11:91Hûd  Suresi 91. Ayet

Kuran Sırası: 11 İniş Sırası: 52
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123

11:91Hûd  Suresi 91. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : dediler ki
2. يَا (YE) = yā : EY/HEY/AH
3. شُعَيْبُ (ŞAYB) = şuǎybu : Şu'ayb
4. مَا (ME) = mā :
5. نَفْقَهُ (NFGH) = nefḳahu : biz anlamıyoruz
6. كَثِيرًا (KS̃YRE) = keṧīran : çoğunu
7. مِمَّا (MME) = mimmā : şeylerin
8. تَقُولُ (TGVL) = teḳūlu : senin söylediğin
9. وَإِنَّا (VÎNE) = ve innā : ve biz
10. لَنَرَاكَ (LNREK) = lenerāke : seni görüyoruz
11. فِينَا (FYNE) = fīnā : içimizde
12. ضَعِيفًا (ŽAYFE) = Deǐyfen : güçsüz
13. وَلَوْلَا (VLVLE) = velevlā : şayet
14. رَهْطُكَ (RHŦK) = rahTuke : yakın çevren olmasaydı
15. لَرَجَمْنَاكَ (LRCMNEK) = leracemnāke : seni taşlardık
16. وَمَا (VME) = ve mā : ve yoktur
17. أَنْتَ (ÊNT) = ente : senin
18. عَلَيْنَا (ALYNE) = ǎleynā : bize karşı
19. بِعَزِيزٍ (BAZYZ) = biǎzīzin : bir üstünlüğün
dediler ki | EY/HEY/AH | Şu'ayb | | biz anlamıyoruz | çoğunu | şeylerin | senin söylediğin | ve biz | seni görüyoruz | içimizde | güçsüz | şayet | yakın çevren olmasaydı | seni taşlardık | ve yoktur | senin | bize karşı | bir üstünlüğün |

[GVL] [Y] [ŞAB] [] [FGH] [KS̃R] [] [GVL] [] [REY] [] [ŽAF] [] [RHŦ] [RCM] [] [] [] [AZZ]
GELVE YE ŞAYB ME NFGH KS̃YRE MME TGVL VÎNE LNREK FYNE ŽAYFE VLVLE RHŦK LRCMNEK VME ÊNT ALYNE BAZYZ

ḳālū şuǎybu nefḳahu keṧīran mimmā teḳūlu ve innā lenerāke fīnā Deǐyfen velevlā rahTuke leracemnāke ve mā ente ǎleynā biǎzīzin
قالوا يا شعيب ما نفقه كثيرا مما تقول وإنا لنراك فينا ضعيفا ولولا رهطك لرجمناك وما أنت علينا بعزيز

11:91Hûd  Suresi 91. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler ki They said,
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
شعيب ش ع ب | ŞAB ŞAYB şuǎybu Şu'ayb Shuaib
ما | ME Not
نفقه ف ق ه | FGH NFGH nefḳahu biz anlamıyoruz we understand
كثيرا ك ث ر | KS̃R KS̃YRE keṧīran çoğunu much
مما | MME mimmā şeylerin of what
تقول ق و ل | GVL TGVL teḳūlu senin söylediğin you say,
وإنا | VÎNE ve innā ve biz and indeed, we
لنراك ر ا ي | REY LNREK lenerāke seni görüyoruz surely [we] see you
فينا | FYNE fīnā içimizde among us
ضعيفا ض ع ف | ŽAF ŽAYFE Deǐyfen güçsüz weak.
ولولا | VLVLE velevlā şayet And if not
رهطك ر ه ط | RHŦ RHŦK rahTuke yakın çevren olmasaydı for your family
لرجمناك ر ج م | RCM LRCMNEK leracemnāke seni taşlardık surely we would have stoned you,
وما | VME ve mā ve yoktur and you are not
أنت | ÊNT ente senin and you are not
علينا | ALYNE ǎleynā bize karşı against us
بعزيز ع ز ز | AZZ BAZYZ biǎzīzin bir üstünlüğün "mighty."""
11:91 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

dediler ki | EY/HEY/AH | Şu'ayb | | biz anlamıyoruz | çoğunu | şeylerin | senin söylediğin | ve biz | seni görüyoruz | içimizde | güçsüz | şayet | yakın çevren olmasaydı | seni taşlardık | ve yoktur | senin | bize karşı | bir üstünlüğün |

[GVL] [Y] [ŞAB] [] [FGH] [KS̃R] [] [GVL] [] [REY] [] [ŽAF] [] [RHŦ] [RCM] [] [] [] [AZZ]
GELVE YE ŞAYB ME NFGH KS̃YRE MME TGVL VÎNE LNREK FYNE ŽAYFE VLVLE RHŦK LRCMNEK VME ÊNT ALYNE BAZYZ

ḳālū şuǎybu nefḳahu keṧīran mimmā teḳūlu ve innā lenerāke fīnā Deǐyfen velevlā rahTuke leracemnāke ve mā ente ǎleynā biǎzīzin
قالوا يا شعيب ما نفقه كثيرا مما تقول وإنا لنراك فينا ضعيفا ولولا رهطك لرجمناك وما أنت علينا بعزيز

[ق و ل] [ي] [ش ع ب] [] [ف ق ه] [ك ث ر] [] [ق و ل] [] [ر ا ي] [] [ض ع ف] [] [ر ه ط] [ر ج م] [] [] [] [ع ز ز]

11:91Hûd  Suresi 91. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler ki They said,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
Ye,Elif,
10,1,

شعيب ش ع ب | ŞAB ŞAYB şuǎybu Şu'ayb Shuaib
Şın,Ayn,Ye,Be,
300,70,10,2,
"VOC – prefixed vocative particle ya
PN – nominative proper noun → Shuayb"
أداة نداء
اسم علم مرفوع
ما | ME Not
Mim,Elif,
40,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
نفقه ف ق ه | FGH NFGH nefḳahu biz anlamıyoruz we understand
Nun,Fe,Gaf,He,
50,80,100,5,
V – 1st person plural imperfect verb
فعل مضارع
كثيرا ك ث ر | KS̃R KS̃YRE keṧīran çoğunu much
Kef,Se,Ye,Re,Elif,
20,500,10,200,1,
N – accusative masculine singular indefinite noun
اسم منصوب
مما | MME mimmā şeylerin of what
Mim,Mim,Elif,
40,40,1,
P – preposition
REL – relative pronoun
حرف جر
اسم موصول
تقول ق و ل | GVL TGVL teḳūlu senin söylediğin you say,
Te,Gaf,Vav,Lam,
400,100,6,30,
V – 2nd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
وإنا | VÎNE ve innā ve biz and indeed, we
Vav,,Nun,Elif,
6,,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
ACC – accusative particle
PRON – 1st person plural object pronoun
الواو عاطفة
حرف نصب و«نا» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
لنراك ر ا ي | REY LNREK lenerāke seni görüyoruz surely [we] see you
Lam,Nun,Re,Elif,Kef,
30,50,200,1,20,
EMPH – emphatic prefix lām
V – 1st person plural imperfect verb, subjunctive mood
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
اللام لام التوكيد
فعل مضارع منصوب والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
فينا | FYNE fīnā içimizde among us
Fe,Ye,Nun,Elif,
80,10,50,1,
P – preposition
PRON – 1st person plural object pronoun
جار ومجرور
ضعيفا ض ع ف | ŽAF ŽAYFE Deǐyfen güçsüz weak.
Dad,Ayn,Ye,Fe,Elif,
800,70,10,80,1,
N – accusative masculine singular indefinite noun
اسم منصوب
ولولا | VLVLE velevlā şayet And if not
Vav,Lam,Vav,Lam,Elif,
6,30,6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
COND – conditional particle
الواو عاطفة
حرف شرط
رهطك ر ه ط | RHŦ RHŦK rahTuke yakın çevren olmasaydı for your family
Re,He,Tı,Kef,
200,5,9,20,
N – nominative masculine noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم مرفوع والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لرجمناك ر ج م | RCM LRCMNEK leracemnāke seni taşlardık surely we would have stoned you,
Lam,Re,Cim,Mim,Nun,Elif,Kef,
30,200,3,40,50,1,20,
EMPH – emphatic prefix lām
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
اللام لام التوكيد
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
وما | VME ve mā ve yoktur and you are not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
أنت | ÊNT ente senin and you are not
,Nun,Te,
,50,400,
PRON – 2nd person masculine singular personal pronoun
ضمير منفصل
علينا | ALYNE ǎleynā bize karşı against us
Ayn,Lam,Ye,Nun,Elif,
70,30,10,50,1,
P – preposition
PRON – 1st person plural object pronoun
جار ومجرور
بعزيز ع ز ز | AZZ BAZYZ biǎzīzin bir üstünlüğün "mighty."""
Be,Ayn,Ze,Ye,Ze,
2,70,7,10,7,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine singular indefinite noun
جار ومجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler ki
Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY/AH
Kombi Müfredat
شعيب
şuǎybu
ŞAB|ش ع ب
Şu'ayb
4
ما
|
Kombi Müfredat
نفقه
nefḳahu
FGH|ف ق ه
biz anlamıyoruz
Kombi Müfredat
كثيرا
keṧīran
KS̃R|ك ث ر
çoğunu
7
مما
mimmā
|
şeylerin
Kombi Müfredat
تقول
teḳūlu
GVL|ق و ل
senin söylediğin
9
وإنا
ve innā
|
ve biz
10 Kombi Müfredat
لنراك
lenerāke
REY|ر ا ي
seni görüyoruz
11
فينا
fīnā
|
içimizde
12 Kombi Müfredat
ضعيفا
Deǐyfen
ŽAF|ض ع ف
güçsüz
13
ولولا
velevlā
|
şayet
14 Kombi Müfredat
رهطك
rahTuke
RHŦ|ر ه ط
yakın çevren olmasaydı
15 Kombi Müfredat
لرجمناك
leracemnāke
RCM|ر ج م
seni taşlardık
16
وما
ve mā
|
ve yoktur
17
أنت
ente
|
senin
18
علينا
ǎleynā
|
bize karşı
19 Kombi Müfredat
بعزيز
biǎzīzin
AZZ|ع ز ز
bir üstünlüğün
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قَالُوا: dediler ki | يَا: EY/HEY/AH | شُعَيْبُ: Şu'ayb | مَا: | نَفْقَهُ: biz anlamıyoruz | كَثِيرًا: çoğunu | مِمَّا: şeylerin | تَقُولُ: senin söylediğin | وَإِنَّا: ve biz | لَنَرَاكَ: seni görüyoruz | فِينَا: içimizde | ضَعِيفًا: güçsüz | وَلَوْلَا: şayet | رَهْطُكَ: yakın çevren olmasaydı | لَرَجَمْنَاكَ: seni taşlardık | وَمَا: ve yoktur | أَنْتَ: senin | عَلَيْنَا: bize karşı | بِعَزِيزٍ: bir üstünlüğün | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قالوا GELWE dediler ki | يا YE EY/HEY/AH | شعيب ŞAYB Şu'ayb | ما ME | نفقه NFGH biz anlamıyoruz | كثيرا KS̃YRE çoğunu | مما MME şeylerin | تقول TGWL senin söylediğin | وإنا WÎNE ve biz | لنراك LNREK seni görüyoruz | فينا FYNE içimizde | ضعيفا ŽAYFE güçsüz | ولولا WLWLE şayet | رهطك RHŦK yakın çevren olmasaydı | لرجمناك LRCMNEK seni taşlardık | وما WME ve yoktur | أنت ÊNT senin | علينا ALYNE bize karşı | بعزيز BAZYZ bir üstünlüğün | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālū: dediler ki | : EY/HEY/AH | şuǎybu: Şu'ayb | : | nefḳahu: biz anlamıyoruz | keṧīran: çoğunu | mimmā: şeylerin | teḳūlu: senin söylediğin | ve innā: ve biz | lenerāke: seni görüyoruz | fīnā: içimizde | Deǐyfen: güçsüz | velevlā: şayet | rahTuke: yakın çevren olmasaydı | leracemnāke: seni taşlardık | ve mā: ve yoktur | ente: senin | ǎleynā: bize karşı | biǎzīzin: bir üstünlüğün | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GELVE: dediler ki | YE: EY/HEY/AH | ŞAYB: Şu'ayb | ME: | NFGH: biz anlamıyoruz | KS̃YRE: çoğunu | MME: şeylerin | TGVL: senin söylediğin | VÎNE: ve biz | LNREK: seni görüyoruz | FYNE: içimizde | ŽAYFE: güçsüz | VLVLE: şayet | RHŦK: yakın çevren olmasaydı | LRCMNEK: seni taşlardık | VME: ve yoktur | ÊNT: senin | ALYNE: bize karşı | BAZYZ: bir üstünlüğün | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey Şuayb dediler, söylediğin sözlerin çoğunu anlamıyoruz ve seni de içimizde zayıf görmedeyiz. Kabîlen olmasaydı seni taşlardık ve sen, bizden üstün değilsin zâten.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Dediler ki: Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (âciz) görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Yâ Şuayb. . . Biz senin dediklerinden birçoğunu anlamıyoruz! İşin doğrusu seni içimizde zayıf konumda görüyoruz. . . Eğer arkanda saydığımız aşiretin olmasaydı, kesinlikle seni taşlayarak öldürürdük! Sen bize galebe çalacak durumda değilsin. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlar: 'Ey Şuayb, söylediklerinden birçoğunu anlamıyoruz. Seni de içimizde çok zayıf, aciz biri olarak görüyoruz. Eğer itibarlı kabilen, güçlü birkaç akraban olmasaydı, seni taşlayarak öldürürdük. Bizim üstümüzde güçlü, kuvvetli, otoriter biri de değilsin.' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Dediler ki: 'Ey Şuayb! Biz senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve seni içimizde güçsüz görüyoruz. Yakın çevren olmasaydı seni mutlaka taşlardık. Bize karşı bir üstünlüğün de yoktur.'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : "Ey Şuayb" dediler. "Senin söylediklerinin çoğunu biz 'kavrayıp anlamıyoruz'. Doğrusu biz seni içimizde zayıf biri görüyoruz. Eğer yakın çevren olmasaydı, gerçekten seni taşa tutar öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Onlar şöyle dediler: “-Ey Şuayp! Biz, senin söylediklerinin çoğunu iyice anlamıyoruz ve seni de içimizde hakikaten zayıf (âciz) görüyoruz. Eğer aşiretin olmasaydı, muhakkak seni taşla öldürürdük. Senin bize karşı hiç bir üstünlüğün ve kıymetin yok; (ancak dinimize bağlı aşiretinin önemi vardır.)”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : «Ey µuayb! Soylediklerinin cogunu anlamiyor ve dogrusu seni aramizda gucsuz goruyoruz. Eger taraftarlarin olmasaydi seni taslardik. Esasen bizim gozumuzde pek itibarin da yoktur» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Dediler ki: Ey Şuâyb ! Biz senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve biz seni aramızda zayıf olarak görüyoruz. Kabilen olmasaydı, elbette seni taşlardık. Hem sen bizim yanımızda pek aziz-şerefli, itibırlı, üstün bir kimse de değilsin.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Dediler ki: “Ey Şu’ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : 'Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve doğrusu seni aramızda güçsüz görüyoruz. Eğer taraftarların olmasaydı seni taşlardık. Esasen bizim gözümüzde pek itibarın da yoktur' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Dediler ki: Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (âciz) görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : 'Şuayb,' dediler, 'Senin söylediklerinin bir çoğunu anlamıyoruz. Üstelik biz, seni aramızda güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Senin bize karşı herhangi bir üstünlüğün yoktur.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dediler ki: «Ey Şu'ayb! Biz senin söylediklerinin çoğundan birşey anlamıyoruz. Ayrıca seni içimizde çok zayıf biri olarak görüyoruz. Eğer akrabaların olmasaydı mutlaka seni recmederdik (taşa tutardık). Senin bize hiçbir üstünlüğün yoktur.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey Şu'ayb, biz senin söylediklerinin çoğunu iyi anlamıyoruz ve aramızda seni gerçekten güçsüz buluyoruz. Eğer senin yakınlarından beş on kişi olmasaydı, kesinlikle seni taşlayarak öldürürdük. Senin bizim için hiçbir önemin yok! dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ya Şuayb! dediler: biz senin dediklerinin çoğunu iyi anlamıyoruz ve her halde biz seni içimizde pek zaıyf buluyoruz, eğer taallûkatından beş on kişi olmasa idi mutlak seni recmederdik, senin bize karşı hiç bir ehemmiyetin yokDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Medyenoğulları dediler ki; «Ey Şuayb, söylediklerinin çoğundan hiçbir şey anlamıyoruz. Seni aramızda güçsüz görüyoruz. Eğer aşiretin olmasaydı, seni taşa tutarak öldürürdük. Sen bizim gözümüzde saygın ve dokunulmaz bir kişi değilsin.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : "Ey Şuayb" dediler. "Senin söylediklerinin çoğunu biz kavrayamıyoruz. Doğrusu biz seni içimizde zayıf biri görüyoruz. Eğer yakın çevren olmasaydı, gerçekten seni taşa tutar öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Şu‘ayb'ın toplumu dediler ki: “Ey Şu‘ayb! Biz senin söylediklerinin çoğunu iyice anlamıyoruz. Seni içimizde çok zayıf olarak görüyoruz. Eğer senin akrabaların/ taraftarların olmasaydı kesinlikle seni taşa tutar öldürürdük. Ve senin bize karşı hiçbir üstün gücün/galip gelecek durumun yoktur.” Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Dediler ki: «Ey Şuayb, biz senin söylemekde olduğundan bir çoğunu iyice anlamıyoruz. Seni de içimizden cidden zaîf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı muhakkak ki seni taşla öldürürdük. Sen bizden üstün bir şeref saahibi değilsin ki...» Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Dediler ki: 'Ey Şuayb! Senin söylemekte olduğun şeylerden birçoğunu anlamıyoruz ve doğrusu biz, seni içimizde gerçekten zayıf olarak görüyoruz. Eğer kabîlen olmasaydı, elbette seni taşla(yarak öldürü)rdük. Senin bizim üzerimize bir üstünlüğün de yoktur!'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Dediler ki: Ey Şuayb; söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve seni aramızda cidden zayıf görüyoruz. Taraftarların olmasaydı, seni taşlardık. Esasen sen, bizim yanımızda şerefli kimse de değilsin.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Şöyle dediler: “Ya Şuayb, senin söylediklerinin çoğunu biz anlamadık! Ve gerçekten biz, seni içimizde zayıf görüyoruz. Ve senin rahtın (sana destek olan gurubun) olmasaydı mutlaka seni taşlardık. Ve sen, bize karşı üstün değilsin.”Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Fakat soydaşları o'na:) "Ey Şuayb! Söylediklerinden pek bir şey anlamıyoruz" dediler, "ayrıca aramızda ne kadar zayıf olduğunun da açıkça farkındayız; eğer ailen olmasaydı seni mutlaka öldüresiye taşlardık! Öyle ya, bizim üstümüzde bir gücün, bir nüfuzun yok ki!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Ya Şuayb! Söylediklerinden bir çoğunu iyice anlayamıyoruz. Şüphe yok ki, biz seni aramızda cidden zayıf görüyoruz ve eğer senin aşiretin olmasa idi elbette seni taşlayarak öldürürdük ve sen bizim üzerimize bir izzet sahibi değilsin.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Dediler ki: “Ey Şuayb! Sözlerinin çoğunu anlamıyoruz. Biz seni cidden içimizde zayıf, güçsüz görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni mutlaka taşlardık. Senin bize karşı hiçbir üstünlüğün yoktur. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : -Ey Şuayb, Biz, senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve biz, senin aramızda zayıf olduğunu görüyoruz. Eğer taraftarların olmasaydı seni taşa tutardık. Zaten senin bizim gözümüzde hiç bir değerinde yok, dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Halkı ise "Şuayb!" dediler, "söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz, kabul etmiyoruz. Hem içimizde seni pek zayıf görüyoruz, eğer senin üç beş kişilik akraba grubunun hatırı olmasaydı seni taşa tutar linç ederdik. Bizim nazarımızda senin hiç önemin yoktur."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Ey Şu'ayb, senin söylediklerinden çoğunu anlamıyoruz, biz seni içimizde zayıf görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni mutlaka taşla(yarak öldürü)rdük! Senin bizim yanımızda hiçbir değerin yoktur!"Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : «Ey Şuayb» dediler. «Senin söylediklerinin çoğunu biz 'kavrayıp anlamıyoruz'. Doğrusu biz seni içimizde zayıf da görüyoruz. Eğer yakın çevren olmasaydı, gerçekten biz seni taşa tutar öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Dediler ki: 'Şuayb, senin söylediklerinden fazla birşey anlamıyoruz. Zaten biz seni aramızda güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Yoksa bizim gözümüzde sen öyle değerli biri değilsin.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler ki: "Ey Şuayb! Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz. Ve biz seni aramızda zayıf bir adam olarak görüyoruz. Hani kabilen olmasa, kafanı taşla ezivereceğiz. Senin bize karşı hiçbir üstünlüğün yok."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.