11Hûd Suresi

Kuran Sırası: 11 İniş Sırası: 52

Kırık Meal (Arapça) Meali
|الر: Elif Lâm Râ | كِتَابٌ: bir Kitap'tır | أُحْكِمَتْ: sağlamlaştırılmış | ايَاتُهُ: ayetleri | ثُمَّ: sonra | فُصِّلَتْ: etraflıca açıklanmış | مِنْ: | لَدُنْ: tarafından | حَكِيمٍ: hikmet sahibi | خَبِيرٍ: ve her şeyden haberdar | (11:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَلَّا: öyle ki | تَعْبُدُوا: kulluk etmeyin | إِلَّا: başkasına | اللَّهَ: Allah'tan | إِنَّنِي: şüphesiz ben | لَكُمْ: size | مِنْهُ: O'nun tarafından | نَذِيرٌ: bir uyarıcıyım | وَبَشِيرٌ: ve müjdeleyiciyim | (11:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَأَنِ: ve | اسْتَغْفِرُوا: bağışlanma dileyin | رَبَّكُمْ: Rabbinizden | ثُمَّ: sonra | تُوبُوا: tevbe edin | إِلَيْهِ: O'na | يُمَتِّعْكُمْ: sizi yararlandırsın | مَتَاعًا: nimetlerden | حَسَنًا: güzel | إِلَىٰ: -ye kadar | أَجَلٍ: bir süre- | مُسَمًّى: belirli | وَيُؤْتِ: ve versin | كُلَّ: her | ذِي: sahibine | فَضْلٍ: ihsan | فَضْلَهُ: kendi ihsanını | وَإِنْ: ve eğer | تَوَلَّوْا: yüz çevirirseniz | فَإِنِّي: gerçekten ben | أَخَافُ: korkarım | عَلَيْكُمْ: sizin hakkınızda | عَذَابَ: azabından | يَوْمٍ: bir günün | كَبِيرٍ: büyük | (11:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِلَى: | اللَّهِ: Allah'adır | مَرْجِعُكُمْ: dönüşünüz | وَهُوَ: ve O | عَلَىٰ: üzerine | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şey | قَدِيرٌ: güç yetirendir | (11:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَلَا: iyi bilin ki | إِنَّهُمْ: onlar | يَثْنُونَ: bükerler | صُدُورَهُمْ: göğüslerini | لِيَسْتَخْفُوا: gizlenmek için | مِنْهُ: ondan | أَلَا: yine iyi bilin ki | حِينَ: ne zaman | يَسْتَغْشُونَ: bürünseler | ثِيَابَهُمْ: elbiselerine | يَعْلَمُ: bilir | مَا: şeyleri | يُسِرُّونَ: gizledikleri | وَمَا: ve şeyleri | يُعْلِنُونَ: açığa vurdukları | إِنَّهُ: şüphesiz O | عَلِيمٌ: bilendir | بِذَاتِ: olanı | الصُّدُورِ: gönüllerde | (11:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمَا: ve yoktur | مِنْ: hiçbir | دَابَّةٍ: canlı | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | إِلَّا: | عَلَى: ait olmayan | اللَّهِ: Allah'a | رِزْقُهَا: rızkı | وَيَعْلَمُ: ve O bilir | مُسْتَقَرَّهَا: onun karar kıldığı yeri | وَمُسْتَوْدَعَهَا: ve emanet bırakıldığı yeri | كُلٌّ: (bunların) hepsi | فِي: | كِتَابٍ: bir Kitap'tadır | مُبِينٍ: apaçık | (11:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَهُوَ: ve O'dur | الَّذِي: | خَلَقَ: yaratan | السَّمَاوَاتِ: gökleri | وَالْأَرْضَ: ve yeri | فِي: içinde | سِتَّةِ: altı | أَيَّامٍ: gün | وَكَانَ: iken | عَرْشُهُ: O'nun Arş'ı | عَلَى: üzerinde | الْمَاءِ: su | لِيَبْلُوَكُمْ: sizi denemek için | أَيُّكُمْ: hanginizin | أَحْسَنُ: daha güzel (olduğunu) | عَمَلًا: amelinin | وَلَئِنْ: ve şayet | قُلْتَ: onlara dersen | إِنَّكُمْ: şüphesiz siz | مَبْعُوثُونَ: diriltileceksiniz | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | الْمَوْتِ: ölümden | لَيَقُولَنَّ: hemen derler | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | إِنْ: değildir | هَٰذَا: bu | إِلَّا: başka | سِحْرٌ: bir sihirden | مُبِينٌ: apaçık | (11:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَئِنْ: ve şayet | أَخَّرْنَا: geciktirsek | عَنْهُمُ: onlardan | الْعَذَابَ: azabı | إِلَىٰ: için | أُمَّةٍ: bir süre | مَعْدُودَةٍ: sayılı | لَيَقُولُنَّ: mutlaka derler | مَا: nedir? | يَحْبِسُهُ: onu alıkoyan | أَلَا: haberiniz olsun ki | يَوْمَ: gün | يَأْتِيهِمْ: o geldiği | لَيْسَ: değildir | مَصْرُوفًا: geri çevrilecek | عَنْهُمْ: kendilerinden | وَحَاقَ: ve kuşatır | بِهِمْ: onları | مَا: şey | كَانُوا: oldukları | بِهِ: onu | يَسْتَهْزِئُونَ: alaya alıyor(lar) | (11:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَئِنْ: şayet | أَذَقْنَا: tattırsak | الْإِنْسَانَ: insana | مِنَّا: katımızdan | رَحْمَةً: bir rahmet | ثُمَّ: sonra | نَزَعْنَاهَا: onu geri alsak | مِنْهُ: ondan | إِنَّهُ: o hemen olur | لَيَئُوسٌ: ümitsiz | كَفُورٌ: bir nankör | (11:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَئِنْ: ve şayet | أَذَقْنَاهُ: ona tattırırsak | نَعْمَاءَ: bir nimet | بَعْدَ: sonra | ضَرَّاءَ: bir darlıktan | مَسَّتْهُ: kendisine dokunan | لَيَقُولَنَّ: mutlaka der | ذَهَبَ: gitti | السَّيِّئَاتُ: kötülükler | عَنِّي: benden | إِنَّهُ: şüphesiz o | لَفَرِحٌ: şımarık | فَخُورٌ: ve böbürlenendir | (11:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِلَّا: ancak hariçtir | الَّذِينَ: kimseler | صَبَرُوا: sabreden(ler) | وَعَمِلُوا: ve ameller işleyenler | الصَّالِحَاتِ: salih | أُولَٰئِكَ: işte | لَهُمْ: onlara vardır | مَغْفِرَةٌ: bağışlanma | وَأَجْرٌ: ve ecir | كَبِيرٌ: büyük | (11:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَلَعَلَّكَ: belki de | تَارِكٌ: bırakacaksın | بَعْضَ: bir kısmını | مَا: | يُوحَىٰ: vahyedilenin | إِلَيْكَ: sana | وَضَائِقٌ: ve daralacak | بِهِ: onunla | صَدْرُكَ: göğsün | أَنْ: dolayı | يَقُولُوا: demelerinden | لَوْلَا: değil miydi? | أُنْزِلَ: indirilmeli | عَلَيْهِ: ona | كَنْزٌ: bir hazine | أَوْ: veya | جَاءَ: gelmeli | مَعَهُ: beraberinde | مَلَكٌ: bir melek | إِنَّمَا: ancak | أَنْتَ: sen | نَذِيرٌ: bir uyarıcısın | وَاللَّهُ: Allah ise | عَلَىٰ: üzerine | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şey | وَكِيلٌ: vekildir | (11:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَمْ: yoksa | يَقُولُونَ: diyorlar mı? | افْتَرَاهُ: onu kendisi uydurdu | قُلْ: de ki | فَأْتُوا: getirin | بِعَشْرِ: on (tane) | سُوَرٍ: sure | مِثْلِهِ: onun benzeri | مُفْتَرَيَاتٍ: uydurulmuş | وَادْعُوا: ve çağırın | مَنِ: | اسْتَطَعْتُمْ: gücünüzyeteni | مِنْ: | دُونِ: başka | اللَّهِ: Allah'tan | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | صَادِقِينَ: doğru sözlü | (11:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَإِلَّمْ: eğer | يَسْتَجِيبُوا: cevap veremezlerse | لَكُمْ: size | فَاعْلَمُوا: bilin ki | أَنَّمَا: doğrusu o | أُنْزِلَ: indirilmiştir | بِعِلْمِ: ilmiyle | اللَّهِ: Allah'ın | وَأَنْ: ve şüphesiz | لَا: yoktur | إِلَٰهَ: ilah | إِلَّا: başka | هُوَ: O'ndan | فَهَلْ: artık olur musunuz? | أَنْتُمْ: size | مُسْلِمُونَ: Müslüman | (11:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مَنْ: kimler | كَانَ: | يُرِيدُ: isterse | الْحَيَاةَ: hayatını | الدُّنْيَا: dünya | وَزِينَتَهَا: ve süsünü | نُوَفِّ: karşılıklarını tam veririz | إِلَيْهِمْ: onlara | أَعْمَالَهُمْ: yaptıklarının | فِيهَا: orada | وَهُمْ: ve onlara | فِيهَا: orada | لَا: | يُبْخَسُونَ: bir noksanlık yapılmaz | (11:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أُولَٰئِكَ: bunlar | الَّذِينَ: kimselerdir | لَيْسَ: olmayan | لَهُمْ: kendileri için | فِي: | الْاخِرَةِ: ahirette | إِلَّا: başka bir şey | النَّارُ: ateşten | وَحَبِطَ: ve boşa gitmiştir | مَا: | صَنَعُوا: işledikleri | فِيهَا: orada | وَبَاطِلٌ: ve geçersizdir | مَا: | كَانُوا: oldukları | يَعْمَلُونَ: yapmakta | (11:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَفَمَنْ: kimse gibi midir? | كَانَ: olan | عَلَىٰ: üzere | بَيِّنَةٍ: açık bir delil | مِنْ: | رَبِّهِ: Rabbinden | وَيَتْلُوهُ: ve onu izleyen | شَاهِدٌ: bir şahit | مِنْهُ: O'nun tarafından | وَمِنْ: ve | قَبْلِهِ: ondan önce | كِتَابُ: kitabı (elinde bulunan) | مُوسَىٰ: Musa'nın | إِمَامًا: bir rehber | وَرَحْمَةً: ve rahmet olan | أُولَٰئِكَ: işte bunlar | يُؤْمِنُونَ: iman ederler | بِهِ: ona | وَمَنْ: ve kim | يَكْفُرْ: inkar ederse | بِهِ: onu | مِنَ: | الْأَحْزَابِ: topluluklardan | فَالنَّارُ: ateştir | مَوْعِدُهُ: kendisine vaadedilen | فَلَا: | تَكُ: hiç olma | فِي: içinde | مِرْيَةٍ: şüphe | مِنْهُ: bundan | إِنَّهُ: şüphesiz bu | الْحَقُّ: bir gerçektir | مِنْ: -den | رَبِّكَ: Rabbin- | وَلَٰكِنَّ: ancak | أَكْثَرَ: çoğu | النَّاسِ: insanların | لَا: | يُؤْمِنُونَ: iman etmezler | (11:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمَنْ: kim olabilir? | أَظْلَمُ: daha zalim | مِمَّنِ: kimseden | افْتَرَىٰ: uyduran | عَلَى: karşı | اللَّهِ: Allah'a | كَذِبًا: yalan | أُولَٰئِكَ: bunlar | يُعْرَضُونَ: sunulurlar | عَلَىٰ: üzerine | رَبِّهِمْ: Rabblerine | وَيَقُولُ: ve derler | الْأَشْهَادُ: şahitler | هَٰؤُلَاءِ: işte bunlardır | الَّذِينَ: kimseler | كَذَبُوا: yalan söyleyen(ler) | عَلَىٰ: karşı | رَبِّهِمْ: Rabblerine | أَلَا: haberiniz olsun | لَعْنَةُ: laneti | اللَّهِ: Allah'ın | عَلَى: üzerinedir | الظَّالِمِينَ: zalimlerin | (11:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: onlar | يَصُدُّونَ: alıkoyar | عَنْ: | سَبِيلِ: yolundan | اللَّهِ: Allah'ın | وَيَبْغُونَهَا: ve onda ararlar | عِوَجًا: çarpıklık | وَهُمْ: ve onlar (ararlar) | بِالْاخِرَةِ: ahireti | هُمْ: onlar | كَافِرُونَ: inkar edenlerdir | (11:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أُولَٰئِكَ: onlar | لَمْ: | يَكُونُوا: değillerdir | مُعْجِزِينَ: aciz bırakacak | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | وَمَا: yoktur | كَانَ: | لَهُمْ: onların | مِنْ: | دُونِ: başka | اللَّهِ: Allah'tan | مِنْ: | أَوْلِيَاءَ: dostları | يُضَاعَفُ: kat kat artırılır | لَهُمُ: onlar için | الْعَذَابُ: azab | مَا: | كَانُوا: onlar | يَسْتَطِيعُونَ: güç yetiremezlerdi | السَّمْعَ: işitmeye | وَمَا: ve | كَانُوا: onlar | يُبْصِرُونَ: göremezlerdi | (11:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أُولَٰئِكَ: işte onlar | الَّذِينَ: kimselerdir | خَسِرُوا: zarara sokan(lardır) | أَنْفُسَهُمْ: kendilerini | وَضَلَّ: ve kaybolmuştur | عَنْهُمْ: yanlarından | مَا: şeyler | كَانُوا: | يَفْتَرُونَ: uydurdukları | (11:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَا: yok | جَرَمَ: şüphe | أَنَّهُمْ: onlar | فِي: | الْاخِرَةِ: ahirette | هُمُ: onlar | الْأَخْسَرُونَ: en fazla zararlı çıkanlardır | (11:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz ki | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: iman eden(ler) | وَعَمِلُوا: ve işleyenler | الصَّالِحَاتِ: iyi işler | وَأَخْبَتُوا: ve gönülden boyun eğenler | إِلَىٰ: | رَبِّهِمْ: Rabblerine | أُولَٰئِكَ: işte onlar | أَصْحَابُ: ehlidirler | الْجَنَّةِ: cennet | هُمْ: onlar | فِيهَا: orada | خَالِدُونَ: kalıcıdırlar | (11:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مَثَلُ: durumu | الْفَرِيقَيْنِ: iki topluluğun | كَالْأَعْمَىٰ: körün durumu gibidir | وَالْأَصَمِّ: ve sağırın | وَالْبَصِيرِ: ve görenin | وَالسَّمِيعِ: ve işitenin | هَلْ: midir? | يَسْتَوِيَانِ: ikisi eşit | مَثَلًا: durumları | أَفَلَا: | تَذَكَّرُونَ: İbret almıyor musunuz? | (11:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَقَدْ: ve andolsun | أَرْسَلْنَا: göndermiştik | نُوحًا: Nuh'u | إِلَىٰ: | قَوْمِهِ: kendi kavmine | إِنِّي: şüphesiz ben | لَكُمْ: sizin için | نَذِيرٌ: bir uyarıcıyım | مُبِينٌ: apaçık | (11:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَنْ: diye | لَا: | تَعْبُدُوا: kulluk etmeyin | إِلَّا: başkasına | اللَّهَ: Allah'tan | إِنِّي: şüphesiz ben | أَخَافُ: korkuyorum | عَلَيْكُمْ: sizin hakkınızda | عَذَابَ: azabından | يَوْمٍ: bir günün | أَلِيمٍ: acıklı | (11:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَقَالَ: dediler ki | الْمَلَأُ: ileri gelenleri | الَّذِينَ: | كَفَرُوا: inkar eden | مِنْ: -nden | قَوْمِهِ: kavmi- | مَا: | نَرَاكَ: biz seni görmüyoruz | إِلَّا: başka | بَشَرًا: bir insandan | مِثْلَنَا: bizim gibi | وَمَا: ve | نَرَاكَ: görmüyoruz | اتَّبَعَكَ: sana uyduğunu | إِلَّا: başkasının | الَّذِينَ: olandan | هُمْ: kendisi | أَرَاذِلُنَا: en aşağılıklarımız | بَادِيَ: sığ (görüşlü) | الرَّأْيِ: (sığ) görüşlü | وَمَا: ve | نَرَىٰ: görmüyoruz | لَكُمْ: sizin | عَلَيْنَا: bize karşı | مِنْ: hiç | فَضْلٍ: üstünlüğünüzü | بَلْ: aksine | نَظُنُّكُمْ: zannediyoruz ki siz | كَاذِبِينَ: yalancılarsınız | (11:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi ki | يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | أَرَأَيْتُمْ: Ne dersiniz? | إِنْ: eğer | كُنْتُ: ben isem | عَلَىٰ: üzere | بَيِّنَةٍ: bir delil | مِنْ: -den | رَبِّي: Rabbim- | وَاتَانِي: ve bana vermişse | رَحْمَةً: bir rahmet | مِنْ: | عِنْدِهِ: katından | فَعُمِّيَتْ: bu gizli bırakılmış ise | عَلَيْكُمْ: size | أَنُلْزِمُكُمُوهَا: biz sizi zorlayacak mıyız? | وَأَنْتُمْ: siz | لَهَا: onu | كَارِهُونَ: istemediğiniz halde | (11:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ويَا: ve EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | لَا: | أَسْأَلُكُمْ: sizden istemiyorum | عَلَيْهِ: bunun karşılığında | مَالًا: bir mal | إِنْ: | أَجْرِيَ: benim ecrim | إِلَّا: yalnızca | عَلَى: aittir | اللَّهِ: Allah'a | وَمَا: ve değilim | أَنَا: ben | بِطَارِدِ: kovacak | الَّذِينَ: kimseleri | امَنُوا: iman eden(leri) | إِنَّهُمْ: şüphesiz onlar | مُلَاقُو: kavuşacaklardır | رَبِّهِمْ: Rabblerine | وَلَٰكِنِّي: ancak ben | أَرَاكُمْ: sizi görüyorum | قَوْمًا: bir topluluk olarak | تَجْهَلُونَ: cahillik eden | (11:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ويَا: ve EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | مَنْ: kim | يَنْصُرُنِي: bana yardımcı olabilir | مِنَ: karşı | اللَّهِ: Allah'a | إِنْ: eğer | طَرَدْتُهُمْ: onları kovsam | أَفَلَا: | تَذَكَّرُونَ: düşünmüyor musunuz? | (11:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَا: | أَقُولُ: ben demiyorum | لَكُمْ: size | عِنْدِي: benim yanımdadır | خَزَائِنُ: hazineleri | اللَّهِ: Allah'ın | وَلَا: ve | أَعْلَمُ: bilmiyorum | الْغَيْبَ: gaybı | وَلَا: ve | أَقُولُ: demiyorum | إِنِّي: şüphesiz ben | مَلَكٌ: meleğim (diye) | وَلَا: ve | أَقُولُ: diyemem | لِلَّذِينَ: kimseler için | تَزْدَرِي: küçük gördükleri | أَعْيُنُكُمْ: gözlerinizin | لَنْ: | يُؤْتِيَهُمُ: onlara vermeyecektir | اللَّهُ: Allah | خَيْرًا: bir hayır | اللَّهُ: Allah | أَعْلَمُ: daha iyi bilir | بِمَا: olanı | فِي: içlerinde | أَنْفُسِهِمْ: onların kendi | إِنِّي: ben gerçekten | إِذًا: o zaman | لَمِنَ: kimselerden olurum | الظَّالِمِينَ: zulmeden | (11:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler ki | يَا: EY/HEY/AH | نُوحُ: Nuh | قَدْ: muhakkak | جَادَلْتَنَا: bizimle tartıştın | فَأَكْثَرْتَ: çok ileri gittin | جِدَالَنَا: bizimle tartışmanda | فَأْتِنَا: getir bakalım | بِمَا: şeyi | تَعِدُنَا: bize vaadettiğin | إِنْ: eğer | كُنْتَ: isen | مِنَ: -den | الصَّادِقِينَ: doğru sözlüler- | (11:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: (Nuh) dedi | إِنَّمَا: ancak | يَأْتِيكُمْ: size getirir | بِهِ: onu | اللَّهُ: Allah | إِنْ: eğer | شَاءَ: dilerse | وَمَا: ve değilsiniz | أَنْتُمْ: siz | بِمُعْجِزِينَ: O'nu aciz bırakacak | (11:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَا: ve | يَنْفَعُكُمْ: size yarar vermez | نُصْحِي: öğüdüm | إِنْ: eğer | أَرَدْتُ: istesem de | أَنْ: | أَنْصَحَ: öğüt vermek | لَكُمْ: size | إِنْ: eğer | كَانَ: | اللَّهُ: Allah | يُرِيدُ: dilerse | أَنْ: | يُغْوِيَكُمْ: sizi azgınlığa düşürmeyi | هُوَ: O | رَبُّكُمْ: sizin Rabbinizdir | وَإِلَيْهِ: ve O'na | تُرْجَعُونَ: döndürüleceksiniz | (11:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَمْ: yoksa | يَقُولُونَ: diyorlar (mı?) | افْتَرَاهُ: onu uydurdu | قُلْ: de ki | إِنِ: eğer | افْتَرَيْتُهُ: onu ben uydurduysam | فَعَلَيَّ: benim üzerimedir | إِجْرَامِي: suçum | وَأَنَا: ancak ben | بَرِيءٌ: uzağım | مِمَّا: -dan | تُجْرِمُونَ: sizin suçlarınız- | (11:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَأُوحِيَ: vahyolundu | إِلَىٰ: | نُوحٍ: Nuh'a | أَنَّهُ: gerçekten | لَنْ: | يُؤْمِنَ: kimse iman etmeyecek | مِنْ: -den | قَوْمِكَ: kavmin- | إِلَّا: dışında | مَنْ: kimselerin | قَدْ: (şimdiye kadar) | امَنَ: iman eden | فَلَا: | تَبْتَئِسْ: üzülme | بِمَا: dolayı | كَانُوا: | يَفْعَلُونَ: onların yaptıklarından | (11:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاصْنَعِ: ve yap | الْفُلْكَ: gemiyi | بِأَعْيُنِنَا: bizim gözetimimiz altında | وَوَحْيِنَا: ve vahyimizle | وَلَا: | تُخَاطِبْنِي: bana hitap (dua) etme | فِي: hakkında | الَّذِينَ: kimseler | ظَلَمُوا: zulmeden(ler) | إِنَّهُمْ: onlar | مُغْرَقُونَ: suda boğulacaklardır | (11:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَيَصْنَعُ: ve yapıyordu | الْفُلْكَ: gemiyi | وَكُلَّمَا: ve ne zaman | مَرَّ: yanından geçse | عَلَيْهِ: onun | مَلَأٌ: ileri gelenler | مِنْ: -den | قَوْمِهِ: kavmin- | سَخِرُوا: alay ediyorlardı | مِنْهُ: onunla | قَالَ: dedi ki | إِنْ: eğer | تَسْخَرُوا: alay ederseniz | مِنَّا: bizimle | فَإِنَّا: muhakkak biz de | نَسْخَرُ: alay edeceğiz | مِنْكُمْ: sizinle | كَمَا: gibi | تَسْخَرُونَ: sizin alay ettiğiniz | (11:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَسَوْفَ: yakında | تَعْلَمُونَ: bileceksiniz | مَنْ: kime | يَأْتِيهِ: geleceğini | عَذَابٌ: azabın | يُخْزِيهِ: rezil edici | وَيَحِلُّ: ve ineceğini | عَلَيْهِ: başına | عَذَابٌ: azabın | مُقِيمٌ: kalıcı | (11:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|حَتَّىٰ: sonunda | إِذَا: zaman | جَاءَ: geldiği | أَمْرُنَا: emrimiz | وَفَارَ: ve kaynadığında | التَّنُّورُ: tandır | قُلْنَا: dedik ki | احْمِلْ: bindir | فِيهَا: ona | مِنْ: | كُلٍّ: her şeyden | زَوْجَيْنِ: çifti | اثْنَيْنِ: ikişer | وَأَهْلَكَ: ve aileni | إِلَّا: dışındaki | مَنْ: olanlar | سَبَقَ: önceden | عَلَيْهِ: aleyhlerine | الْقَوْلُ: hüküm verilmiş | وَمَنْ: ve | امَنَ: iman edenleri | وَمَا: ve | امَنَ: zaten iman etmemişti | مَعَهُ: onunla beraber | إِلَّا: dışında | قَلِيلٌ: çok az kimse | (11:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi ki | ارْكَبُوا: haydi binin | فِيهَا: ona | بِسْمِ: adıyladır | اللَّهِ: Allah'ın | مَجْرَاهَا: yüzmesi de | وَمُرْسَاهَا: ve durması da | إِنَّ: şüphesiz | رَبِّي: Rabbim | لَغَفُورٌ: bağışlayıcıdır | رَحِيمٌ: rahmet edicidir | (11:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَهِيَ: (Gemi) | تَجْرِي: geçirirken | بِهِمْ: onları | فِي: içinden | مَوْجٍ: dalgaların | كَالْجِبَالِ: dağlar gibi | وَنَادَىٰ: ve seslendi | نُوحٌ: Nuh | ابْنَهُ: oğluna | وَكَانَ: ve o (idi) | فِي: | مَعْزِلٍ: bir kenarda | يَا: EY/HEY/AH | بَنِي: Çocukları | ارْكَبْ: gel bin | مَعَنَا: bizimle birlikte | وَلَا: ve- | تَكُنْ: olma | مَعَ: beraber | الْكَافِرِينَ: kâfirlerle | (11:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: (O) dedi ki | سَاوِي: sığınacağım | إِلَىٰ: | جَبَلٍ: bir dağa | يَعْصِمُنِي: o beni korur | مِنَ: -dan | الْمَاءِ: su- | قَالَ: dedi ki | لَا: yoktur | عَاصِمَ: kurtulacak | الْيَوْمَ: bugün | مِنْ: -nden | أَمْرِ: emri- | اللَّهِ: Allah'ın | إِلَّا: dışında | مَنْ: kimselerin | رَحِمَ: merhanet ettiği | وَحَالَ: bu sırada girdi | بَيْنَهُمَا: aralarına | الْمَوْجُ: bir dalga | فَكَانَ: ve o da oldu | مِنَ: -dan | الْمُغْرَقِينَ: boğulanlar- | (11:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقِيلَ: ve denildi | يَا: EY/HEY/AH | أَرْضُ: yer | ابْلَعِي: çek | مَاءَكِ: suyunu | ويَا: ve EY/HEY/AH | سَمَاءُ: gök | أَقْلِعِي: sen de tut | وَغِيضَ: ve çekildi | الْمَاءُ: su | وَقُضِيَ: ve bitirildi | الْأَمْرُ: | وَاسْتَوَتْ: ve oturdu | عَلَى: üzerine | الْجُودِيِّ: Cudi'nin | وَقِيلَ: ve denildi | بُعْدًا: yok olsun | لِلْقَوْمِ: topluluğu | الظَّالِمِينَ: zalimler | (11:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَنَادَىٰ: ve seslendi | نُوحٌ: Nuh | رَبَّهُ: Rabbine | فَقَالَ: ve dedi ki | رَبِّ: Rabbim | إِنَّ: şüphesiz | ابْنِي: oğlum | مِنْ: | أَهْلِي: benim ailemdendir | وَإِنَّ: ve şüphesiz | وَعْدَكَ: senin vaadin | الْحَقُّ: haktır | وَأَنْتَ: ve sen | أَحْكَمُ: en iyi hükmedenisin | الْحَاكِمِينَ: hükmedenlerin | (11:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: (Allah) dedi ki | يَا: EY/HEY/AH | نُوحُ: Nuh | إِنَّهُ: şüphesiz o | لَيْسَ: değildir | مِنْ: -den | أَهْلِكَ: senin ailen- | إِنَّهُ: elbette o | عَمَلٌ: bir iş yapmıştı | غَيْرُ: olmayan | صَالِحٍ: iyi | فَلَا: | تَسْأَلْنِ: benden isteme | مَا: bir şeyi | لَيْسَ: olmayan | لَكَ: senin | بِهِ: hakkında | عِلْمٌ: bilgin | إِنِّي: şüphesiz ben | أَعِظُكَ: seni sakındırıyorum | أَنْ: | تَكُونَ: olmanı | مِنَ: -den | الْجَاهِلِينَ: bilgisizler- | (11:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi | رَبِّ: Rabbim | إِنِّي: muhakkak ben | أَعُوذُ: sığınırım | بِكَ: sana | أَنْ: | أَسْأَلَكَ: senden istemekten | مَا: bir şeyi | لَيْسَ: olmayan | لِي: benim | بِهِ: hakkında | عِلْمٌ: bilgim | وَإِلَّا: eğer | تَغْفِرْ: bağışlamazsan | لِي: beni | وَتَرْحَمْنِي: ve bana rahmet etmezsen | أَكُنْ: olurum | مِنَ: -dan | الْخَاسِرِينَ: hüsrana uğrayanlar- | (11:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قِيلَ: denildi ki | يَا: EY/HEY/AH | نُوحُ: Nuh | اهْبِطْ: in | بِسَلَامٍ: selam ile | مِنَّا: bizden | وَبَرَكَاتٍ: ve bereketlerle | عَلَيْكَ: sana | وَعَلَىٰ: ve üzerine | أُمَمٍ: ümmetler | مِمَّنْ: olanlardan | مَعَكَ: seninle birlikte | وَأُمَمٌ: ve (bazı) ümmetlere | سَنُمَتِّعُهُمْ: geçimlik vereceğiz | ثُمَّ: sonra | يَمَسُّهُمْ: onlara dokunacaktır | مِنَّا: bizden | عَذَابٌ: bir azap | أَلِيمٌ: acıklı | (11:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|تِلْكَ: bunlar | مِنْ: | أَنْبَاءِ: haberlerindendir | الْغَيْبِ: gayb | نُوحِيهَا: vahyettiğimiz | إِلَيْكَ: sana | مَا: değildin | كُنْتَ: sen | تَعْلَمُهَا: onu biliyor | أَنْتَ: (ne) sen | وَلَا: ve ne de | قَوْمُكَ: senin kavmin | مِنْ: | قَبْلِ: önce | هَٰذَا: bundan | فَاصْبِرْ: sabret | إِنَّ: şüphesiz | الْعَاقِبَةَ: sonuç | لِلْمُتَّقِينَ: takva sahiplerinindir | (11:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِلَىٰ: ve (kavmin)e | عَادٍ: Ad | أَخَاهُمْ: kardeşleri | هُودًا: Hud'u (gönderdik) | قَالَ: dedi ki | يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | اعْبُدُوا: kulluk edin | اللَّهَ: Allah'a | مَا: yoktur | لَكُمْ: sizin için | مِنْ: hiç bir | إِلَٰهٍ: ilah | غَيْرُهُ: O'ndan başka | إِنْ: | أَنْتُمْ: siz | إِلَّا: ancak | مُفْتَرُونَ: yalan uyduranlarsınız | (11:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.