11:9Hûd  Suresi 9. Ayet

Kuran Sırası: 11 İniş Sırası: 52
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123

11:9Hûd  Suresi 9. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلَئِنْ (VLÙN) = velein : şayet
2. أَذَقْنَا (ÊZ̃GNE) = eƶeḳnā : tattırsak
3. الْإِنْسَانَ (ELÎNSEN) = l-insāne : insana
4. مِنَّا (MNE) = minnā : katımızdan
5. رَحْمَةً (RḪMT) = raHmeten : bir rahmet
6. ثُمَّ (S̃M) = ṧumme : sonra
7. نَزَعْنَاهَا (NZANEHE) = nezeǎ'nāhā : onu geri alsak
8. مِنْهُ (MNH) = minhu : ondan
9. إِنَّهُ (ÎNH) = innehu : o hemen olur
10. لَيَئُوسٌ (LYÙVS) = leyeūsun : ümitsiz
11. كَفُورٌ (KFVR) = kefūrun : bir nankör
şayet | tattırsak | insana | katımızdan | bir rahmet | sonra | onu geri alsak | ondan | o hemen olur | ümitsiz | bir nankör |

[] [Z̃VG] [ENS] [] [RḪM] [] [NZA] [] [] [YES] [KFR]
VLÙN ÊZ̃GNE ELÎNSEN MNE RḪMT S̃M NZANEHE MNH ÎNH LYÙVS KFVR

velein eƶeḳnā l-insāne minnā raHmeten ṧumme nezeǎ'nāhā minhu innehu leyeūsun kefūrun
ولئن أذقنا الإنسان منا رحمة ثم نزعناها منه إنه ليئوس كفور

11:9Hûd  Suresi 9. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولئن | VLÙN velein şayet And if
أذقنا ذ و ق | Z̃VG ÊZ̃GNE eƶeḳnā tattırsak We give man a taste
الإنسان ا ن س | ENS ELÎNSEN l-insāne insana We give man a taste
منا | MNE minnā katımızdan (of) Mercy from Us,
رحمة ر ح م | RḪM RḪMT raHmeten bir rahmet (of) Mercy from Us,
ثم | S̃M ṧumme sonra then
نزعناها ن ز ع | NZA NZANEHE nezeǎ'nāhā onu geri alsak We withdraw it
منه | MNH minhu ondan from him,
إنه | ÎNH innehu o hemen olur indeed, he
ليئوس ي ا س | YES LYÙVS leyeūsun ümitsiz (is) despairing
كفور ك ف ر | KFR KFVR kefūrun bir nankör (and) ungrateful.
11:9 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

şayet | tattırsak | insana | katımızdan | bir rahmet | sonra | onu geri alsak | ondan | o hemen olur | ümitsiz | bir nankör |

[] [Z̃VG] [ENS] [] [RḪM] [] [NZA] [] [] [YES] [KFR]
VLÙN ÊZ̃GNE ELÎNSEN MNE RḪMT S̃M NZANEHE MNH ÎNH LYÙVS KFVR

velein eƶeḳnā l-insāne minnā raHmeten ṧumme nezeǎ'nāhā minhu innehu leyeūsun kefūrun
ولئن أذقنا الإنسان منا رحمة ثم نزعناها منه إنه ليئوس كفور

[] [ذ و ق] [ا ن س] [] [ر ح م] [] [ن ز ع] [] [] [ي ا س] [ك ف ر]

11:9Hûd  Suresi 9. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولئن | VLÙN velein şayet And if
Vav,Lam,,Nun,
6,30,,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
EMPH – emphatic prefix lām
COND – conditional particle
الواو عاطفة
اللام لام التوكيد
حرف شرط
أذقنا ذ و ق | Z̃VG ÊZ̃GNE eƶeḳnā tattırsak We give man a taste
,Zel,Gaf,Nun,Elif,
,700,100,50,1,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
الإنسان ا ن س | ENS ELÎNSEN l-insāne insana We give man a taste
Elif,Lam,,Nun,Sin,Elif,Nun,
1,30,,50,60,1,50,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
منا | MNE minnā katımızdan (of) Mercy from Us,
Mim,Nun,Elif,
40,50,1,
P – preposition
PRON – 1st person plural object pronoun
جار ومجرور
رحمة ر ح م | RḪM RḪMT raHmeten bir rahmet (of) Mercy from Us,
Re,Ha,Mim,Te merbuta,
200,8,40,400,
N – accusative feminine indefinite noun
اسم منصوب
ثم | S̃M ṧumme sonra then
Se,Mim,
500,40,
CONJ – coordinating conjunction
حرف عطف
نزعناها ن ز ع | NZA NZANEHE nezeǎ'nāhā onu geri alsak We withdraw it
Nun,Ze,Ayn,Nun,Elif,He,Elif,
50,7,70,50,1,5,1,
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل و«ها» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
منه | MNH minhu ondan from him,
Mim,Nun,He,
40,50,5,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
إنه | ÎNH innehu o hemen olur indeed, he
,Nun,He,
,50,5,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
حرف نصب والهاء ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
ليئوس ي ا س | YES LYÙVS leyeūsun ümitsiz (is) despairing
Lam,Ye,,Vav,Sin,
30,10,,6,60,
EMPH – emphatic prefix lām
N – nominative masculine singular indefinite noun
اللام لام التوكيد
اسم مرفوع
كفور ك ف ر | KFR KFVR kefūrun bir nankör (and) ungrateful.
Kef,Fe,Vav,Re,
20,80,6,200,
ADJ – nominative masculine singular indefinite adjective
صفة مرفوعة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولئن
velein
|
şayet
Kombi Müfredat
أذقنا
eƶeḳnā
Z̃VG|ذ و ق
tattırsak
Kombi Müfredat
الإنسان
l-insāne
ENS|ا ن س
insana
4
منا
minnā
|
katımızdan
Kombi Müfredat
رحمة
raHmeten
RḪM|ر ح م
bir rahmet
6
ثم
ṧumme
|
sonra
Kombi Müfredat
نزعناها
nezeǎ'nāhā
NZA|ن ز ع
onu geri alsak
8
منه
minhu
|
ondan
9
إنه
innehu
|
o hemen olur
10 Kombi Müfredat
ليئوس
leyeūsun
YES|ي ا س
ümitsiz
11 Kombi Müfredat
كفور
kefūrun
KFR|ك ف ر
bir nankör
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَئِنْ: şayet | أَذَقْنَا: tattırsak | الْإِنْسَانَ: insana | مِنَّا: katımızdan | رَحْمَةً: bir rahmet | ثُمَّ: sonra | نَزَعْنَاهَا: onu geri alsak | مِنْهُ: ondan | إِنَّهُ: o hemen olur | لَيَئُوسٌ: ümitsiz | كَفُورٌ: bir nankör | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولئن WLÙN şayet | أذقنا ÊZ̃GNE tattırsak | الإنسان ELÎNSEN insana | منا MNE katımızdan | رحمة RḪMT bir rahmet | ثم S̃M sonra | نزعناها NZANEHE onu geri alsak | منه MNH ondan | إنه ÎNH o hemen olur | ليئوس LYÙWS ümitsiz | كفور KFWR bir nankör | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |velein: şayet | eƶeḳnā: tattırsak | l-insāne: insana | minnā: katımızdan | raHmeten: bir rahmet | ṧumme: sonra | nezeǎ'nāhā: onu geri alsak | minhu: ondan | innehu: o hemen olur | leyeūsun: ümitsiz | kefūrun: bir nankör | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLÙN: şayet | ÊZ̃GNE: tattırsak | ELÎNSEN: insana | MNE: katımızdan | RḪMT: bir rahmet | S̃M: sonra | NZANEHE: onu geri alsak | MNH: ondan | ÎNH: o hemen olur | LYÙVS: ümitsiz | KFVR: bir nankör | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : İnsana, katımızdan bir rahmet tattırsak da sonra alıversek onu insandan, şüphe yok ki her şeyden ümidini keser, bir nankör olur gider.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Andolsun ki, eğer insana bizden bir rahmet tattırsak da sonra onu ondan çekip alsak, muhakkak ki o çok umutsuzluğa düşer ve çok nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Eğer insana, tarafımızdan bir rahmet, bir nimet tattırır, sonra da bunu kendisinden çekip alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör bir kimse olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : İnsana katımızdan bir rahmet tattırsak da sonra onu geri alsak o hemen ümitsiz bir nankör oluverir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Andolsun, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o, (artık) umudunu kesmiş bir nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İnsanoğluna, tarafımızdan bir rahmet (sıhhat ve zenginlik) taddırıp da sonra bunu çekip alıversek, şüphesiz ki o, Allah’ın ihsanından tamamen ümidini kesen, evvelki nimeti unutan nakör bir kimse olur.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : And olsun ki, insana nimetimizi tattirir sonra onu ondan cekip alirsak, o suphesiz umutsuz bir nankore doner.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : İnsana kendi tarafımızdan bir rahmet tattırdıktan sonra, onu ondan çekip alırsak, (bir de bakarsın ki) o çok umutsuz ve çok nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki, insana nimetimizi tattırır sonra onu ondan çekip alırsak, o şüphesiz umutsuz bir nanköre döner.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İnsana kendimizden bir rahmet tattırsak ve sonra ondan çekip alsak, umutsuzlaşır, nankörleşir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve şayet insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu kendisinden geri alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör bir kimse olur.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Şayet insana tarafımızdan bir nimet tattırıp sonra da onu kendisinden çekip alırsak, şüphesiz ki, o bütün ümidini yitirir ve nankör biri oluverir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve şayed insana tarafımızdan bir rahmet tattırır sonra da onu ondan alıverirsek şüphesiz ki o çok me'yustur, nankördürDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Eğer insana önce rahmetlerimizi tattırıp sonra onu elinden alsak, o mutsuz bir nanköre dönüşür.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Andolsun, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o, (artık) umudunu kesmiş bir (çok / pek) kafirdir (mübalağa sigası).Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (9-11) Ve eğer, sabreden ve düzeltmeye yönelik işleri yapan kişilerin –işte bunlar, bağışlanma ve büyük ödül kendileri için olanlardır– dışındaki insanlara, tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra da onu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o umutsuzdur, çok nankördür. Ve eğer, kendisine dokunan mutsuzluktan sonra, ona mutluluğu tattırsak, elbette, “Kötülükler benden gitti” der. Ve kuşkusuz o, şımarıktır, böbürlenen biridir. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İnsana bizden bir rahmet (ve ni'met) tatdırıb da sonra bunu kendisinden soyub alıversek, andolsun, (o anda) o, (Allahın fazlından) ümidini kesen bir adam, (evvelki ni'metleri tamamen unutan) bir nankördür. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz ki, insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak da, sonra bunu ondan çekip alsak; doğrusu o, gerçekten çok ümidsiz, çok nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra onu geri alırsak; andolsun ki o, pek ümitsiz, pek nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra onu ondan çekip alsak, muhakkak ki o, tamamen ümitsiz bir nankör (kâfir) olur.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Bunun gibi, insana katımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu kendisinden çekip alsak, hemen (önceki lütfumuzu) nankörce unutup umutsuzluğa düşer.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu ondan çekip alırsak şüphe yok ki o elbette çok me'yustur, nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Andolsun ki, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da ondan çekip alsak, o hemen ümitsizliğe düşer ve nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Eğer insanlara tarafımızdan bir rahmet tattırıp, sonra onu kendisinden geri alırsak, o artık, ümitsiz bir nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra o nimeti geri alırsak o, son derece ümitsiz, son derece nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Eğer biz insana, bizden bir rahmet taddırsak da sonra onu kendisinden çekip alsak, hemen o, umutsuzluğa düşer, nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o, (artık) umudunu kesmiş bir nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da bunu ondan alacak olsak, o ümitsizliğe düşer, nankörleşir.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : İnsana bizden bir rahmet tattırıp sonra onu ondan çekip alsak, insan elbette çok ümitsiz, çok nankör bir hale düşer.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.