Kırık Meal (Arapça) : |وَأُتْبِعُوا: ve uğradılar | فِي: | هَٰذِهِ: bu | الدُّنْيَا: dünyada | لَعْنَةً: lanete | وَيَوْمَ: ve gününde | الْقِيَامَةِ: kıyamet | أَلَا: iyi bilin ki | إِنَّ: şüphesiz | عَادًا: Ad (halkı) | كَفَرُوا: inkar ettiler | رَبَّهُمْ: Rabblerini | أَلَا: dikkat edin | بُعْدًا: uzak olsun | لِعَادٍ: Ad | قَوْمِ: kavmi | هُودٍ: Hud'un |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وأتبعوا WÊTBAWEve uğradılar | في FY | هذه HZ̃Hbu | الدنيا ELD̃NYEdünyada | لعنة LANTlanete | ويوم WYWMve gününde | القيامة ELGYEMTkıyamet | ألا ÊLEiyi bilin ki | إن ÎNşüphesiz | عادا AED̃EAd (halkı) | كفروا KFRWEinkar ettiler | ربهم RBHMRabblerini | ألا ÊLEdikkat edin | بعدا BAD̃Euzak olsun | لعاد LAED̃Ad | قوم GWMkavmi | هود HWD̃Hud'un |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve utbiǔ: ve uğradılar | fī: | hāƶihi: bu | d-dunyā: dünyada | leǎ'neten: lanete | ve yevme: ve gününde | l-ḳiyāmeti: kıyamet | elā: iyi bilin ki | inne: şüphesiz | ǎāden: Ad (halkı) | keferū: inkar ettiler | rabbehum: Rabblerini | elā: dikkat edin | buǎ'den: uzak olsun | liǎādin: Ad | ḳavmi: kavmi | hūdin: Hud'un |
Kırık Meal (Transcript) : |VÊTBAVE: ve uğradılar | FY: | HZ̃H: bu | ELD̃NYE: dünyada | LANT: lanete | VYVM: ve gününde | ELGYEMT: kıyamet | ÊLE: iyi bilin ki | ÎN: şüphesiz | AED̃E: Ad (halkı) | KFRVE: inkar ettiler | RBHM: Rabblerini | ÊLE: dikkat edin | BAD̃E: uzak olsun | LAED̃: Ad | GVM: kavmi | HVD̃: Hud'un |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve şu dünyada da lânete uğratıldılar, kıyamet gününde de. Bilin ki hiç şüphe yok Âd, Rablerine karşı kâfir oldu; bilin, uzaklık Hûd'un kavmi Âd'a.
Adem Uğur : Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Ad (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.
Ahmed Hulusi : Hem şu dünyada hem de kıyamet sürecinde lânete uğradılar (hakikatlerindekini yaşamaktan uzak düştüler)! Kesinlikle bilin ki; Ad, Rablerini inkâr edenlerden oldu! Kesinlikle bilin ki; uzaklık Hud'un halkı olan Ad içindir.
Ahmet Tekin : Hem bu dünyada, hem de kıyamet günü lânete uğradılar. Bakınız, Âd kavmi Rablerini inkâr ettiler, ihsan ettiği nimetlere nankörlük ettiler. Hûd’un kavmi Âd’in, Allah’ın rahmetinden, korumasından uzak kılınarak, yok olup gitmesinden ibret alın.
Ahmet Varol : Bu dünyada da kıyamet gününde de lanete uğradılar. İyi bilin ki, Ad halkı Rabblerini inkar ettiler. Dikkat edin, Hud'un kavmi Ad uzak olsun.
Ali Bulaç : Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) inkâr ettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi).
Ali Fikri Yavuz : Onlar, hem dünyada, hem ahiret gününde bir lânete (ceza ve azaba) tabi tutuldular. Dikkat edin! Ad Kavmi, gerçekten Rabbini inkâr etti. Haberiniz olsun! Hûd’un kavmi âd, Allah’ın rahmetinden uzak kalmıştır.
Bekir Sadak : Bu dunyada da, kiyamet gununde de lanete ugradilar. Bilin ki Ad milleti Rablerini inkar etti ve yine bilin ki Hud'un milleti Ad Allah'in rahmetinden uzaklasti. *
Celal Yıldırım : Bu Dünya'da da, Âhiret'te de lanet peşlerine takılıp kaldı; haberiniz olsun ki Âd kavmi, Rablarını tanımayıp küfrü seçtiler. Bilin ki Hûd kavmi Âd'a (ilâhî rahmetten) uzaklık olsun.
Diyanet İşleri : Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Biliniz ki Âd kavmi, Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
Diyanet İşleri (eski) : Bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. Bilin ki Ad milleti Rablerini inkar etti ve yine bilin ki Hud'un milleti Ad Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Diyanet Vakfi : Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.
Edip Yüksel : Bunun üzerine, hem dünya hayatında ve hem diriliş gününde bir lanete uğradılar. Kısacası, Ad halkı, Rab'lerine karşı çıktı. Hud'un halkı Ad yok olmuştur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde bir lânetle izlendiler. Bilin ki, Âd kavmi, gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilin ki, Hud'un kavmi olan Âd, defolup gittiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hem bu dünyada hem de kıyamet gününde bir lanet cezasına çarptırıldılar. Bak işte, Ad topluluğu Rablerine küfrettiler ve bak işte, defoldu gitti Hud'un kavmi Ad!
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem bu Dünyada bir lâ'netle ta'kıb edildiler hem Kıyamet gününde, bak Âd, rablarına hakıkaten küfrettiler, bak def'oldu gitti o Hûd kavmi Âd
Fizilal-il Kuran : Gerek bu dünyada gerek kıyamet gününde Allah'ın lânetine uğradılar. Haberiniz olsun, Adoğulları Rabblerini inkâr ettiler. Hey, kahrolsun Hud'un soydaşları olan Adoğulları!
Gültekin Onan : Ve bu dünyada da kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), rablerine küfrettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad'a (Tanrı'nın rahmetinden) uzaklık (verildi).
Hakkı Yılmaz : (59,60) Ve işte bu, Rablerinin âyetlerine kafa tutan, O'nun elçilerine isyan eden ve her inatçı zorbanın emrine uyan Âd toplumudur. Bu dünyada ve kıyâmet günü arkalarına dışlanma takıldı. Haberiniz olsun! Âd toplumu, Rablerine inanmadılar. Haberiniz olsun! Hûd'un toplumu olan Âd toplumuna kahrolmak/tarihten silinmek verildi.
Hasan Basri Çantay : Onlar bu dünyâda da, kıyaamet gününde de lâ'net (cezasına) tâbi' tutuldular. Haberiniz olsun ki Âd (kavmi) Rablerine küfretdiler. Gözünüzü açın ki Hûd'ün kavmi olan Âd'e (rahmet-i ilâhiyyeden ebedi) uzaklık (verildi).
Hayrat Neşriyat : Böylece hem bu dünyada, hem de kıyâmet gününde lâ'nete tâbi' tutuldular. Haberiniz olsun! Şübhesiz ki Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. Dikkat edin! (İsyanları yüzünden Allah’ın rahmetinden uzaklaşan) Hûd’un kavmi olan Âd, helâk olsun!
İbni Kesir : Bu dünyada da, kıyamet gününde de la'nete uğradılar. Bilin ki: Ad, Rabblarını inkar ettiler. Ve yine bilin ki; Hud'un kavmi Ad, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
İskender Evrenosoğlu : Ve bu dünyada ve kıyâmet günü lânete tâbî tutuldular ve Ad kavmi Rab'lerini inkâr etmediler mi? Hud (A.S)'ın kavmi Ad (kavmi) (Allahû Tealâ'nın rahmetinden) uzak kaldı, öyle değil mi?
Muhammed Esed : Bu dünyada da (Allah'ın) laneti kovaladı durdu onları, ölümden sonra kalkış gününde de (sonuç olarak yine onunla kuşatılacaklar). Bakın, işte Rablerini böyle yok saymıştı 'Ad (toplumu)! Bakın, işte böyle yok olup gitti Hud'un kavmi 'Ad.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve bu dünyada bir lânete tâbi tutuldular, Kıyamet gününde de. Haberiniz olsun, şüphe yok ki Âd, Rablerine kâfir oldular. Agâh olunuz ki, Hûd kavmi olan Âd için bir uzaklık olsun.
Ömer Öngüt : Böylece bu dünyada da kıyamet gününde de lânete uğradılar. İyi bilin ki Âd kavmi Rablerini inkâr ettiler. İyi bilin ki Hud'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.
Şaban Piriş : Bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. İyi bilin ki Âd, Rabbini tanımadı. Dikkat edin, Hûd’un toplumu Âd helak edildi.
Suat Yıldırım : (59-60) İşte Âd halkı buydu... Rab’lerinin âyetlerini inkâr ettiler, O’nun peygamberlerine isyan ettiler ve Hakka karşı gelen her inatçı zorbanın isteklerine uydular. Hem bu dünyada lânete tâbi tutuldular, hem de kıyamet gününde. Evet, Âd halkı, Rab’lerini tanımayıp inkâr yolunu tuttular. Dikkat et! Nasıl da defoldu gitti o Hûd’un kavmi Âd!
Süleyman Ateş : Böylece hem bu dünyâda, hem de kıyâmet gününde peşlerine la'net takıldı. İyi bilin, 'Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler; iyi bilin Hûd'un kavmi 'Âd, (Allâh'ın rahmetinden) uzak olsun (yok olup gitsin)!
Tefhim-ul Kuran : Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) küfrettiler. Haberiniz olsun; Hûd kavmi Ad'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi).
Ümit Şimşek : Bu dünyada da, kıyamet gününde de onlar lânete uğratıldılar. Bilmiş olun ki Âd kavmi Rablerine nankörlük etmişti. İbret alın ki, Hud'un kavmi Âd işte böyle yok olup gitti.
Yaşar Nuri Öztürk : Bu dünyada ve kıyamet gününde arkalarına lanet takıldı. Dikkat edin; Âd, Rablerine nankörlük etmişti. Dikkat edin, Hûd'un kavmi olan Âd geri gelmez oldu.