» 11 / Hûd  122:

Kuran Sırası: 11
İniş Sırası: 52
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123

 » 11 / Hûd  Suresi: 122
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَانْتَظِرُوا (VENTƵRVE) = venteZirū : ve bekleyin
2. إِنَّا (ÎNE) = innā : biz de
3. مُنْتَظِرُونَ (MNTƵRVN) = munteZirūne : beklemekteyiz
ve bekleyin | biz de | beklemekteyiz |

[NƵR] [] [NƵR]
VENTƵRVE ÎNE MNTƵRVN

venteZirū innā munteZirūne
وانتظروا إنا منتظرون

 » 11 / Hûd  Suresi: 122
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وانتظروا ن ظ ر | NƵR VENTƵRVE venteZirū ve bekleyin "And wait;"
إنا | ÎNE innā biz de indeed, we
منتظرون ن ظ ر | NƵR MNTƵRVN munteZirūne beklemekteyiz "(are) ones who wait."""

11:122 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve bekleyin | biz de | beklemekteyiz |

[NƵR] [] [NƵR]
VENTƵRVE ÎNE MNTƵRVN

venteZirū innā munteZirūne
وانتظروا إنا منتظرون

[ن ظ ر] [] [ن ظ ر]

 » 11 / Hûd  Suresi: 122
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وانتظروا ن ظ ر | NƵR VENTƵRVE venteZirū ve bekleyin "And wait;"
Vav,Elif,Nun,Te,Zı,Re,Vav,Elif,
6,1,50,400,900,200,6,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 2nd person masculine plural (form VIII) imperative verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
إنا | ÎNE innā biz de indeed, we
,Nun,Elif,
,50,1,
ACC – accusative particle
PRON – 1st person plural object pronoun
حرف نصب و«نا» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
منتظرون ن ظ ر | NƵR MNTƵRVN munteZirūne beklemekteyiz "(are) ones who wait."""
Mim,Nun,Te,Zı,Re,Vav,Nun,
40,50,400,900,200,6,50,
N – nominative masculine plural (form VIII) active participle
اسم مرفوع
VENTƵRVE ÎNE MNTƵRVN

وانتظروا إنا منتظرون

 » 11 / Hûd  Suresi: 122

: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَانْتَظِرُوا: ve bekleyin | إِنَّا: biz de | مُنْتَظِرُونَ: beklemekteyiz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وانتظروا WENTƵRWE ve bekleyin | إنا ÎNE biz de | منتظرون MNTƵRWN beklemekteyiz |
Kırık Meal (Okunuş) : |venteZirū: ve bekleyin | innā: biz de | munteZirūne: beklemekteyiz |
Kırık Meal (Transcript) : |VENTƵRVE: ve bekleyin | ÎNE: biz de | MNTƵRVN: beklemekteyiz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve bekleyin, şüphe yok ki biz de beklemedeyiz.
Adem Uğur : Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz!
Ahmed Hulusi : "(Sonucunu görmek için) bekleyin bakalım! Biz de bekliyoruz!"
Ahmet Tekin : 'Davranışlarınızın âkıbetini bekleyin, biz de ilâhî tecellinin gerçekleşeceği günü bekleyeceğiz' de.
Ahmet Varol : Bekleyin. Biz de beklemekteyiz.'
Ali Bulaç : Ve gözleyip durun; gerçekten biz de gözleyip duruyoruz."
Ali Fikri Yavuz : Gözetleyin akıbetinizi, biz de bunu gözetleyiciyiz.”
Bekir Sadak : (121-12) 2 Inanmayanlara: «Durumunuzun gerektirdigini yapin, dogrusu biz de yapiyoruz; bekleyin, biz de bekliyoruz» de.
Celal Yıldırım : Bekleyip durun, biz de bekliyoruz.
Diyanet İşleri : “Bekleyin, biz de bekleyeceğiz.”
Diyanet İşleri (eski) : (121-122) İnanmayanlara: 'Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu biz de yapıyoruz; bekleyin, biz de bekliyoruz' de.
Diyanet Vakfi : Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz!
Edip Yüksel : 'Sonra bekleyin, biz de beklemekteyiz.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Siz bekleyin görün, biz de bekleyip göreceğiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bekleyin! Her halde biz de bekliyoruz.»
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve gözetin herhalde biz gözetiyoruz
Fizilal-il Kuran : Bekleyiniz bakalım, biz de bekliyoruz.
Gültekin Onan : "Ve gözleyip durun; gerçekten biz de gözleyip duruyoruz."
Hakkı Yılmaz : (121,122) Ve inanmayan o kişilere de ki: “Elinizden geleni geri koymayın! Şüphesiz biz yapanlarız. Bekleyin! Şüphesiz biz bekleyenleriz.”
Hasan Basri Çantay : «Siz gözetleyin, biz de her halde gözetleyiciyiz».
Hayrat Neşriyat : 'Ve (siz bizim âkıbetimizi) bekleyin; doğrusu biz de (sizin âkıbetinizi)bekleyenleriz.'
İbni Kesir : Bekleyin, biz de bekleyeceğiz.
İskender Evrenosoğlu : Ve bekleyin! Muhakkak ki biz de bekleyenleriz.
Muhammed Esed : Ve (olacak olanı) bekleyin bakalım; doğrusu, biz de bekleyeceğiz!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve siz gözetiniz, şüphesiz ki biz de gözetenleriz.»
Ömer Öngüt : Bekleyin! Şüphesiz ki biz de beklemekteyiz.
Şaban Piriş : Bekleyin, biz de bekliyoruz.
Suat Yıldırım : (121-122) İman etmeyenlere de de ki: "Siz yerinizde sayarak elinizden geleni yapın, ama biz de çalışacağız, gerekeni yapacağız. Siz bizim için felaket gözleyin bakalım, biz de eski ümmetlerin başına gelen felaketlerin size gelmesini gözleyip bekliyoruz.
Süleyman Ateş : "Bekleyin, biz de bekliyoruz!"
Tefhim-ul Kuran : Ve gözleyip durun; gerçekten biz de gözleyip durmaktayız.»
Ümit Şimşek : Bekleyin; biz de bekliyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk : "Bekleyin, biz de bekliyoruz!"


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}