Kırık Meal (Arapça) : |أَفَمَنْ: kimse gibi midir? | كَانَ: olan | عَلَىٰ: üzere | بَيِّنَةٍ: açık bir delil | مِنْ: | رَبِّهِ: Rabbinden | وَيَتْلُوهُ: ve onu izleyen | شَاهِدٌ: bir şahit | مِنْهُ: O'nun tarafından | وَمِنْ: ve | قَبْلِهِ: ondan önce | كِتَابُ: kitabı (elinde bulunan) | مُوسَىٰ: Musa'nın | إِمَامًا: bir rehber | وَرَحْمَةً: ve rahmet olan | أُولَٰئِكَ: işte bunlar | يُؤْمِنُونَ: iman ederler | بِهِ: ona | وَمَنْ: ve kim | يَكْفُرْ: inkar ederse | بِهِ: onu | مِنَ: | الْأَحْزَابِ: topluluklardan | فَالنَّارُ: ateştir | مَوْعِدُهُ: kendisine vaadedilen | فَلَا: | تَكُ: hiç olma | فِي: içinde | مِرْيَةٍ: şüphe | مِنْهُ: bundan | إِنَّهُ: şüphesiz bu | الْحَقُّ: bir gerçektir | مِنْ: -den | رَبِّكَ: Rabbin- | وَلَٰكِنَّ: ancak | أَكْثَرَ: çoğu | النَّاسِ: insanların | لَا: | يُؤْمِنُونَ: iman etmezler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أفمن ÊFMNkimse gibi midir? | كان KENolan | على ALüzere | بينة BYNTaçık bir delil | من MN | ربه RBHRabbinden | ويتلوه WYTLWHve onu izleyen | شاهد ŞEHD̃bir şahit | منه MNHO'nun tarafından | ومن WMNve | قبله GBLHondan önce | كتاب KTEBkitabı (elinde bulunan) | موسى MWSMusa'nın | إماما ÎMEMEbir rehber | ورحمة WRḪMTve rahmet olan | أولئك ÊWLÙKişte bunlar | يؤمنون YÙMNWNiman ederler | به BHona | ومن WMNve kim | يكفر YKFRinkar ederse | به BHonu | من MN | الأحزاب ELÊḪZEBtopluluklardan | فالنار FELNERateştir | موعده MWAD̃Hkendisine vaadedilen | فلا FLE | تك TKhiç olma | في FYiçinde | مرية MRYTşüphe | منه MNHbundan | إنه ÎNHşüphesiz bu | الحق ELḪGbir gerçektir | من MN-den | ربك RBKRabbin- | ولكن WLKNancak | أكثر ÊKS̃Rçoğu | الناس ELNESinsanların | لا LE | يؤمنون YÙMNWNiman etmezler |
Kırık Meal (Okunuş) : |efemen: kimse gibi midir? | kāne: olan | ǎlā: üzere | beyyinetin: açık bir delil | min: | rabbihi: Rabbinden | ve yetlūhu: ve onu izleyen | şāhidun: bir şahit | minhu: O'nun tarafından | ve min: ve | ḳablihi: ondan önce | kitābu: kitabı (elinde bulunan) | mūsā: Musa'nın | imāmen: bir rehber | ve raHmeten: ve rahmet olan | ulāike: işte bunlar | yu'minūne: iman ederler | bihi: ona | vemen: ve kim | yekfur: inkar ederse | bihi: onu | mine: | l-eHzābi: topluluklardan | fennāru: ateştir | mev'ǐduhu: kendisine vaadedilen | felā: | teku: hiç olma | fī: içinde | miryetin: şüphe | minhu: bundan | innehu: şüphesiz bu | l-Haḳḳu: bir gerçektir | min: -den | rabbike: Rabbin- | velākinne: ancak | ekṧera: çoğu | n-nāsi: insanların | lā: | yu'minūne: iman etmezler |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊFMN: kimse gibi midir? | KEN: olan | AL: üzere | BYNT: açık bir delil | MN: | RBH: Rabbinden | VYTLVH: ve onu izleyen | ŞEHD̃: bir şahit | MNH: O'nun tarafından | VMN: ve | GBLH: ondan önce | KTEB: kitabı (elinde bulunan) | MVS: Musa'nın | ÎMEME: bir rehber | VRḪMT: ve rahmet olan | ÊVLÙK: işte bunlar | YÙMNVN: iman ederler | BH: ona | VMN: ve kim | YKFR: inkar ederse | BH: onu | MN: | ELÊḪZEB: topluluklardan | FELNER: ateştir | MVAD̃H: kendisine vaadedilen | FLE: | TK: hiç olma | FY: içinde | MRYT: şüphe | MNH: bundan | ÎNH: şüphesiz bu | ELḪG: bir gerçektir | MN: -den | RBK: Rabbin- | VLKN: ancak | ÊKS̃R: çoğu | ELNES: insanların | LE: | YÙMNVN: iman etmezler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Rabbinden apaçık bir delile sâhip olan, bundan başka bir de tanığı olup daha önce din ve dünyâ işlerinde uyulan ve aynı rahmet olan Mûsâ'nın kitabında da bildirilen kişi, yalnız dünyâyı dileyene benzer mi? Rablerinden açık bir delile sâhib olanlar, Kur'ân'a inanırlar; topluluklardan onu inkâr edenlere vaadedilen yerse ateştir. Artık bu hususta şüpheye düşme, çünkü o, Rabbinden gelmedir, gerçektir, fakat insanların çoğu inanmaz.
Adem Uğur : Rabbin tarafından (gelmiş) açık bir delile dayanan ve kendisini Rabbinden bir şahidin izlediği, ayrıca kendisinden önce, bir önder ve bir rahmet olarak Musa'nın Kitab'ı (elinde) bulunan kimse (inkârcılar gibi) midir? Çünkü bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar. Zümrelerden hangisi onu inkâr ederse işte cehennem ateşi onun varacağı yerdir, bundan şüphen olmasın; zira bu, senin Rabbin tarafından bildirilmiş gerçektir; fakat insanların çoğu inanmazlar.
Ahmed Hulusi : Böyleleri, Rabbinden bir açık kanıt üzere yaşayan kimse gibi midir? O'ndan bir şahit (Kur'ân) onu takip eder; (üstelik) Ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa'nın Kitabı da (ondakileri tasdikler). . . İşte onlar O'na hak olarak iman ederler. . . Sakın şunlardan olma: Kim O'nu inkâr ederse, onun vadedilmiş yeri Nâr'dır. . . Ondan bir kuşku içinde olma. . . Muhakkak ki Rabbinden Hakk'tır O! Fakat insanların çoğunluğu iman etmezler.
Ahmet Tekin : Sadece dünya hayatını isteyenler, ötesini umursamayanlar Rabbinden gelen apaçık hak bir delile, bir şeriata dayanarak amel eden, görevini yapan kimse gibi midir? O delili, Allah’tan gelen bir şâhit Kur’ân izliyor. Ondan önce de, bir imam, bir rehber ve bir rahmet olan kitap, Mûsâ’nın kitabı onu destekliyor. İşte bunlar Kur’ân’a iman ederler. Sana karşı birleşen gruplardan hangileri olursa olsun, Kur’ân’ı inkâr ederlerse onların varacakları yer ateştir. Aman ha, Kur’ân ile ilgili şüphe içinde olma. O gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmen için Rabbin tarafından indirilmiş hak bir kitaptır. Fakat insanların çoğu iman etmeyecekler.
Ahmet Varol : (Böyleleri ile) Rabbinin katından açık bir delil üzere bulunan, bunu yine O'nun tarafından (hakkında) bir şahit izleyen ve ondan önce de bir rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Musa'nın kitabı ile doğrulanan kimse bir olur mu? İşte bunlar ona (Kur'an'a) iman ederler. Topluluklardan hangisi onu inkar ederse kendisine vaadedilen yer ateştir. Bundan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz bu, Rabbinin katından bir gerçektir. Ancak insanların çoğu iman etmezler.
Ali Bulaç : Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine ondan bir şahid izleyen ve ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı (kendisini doğrulamakta) bulunan kimse, (artık onlar) gibi midir? İşte onlar, buna (Kur'an'a) inanırlar. Gruplardan biri onu inkâr ederse, ateş ona vaadedilen yerdir. Öyleyse, bundan kuşkuda olma, çünkü o, Rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar.
Ali Fikri Yavuz : Bir mümin ki, Rabbi tarafından verilen açık bir delil (gerçek dâvasını isbat eden selim bir akıl) üzeredir ve bunu, Allah’dan bir şâhid olan Kur’ân, bir de Kur’ân’dan evvel kendisine uyulan ve büyük bir nimet bulunan Mûsa’nın kitabı (Tevrat) da teyîd ediyor; hiç o, sırf dünya hayatını istiyen asiler gibi olur mu? İşte bu vasıfta olanlar, Kur’ân’a iman ederler. Herhangi bir topluluk da Kur’ân’ı inkâr ederse, artık ateş, onun vaadedilen yeridir. Sen de, sakın bunda bir şüpheye düşme. Çünkü bu Kur’ân ve onun vaadi. Rabbin tarafından hakdır. Fakat insanların çoğu iman etmezler.
Bekir Sadak : Rabbinin katindan bir belgesi ve onun arkasindan da bir sahidi olanlar, onlerinde de Musa'nin Kitap'i onder ve rahmet olarak bulunanlardir ki, iste onlar Kuran'a inanirlar. Hangi topluluk onu inkar ederse yeri atestir; senin de bundan suphen olmasin. Dogrusu o, Rabbinden bir gercektir, fakat insanlarÙn cogu inanmazlar.
Celal Yıldırım : Rabbinden açık bir belge üzere olan ve onu, yine Rabbinden bir şâhid izleyen ve önünde de bir önder ve rahmet ölçüsü olan Musa'nın kitabı bulunan kimse, (sadece dünyalık isteyen ve şöhret peşinde koşan) gibi midir ? İşte bunlar Kur'ân'a inanırlar. Hangi zümre de onu inkâr eder, tanımazlık yaparsa, ateş onun va'dolunmuş yeridir. Ve sakın bu hususta şüpheci olma ! Çünkü Kur'ân Rabbinden (inen) hakkın-gerçeğin kendisidir. Ne var ki insanların çoğu inanmazlar.
Diyanet İşleri : Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur’an) ve bir de ondan (Kur’an’dan) önce bir önder ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Mûsâ’nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir. İşte bunlar ona (Kur’an’a) inanırlar. Gruplardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
Diyanet İşleri (eski) : Rabbinin katından bir belgesi ve onun arkasından da bir şahidi olanlar, önlerinde de Musa'nın Kitap'ı önder ve rahmet olarak bulunanlardır ki, işte onlar Kuran'a inanırlar. Hangi topluluk onu inkar ederse yeri ateştir; senin de bundan şüphen olmasın. Doğrusu o, Rabbinden bir gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar.
Diyanet Vakfi : Rabbin tarafından (gelmiş) açık bir delile dayanan ve kendisini Rabbinden bir şahidin izlediği, ayrıca kendisinden önce, bir önder ve bir rahmet olarak Musa'nın Kitab'ı (elinde) bulunan kimse (inkârcılar gibi) midir? Çünkü bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar. Zümrelerden hangisi onu inkâr ederse işte cehennem ateşi onun varacağı yerdir, bundan şüphen olmasın; zira bu, senin Rabbin tarafından bildirilmiş gerçektir; fakat insanların çoğu inanmazlar.
Edip Yüksel : Daha önce Musa'nın kitabı bir önder ve rahmet iken, şimdi Rab'lerinden gelen bir tanığın ilettiği kesin bir kanıta sahip olanlar varya işte onlar ona inanırlar. Hangi grup onu inkar ederse yeri ateştir. Ondan hiç bir kuşkun olmasın. O, Rabbinden gelen bir gerçektir. Ne var ki halkın çoğunluğu inanmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O dünyayı isteyenler, hiç Rabbinden açık bir belge üzere olan kimse gibi midir? O belgeyi yine Allah'dan gelen bir şahid olarak Kur'ân izliyor, ondan önce de bir rehber ve rahmet olan kitap, Musa'nın kitabı yine onu destekliyor. Böyle olanlar Kur'ân'a inanırlar. Hangi hizipten olursa olsun kim onu inkâr ederse, ona vaad edilen yer ateştir. İşte bütün bunlardan dolayı sen de bu Kur'ân'dan şüphe içinde olma. Kesinlikle o haktır, Rabbindendir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Rabbinden açık bir delil üzerinde olan, O'nun tarafından bir şahidin izlediği, ayrıca kendisinden önce bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı bulunan kimse onlara benzer mi? İşte bunlar, ona iman ederler. Gruplardan her kim ona küfrederse, artık onun varacağı yer ateştir, sakın bunda şüpheye düşme; çünkü bu Rabbinden bir gerçektir. Ne var ki, insanların çoğu imana gelmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ya onlara benzer mi? artık o kim rabbından bir beyyine üzerinde bulunmuş hem bunu ondan bir şâhid ta'kıb ediyor hem de önünden bir imam ve rahmet olarak Musânın kitabı var, işte bunlar ona iyman ederler, hiziblerden her kim de ona küfrederse artık ateş onun mev'ıdidir, sakın bunda şüpheye düşme, çünkü bu haktır rabbındandır ve lâkin nâsın ekserisi iymana gelmezler
Fizilal-il Kuran : Bir de Rabbinden kaynaklanan açık belgelere dayanan kimseleri düşünelim. Bu belgeleri yine Allah katından gelen bir tanık izliyor. Bu kimseler onun da öncesinde Musa'nın önder ve rahmet nitelikli kitabının onayı ile desteklenmişlerdir. (Böyleleri sırf dünya hayatı peşinde koşanlarla hiç bir olur mu?)
Gültekin Onan : Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine ondan bir şahid izleyen ve ondan önce bir imam ve rahmet olarak Musa'nın kitabı [kendisini doğrulamakta] bulunan kimse, (artık onlar) gibi midir? İşte onlar buna (Kuran'a) inanırlar. Gruplardan biri ona küfrederse, ateş ona vaadedilen yerdir. Öyleyse, bundan kuşkuda olma çünkü o, rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar.
Hakkı Yılmaz : Artık dünyayı isteyenler, hiç Rabbinden açık bir belge üzere olan ve kendisini Rabbinden bir şâhitin takip ettiği ve de önünde bir önder ve rahmet olarak Mûsâ'nın kitabı bulunan kimse gibi midir? İşte böyle olanlar, Kur’ân'a inanırlar. Hangi karşıt gruptan olursa olsun kim Kur’ân'ı örtbas ederse, ona vaat edilen yer ateştir. İşte bütün bunlardan dolayı sen de Kur’ân'dan şüphe içinde olma. Kesinlikle o, Rabbinden bir hakktır/gerçektir. Fakat insanların çoğu iman etmiyorlar.
Hasan Basri Çantay : (Yalınız dünyâ hayaatını arzu eden kimse); Rabbinin açık bir delîl? üzerinde bulunub da ardınca yine Ondan bir şâhid gelen, ondan önce de bir rehber ve bir rahmet olmak üzere Musânın hitabı (ile tasdıyk edilmiş) olan kimse gibi midir ki böyle olanlar ona (Kur'ana) inanırlar. Her hangi bir güruh onu tanımazsa ateş onun va'd edilen yeridir. Sen de bundan şübhe içinde olma. Çünkü o, hakdır, Rabbindendir. Fakat insanların çoğu îman etmezler.
Hayrat Neşriyat : Şimdi (dünya hayâtını isteyen bir kimse, hiç Resûlümüz olan) şu kimse (gibi) olur mu ki(o), Rab binden apaçık bir delil (olan Kur’ân) üzere bulunur. Ki kendisine (o Kur’ân’ı)O’ndan (Rab binden) bir şâhid (olan Cebrâîl) okuyor. Ondan (o Kur’ân’ dan) önce de bir rehber ve bir rahmet olarak Mûsâ’nın Kitâb’ı (olan Tevrât) vardır.İşte bunlar, ona (Kur’ân’a) îmân e der ler. (Muhtelif) topluluklardan kim onu inkâr ederse, artık ateş onun va'd edilen yeridir. Öyle ise ondan (Kur’ ân dan) bir şübhe içinde olma! Şübhesiz ki o, Rabbin den (gelen) haktır; fakat insanların çoğu îmân etmezler.
İbni Kesir : Rabbından açık bir delil üzerinde bulunan, ardınca da Rabbı tarafından bir şahid gelen, ondan önce de Musa'nın imam ve rahmet olan kitabını tasdik eden kimse, başkaları gibi midir? İşte onlar; Kur'an'a inanırlar. Herhhangi bir güruh onu inkar ederse; onun varacağı yer ateştir. Bundan şüphen olmasın. Doğrusu o, Rabbın tarafından gelen bir gerçektir, ama insanların çoğu inanmazlar.
İskender Evrenosoğlu : Artık O'nun (Allah) tarafından bir şahitin, onu okuduğu kimse mi Rabbinden kesin bir delil üzerinde oldu ki; ondan önce bir imam (rehber) ve bir rahmet olarak Musa (A.S)'ın kitabı var(dır)? İşte onlar, ona inanırlar. Ve bir topluluktan onu inkâr eden, böylece ona vaadedilen yeri, ateş olan kimse mi (Rabbinden kesin bir delil üzerinde oldu)? Bundan sonra ondan şüphe içinde olma. Çünkü o, senin Rabbinden bir haktır. Lâkin insanların çoğu mü'min olmazlar (inanmazlar).
Muhammed Esed : O halde, (hiç dünya hayatından ötesini umursamayan biriyle) Rabbinin katından apaçık bir kanıta dayanan kimse bir tutulabilir mi? O kanıt ki, Onun katından olan (bu) tanıklık belgesiyle ulaştırılmaktadır, hem de ondan önce (bir tanıklık belgesi), bir rehber ve rahmet olarak Musaya vahyedilen kitap da ortada iken. Onlar, (bu mesajı anlayan kimseler, işte yalnız onlar) o mesaja inanırlar; ama (düşmanlık için) örgütlenmiş inkarcılarınsa (ahirette) varacakları yer ateştir. Bunun içindir ki, bu (vahyin gerçekliğinden) asla bir şüphen olmasın: o elbette Rabbinden (gelen) bir gerçektir, insanların çoğu ona inanmasa da.
Ömer Nasuhi Bilmen : İmdi Rabbinden bir açık delil üzere olan ve onun tarafından bir şahid takip eden ve onun evvelinden de Mûsa'nın bir rehber ve rahmet olarak bulunan zât (dünya hayatını ve ziynetini dileyip duran kimse gibi olur mu?) O zâtlar O'na imân ederler. Ve muhtelif tâifelerden her kim onu inkâr ederse o kimselerinde vaadedilmiş olan yeri cehennemdir. Artık ondan bir şüphede bulunma. Şüphe yok ki, o Rabbinden bir haktır, velâkin insanların ekserisi imân etmezler.
Ömer Öngüt : Rabbinden gelen apaçık bir delile dayanan ve O'nun katından bir şâhidi olan, ayrıca kendisinden önce de önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı (elinde) bulunan kimse, inkârcılar gibi midir? İşte bunlar Kur'an'a inanırlar. Bu hiziplerden (gruplardan) kim onu inkâr ederse, cehennem ateşi onun varacağı yerdir. Bundan hiç şüphe etme! Doğrusu o, Rabbin tarafından indirilmiş haktır. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
Şaban Piriş : Rabbinden bir belgesi olup, onu izleyen bir şahit ve ondan önce Musa’nın önder ve rahmet kitabı -ki onlar, o kitaba inanırlar.- olan kimse ile gruplardan onu inkar eden kimse bir midir? Ateş, onlara vaat edilen yerdir. Ondan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden gelen haktır. Fakat, insanların çoğu inanmazlar.
Suat Yıldırım : Rabbi tarafından gönderilen kesin delile (Kur’ân’a) dayanan,peşinden de o delili destekleyen (diğer mûcizelerden şahitleri) bulunan, daha önce de rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Mûsâ’nın kitabı ile tasdik edilen kimse, yalnız dünya hayatını arzu eden gibi olur mu? İşte bu kesin delile dayananlar Kur’ân’a iman ederler. Hangi zümre de onu reddederse bilsin ki varacağı yer ateştir. Bunda hiç şüphen olmasın.Çünkü o Rabbinden gelen hakikatin ta kendisidir; fakat insanların çoğu buna iman etmezler.
Süleyman Ateş : Hiç böyleleri, şu kimse gibi olur mu ki, o Rabbinden bir delil üzerinde bulunur, ayrıca O'ndan bir şâhid de onu takib eder. O(Hak şâhidi Kur'a)n'dan önce de bir önder ve rahmet olarak Mûsâ'nın Kitabı var. İşte onlar O(Kur'â)n'a inanırlar. Topluluklardan kim onu inkâr ederse, onun yeri ateştir! O(Kur'â)n'dan hiç kuşkun olmasın. Muhakkak o, Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
Tefhim-ul Kuran : Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine ondan bir şahid izleyen ve ondan önce de bir önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı (kendisini doğrulamakta) bulunan kimse, (artık onlar) gibi midir? İşte onlar, buna (Kur'an'a) inanırlar. Gruplardan biri onu inkâr ederse, ateş ona vaadedilen yerdir. Öyleyse, bundan kuşkuda olma, çünkü o, Rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar.
Ümit Şimşek : Dünya hayatını isteyen kimse, Rabbinden bir delil üzere bulunan kimse gibi olur mu? Üstelik onu, bir de Rabbi tarafından bir şahit okumakta; onun öncesinde de bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı bulunmaktadır. Rabbinden bir delil üzere bulunanlar, ona inanırlar. Hangi bir güruh onu inkâr ederse, ona vaad edilen yer ateştir. Bundan şüphen olmasın; çünkü o Rabbinden gelen hakkın tâ kendisidir; fakat insanların çoğu inanmıyor.
Yaşar Nuri Öztürk : Böyleleri şu kimse gibi olur mu: Rabbinden bir beyyine üzerinedir, O'ndan bir tanık da kendisini izler. Tanıktan önce de bir kılavuz ve rahmet olarak Mûsa'nın kitabı var. Onlar ona inanırlar. Hiziplerden onu inkâr edenin varış yeri ateştir. Ondan asla kuşkuya düşme; o Rabbinden bir haktır ama insanların çokları inanmıyorlar.