Kırık Meal (Arapça) : |الَّذِي: O ki | جَعَلَ: yaptı | لَكُمْ: size | مِنَ: -tan | الشَّجَرِ: ağaç- | الْأَخْضَرِ: yeşil | نَارًا: ateş | فَإِذَا: işte | أَنْتُمْ: siz | مِنْهُ: ondan | تُوقِدُونَ: yakıyorsunuz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |الذي ELZ̃YO ki | جعل CALyaptı | لكم LKMsize | من MN-tan | الشجر ELŞCRağaç- | الأخضر ELÊḢŽRyeşil | نارا NEREateş | فإذا FÎZ̃Eişte | أنتم ÊNTMsiz | منه MNHondan | توقدون TWGD̃WNyakıyorsunuz |
Kırık Meal (Okunuş) : |Elleƶī: O ki | ceǎle: yaptı | lekum: size | mine: -tan | ş-şeceri: ağaç- | l-eḣDeri: yeşil | nāran: ateş | fe iƶā: işte | entum: siz | minhu: ondan | tūḳidūne: yakıyorsunuz |
Kırık Meal (Transcript) : |ELZ̃Y: O ki | CAL: yaptı | LKM: size | MN: -tan | ELŞCR: ağaç- | ELÊḢŽR: yeşil | NERE: ateş | FÎZ̃E: işte | ÊNTM: siz | MNH: ondan | TVGD̃VN: yakıyorsunuz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Öyle bir mâbuttur ki size, yemyeşil ağaçtan ateş halketmiştir de ateşlerinizi onunla yakarsınız.
Adem Uğur : Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz.
Ahmed Hulusi : O ki, sizin için yeşil ağaçtan bir ateş oluşturdu. . . İşte bak ondan yakıyorsunuz!
Ahmet Tekin : O, sizin faydalanmanız için, şu yakmakta olduğunuz ateşi yeşil ağaçtan meydana getirendir..
Ahmet Varol : O, size yeşil ağaçtan bir ateş çıkarandır. Siz de ondan yakıyorsunuz.
Ali Bulaç : Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz.
Ali Fikri Yavuz : O (Allah) ki, size yeşil ağaçtan bir ateş yaptı da şimdi siz ondan yakıb duruyorsunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O ki size yeşil ağaçtan bir ateş çıkarmasını sağladı da şimdi siz ondan tutuşturup duruyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır : O ki size yeşil ağaçtan bir ateş yaptı da şimdi siz ondan tutuşturup duruyorsunuz
Fizilal-il Kuran : O size yeşil ağaçtan ateş yaptı da siz ondan yakıyorsunuz.
Gültekin Onan : Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır siz de ondan yakıyorsunuz.
Hakkı Yılmaz : (79,80) De ki: “Onları ilk defa oluşturan onları diriltecektir. Ve O, her oluşturmayı çok iyi bilendir. O, size o yemyeşil ağaçtan bir ateş/oksijen yapandır. Şimdi de siz oksijenden yakıp duruyorsunuz.
Hasan Basri Çantay : O, yemyeşil ağaçdan sizin için bir ateş çıkarandır. İşte bakın (ateşi) ondan (çakıb) alıyorsunuz.
Hayrat Neşriyat : O ki, size yeşil ağaçtan bir ateş yaptı da, işte siz ondan yakıp duruyorsunuz.
İbni Kesir : Yemyeşil ağaçtan size ateş çıkartan O'dur. Siz ondan hemen yakıverirsiniz.
İskender Evrenosoğlu : Yeşil ağaçtan sizin için ateş (oksijen) kılan (çıkaran), O'dur. Böylece siz, ondan yakarsınız.
Muhammed Esed : O, yemyeşil ağaçtan sizin için bir ateş çıkarır ve onunla (kendi ateşinizi) yakarsınız".
Ömer Nasuhi Bilmen : «O (Hâlık-ı Azîm) ki, sizin için yemyeşil ağaçtan bir ateş vücuda getirmiştir de şimdi siz ondan yakıveriyorsunuz.»
Ömer Öngüt : O ki, sizin için yeşil ağaçtan ateş çıkardı. Siz de ondan ateş yakıyorsunuz.
Şaban Piriş : Sizin için yeşil ağaçtan ateş çıkaran O’dur. Nitekim siz onunla ateş yakıyorsunuz.
Suat Yıldırım : O’dur ki sizin için yeşil ağaçtan bir ateş yaratır, siz de onu tutuşturup durursunuz.
Süleyman Ateş : O size yeşil ağaçtan ateş yaptı da siz ondan yakıyorsunuz.
Tefhim-ul Kuran : Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz.
Ümit Şimşek : Size yeşil ağaçtan ateş çıkaran Odur; siz de bu sayede ateşinizi tutuşturursunuz.
Yaşar Nuri Öztürk : O size, o yeşil ağaçtan bir ateş oluşturdu da siz ondan tutuşturup duruyorsunuz.