Önceki Sonraki

11:94Hûd Suresi 94. Ayet

Kuran Sırası: 11 İniş Sırası: 52
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123

11:94Hûd Suresi 94. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولما
velemmā
|
ne zaman ki
Kombi Müfredat
جاء
cā'e
CYE|ج ي ا
gelince
Kombi Müfredat
أمرنا
emrunā
EMR|ا م ر
emrimiz
Kombi Müfredat
نجينا
necceynā
NCV|ن ج و
kurtardık
5
شعيبا
şuǎyben
|
Şuayb'ı
6
والذين
velleƶīne
|
ve kimseleri
Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
iman eden(leri)
8
معه
meǎhu
|
onunla birlikte
Kombi Müfredat
برحمة
biraHmetin
RḪM|ر ح م
bir rahmetle
10
منا
minnā
|
tarafımızdan
11 Kombi Müfredat
وأخذت
ve eḣaƶeti
EḢZ̃|ا خ ذ
ve aldı
12
الذين
elleƶīne
|
kimseleri
13 Kombi Müfredat
ظلموا
Zelemū
ƵLM|ظ ل م
zulmeden(leri)
14 Kombi Müfredat
الصيحة
S-SayHatu
ṦYḪ|ص ي ح
bir çığlık
15 Kombi Müfredat
فأصبحوا
feeSbeHū
ṦBḪ|ص ب ح
ve kaldılar
16
في
|
17 Kombi Müfredat
ديارهم
diyārihim
D̃VR|د و ر
yurtlarında
18 Kombi Müfredat
جاثمين
cāṧimīne
CS̃M|ج ث م
diz çökmüç olarak
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَمَّا: ne zaman ki | جَاءَ: gelince | أَمْرُنَا: emrimiz | نَجَّيْنَا: kurtardık | شُعَيْبًا: Şuayb'ı | وَالَّذِينَ: ve kimseleri | امَنُوا: iman eden(leri) | مَعَهُ: onunla birlikte | بِرَحْمَةٍ: bir rahmetle | مِنَّا: tarafımızdan | وَأَخَذَتِ: ve aldı | الَّذِينَ: kimseleri | ظَلَمُوا: zulmeden(leri) | الصَّيْحَةُ: bir çığlık | فَأَصْبَحُوا: ve kaldılar | فِي: | دِيَارِهِمْ: yurtlarında | جَاثِمِينَ: diz çökmüç olarak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولما WLME ne zaman ki | جاء CEÙ gelince | أمرنا ÊMRNE emrimiz | نجينا NCYNE kurtardık | شعيبا ŞAYBE Şuayb'ı | والذين WELZ̃YN ve kimseleri | آمنوا ËMNWE iman eden(leri) | معه MAH onunla birlikte | برحمة BRḪMT bir rahmetle | منا MNE tarafımızdan | وأخذت WÊḢZ̃T ve aldı | الذين ELZ̃YN kimseleri | ظلموا ƵLMWE zulmeden(leri) | الصيحة ELṦYḪT bir çığlık | فأصبحوا FÊṦBḪWE ve kaldılar | في FY | ديارهم D̃YERHM yurtlarında | جاثمين CES̃MYN diz çökmüç olarak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |velemmā: ne zaman ki | cā'e: gelince | emrunā: emrimiz | necceynā: kurtardık | şuǎyben: Şuayb'ı | velleƶīne: ve kimseleri | āmenū: iman eden(leri) | meǎhu: onunla birlikte | biraHmetin: bir rahmetle | minnā: tarafımızdan | ve eḣaƶeti: ve aldı | elleƶīne: kimseleri | Zelemū: zulmeden(leri) | S-SayHatu: bir çığlık | feeSbeHū: ve kaldılar | : | diyārihim: yurtlarında | cāṧimīne: diz çökmüç olarak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLME: ne zaman ki | CEÙ: gelince | ÊMRNE: emrimiz | NCYNE: kurtardık | ŞAYBE: Şuayb'ı | VELZ̃YN: ve kimseleri | ËMNVE: iman eden(leri) | MAH: onunla birlikte | BRḪMT: bir rahmetle | MNE: tarafımızdan | VÊḢZ̃T: ve aldı | ELZ̃YN: kimseleri | ƵLMVE: zulmeden(leri) | ELṦYḪT: bir çığlık | FÊṦBḪVE: ve kaldılar | FY: | D̃YERHM: yurtlarında | CES̃MYN: diz çökmüç olarak | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Emrimiz gelince Şuayb'i ve onunla berâber inanmış olanları, bizden bir rahmet olarak kurtardık, zulmedenleriyse bir bağırış kavrayıverdi ve hepsi de yurtlarında diz çökmüş bir halde helâk oluverdi.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Emrimiz gelince, Şuayb'ı ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hükmümüz açığa çıktığında, Şuayb'ı ve beraberindeki iman etmişleri rahmetimizle kurtardık. . . Zulmedenleri ise şiddetli titreşimli, korkunç ses yakaladı da evlerinde göçüp gittiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Planımız, azâbımız gerçekleşirken, Şuayb ve onunla birlikte iman edenleri, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe haksızlık edenlerin, zulmedenlerin işini bitirdi. Sabahleyin yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Emrimiz gelince tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve onunla birlikte iman etmiş olanları kurtardık. Zulmedenleri de bir çığlık aldı ve yurtlarında diz çöküp kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve O'nunla birlikte iman edenleri kurtardık; o zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Azab emrimiz gelince, Şuayb’ı ve beraberinde iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. O zulmedenleri ise, korkunç bir gürültü yakaladı da yurdlarında çöküp helâk oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Buyrugumuz gelince, µuayb'i ve beraberindeki inananlari katimizdan bir rahmet olarak kurtardik. Haksizlik yapanlari bir ciglik yakaladi, olduklari yerde diz ustu cokuverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Buyruğumuz gelince, Şuâyb'ı ve beraberindeki imân edenleri rahmetimizle kurtardık. Zâlimleri ise korkunç bir ses ve uğultu yakalayıverdi; evlerinde dizüstü çöküp kaldılar. Orada hiç bulunmamış, yaşamamış gibi oldular. Dikkat edin, Semûd kavmi nasıl (ilâhî) rahmetten uzak kaldıysa Medyen de uzak kaldı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : (Azap) emrimiz gelince, Şu’ayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Buyruğumuz gelince, Şuayb'ı ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak kurtardık. Haksızlık yapanları bir çığlık yakaladı, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Emrimiz gelince, Şuayb'ı ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Emrimiz gelince Şuayb'ı ve kendisiyle beraber inanmış olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri korkunç gürültü yakaladı; yurtlarında çöküp kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ne zaman ki, emrimiz geldi, Şu'ayb ve beraberindeki müminler, tarafımızdan bir rahmet sayesinde kurtuldular. Ve o zalimleri korkunç bir gürültü yakaladı da oldukları yerde çöküp kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Emrimiz geldjğinde Şu'ayb'ı ve beraberinde iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. O zulmedenleri ise dehşet verici bir ses yakaladı ve yurtlarında çöküp kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Vaktâ ki emrimiz geldi Şuaybı ve ma'ıyyetinde iyman edenleri tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık, o zulmedenleri ise, sayha yakaladı da diyarlarında çöke kaldılarDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Azaba ilişkin emrimiz geldiğinde Şuayb ile beraberindeki mü'minleri, rahmetimizin sonucu olarak kurtardık. O zalimler müthiş bir gürültüye tutuldular da evlerinde, oldukları yerde yığılıp kalıverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Buyruğumuz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve onunla birlikte inananları kurtardık; o zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ve ne zaman ki, emrimiz geldi, Şu‘ayb'ı ve o'nunla birlikte inanmış olan kişileri, tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ve şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan o kişileri korkunç bir gürültü yakaladı da yurtlarında çöküp kaldılar. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Vaktaki (azâb) emrimiz geldi. Hem Şuaybı, hem onun maiyyetinde îman etmiş olanları, bizden bir esirgeme olarak, kurtardık. Zulmedenleri ise korkunç bir ses yakaladı da yurdlarında diz üstü çöke kaldılar (helak oldular). Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Nihâyet (azab) emrimiz gelince, Şuayb’ı ve berâberindeki îmân edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; zulmedenleri ise o korkunç ses yakaladı da bulundukları yerde çöküp kalmış kimseler oldular.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Emrimiz gelince; Şuayb'ı ve beraberindeki inananları, katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Zulmedenleri de korkunç bir ses yakaladı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve emrimiz geldiği zaman Şuayb (A.S)'ı ve onunla beraber âmenû olanları, Bizden bir rahmetle kurtardık. Zalim kimseleri bir sayha (ses) aldı. Böylece kendi diyarlarında diz üstü çöküp kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve derken, hükmümüz vaki olunca, katımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve o'nunla aynı inancı paylaşanları kurtardık; zulüm ve haksızlık içinde olanları ise bir sayha, bir gürlemeyle tepeledik; öyle ki, kendi evlerinde cansız yere yığılıp kaldılar,Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki emrimiz geldi. Şuayb'ı ve O'nunla beraber imân etmiş olanları Bizden bir rahmet ile necâta erdirdik ve zulmetmiş olanları ise bir korkunç gürültü yakaladı. Artık yurtlarında çökekalmışlar olarak sabahladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Emrimiz gelince, Şuayb'ı ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri o korkunç ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Emrimiz gelince, Şuayb’i ve beraberindeki mü’minleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zalimleri bir çığlık yakaladı. Oldukları yerde yapışıp kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : (94-95) Azap emrimiz gelince, tarafımızdan bir lütuf olarak Şuayb ve beraberindeki müminleri o azaptan kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç ses bastırıverdi de diyarlarında çökekaldılar. Sanki hiç orada yaşamamış gibi oldular... Evet, Semûd halkı defolup gittiği gibi Medyen halkı da defoldu gitti!Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Emrimiz gelince, Şu'ayb'i ve onunla beraber inanmış olanları bizden bir acıma ile kurtardık; zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri kurtardık; o zulme sapanları dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Emrimiz geldiğinde, Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç ses yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Emrimiz gelince Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri o yüksek titreşimli sayha yakaladı da öz yurtlarında yere çömelmiş hale geldiler.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.