Ataları uyarılmadığı için gafil bir toplumu uyarman için.(36:6)
Çoğu için buyruk gerçekleşmiştir, onlar iman etmezler.(36:7)
Biz, onların boyunlarına, çenelerine varan halkalar geçirdik. Onun için başları kalkıktır.(36:8)
Önlerine bir set, arkalarına da bir set çekerek onları bürüdük de artık göremezler.(36:9)
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.(36:10)
Sen ancak, Kur’an’a uyan, görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Onlara bağışlanmayı ve büyük bir mükafatı müjdele!(36:11)
Şüphesiz biz, ölüleri diriltiriz ve onların yaptıkları her işi ve bıraktıkları izleri yazarız. Her şeyi açık bir kumanda altında toplamışızdır!(36:12)
Kendilerine elçiler gelmiş olan belde halkının misalini anlat onlara.(36:13)
Hani onlara iki elçi göndermiştik de onları yalanlamışlardı. Bir üçüncüsü ile onları güçlendirmiştik. -Biz, size gönderilen elçileriz, demişlerdi.(36:14)
-Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz, Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz, diye cevap vermişlerdi.(36:15)
Elçiler ise: -Rabbi’miz biliyor ki biz size gönderilen elçileriz, diye karşılık verdiler.(36:16)
Bizim görevimiz apaçık duyurmaktan başka bir şey değildir.(36:17)
Onlar dediler ki: -Sizin yüzünüzden bize uğursuzluk geldi. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşa tutarız ve bizden acı bir azap dokunur size.(36:18)
-Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Sizi uyardık diye mi? Hayır, siz aşırı giden bir toplumsunuz, dediler.(36:19)
Şehrin öbür ucundan koşa koşa bir adam geldi: -Ey halkım elçilere tabi olun, dedi..(36:20)
Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar, doğru yoldadırlar.(36:21)
Bana ne oluyor ki beni yaratana kulluk etmemeyim? Siz de O’na döndürüleceksiniz.(36:22)
O’ndan başkasını ilahlar edinir miyim? Rahman bana bir zarar istese, onların şefaati bana hiçbir yarar sağlamaz ve beni kurtaramazlar.(36:23)
Üstelik ben o zaman apaçık sapıklıkta olurum.(36:24)
Şüphesiz ben, Rabbi’nize iman ettim, beni dinleyin!(36:25)
-Cennete gir, denildi. O da: -Keşke kavmim bilseydi.(36:26)
Rabb’imin beni bağışladığını ve beni ikrama layık kimselerden kıldığını ..(36:27)
Ondan sonra, kavminin üzerine gökten ordular indirmedik. İndirecek de değildik.(36:28)
Tek çığlıktan başka bir şey olmadı. O anda sönüverdiler.(36:29)
Yazıklar olsun o kullara! Ki, kendilerine bir peygamber gelmeyegörsün, onunla sadece alay ederlerdi.(36:30)
Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmüyorlar mı? Onlara bir daha geri dönemezler.(36:31)
Ve hepsi toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.(36:32)
Onlara bir ibret de ölü topraktır. Biz, onu diriltip, ondan yedikleri ekin çıkarırız.(36:33)
Yine orada, hurma ve üzüm bahçeleri yetiştiririz. Aralarından da pınarlar fışkırtırız.(36:34)
Ürünlerinden ve yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmiyorlar mı?(36:35)
Yeryüzünde biten şeylerden, kendi cinslerinden ve daha bilmedikleri şeylerden çift çift yaratan, yücedir, noksan vasıflardan uzaktır.(36:36)
Gece de onlar için bir işarettir. Gündüzü ondan çekeriz. Karanlıklar içinde kalırlar.(36:37)
Güneş de karar kılacağı yere akıp gider. Bu, üstün, güçlü ve her şeyi bilenin takdiridir.(36:38)
Ay’a da duraklar belirledik ki sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.(36:39)
Ne güneşin aya yetişmesi mümkündür. Ne de gündüzün geceyi geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzerler.(36:40)
Soylarını dolu bir gemide taşımamız da onlar için bir ayettir.(36:41)
Ve onlar için, daha başka taşıtlar da yarattık.(36:42)
Eğer istersek onları suda boğarız. Onlara bir yardımcı da bulunmaz, kendi kendilerine de kurtulamazlar.(36:43)
Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar geçimlik verilmiş ola.(36:44)
Onlara: -Önünüzdeki ve arkanızdakinden sakının ki merhamet olunasınız, denildiği zaman...(36:45)
Ve onlara Rab’lerinin ayetlerinden bir ayet geldiği zaman ancak, ondan yüz çevirenler oldular.(36:46)
Kendilerine: -Allah’ın size verdiği rızıklardan infak edin, denildiği zaman; nankörlük edenler, iman edenlere; -Allah istese doyurabileceği kimseleri biz mi doyuracağız? Siz, ancak açık bir sapıklık içindesiniz, derler(36:47)
Eğer doğru söylüyorsanız, bu tehdit ne zaman yerine gelecek? derler.(36:48)
Onlar, tek bir çığlıktan başka bir şey beklemiyorlar. Birbirleriyle çekişip dururlarken onları yakalayacak.(36:49)
(O zaman) Ne bir vasiyet edebilirler ne de ailelerine geri dönebilirler(36:50)
-İşte günahkarlar! Bugün, ayrılın bakalım, ey günahkarlar!(36:59)
(60-61) -Ey Adem oğulları! Size, şeytana kulluk etmeyin, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır. Bana kulluk edin. Dosdoğru yol budur, diye buyurmamış mıydım?(36:60)
O, sizden çoğu toplumları saptırmıştı. Hiç aklınızı kullanmadınız mı?(36:62)