi : Hakikat bilgisini inkâr edenler seni gördüklerinde, "Bu mu tanrılarınız hakkında konuşan!" diyerek seni küçümsemekten başka bir şey yapmazlar. . . Oysa Hakikatleri olan Rahmaniyet hatırlatılınca, onu inkâr etmekteler!
Ahmet Tekin : Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kafirler, seni gördükleri zaman:
'Sizin ilâhlarınızı, diline dolayan bu mu?' diyerek seni hep alay konusu yaparlar. Halbuki onlar, Rahmet sahibi Rahman olan Allah’ın kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir.
Ahmet Varol : İnkar edenler seni gördüklerinde seni ancak alay konusu edinmektedirler. 'Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?' Oysa Rahman'ın zikrini [6] inkar edenler işte onlardır.
Ali Bulaç : İnkâr edenler seni gördüklerinde, seni yalnızca alay konusu ediyorlar (ve:) "Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?" (derler.) Oysa Rahman (olan Allah)ın sözünü (Kitabını) inkar edenler kendileridir.
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), O inkâr edenler, seni gördükleri zaman da seni alaya alıyorlar ve: “- Bu mu, ilâhlarınızı ayıblayıp duran?” diyorlar. Halbuki onlar, Rahmân’ın Kur’an’ını inkâr ediyorlar.
Bekir Sadak : inkarcilar seni gordukleri zaman, suphesiz, seni alaya almaktan baska bir sey yapmazlar. «Sizin tanrilarinizi diline dolayan bu mudur?» derler ve Rahman'in Kitabini iste onlar inkar ederler.
Celal Yıldırım : O küfredenler, seni gördükleri zaman alaya almaktan başka bir şey yapmazlar; «bu mu ilâhlarınızı diline dolayıp duran ?» derler. Rahmân'ın (indirdiği) Kur'ân'ı inkâr edip kâfir olanlar da ancak bunlardır.
Diyanet İşleri : İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. “Bu mu ilâhlarınızı diline dolayan?” derler. Hâlbuki kendileri Rahmân’ın kitabını inkâr ediyorlar.
Diyanet İşleri (eski) : İnkarcılar seni gördükleri zaman, şüphesiz, seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. 'Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mudur?' derler ve Rahman'ın Kitabını işte onlar inkar ederler.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Kâfirler seni gördükleri zaman: «Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mu?» diyerek seni hep alaya alırlar. Halbuki onlar, çok esirgeyici Allah'ın Kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir.
Edip Yüksel : Kafirler (gerçeği örtenler) seni gördüklerinde, 'Tanrılarınızı diline dolayan bu mu,' diye alaylarına hedef yapmaktan başka bir tepki göstermiyorlar. Rahman'ın mesajını tümüyle inkar etmektedir onlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O inkârcılar seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar ve «İlâhlarınızı diline dolayan bu mudur?» diyorlar. Halbuki onlar Rahmân'ın kitabını inkâr ediyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O küfredenler seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar ve: «İlahlarınızı diline dolayan bu mudur?» diyorlar. Halbuki, onlar hep Rahman'ın zikrine küfür ediyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : O küfredenler seni gördükleri vakıt da seni alaya tutuyorlar, bu mu ilâhlarınızı anıp duran diyorlar, halbuki onlar hep rahmânın zikrine küfrediyorlar
Fizilal-il Kuran : Kâfirler seni gördüklerinde birbirlerine «ilahlarınıza dil uzatan adam bu mu?» diyerek seni alaya almaktan geri durmazlar. Oysa kendileri «Rahman» olan Allah'ı hatırlamaya bile yanaşmazlar.
Gültekin Onan : Küfredenler seni gördüklerinde, seni yalnızca alay konusu ediyorlar (ve:) "Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mu?" (derler.) Oysa Rahmanın zikrine küfredenler kendileridir.
Hakkı Yılmaz : "Ve şu kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kişiler, seni gördükleri zaman, sadece, seni alaya alıyorlar; “İlâhlarınızı anıp duran bu mudur?” Hâlbuki onlar Rahmân'ın [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah'ın] anılmasını, öğüdünü, Kitabı, Kur’ân'ı bilerek reddedenlerin ta kendileridir. "
Hasan Basri Çantay : O küfr (ü inkâr) edenler seni gördükleri zaman, seni istihza (mevzuu) ndan başka bir şey edinmezler: «Sizin Tanrılarınızı diline dolayan bu mu?» derler. Halbuki çok esirgeyici Allahın (indirdiği) Kur'ânı inkâr ile kâfir olanlar onlardır, onların kendileridir.
Hayrat Neşriyat : (Habîbim, yâ Muhammed!) İnkâr edenler ise seni gördükleri zaman, seni ancak alaya alırlar. 'İlâhlarınızı diline dolayan bu mudur?' (derler). Hâlbuki onlar, Rahmân’ın Kitâbı’nı inkâr edenlerin ta kendileridir.
İbni Kesir : Küfredenler seni gördükleri zaman, alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. Ve: Tanrılarınızı diline dolayan bu mudur? derler. İşte Rahman'ın kitabını inkar edenler onlardır.
İskender Evrenosoğlu : Ve inkâr edenler (kâfirler), seni gördükleri zaman: “Sizin ilâhlarınızı zikreden (onlar hakkında konuşan) bu mu?” diyerek, seni sadece alay konusu edinirler. Ve onlar, Rahmân'ın Zikri'ni (Kitabı'nı) inkâr edenlerdir.
Muhammed Esed : Ama hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar ne zaman seni gözönüne alsalar, (birbirlerine:) "Bu mu sizin tanrılarınızı diline dolayan?" (diyerek) seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. Ve Rahman'dan her söz edişlerinde hakkı örtbas etmeye kalkışanlar da yine böyleleridir!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve kâfir olanlar seni gördükleri zaman, seni ancak istihzâya alarak: «Bu mu sizin ilâhlarınıza atıp duran?» (derler). Halbuki, onlar Rahmân zikredilince hep O'nu inkâr edicilerdir.
Ömer Öngüt : Kâfirler seni gördükleri zaman: “Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mudur?” diyerek seni hep alaya alırlar. Oysa onlar Rahman'ın zikrini inkâr edenlerin tâ kendileridir!
Şaban Piriş : Kafirler seni gördüklerinde, ancak seninle alay ederler: -İlahlarınızı diline dolayan bu mu? derler, işte Rahman’ın zikrini/kitabını inkar edenler onlardır.
Suat Yıldırım : Kâfirler seni görünce: "Bu mu sizin ilahlarınızı diline dolayan adam!" diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar. Ama bütün kâinatı yaratan Rahman’a gelince Onun anılmasını reddediyorlar.
Süleyman Ateş : Kâfirler seni gördükleri zaman: "Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mu?" diye seninle alay ederler. Oysa kendileri Rahmân'ın Zikri(uyarısı)nı kabul etmiyorlar.
Tefhim-ul Kuran : Küfre sapanlar seni gördüklerinde, seni yalnızca alay konusu edinmektedirler (ve:) «Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?» (derler.) Oysa Rahman (olan Allah) ın sözünü (Kitabını) inkâr edenler kendileridir.
Ümit Şimşek : İnkâr edenler seni gördüklerinde alaya alırlar, 'Tanrılarınızı diline dolayan adam bu mu?' diye. Rahmân'ın anılmasına karşı ise onlar kâfir kesilirler.
Yaşar Nuri Öztürk : O küfredenler seni gördüklerinde, seni şu şekilde alaya almaktan başka birşey yapmazlar: "İlahlarınızı diline dolayan bu mu?" Ama Rahman'ın zikrini/Kur'an'ı bizzat onlar örtüp inkâr ediyorlar.