Kırık Meal (Arapça) : |وَأُوحِيَ: vahyolundu | إِلَىٰ: | نُوحٍ: Nuh'a | أَنَّهُ: gerçekten | لَنْ: | يُؤْمِنَ: kimse iman etmeyecek | مِنْ: -den | قَوْمِكَ: kavmin- | إِلَّا: dışında | مَنْ: kimselerin | قَدْ: (şimdiye kadar) | امَنَ: iman eden | فَلَا: | تَبْتَئِسْ: üzülme | بِمَا: dolayı | كَانُوا: | يَفْعَلُونَ: onların yaptıklarından |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وأوحي WÊWḪYvahyolundu | إلى ÎL | نوح NWḪNuh'a | أنه ÊNHgerçekten | لن LN | يؤمن YÙMNkimse iman etmeyecek | من MN-den | قومك GWMKkavmin- | إلا ÎLEdışında | من MNkimselerin | قد GD̃(şimdiye kadar) | آمن ËMNiman eden | فلا FLE | تبتئس TBTÙSüzülme | بما BMEdolayı | كانوا KENWE | يفعلون YFALWNonların yaptıklarından |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ūHiye: vahyolundu | ilā: | nūHin: Nuh'a | ennehu: gerçekten | len: | yu'mine: kimse iman etmeyecek | min: -den | ḳavmike: kavmin- | illā: dışında | men: kimselerin | ḳad: (şimdiye kadar) | āmene: iman eden | felā: | tebteis: üzülme | bimā: dolayı | kānū: | yef'ǎlūne: onların yaptıklarından |
Kırık Meal (Transcript) : |VÊVḪY: vahyolundu | ÎL: | NVḪ: Nuh'a | ÊNH: gerçekten | LN: | YÙMN: kimse iman etmeyecek | MN: -den | GVMK: kavmin- | ÎLE: dışında | MN: kimselerin | GD̃: (şimdiye kadar) | ËMN: iman eden | FLE: | TBTÙS: üzülme | BME: dolayı | KENVE: | YFALVN: onların yaptıklarından |
Abdulbaki Gölpınarlı : Nûh'a, kavminden inananlardan başkaları kesin olarak inanmayacak, artık sen de onların yaptıkları işler yüzünden kederlenme diye vahyedildi.
Adem Uğur : Nuh'a vahyolundu ki: Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık (sana) asla inanmayacak. Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan) dolayı üzülme.
Ahmed Hulusi : Nuh'a vahyolundu ki: "Halkından, iman etmiş olanlar dışında kimse iman etmeyecek. . . (Artık) onların yapmakta olduklarından dolayı üzgün olma!"
Ahmet Tekin : Nuh’a:
'Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık asla sana iman etmeyecek. Öyleyse onların sergilemeye devam ettikleri günahkâr, isyankâr davranışlarından dolayı üzülme.' diye vahyedildi.
Ahmet Varol : Nuh'a vahyolundu ki: 'Kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanların dışında artık kimse iman etmeyecek. Onların yaptıklarından dolayı üzülme!
Ali Bulaç : Nuh'a vahyedildi: "Gerçekten iman edenlerin dışında, kesin olarak kimse inanmayacak. Şu halde onların işlemekte olduklarından dolayı üzülme."
Ali Fikri Yavuz : Nûh’a şöyle vahyolunmuştu: “- Haberin olsun, önceden iman edenlerden başka, kavminden hiç biri asla iman etmiyecek. O halde yaptıkları şeylerden (eziyet ve tekziplerden ) ötürü kederlenme.
Bekir Sadak : (36-37) Nuh'a, «Senin milletinden, inanmis olanlardan baskasi inanmayacaktir; onlarin yapageldiklerine uzulme; nezaretimiz altinda, sana bildirdigimiz gibi gemiyi yap. Haksizlik yapanlar icin Bana bas vurma, cunku onlar suda bogulacaklardir» diye Allah tarafÙndan vahyolundu.
Celal Yıldırım : Nuh'a, senin kavminden imân edenlerden başkası, şüphen olmasın ki (sana) inanmıyacaktır. Artık onların işleyegeldiklerinden dolayı üzülüp tasalanma.
Diyanet İşleri : Nûh’a vahyolundu ki: “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O hâlde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme.”
Diyanet İşleri (eski) : (36-37) Nuh'a, 'Senin milletinden, inanmış olanlardan başkası inanmayacaktır; onların yapageldiklerine üzülme; nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap. Haksızlık yapanlar için Bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır' diye Allah tarafından vahyolundu.
Diyanet Vakfi : Nuh'a vahyolundu ki: Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık (sana) asla inanmayacak. Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan) dolayı üzülme.
Edip Yüksel : Nuh'a vahyedildi: 'Şu ana kadar inanmış olanların dışında artık halkından hiç kimse inanmıyacaktır. Onların tavırları seni üzmesin.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ayrıca Nuh'a şöyle vahyettik: «Bil ki kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanlardan başka artık kimse iman etmeyecektir. Onun için yaptıkları şeylerden dolayı kederlenme.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de Nuh'a vahyolunmuştu ki: «Haberin olsun, kavminden iman etmiş olanların dışında hiçbiri iman etmeyecektir; onun için her ne yaparlarsa gam yeme!
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de Nuha vahyolunmuştu ki haberin olsun kavminden iyman etmiş olanlardan maada hiç biri iyman etmiyecek, onun için her ne yaparlarsa gam yeme de
Fizilal-il Kuran : Nuh'a vahiy yolu ile bildirildi ki; «Daha önce inananlar dışında soydaşlarından başka inanan olmayacaktır. Onların yaptıklarından dolayı üzülme.»
Gültekin Onan : Nuh'a vahyedildi: "Gerçekten inananların dışında, kesin olarak kimse inanmayacak. Şu halde onların işlemekte olduklarından dolayı üzülme."
Hakkı Yılmaz : (36,37) "Ve Nûh'a vahyolundu: “Kesinlikle toplumundan iman etmiş olanlardan başka artık kimse iman etmeyecektir. Onun için onların yaptıkları şeylere üzülme. Ve Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Şirk koşmak sûretiyle yanlış; kendi zararlarına iş yapan kimseler hakkında da Bana hitapta bulunma. Kesinlikle onlar, suda kesin boğulacaklardır.” "
Hasan Basri Çantay : Nuha şu hakıykat vahy olundu: «Kavminden gerçek îman etmiş olanlardan başkası asla îman etmeyecekdir. O halde (bîhûde üzülüb de) işleyegeldikleri şeylerden (tecâvüzlerden) dolayı tasalanma».
Hayrat Neşriyat : Nûh’a da şübhesiz şöyle vahyolundu: 'Kavminden, gerçekten îmân etmiş olanlardan başka kimse aslâ îmân etmeyecek; öyle ise onların yapmakta olduklarından dolayı üzülme!'
İbni Kesir : Nuh'a vahyolundu ki: Senin kavminden iman edenlerden başkası asla inanmayacaktır. Bunun için onların işlediklerine üzülme.
İskender Evrenosoğlu : Ve Nuh'a: “Senin kavminden âmenû olmuş olanlar hariç, onlar asla mü'min olmayacak.” (diye) vahyedildi. Artık onların yapmış olduğu şeylerden dolayı sen, yeise kapılma.
Muhammed Esed : Ve Nuh'a: "Senin kavminden, şimdiye kadar inanmış olanların dışında kimse inanmayacak" diye vahyettik, "Bu yüzden, onların yapabilecekleri şeylerden ötürü sakın tasalanma,
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve Nûh'a vahyolundu ki, «Muhakkak kavminden imân etmeyecektir, ancak cidden imân etmiş olanlar müstesna. Artık yapar oldukları şey ile mahzun olma.»
Ömer Öngüt : Nuh'a vahyolundu ki: “Kavminden, iman etmiş olanlardan başkası aslâ imana gelmeyecektir. O halde onların yaptıklarından dolayı tasalanma. ”
Şaban Piriş : Nuh’a: “Gerçekten iman edenlerin dışında, kesin olarak kavminden kimse inanmayacak. O halde, onların yaptıklarına üzülme.” diye vahyedildi.
Suat Yıldırım : (36-37) Nuh’a şöyle vahyolundu ki: "Artık halkından, daha önce iman etmiş olanlar dışında, hiç kimse iman etmeyecek. Öyleyse o kâfirlerin yaptıklarından dolayı kederlenme de, Bizim gözetimimiz altında ve vahyimiz doğrultusunda, gemiyi yap ve o zalimler lehinde Ben’den hiçbir ricada bulunma. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."
Süleyman Ateş : Nûh'a vahyolundu ki: "Kavminden, inanmış olanlardan başka kimse inanmayacak, onların yaptıklarından dolayı üzülme!"
Tefhim-ul Kuran : Nuh'a vahyedildi: «Gerçekten iman edenlerin dışında, kesin olarak kimse inanmayacak. Şu halde onların işlemekte olduklarından dolayı üzülme.»
Ümit Şimşek : Derken Nuh'a 'Şimdiye kadar iman edenlerden başka, kavminden sana iman eden olmayacak,' diye vahyolundu. 'Artık onların yaptıkları için tasalanma.
Yaşar Nuri Öztürk : Nûh'a şöyle vahyolundu: "Toplumundan, daha önce inanmış olanlar dışında hiç kimse iman etmeyecektir. Artık onların yaptıkları yüzünden tasalanıp durma."