11Hûd Suresi
Kuran Sırası: 11
İniş Sırası: 52
Kırık Meal (Transcript) Meali
|ELR: Elif Lâm Râ
| KTEB: bir Kitap'tır
| ÊḪKMT: sağlamlaştırılmış
| ËYETH: ayetleri
| S̃M: sonra
| FṦLT: etraflıca açıklanmış
| MN:
| LD̃N: tarafından
| ḪKYM: hikmet sahibi
| ḢBYR: ve her şeyden haberdar
| (11:1)

| KTEB: bir Kitap'tır
| ÊḪKMT: sağlamlaştırılmış
| ËYETH: ayetleri
| S̃M: sonra
| FṦLT: etraflıca açıklanmış
| MN:
| LD̃N: tarafından
| ḪKYM: hikmet sahibi
| ḢBYR: ve her şeyden haberdar
| (11:1)|ÊLE: öyle ki
| TABD̃VE: kulluk etmeyin
| ÎLE: başkasına
| ELLH: Allah'tan
| ÎNNY: şüphesiz ben
| LKM: size
| MNH: O'nun tarafından
| NZ̃YR: bir uyarıcıyım
| VBŞYR: ve müjdeleyiciyim
| (11:2)

| TABD̃VE: kulluk etmeyin
| ÎLE: başkasına
| ELLH: Allah'tan
| ÎNNY: şüphesiz ben
| LKM: size
| MNH: O'nun tarafından
| NZ̃YR: bir uyarıcıyım
| VBŞYR: ve müjdeleyiciyim
| (11:2)|VÊN: ve
| ESTĞFRVE: bağışlanma dileyin
| RBKM: Rabbinizden
| S̃M: sonra
| TVBVE: tevbe edin
| ÎLYH: O'na
| YMTAKM: sizi yararlandırsın
| MTEAE: nimetlerden
| ḪSNE: güzel
| ÎL: -ye kadar
| ÊCL: bir süre-
| MSM: belirli
| VYÙT: ve versin
| KL: her
| Z̃Y: sahibine
| FŽL: ihsan
| FŽLH: kendi ihsanını
| VÎN: ve eğer
| TVLVE: yüz çevirirseniz
| FÎNY: gerçekten ben
| ÊḢEF: korkarım
| ALYKM: sizin hakkınızda
| AZ̃EB: azabından
| YVM: bir günün
| KBYR: büyük
| (11:3)

| ESTĞFRVE: bağışlanma dileyin
| RBKM: Rabbinizden
| S̃M: sonra
| TVBVE: tevbe edin
| ÎLYH: O'na
| YMTAKM: sizi yararlandırsın
| MTEAE: nimetlerden
| ḪSNE: güzel
| ÎL: -ye kadar
| ÊCL: bir süre-
| MSM: belirli
| VYÙT: ve versin
| KL: her
| Z̃Y: sahibine
| FŽL: ihsan
| FŽLH: kendi ihsanını
| VÎN: ve eğer
| TVLVE: yüz çevirirseniz
| FÎNY: gerçekten ben
| ÊḢEF: korkarım
| ALYKM: sizin hakkınızda
| AZ̃EB: azabından
| YVM: bir günün
| KBYR: büyük
| (11:3)|ÎL:
| ELLH: Allah'adır
| MRCAKM: dönüşünüz
| VHV: ve O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: güç yetirendir
| (11:4)

| ELLH: Allah'adır
| MRCAKM: dönüşünüz
| VHV: ve O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: güç yetirendir
| (11:4)|ÊLE: iyi bilin ki
| ÎNHM: onlar
| YS̃NVN: bükerler
| ṦD̃VRHM: göğüslerini
| LYSTḢFVE: gizlenmek için
| MNH: ondan
| ÊLE: yine iyi bilin ki
| ḪYN: ne zaman
| YSTĞŞVN: bürünseler
| S̃YEBHM: elbiselerine
| YALM: bilir
| ME: şeyleri
| YSRVN: gizledikleri
| VME: ve şeyleri
| YALNVN: açığa vurdukları
| ÎNH: şüphesiz O
| ALYM: bilendir
| BZ̃ET: olanı
| ELṦD̃VR: gönüllerde
| (11:5)

| ÎNHM: onlar
| YS̃NVN: bükerler
| ṦD̃VRHM: göğüslerini
| LYSTḢFVE: gizlenmek için
| MNH: ondan
| ÊLE: yine iyi bilin ki
| ḪYN: ne zaman
| YSTĞŞVN: bürünseler
| S̃YEBHM: elbiselerine
| YALM: bilir
| ME: şeyleri
| YSRVN: gizledikleri
| VME: ve şeyleri
| YALNVN: açığa vurdukları
| ÎNH: şüphesiz O
| ALYM: bilendir
| BZ̃ET: olanı
| ELṦD̃VR: gönüllerde
| (11:5)|VME: ve yoktur
| MN: hiçbir
| D̃EBT: canlı
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| ÎLE:
| AL: ait olmayan
| ELLH: Allah'a
| RZGHE: rızkı
| VYALM: ve O bilir
| MSTGRHE: onun karar kıldığı yeri
| VMSTVD̃AHE: ve emanet bırakıldığı yeri
| KL: (bunların) hepsi
| FY:
| KTEB: bir Kitap'tadır
| MBYN: apaçık
| (11:6)

| MN: hiçbir
| D̃EBT: canlı
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| ÎLE:
| AL: ait olmayan
| ELLH: Allah'a
| RZGHE: rızkı
| VYALM: ve O bilir
| MSTGRHE: onun karar kıldığı yeri
| VMSTVD̃AHE: ve emanet bırakıldığı yeri
| KL: (bunların) hepsi
| FY:
| KTEB: bir Kitap'tadır
| MBYN: apaçık
| (11:6)|VHV: ve O'dur
| ELZ̃Y:
| ḢLG: yaratan
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| FY: içinde
| STT: altı
| ÊYEM: gün
| VKEN: iken
| ARŞH: O'nun Arş'ı
| AL: üzerinde
| ELMEÙ: su
| LYBLVKM: sizi denemek için
| ÊYKM: hanginizin
| ÊḪSN: daha güzel (olduğunu)
| AMLE: amelinin
| VLÙN: ve şayet
| GLT: onlara dersen
| ÎNKM: şüphesiz siz
| MBAVS̃VN: diriltileceksiniz
| MN:
| BAD̃: sonra
| ELMVT: ölümden
| LYGVLN: hemen derler
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| ÎN: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka
| SḪR: bir sihirden
| MBYN: apaçık
| (11:7)

| ELZ̃Y:
| ḢLG: yaratan
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| FY: içinde
| STT: altı
| ÊYEM: gün
| VKEN: iken
| ARŞH: O'nun Arş'ı
| AL: üzerinde
| ELMEÙ: su
| LYBLVKM: sizi denemek için
| ÊYKM: hanginizin
| ÊḪSN: daha güzel (olduğunu)
| AMLE: amelinin
| VLÙN: ve şayet
| GLT: onlara dersen
| ÎNKM: şüphesiz siz
| MBAVS̃VN: diriltileceksiniz
| MN:
| BAD̃: sonra
| ELMVT: ölümden
| LYGVLN: hemen derler
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| ÎN: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka
| SḪR: bir sihirden
| MBYN: apaçık
| (11:7)|VLÙN: ve şayet
| ÊḢRNE: geciktirsek
| ANHM: onlardan
| ELAZ̃EB: azabı
| ÎL: için
| ÊMT: bir süre
| MAD̃VD̃T: sayılı
| LYGVLN: mutlaka derler
| ME: nedir?
| YḪBSH: onu alıkoyan
| ÊLE: haberiniz olsun ki
| YVM: gün
| YÊTYHM: o geldiği
| LYS: değildir
| MṦRVFE: geri çevrilecek
| ANHM: kendilerinden
| VḪEG: ve kuşatır
| BHM: onları
| ME: şey
| KENVE: oldukları
| BH: onu
| YSTHZÙVN: alaya alıyor(lar)
| (11:8)

| ÊḢRNE: geciktirsek
| ANHM: onlardan
| ELAZ̃EB: azabı
| ÎL: için
| ÊMT: bir süre
| MAD̃VD̃T: sayılı
| LYGVLN: mutlaka derler
| ME: nedir?
| YḪBSH: onu alıkoyan
| ÊLE: haberiniz olsun ki
| YVM: gün
| YÊTYHM: o geldiği
| LYS: değildir
| MṦRVFE: geri çevrilecek
| ANHM: kendilerinden
| VḪEG: ve kuşatır
| BHM: onları
| ME: şey
| KENVE: oldukları
| BH: onu
| YSTHZÙVN: alaya alıyor(lar)
| (11:8)|VLÙN: şayet
| ÊZ̃GNE: tattırsak
| ELÎNSEN: insana
| MNE: katımızdan
| RḪMT: bir rahmet
| S̃M: sonra
| NZANEHE: onu geri alsak
| MNH: ondan
| ÎNH: o hemen olur
| LYÙVS: ümitsiz
| KFVR: bir nankör
| (11:9)

| ÊZ̃GNE: tattırsak
| ELÎNSEN: insana
| MNE: katımızdan
| RḪMT: bir rahmet
| S̃M: sonra
| NZANEHE: onu geri alsak
| MNH: ondan
| ÎNH: o hemen olur
| LYÙVS: ümitsiz
| KFVR: bir nankör
| (11:9)|VLÙN: ve şayet
| ÊZ̃GNEH: ona tattırırsak
| NAMEÙ: bir nimet
| BAD̃: sonra
| ŽREÙ: bir darlıktan
| MSTH: kendisine dokunan
| LYGVLN: mutlaka der
| Z̃HB: gitti
| ELSYÙET: kötülükler
| ANY: benden
| ÎNH: şüphesiz o
| LFRḪ: şımarık
| FḢVR: ve böbürlenendir
| (11:10)

| ÊZ̃GNEH: ona tattırırsak
| NAMEÙ: bir nimet
| BAD̃: sonra
| ŽREÙ: bir darlıktan
| MSTH: kendisine dokunan
| LYGVLN: mutlaka der
| Z̃HB: gitti
| ELSYÙET: kötülükler
| ANY: benden
| ÎNH: şüphesiz o
| LFRḪ: şımarık
| FḢVR: ve böbürlenendir
| (11:10)|ÎLE: ancak hariçtir
| ELZ̃YN: kimseler
| ṦBRVE: sabreden(ler)
| VAMLVE: ve ameller işleyenler
| ELṦELḪET: salih
| ÊVLÙK: işte
| LHM: onlara vardır
| MĞFRT: bağışlanma
| VÊCR: ve ecir
| KBYR: büyük
| (11:11)

| ELZ̃YN: kimseler
| ṦBRVE: sabreden(ler)
| VAMLVE: ve ameller işleyenler
| ELṦELḪET: salih
| ÊVLÙK: işte
| LHM: onlara vardır
| MĞFRT: bağışlanma
| VÊCR: ve ecir
| KBYR: büyük
| (11:11)|FLALK: belki de
| TERK: bırakacaksın
| BAŽ: bir kısmını
| ME:
| YVḪ: vahyedilenin
| ÎLYK: sana
| VŽEÙG: ve daralacak
| BH: onunla
| ṦD̃RK: göğsün
| ÊN: dolayı
| YGVLVE: demelerinden
| LVLE: değil miydi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ALYH: ona
| KNZ: bir hazine
| ÊV: veya
| CEÙ: gelmeli
| MAH: beraberinde
| MLK: bir melek
| ÎNME: ancak
| ÊNT: sen
| NZ̃YR: bir uyarıcısın
| VELLH: Allah ise
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| VKYL: vekildir
| (11:12)

| TERK: bırakacaksın
| BAŽ: bir kısmını
| ME:
| YVḪ: vahyedilenin
| ÎLYK: sana
| VŽEÙG: ve daralacak
| BH: onunla
| ṦD̃RK: göğsün
| ÊN: dolayı
| YGVLVE: demelerinden
| LVLE: değil miydi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ALYH: ona
| KNZ: bir hazine
| ÊV: veya
| CEÙ: gelmeli
| MAH: beraberinde
| MLK: bir melek
| ÎNME: ancak
| ÊNT: sen
| NZ̃YR: bir uyarıcısın
| VELLH: Allah ise
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| VKYL: vekildir
| (11:12)|ÊM: yoksa
| YGVLVN: diyorlar mı?
| EFTREH: onu kendisi uydurdu
| GL: de ki
| FÊTVE: getirin
| BAŞR: on (tane)
| SVR: sure
| MS̃LH: onun benzeri
| MFTRYET: uydurulmuş
| VED̃AVE: ve çağırın
| MN:
| ESTŦATM: gücünüzyeteni
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğru sözlü
| (11:13)

| YGVLVN: diyorlar mı?
| EFTREH: onu kendisi uydurdu
| GL: de ki
| FÊTVE: getirin
| BAŞR: on (tane)
| SVR: sure
| MS̃LH: onun benzeri
| MFTRYET: uydurulmuş
| VED̃AVE: ve çağırın
| MN:
| ESTŦATM: gücünüzyeteni
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğru sözlü
| (11:13)|FÎLM: eğer
| YSTCYBVE: cevap veremezlerse
| LKM: size
| FEALMVE: bilin ki
| ÊNME: doğrusu o
| ÊNZL: indirilmiştir
| BALM: ilmiyle
| ELLH: Allah'ın
| VÊN: ve şüphesiz
| LE: yoktur
| ÎLH: ilah
| ÎLE: başka
| HV: O'ndan
| FHL: artık olur musunuz?
| ÊNTM: size
| MSLMVN: Müslüman
| (11:14)

| YSTCYBVE: cevap veremezlerse
| LKM: size
| FEALMVE: bilin ki
| ÊNME: doğrusu o
| ÊNZL: indirilmiştir
| BALM: ilmiyle
| ELLH: Allah'ın
| VÊN: ve şüphesiz
| LE: yoktur
| ÎLH: ilah
| ÎLE: başka
| HV: O'ndan
| FHL: artık olur musunuz?
| ÊNTM: size
| MSLMVN: Müslüman
| (11:14)|MN: kimler
| KEN:
| YRYD̃: isterse
| ELḪYET: hayatını
| ELD̃NYE: dünya
| VZYNTHE: ve süsünü
| NVF: karşılıklarını tam veririz
| ÎLYHM: onlara
| ÊAMELHM: yaptıklarının
| FYHE: orada
| VHM: ve onlara
| FYHE: orada
| LE:
| YBḢSVN: bir noksanlık yapılmaz
| (11:15)

| KEN:
| YRYD̃: isterse
| ELḪYET: hayatını
| ELD̃NYE: dünya
| VZYNTHE: ve süsünü
| NVF: karşılıklarını tam veririz
| ÎLYHM: onlara
| ÊAMELHM: yaptıklarının
| FYHE: orada
| VHM: ve onlara
| FYHE: orada
| LE:
| YBḢSVN: bir noksanlık yapılmaz
| (11:15)|ÊVLÙK: bunlar
| ELZ̃YN: kimselerdir
| LYS: olmayan
| LHM: kendileri için
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| ÎLE: başka bir şey
| ELNER: ateşten
| VḪBŦ: ve boşa gitmiştir
| ME:
| ṦNAVE: işledikleri
| FYHE: orada
| VBEŦL: ve geçersizdir
| ME:
| KENVE: oldukları
| YAMLVN: yapmakta
| (11:16)

| ELZ̃YN: kimselerdir
| LYS: olmayan
| LHM: kendileri için
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| ÎLE: başka bir şey
| ELNER: ateşten
| VḪBŦ: ve boşa gitmiştir
| ME:
| ṦNAVE: işledikleri
| FYHE: orada
| VBEŦL: ve geçersizdir
| ME:
| KENVE: oldukları
| YAMLVN: yapmakta
| (11:16)|ÊFMN: kimse gibi midir?
| KEN: olan
| AL: üzere
| BYNT: açık bir delil
| MN:
| RBH: Rabbinden
| VYTLVH: ve onu izleyen
| ŞEHD̃: bir şahit
| MNH: O'nun tarafından
| VMN: ve
| GBLH: ondan önce
| KTEB: kitabı (elinde bulunan)
| MVS: Musa'nın
| ÎMEME: bir rehber
| VRḪMT: ve rahmet olan
| ÊVLÙK: işte bunlar
| YÙMNVN: iman ederler
| BH: ona
| VMN: ve kim
| YKFR: inkar ederse
| BH: onu
| MN:
| ELÊḪZEB: topluluklardan
| FELNER: ateştir
| MVAD̃H: kendisine vaadedilen
| FLE:
| TK: hiç olma
| FY: içinde
| MRYT: şüphe
| MNH: bundan
| ÎNH: şüphesiz bu
| ELḪG: bir gerçektir
| MN: -den
| RBK: Rabbin-
| VLKN: ancak
| ÊKS̃R: çoğu
| ELNES: insanların
| LE:
| YÙMNVN: iman etmezler
| (11:17)

| KEN: olan
| AL: üzere
| BYNT: açık bir delil
| MN:
| RBH: Rabbinden
| VYTLVH: ve onu izleyen
| ŞEHD̃: bir şahit
| MNH: O'nun tarafından
| VMN: ve
| GBLH: ondan önce
| KTEB: kitabı (elinde bulunan)
| MVS: Musa'nın
| ÎMEME: bir rehber
| VRḪMT: ve rahmet olan
| ÊVLÙK: işte bunlar
| YÙMNVN: iman ederler
| BH: ona
| VMN: ve kim
| YKFR: inkar ederse
| BH: onu
| MN:
| ELÊḪZEB: topluluklardan
| FELNER: ateştir
| MVAD̃H: kendisine vaadedilen
| FLE:
| TK: hiç olma
| FY: içinde
| MRYT: şüphe
| MNH: bundan
| ÎNH: şüphesiz bu
| ELḪG: bir gerçektir
| MN: -den
| RBK: Rabbin-
| VLKN: ancak
| ÊKS̃R: çoğu
| ELNES: insanların
| LE:
| YÙMNVN: iman etmezler
| (11:17)|VMN: kim olabilir?
| ÊƵLM: daha zalim
| MMN: kimseden
| EFTR: uyduran
| AL: karşı
| ELLH: Allah'a
| KZ̃BE: yalan
| ÊVLÙK: bunlar
| YARŽVN: sunulurlar
| AL: üzerine
| RBHM: Rabblerine
| VYGVL: ve derler
| ELÊŞHED̃: şahitler
| HÙLEÙ: işte bunlardır
| ELZ̃YN: kimseler
| KZ̃BVE: yalan söyleyen(ler)
| AL: karşı
| RBHM: Rabblerine
| ÊLE: haberiniz olsun
| LANT: laneti
| ELLH: Allah'ın
| AL: üzerinedir
| ELƵELMYN: zalimlerin
| (11:18)

| ÊƵLM: daha zalim
| MMN: kimseden
| EFTR: uyduran
| AL: karşı
| ELLH: Allah'a
| KZ̃BE: yalan
| ÊVLÙK: bunlar
| YARŽVN: sunulurlar
| AL: üzerine
| RBHM: Rabblerine
| VYGVL: ve derler
| ELÊŞHED̃: şahitler
| HÙLEÙ: işte bunlardır
| ELZ̃YN: kimseler
| KZ̃BVE: yalan söyleyen(ler)
| AL: karşı
| RBHM: Rabblerine
| ÊLE: haberiniz olsun
| LANT: laneti
| ELLH: Allah'ın
| AL: üzerinedir
| ELƵELMYN: zalimlerin
| (11:18)|ELZ̃YN: onlar
| YṦD̃VN: alıkoyar
| AN:
| SBYL: yolundan
| ELLH: Allah'ın
| VYBĞVNHE: ve onda ararlar
| AVCE: çarpıklık
| VHM: ve onlar (ararlar)
| BEL ËḢRT: ahireti
| HM: onlar
| KEFRVN: inkar edenlerdir
| (11:19)

| YṦD̃VN: alıkoyar
| AN:
| SBYL: yolundan
| ELLH: Allah'ın
| VYBĞVNHE: ve onda ararlar
| AVCE: çarpıklık
| VHM: ve onlar (ararlar)
| BEL ËḢRT: ahireti
| HM: onlar
| KEFRVN: inkar edenlerdir
| (11:19)|ÊVLÙK: onlar
| LM:
| YKVNVE: değillerdir
| MACZYN: aciz bırakacak
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VME: yoktur
| KEN:
| LHM: onların
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| MN:
| ÊVLYEÙ: dostları
| YŽEAF: kat kat artırılır
| LHM: onlar için
| ELAZ̃EB: azab
| ME:
| KENVE: onlar
| YSTŦYAVN: güç yetiremezlerdi
| ELSMA: işitmeye
| VME: ve
| KENVE: onlar
| YBṦRVN: göremezlerdi
| (11:20)

| LM:
| YKVNVE: değillerdir
| MACZYN: aciz bırakacak
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VME: yoktur
| KEN:
| LHM: onların
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| MN:
| ÊVLYEÙ: dostları
| YŽEAF: kat kat artırılır
| LHM: onlar için
| ELAZ̃EB: azab
| ME:
| KENVE: onlar
| YSTŦYAVN: güç yetiremezlerdi
| ELSMA: işitmeye
| VME: ve
| KENVE: onlar
| YBṦRVN: göremezlerdi
| (11:20)|ÊVLÙK: işte onlar
| ELZ̃YN: kimselerdir
| ḢSRVE: zarara sokan(lardır)
| ÊNFSHM: kendilerini
| VŽL: ve kaybolmuştur
| ANHM: yanlarından
| ME: şeyler
| KENVE:
| YFTRVN: uydurdukları
| (11:21)

| ELZ̃YN: kimselerdir
| ḢSRVE: zarara sokan(lardır)
| ÊNFSHM: kendilerini
| VŽL: ve kaybolmuştur
| ANHM: yanlarından
| ME: şeyler
| KENVE:
| YFTRVN: uydurdukları
| (11:21)|LE: yok
| CRM: şüphe
| ÊNHM: onlar
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| HM: onlar
| ELÊḢSRVN: en fazla zararlı çıkanlardır
| (11:22)

| CRM: şüphe
| ÊNHM: onlar
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| HM: onlar
| ELÊḢSRVN: en fazla zararlı çıkanlardır
| (11:22)|ÎN: şüphesiz ki
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: iman eden(ler)
| VAMLVE: ve işleyenler
| ELṦELḪET: iyi işler
| VÊḢBTVE: ve gönülden boyun eğenler
| ÎL:
| RBHM: Rabblerine
| ÊVLÙK: işte onlar
| ÊṦḪEB: ehlidirler
| ELCNT: cennet
| HM: onlar
| FYHE: orada
| ḢELD̃VN: kalıcıdırlar
| (11:23)

| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: iman eden(ler)
| VAMLVE: ve işleyenler
| ELṦELḪET: iyi işler
| VÊḢBTVE: ve gönülden boyun eğenler
| ÎL:
| RBHM: Rabblerine
| ÊVLÙK: işte onlar
| ÊṦḪEB: ehlidirler
| ELCNT: cennet
| HM: onlar
| FYHE: orada
| ḢELD̃VN: kalıcıdırlar
| (11:23)|MS̃L: durumu
| ELFRYGYN: iki topluluğun
| KELÊAM: körün durumu gibidir
| VELÊṦM: ve sağırın
| VELBṦYR: ve görenin
| VELSMYA: ve işitenin
| HL: midir?
| YSTVYEN: ikisi eşit
| MS̃LE: durumları
| ÊFLE:
| TZ̃KRVN: İbret almıyor musunuz?
| (11:24)

| ELFRYGYN: iki topluluğun
| KELÊAM: körün durumu gibidir
| VELÊṦM: ve sağırın
| VELBṦYR: ve görenin
| VELSMYA: ve işitenin
| HL: midir?
| YSTVYEN: ikisi eşit
| MS̃LE: durumları
| ÊFLE:
| TZ̃KRVN: İbret almıyor musunuz?
| (11:24)|VLGD̃: ve andolsun
| ÊRSLNE: göndermiştik
| NVḪE: Nuh'u
| ÎL:
| GVMH: kendi kavmine
| ÎNY: şüphesiz ben
| LKM: sizin için
| NZ̃YR: bir uyarıcıyım
| MBYN: apaçık
| (11:25)

| ÊRSLNE: göndermiştik
| NVḪE: Nuh'u
| ÎL:
| GVMH: kendi kavmine
| ÎNY: şüphesiz ben
| LKM: sizin için
| NZ̃YR: bir uyarıcıyım
| MBYN: apaçık
| (11:25)|ÊN: diye
| LE:
| TABD̃VE: kulluk etmeyin
| ÎLE: başkasına
| ELLH: Allah'tan
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊḢEF: korkuyorum
| ALYKM: sizin hakkınızda
| AZ̃EB: azabından
| YVM: bir günün
| ÊLYM: acıklı
| (11:26)

| LE:
| TABD̃VE: kulluk etmeyin
| ÎLE: başkasına
| ELLH: Allah'tan
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊḢEF: korkuyorum
| ALYKM: sizin hakkınızda
| AZ̃EB: azabından
| YVM: bir günün
| ÊLYM: acıklı
| (11:26)|FGEL: dediler ki
| ELMLÊ: ileri gelenleri
| ELZ̃YN:
| KFRVE: inkar eden
| MN: -nden
| GVMH: kavmi-
| ME:
| NREK: biz seni görmüyoruz
| ÎLE: başka
| BŞRE: bir insandan
| MS̃LNE: bizim gibi
| VME: ve
| NREK: görmüyoruz
| ETBAK: sana uyduğunu
| ÎLE: başkasının
| ELZ̃YN: olandan
| HM: kendisi
| ÊREZ̃LNE: en aşağılıklarımız
| BED̃Y: sığ (görüşlü)
| ELRÊY: (sığ) görüşlü
| VME: ve
| NR: görmüyoruz
| LKM: sizin
| ALYNE: bize karşı
| MN: hiç
| FŽL: üstünlüğünüzü
| BL: aksine
| NƵNKM: zannediyoruz ki siz
| KEZ̃BYN: yalancılarsınız
| (11:27)

| ELMLÊ: ileri gelenleri
| ELZ̃YN:
| KFRVE: inkar eden
| MN: -nden
| GVMH: kavmi-
| ME:
| NREK: biz seni görmüyoruz
| ÎLE: başka
| BŞRE: bir insandan
| MS̃LNE: bizim gibi
| VME: ve
| NREK: görmüyoruz
| ETBAK: sana uyduğunu
| ÎLE: başkasının
| ELZ̃YN: olandan
| HM: kendisi
| ÊREZ̃LNE: en aşağılıklarımız
| BED̃Y: sığ (görüşlü)
| ELRÊY: (sığ) görüşlü
| VME: ve
| NR: görmüyoruz
| LKM: sizin
| ALYNE: bize karşı
| MN: hiç
| FŽL: üstünlüğünüzü
| BL: aksine
| NƵNKM: zannediyoruz ki siz
| KEZ̃BYN: yalancılarsınız
| (11:27)|GEL: dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| ÊRÊYTM: Ne dersiniz?
| ÎN: eğer
| KNT: ben isem
| AL: üzere
| BYNT: bir delil
| MN: -den
| RBY: Rabbim-
| V ËTENY: ve bana vermişse
| RḪMT: bir rahmet
| MN:
| AND̃H: katından
| FAMYT: bu gizli bırakılmış ise
| ALYKM: size
| ÊNLZMKMVHE: biz sizi zorlayacak mıyız?
| VÊNTM: siz
| LHE: onu
| KERHVN: istemediğiniz halde
| (11:28)

| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| ÊRÊYTM: Ne dersiniz?
| ÎN: eğer
| KNT: ben isem
| AL: üzere
| BYNT: bir delil
| MN: -den
| RBY: Rabbim-
| V ËTENY: ve bana vermişse
| RḪMT: bir rahmet
| MN:
| AND̃H: katından
| FAMYT: bu gizli bırakılmış ise
| ALYKM: size
| ÊNLZMKMVHE: biz sizi zorlayacak mıyız?
| VÊNTM: siz
| LHE: onu
| KERHVN: istemediğiniz halde
| (11:28)|VYE: ve EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| LE:
| ÊSÊLKM: sizden istemiyorum
| ALYH: bunun karşılığında
| MELE: bir mal
| ÎN:
| ÊCRY: benim ecrim
| ÎLE: yalnızca
| AL: aittir
| ELLH: Allah'a
| VME: ve değilim
| ÊNE: ben
| BŦERD̃: kovacak
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: iman eden(leri)
| ÎNHM: şüphesiz onlar
| MLEGV: kavuşacaklardır
| RBHM: Rabblerine
| VLKNY: ancak ben
| ÊREKM: sizi görüyorum
| GVME: bir topluluk olarak
| TCHLVN: cahillik eden
| (11:29)

| GVM: kavmim
| LE:
| ÊSÊLKM: sizden istemiyorum
| ALYH: bunun karşılığında
| MELE: bir mal
| ÎN:
| ÊCRY: benim ecrim
| ÎLE: yalnızca
| AL: aittir
| ELLH: Allah'a
| VME: ve değilim
| ÊNE: ben
| BŦERD̃: kovacak
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: iman eden(leri)
| ÎNHM: şüphesiz onlar
| MLEGV: kavuşacaklardır
| RBHM: Rabblerine
| VLKNY: ancak ben
| ÊREKM: sizi görüyorum
| GVME: bir topluluk olarak
| TCHLVN: cahillik eden
| (11:29)|VYE: ve EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| MN: kim
| YNṦRNY: bana yardımcı olabilir
| MN: karşı
| ELLH: Allah'a
| ÎN: eğer
| ŦRD̃THM: onları kovsam
| ÊFLE:
| TZ̃KRVN: düşünmüyor musunuz?
| (11:30)

| GVM: kavmim
| MN: kim
| YNṦRNY: bana yardımcı olabilir
| MN: karşı
| ELLH: Allah'a
| ÎN: eğer
| ŦRD̃THM: onları kovsam
| ÊFLE:
| TZ̃KRVN: düşünmüyor musunuz?
| (11:30)|VLE:
| ÊGVL: ben demiyorum
| LKM: size
| AND̃Y: benim yanımdadır
| ḢZEÙN: hazineleri
| ELLH: Allah'ın
| VLE: ve
| ÊALM: bilmiyorum
| ELĞYB: gaybı
| VLE: ve
| ÊGVL: demiyorum
| ÎNY: şüphesiz ben
| MLK: meleğim (diye)
| VLE: ve
| ÊGVL: diyemem
| LLZ̃YN: kimseler için
| TZD̃RY: küçük gördükleri
| ÊAYNKM: gözlerinizin
| LN:
| YÙTYHM: onlara vermeyecektir
| ELLH: Allah
| ḢYRE: bir hayır
| ELLH: Allah
| ÊALM: daha iyi bilir
| BME: olanı
| FY: içlerinde
| ÊNFSHM: onların kendi
| ÎNY: ben gerçekten
| ÎZ̃E: o zaman
| LMN: kimselerden olurum
| ELƵELMYN: zulmeden
| (11:31)

| ÊGVL: ben demiyorum
| LKM: size
| AND̃Y: benim yanımdadır
| ḢZEÙN: hazineleri
| ELLH: Allah'ın
| VLE: ve
| ÊALM: bilmiyorum
| ELĞYB: gaybı
| VLE: ve
| ÊGVL: demiyorum
| ÎNY: şüphesiz ben
| MLK: meleğim (diye)
| VLE: ve
| ÊGVL: diyemem
| LLZ̃YN: kimseler için
| TZD̃RY: küçük gördükleri
| ÊAYNKM: gözlerinizin
| LN:
| YÙTYHM: onlara vermeyecektir
| ELLH: Allah
| ḢYRE: bir hayır
| ELLH: Allah
| ÊALM: daha iyi bilir
| BME: olanı
| FY: içlerinde
| ÊNFSHM: onların kendi
| ÎNY: ben gerçekten
| ÎZ̃E: o zaman
| LMN: kimselerden olurum
| ELƵELMYN: zulmeden
| (11:31)|GELVE: dediler ki
| YE: EY/HEY/AH
| NVḪ: Nuh
| GD̃: muhakkak
| CED̃LTNE: bizimle tartıştın
| FÊKS̃RT: çok ileri gittin
| CD̃ELNE: bizimle tartışmanda
| FÊTNE: getir bakalım
| BME: şeyi
| TAD̃NE: bize vaadettiğin
| ÎN: eğer
| KNT: isen
| MN: -den
| ELṦED̃GYN: doğru sözlüler-
| (11:32)

| YE: EY/HEY/AH
| NVḪ: Nuh
| GD̃: muhakkak
| CED̃LTNE: bizimle tartıştın
| FÊKS̃RT: çok ileri gittin
| CD̃ELNE: bizimle tartışmanda
| FÊTNE: getir bakalım
| BME: şeyi
| TAD̃NE: bize vaadettiğin
| ÎN: eğer
| KNT: isen
| MN: -den
| ELṦED̃GYN: doğru sözlüler-
| (11:32)|GEL: (Nuh) dedi
| ÎNME: ancak
| YÊTYKM: size getirir
| BH: onu
| ELLH: Allah
| ÎN: eğer
| ŞEÙ: dilerse
| VME: ve değilsiniz
| ÊNTM: siz
| BMACZYN: O'nu aciz bırakacak
| (11:33)

| ÎNME: ancak
| YÊTYKM: size getirir
| BH: onu
| ELLH: Allah
| ÎN: eğer
| ŞEÙ: dilerse
| VME: ve değilsiniz
| ÊNTM: siz
| BMACZYN: O'nu aciz bırakacak
| (11:33)|VLE: ve
| YNFAKM: size yarar vermez
| NṦḪY: öğüdüm
| ÎN: eğer
| ÊRD̃T: istesem de
| ÊN:
| ÊNṦḪ: öğüt vermek
| LKM: size
| ÎN: eğer
| KEN:
| ELLH: Allah
| YRYD̃: dilerse
| ÊN:
| YĞVYKM: sizi azgınlığa düşürmeyi
| HV: O
| RBKM: sizin Rabbinizdir
| VÎLYH: ve O'na
| TRCAVN: döndürüleceksiniz
| (11:34)

| YNFAKM: size yarar vermez
| NṦḪY: öğüdüm
| ÎN: eğer
| ÊRD̃T: istesem de
| ÊN:
| ÊNṦḪ: öğüt vermek
| LKM: size
| ÎN: eğer
| KEN:
| ELLH: Allah
| YRYD̃: dilerse
| ÊN:
| YĞVYKM: sizi azgınlığa düşürmeyi
| HV: O
| RBKM: sizin Rabbinizdir
| VÎLYH: ve O'na
| TRCAVN: döndürüleceksiniz
| (11:34)|ÊM: yoksa
| YGVLVN: diyorlar (mı?)
| EFTREH: onu uydurdu
| GL: de ki
| ÎN: eğer
| EFTRYTH: onu ben uydurduysam
| FALY: benim üzerimedir
| ÎCREMY: suçum
| VÊNE: ancak ben
| BRYÙ: uzağım
| MME: -dan
| TCRMVN: sizin suçlarınız-
| (11:35)

| YGVLVN: diyorlar (mı?)
| EFTREH: onu uydurdu
| GL: de ki
| ÎN: eğer
| EFTRYTH: onu ben uydurduysam
| FALY: benim üzerimedir
| ÎCREMY: suçum
| VÊNE: ancak ben
| BRYÙ: uzağım
| MME: -dan
| TCRMVN: sizin suçlarınız-
| (11:35)|VÊVḪY: vahyolundu
| ÎL:
| NVḪ: Nuh'a
| ÊNH: gerçekten
| LN:
| YÙMN: kimse iman etmeyecek
| MN: -den
| GVMK: kavmin-
| ÎLE: dışında
| MN: kimselerin
| GD̃: (şimdiye kadar)
| ËMN: iman eden
| FLE:
| TBTÙS: üzülme
| BME: dolayı
| KENVE:
| YFALVN: onların yaptıklarından
| (11:36)

| ÎL:
| NVḪ: Nuh'a
| ÊNH: gerçekten
| LN:
| YÙMN: kimse iman etmeyecek
| MN: -den
| GVMK: kavmin-
| ÎLE: dışında
| MN: kimselerin
| GD̃: (şimdiye kadar)
| ËMN: iman eden
| FLE:
| TBTÙS: üzülme
| BME: dolayı
| KENVE:
| YFALVN: onların yaptıklarından
| (11:36)|VEṦNA: ve yap
| ELFLK: gemiyi
| BÊAYNNE: bizim gözetimimiz altında
| VVḪYNE: ve vahyimizle
| VLE:
| TḢEŦBNY: bana hitap (dua) etme
| FY: hakkında
| ELZ̃YN: kimseler
| ƵLMVE: zulmeden(ler)
| ÎNHM: onlar
| MĞRGVN: suda boğulacaklardır
| (11:37)

| ELFLK: gemiyi
| BÊAYNNE: bizim gözetimimiz altında
| VVḪYNE: ve vahyimizle
| VLE:
| TḢEŦBNY: bana hitap (dua) etme
| FY: hakkında
| ELZ̃YN: kimseler
| ƵLMVE: zulmeden(ler)
| ÎNHM: onlar
| MĞRGVN: suda boğulacaklardır
| (11:37)|VYṦNA: ve yapıyordu
| ELFLK: gemiyi
| VKLME: ve ne zaman
| MR: yanından geçse
| ALYH: onun
| MLÊ: ileri gelenler
| MN: -den
| GVMH: kavmin-
| SḢRVE: alay ediyorlardı
| MNH: onunla
| GEL: dedi ki
| ÎN: eğer
| TSḢRVE: alay ederseniz
| MNE: bizimle
| FÎNE: muhakkak biz de
| NSḢR: alay edeceğiz
| MNKM: sizinle
| KME: gibi
| TSḢRVN: sizin alay ettiğiniz
| (11:38)

| ELFLK: gemiyi
| VKLME: ve ne zaman
| MR: yanından geçse
| ALYH: onun
| MLÊ: ileri gelenler
| MN: -den
| GVMH: kavmin-
| SḢRVE: alay ediyorlardı
| MNH: onunla
| GEL: dedi ki
| ÎN: eğer
| TSḢRVE: alay ederseniz
| MNE: bizimle
| FÎNE: muhakkak biz de
| NSḢR: alay edeceğiz
| MNKM: sizinle
| KME: gibi
| TSḢRVN: sizin alay ettiğiniz
| (11:38)|FSVF: yakında
| TALMVN: bileceksiniz
| MN: kime
| YÊTYH: geleceğini
| AZ̃EB: azabın
| YḢZYH: rezil edici
| VYḪL: ve ineceğini
| ALYH: başına
| AZ̃EB: azabın
| MGYM: kalıcı
| (11:39)

| TALMVN: bileceksiniz
| MN: kime
| YÊTYH: geleceğini
| AZ̃EB: azabın
| YḢZYH: rezil edici
| VYḪL: ve ineceğini
| ALYH: başına
| AZ̃EB: azabın
| MGYM: kalıcı
| (11:39)|ḪT: sonunda
| ÎZ̃E: zaman
| CEÙ: geldiği
| ÊMRNE: emrimiz
| VFER: ve kaynadığında
| ELTNVR: tandır
| GLNE: dedik ki
| EḪML: bindir
| FYHE: ona
| MN:
| KL: her şeyden
| ZVCYN: çifti
| ES̃NYN: ikişer
| VÊHLK: ve aileni
| ÎLE: dışındaki
| MN: olanlar
| SBG: önceden
| ALYH: aleyhlerine
| ELGVL: hüküm verilmiş
| VMN: ve
| ËMN: iman edenleri
| VME: ve
| ËMN: zaten iman etmemişti
| MAH: onunla beraber
| ÎLE: dışında
| GLYL: çok az kimse
| (11:40)

| ÎZ̃E: zaman
| CEÙ: geldiği
| ÊMRNE: emrimiz
| VFER: ve kaynadığında
| ELTNVR: tandır
| GLNE: dedik ki
| EḪML: bindir
| FYHE: ona
| MN:
| KL: her şeyden
| ZVCYN: çifti
| ES̃NYN: ikişer
| VÊHLK: ve aileni
| ÎLE: dışındaki
| MN: olanlar
| SBG: önceden
| ALYH: aleyhlerine
| ELGVL: hüküm verilmiş
| VMN: ve
| ËMN: iman edenleri
| VME: ve
| ËMN: zaten iman etmemişti
| MAH: onunla beraber
| ÎLE: dışında
| GLYL: çok az kimse
| (11:40)|VGEL: ve dedi ki
| ERKBVE: haydi binin
| FYHE: ona
| BSM: adıyladır
| ELLH: Allah'ın
| MCREHE: yüzmesi de
| VMRSEHE: ve durması da
| ÎN: şüphesiz
| RBY: Rabbim
| LĞFVR: bağışlayıcıdır
| RḪYM: rahmet edicidir
| (11:41)

| ERKBVE: haydi binin
| FYHE: ona
| BSM: adıyladır
| ELLH: Allah'ın
| MCREHE: yüzmesi de
| VMRSEHE: ve durması da
| ÎN: şüphesiz
| RBY: Rabbim
| LĞFVR: bağışlayıcıdır
| RḪYM: rahmet edicidir
| (11:41)|VHY: (Gemi)
| TCRY: geçirirken
| BHM: onları
| FY: içinden
| MVC: dalgaların
| KELCBEL: dağlar gibi
| VNED̃: ve seslendi
| NVḪ: Nuh
| EBNH: oğluna
| VKEN: ve o (idi)
| FY:
| MAZL: bir kenarda
| YE: EY/HEY/AH
| BNY: Çocukları
| ERKB: gel bin
| MANE: bizimle birlikte
| VLE: ve-
| TKN: olma
| MA: beraber
| ELKEFRYN: kâfirlerle
| (11:42)

| TCRY: geçirirken
| BHM: onları
| FY: içinden
| MVC: dalgaların
| KELCBEL: dağlar gibi
| VNED̃: ve seslendi
| NVḪ: Nuh
| EBNH: oğluna
| VKEN: ve o (idi)
| FY:
| MAZL: bir kenarda
| YE: EY/HEY/AH
| BNY: Çocukları
| ERKB: gel bin
| MANE: bizimle birlikte
| VLE: ve-
| TKN: olma
| MA: beraber
| ELKEFRYN: kâfirlerle
| (11:42)|GEL: (O) dedi ki
| S ËVY: sığınacağım
| ÎL:
| CBL: bir dağa
| YAṦMNY: o beni korur
| MN: -dan
| ELMEÙ: su-
| GEL: dedi ki
| LE: yoktur
| AEṦM: kurtulacak
| ELYVM: bugün
| MN: -nden
| ÊMR: emri-
| ELLH: Allah'ın
| ÎLE: dışında
| MN: kimselerin
| RḪM: merhanet ettiği
| VḪEL: bu sırada girdi
| BYNHME: aralarına
| ELMVC: bir dalga
| FKEN: ve o da oldu
| MN: -dan
| ELMĞRGYN: boğulanlar-
| (11:43)

| S ËVY: sığınacağım
| ÎL:
| CBL: bir dağa
| YAṦMNY: o beni korur
| MN: -dan
| ELMEÙ: su-
| GEL: dedi ki
| LE: yoktur
| AEṦM: kurtulacak
| ELYVM: bugün
| MN: -nden
| ÊMR: emri-
| ELLH: Allah'ın
| ÎLE: dışında
| MN: kimselerin
| RḪM: merhanet ettiği
| VḪEL: bu sırada girdi
| BYNHME: aralarına
| ELMVC: bir dalga
| FKEN: ve o da oldu
| MN: -dan
| ELMĞRGYN: boğulanlar-
| (11:43)|VGYL: ve denildi
| YE: EY/HEY/AH
| ÊRŽ: yer
| EBLAY: çek
| MEÙK: suyunu
| VYE: ve EY/HEY/AH
| SMEÙ: gök
| ÊGLAY: sen de tut
| VĞYŽ: ve çekildi
| ELMEÙ: su
| VGŽY: ve bitirildi
| ELÊMR: iş
| VESTVT: ve oturdu
| AL: üzerine
| ELCVD̃Y: Cudi'nin
| VGYL: ve denildi
| BAD̃E: yok olsun
| LLGVM: topluluğu
| ELƵELMYN: zalimler
| (11:44)

| YE: EY/HEY/AH
| ÊRŽ: yer
| EBLAY: çek
| MEÙK: suyunu
| VYE: ve EY/HEY/AH
| SMEÙ: gök
| ÊGLAY: sen de tut
| VĞYŽ: ve çekildi
| ELMEÙ: su
| VGŽY: ve bitirildi
| ELÊMR: iş
| VESTVT: ve oturdu
| AL: üzerine
| ELCVD̃Y: Cudi'nin
| VGYL: ve denildi
| BAD̃E: yok olsun
| LLGVM: topluluğu
| ELƵELMYN: zalimler
| (11:44)|VNED̃: ve seslendi
| NVḪ: Nuh
| RBH: Rabbine
| FGEL: ve dedi ki
| RB: Rabbim
| ÎN: şüphesiz
| EBNY: oğlum
| MN:
| ÊHLY: benim ailemdendir
| VÎN: ve şüphesiz
| VAD̃K: senin vaadin
| ELḪG: haktır
| VÊNT: ve sen
| ÊḪKM: en iyi hükmedenisin
| ELḪEKMYN: hükmedenlerin
| (11:45)

| NVḪ: Nuh
| RBH: Rabbine
| FGEL: ve dedi ki
| RB: Rabbim
| ÎN: şüphesiz
| EBNY: oğlum
| MN:
| ÊHLY: benim ailemdendir
| VÎN: ve şüphesiz
| VAD̃K: senin vaadin
| ELḪG: haktır
| VÊNT: ve sen
| ÊḪKM: en iyi hükmedenisin
| ELḪEKMYN: hükmedenlerin
| (11:45)|GEL: (Allah) dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| NVḪ: Nuh
| ÎNH: şüphesiz o
| LYS: değildir
| MN: -den
| ÊHLK: senin ailen-
| ÎNH: elbette o
| AML: bir iş yapmıştı
| ĞYR: olmayan
| ṦELḪ: iyi
| FLE:
| TSÊLN: benden isteme
| ME: bir şeyi
| LYS: olmayan
| LK: senin
| BH: hakkında
| ALM: bilgin
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊAƵK: seni sakındırıyorum
| ÊN:
| TKVN: olmanı
| MN: -den
| ELCEHLYN: bilgisizler-
| (11:46)

| YE: EY/HEY/AH
| NVḪ: Nuh
| ÎNH: şüphesiz o
| LYS: değildir
| MN: -den
| ÊHLK: senin ailen-
| ÎNH: elbette o
| AML: bir iş yapmıştı
| ĞYR: olmayan
| ṦELḪ: iyi
| FLE:
| TSÊLN: benden isteme
| ME: bir şeyi
| LYS: olmayan
| LK: senin
| BH: hakkında
| ALM: bilgin
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊAƵK: seni sakındırıyorum
| ÊN:
| TKVN: olmanı
| MN: -den
| ELCEHLYN: bilgisizler-
| (11:46)|GEL: dedi
| RB: Rabbim
| ÎNY: muhakkak ben
| ÊAVZ̃: sığınırım
| BK: sana
| ÊN:
| ÊSÊLK: senden istemekten
| ME: bir şeyi
| LYS: olmayan
| LY: benim
| BH: hakkında
| ALM: bilgim
| VÎLE: eğer
| TĞFR: bağışlamazsan
| LY: beni
| VTRḪMNY: ve bana rahmet etmezsen
| ÊKN: olurum
| MN: -dan
| ELḢESRYN: hüsrana uğrayanlar-
| (11:47)

| RB: Rabbim
| ÎNY: muhakkak ben
| ÊAVZ̃: sığınırım
| BK: sana
| ÊN:
| ÊSÊLK: senden istemekten
| ME: bir şeyi
| LYS: olmayan
| LY: benim
| BH: hakkında
| ALM: bilgim
| VÎLE: eğer
| TĞFR: bağışlamazsan
| LY: beni
| VTRḪMNY: ve bana rahmet etmezsen
| ÊKN: olurum
| MN: -dan
| ELḢESRYN: hüsrana uğrayanlar-
| (11:47)|GYL: denildi ki
| YE: EY/HEY/AH
| NVḪ: Nuh
| EHBŦ: in
| BSLEM: selam ile
| MNE: bizden
| VBRKET: ve bereketlerle
| ALYK: sana
| VAL: ve üzerine
| ÊMM: ümmetler
| MMN: olanlardan
| MAK: seninle birlikte
| VÊMM: ve (bazı) ümmetlere
| SNMTAHM: geçimlik vereceğiz
| S̃M: sonra
| YMSHM: onlara dokunacaktır
| MNE: bizden
| AZ̃EB: bir azap
| ÊLYM: acıklı
| (11:48)

| YE: EY/HEY/AH
| NVḪ: Nuh
| EHBŦ: in
| BSLEM: selam ile
| MNE: bizden
| VBRKET: ve bereketlerle
| ALYK: sana
| VAL: ve üzerine
| ÊMM: ümmetler
| MMN: olanlardan
| MAK: seninle birlikte
| VÊMM: ve (bazı) ümmetlere
| SNMTAHM: geçimlik vereceğiz
| S̃M: sonra
| YMSHM: onlara dokunacaktır
| MNE: bizden
| AZ̃EB: bir azap
| ÊLYM: acıklı
| (11:48)|TLK: bunlar
| MN:
| ÊNBEÙ: haberlerindendir
| ELĞYB: gayb
| NVḪYHE: vahyettiğimiz
| ÎLYK: sana
| ME: değildin
| KNT: sen
| TALMHE: onu biliyor
| ÊNT: (ne) sen
| VLE: ve ne de
| GVMK: senin kavmin
| MN:
| GBL: önce
| HZ̃E: bundan
| FEṦBR: sabret
| ÎN: şüphesiz
| ELAEGBT: sonuç
| LLMTGYN: takva sahiplerinindir
| (11:49)

| MN:
| ÊNBEÙ: haberlerindendir
| ELĞYB: gayb
| NVḪYHE: vahyettiğimiz
| ÎLYK: sana
| ME: değildin
| KNT: sen
| TALMHE: onu biliyor
| ÊNT: (ne) sen
| VLE: ve ne de
| GVMK: senin kavmin
| MN:
| GBL: önce
| HZ̃E: bundan
| FEṦBR: sabret
| ÎN: şüphesiz
| ELAEGBT: sonuç
| LLMTGYN: takva sahiplerinindir
| (11:49)|VÎL: ve (kavmin)e
| AED̃: Ad
| ÊḢEHM: kardeşleri
| HVD̃E: Hud'u (gönderdik)
| GEL: dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| ME: yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiç bir
| ÎLH: ilah
| ĞYRH: O'ndan başka
| ÎN:
| ÊNTM: siz
| ÎLE: ancak
| MFTRVN: yalan uyduranlarsınız
| (11:50)

| AED̃: Ad
| ÊḢEHM: kardeşleri
| HVD̃E: Hud'u (gönderdik)
| GEL: dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| ME: yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiç bir
| ÎLH: ilah
| ĞYRH: O'ndan başka
| ÎN:
| ÊNTM: siz
| ÎLE: ancak
| MFTRVN: yalan uyduranlarsınız
| (11:50)