» 11 / Hûd  120:

Kuran Sırası: 11
İniş Sırası: 52
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123

 » 11 / Hûd  Suresi: 120
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَكُلًّا (VKLE) = ve kullen : her şeyi
2. نَقُصُّ (NGṦ) = neḳuSSu : anlatıyoruz
3. عَلَيْكَ (ALYK) = ǎleyke : sana
4. مِنْ (MN) = min : -nden
5. أَنْبَاءِ (ÊNBEÙ) = enbā'i : haberleri-
6. الرُّسُلِ (ELRSL) = r-rusuli : Peygamberlerin
7. مَا (ME) = mā : olan
8. نُثَبِّتُ (NS̃BT) = nuṧebbitu : sağlamlaştıracak
9. بِهِ (BH) = bihi : onunla
10. فُؤَادَكَ (FÙED̃K) = fu'ādeke : kalbini
11. وَجَاءَكَ (VCEÙK) = ve cā'eke : ve sana gelmiştir
12. فِي (FY) = fī :
13. هَٰذِهِ (HZ̃H) = hāƶihi : bunda
14. الْحَقُّ (ELḪG) = l-Haḳḳu : bir hak
15. وَمَوْعِظَةٌ (VMVAƵT) = ve mev'ǐZetun : ve bir öğüt
16. وَذِكْرَىٰ (VZ̃KR) = ve ƶikrā : ve bir uyarı
17. لِلْمُؤْمِنِينَ (LLMÙMNYN) = lilmu'minīne : mü'minler için
her şeyi | anlatıyoruz | sana | -nden | haberleri- | Peygamberlerin | olan | sağlamlaştıracak | onunla | kalbini | ve sana gelmiştir | | bunda | bir hak | ve bir öğüt | ve bir uyarı | mü'minler için |

[KLL] [GṦṦ] [] [] [NBE] [RSL] [] [S̃BT] [] [FED̃] [CYE] [] [] [ḪGG] [VAƵ] [Z̃KR] [EMN]
VKLE NGṦ ALYK MN ÊNBEÙ ELRSL ME NS̃BT BH FÙED̃K VCEÙK FY HZ̃H ELḪG VMVAƵT VZ̃KR LLMÙMNYN

ve kullen neḳuSSu ǎleyke min enbā'i r-rusuli nuṧebbitu bihi fu'ādeke ve cā'eke hāƶihi l-Haḳḳu ve mev'ǐZetun ve ƶikrā lilmu'minīne
وكلا نقص عليك من أنباء الرسل ما نثبت به فؤادك وجاءك في هذه الحق وموعظة وذكرى للمؤمنين

 » 11 / Hûd  Suresi: 120
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وكلا ك ل ل | KLL VKLE ve kullen her şeyi And each,
نقص ق ص ص | GṦṦ NGṦ neḳuSSu anlatıyoruz We relate
عليك | ALYK ǎleyke sana to you
من | MN min -nden of
أنباء ن ب ا | NBE ÊNBEÙ enbā'i haberleri- (the) news
الرسل ر س ل | RSL ELRSL r-rusuli Peygamberlerin (of) the Messengers
ما | ME olan (for) that
نثبت ث ب ت | S̃BT NS̃BT nuṧebbitu sağlamlaştıracak We may make firm
به | BH bihi onunla with it
فؤادك ف ا د | FED̃ FÙED̃K fu'ādeke kalbini your heart.
وجاءك ج ي ا | CYE VCEÙK ve cā'eke ve sana gelmiştir And has come to you
في | FY in
هذه | HZ̃H hāƶihi bunda this
الحق ح ق ق | ḪGG ELḪG l-Haḳḳu bir hak the truth
وموعظة و ع ظ | VAƵ VMVAƵT ve mev'ǐZetun ve bir öğüt and an admonition
وذكرى ذ ك ر | Z̃KR VZ̃KR ve ƶikrā ve bir uyarı and a reminder
للمؤمنين ا م ن | EMN LLMÙMNYN lilmu'minīne mü'minler için for the believers.

11:120 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

her şeyi | anlatıyoruz | sana | -nden | haberleri- | Peygamberlerin | olan | sağlamlaştıracak | onunla | kalbini | ve sana gelmiştir | | bunda | bir hak | ve bir öğüt | ve bir uyarı | mü'minler için |

[KLL] [GṦṦ] [] [] [NBE] [RSL] [] [S̃BT] [] [FED̃] [CYE] [] [] [ḪGG] [VAƵ] [Z̃KR] [EMN]
VKLE NGṦ ALYK MN ÊNBEÙ ELRSL ME NS̃BT BH FÙED̃K VCEÙK FY HZ̃H ELḪG VMVAƵT VZ̃KR LLMÙMNYN

ve kullen neḳuSSu ǎleyke min enbā'i r-rusuli nuṧebbitu bihi fu'ādeke ve cā'eke hāƶihi l-Haḳḳu ve mev'ǐZetun ve ƶikrā lilmu'minīne
وكلا نقص عليك من أنباء الرسل ما نثبت به فؤادك وجاءك في هذه الحق وموعظة وذكرى للمؤمنين

[ك ل ل] [ق ص ص] [] [] [ن ب ا] [ر س ل] [] [ث ب ت] [] [ف ا د] [ج ي ا] [] [] [ح ق ق] [و ع ظ] [ذ ك ر] [ا م ن]

 » 11 / Hûd  Suresi: 120
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وكلا ك ل ل | KLL VKLE ve kullen her şeyi And each,
Vav,Kef,Lam,Elif,
6,20,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative masculine indefinite noun
الواو عاطفة
اسم منصوب
نقص ق ص ص | GṦṦ NGṦ neḳuSSu anlatıyoruz We relate
Nun,Gaf,Sad,
50,100,90,
V – 1st person plural imperfect verb
فعل مضارع
عليك | ALYK ǎleyke sana to you
Ayn,Lam,Ye,Kef,
70,30,10,20,
P – preposition
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
من | MN min -nden of
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
أنباء ن ب ا | NBE ÊNBEÙ enbā'i haberleri- (the) news
,Nun,Be,Elif,,
,50,2,1,,
N – genitive masculine plural noun
اسم مجرور
الرسل ر س ل | RSL ELRSL r-rusuli Peygamberlerin (of) the Messengers
Elif,Lam,Re,Sin,Lam,
1,30,200,60,30,
N – genitive masculine plural noun
اسم مجرور
ما | ME olan (for) that
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
نثبت ث ب ت | S̃BT NS̃BT nuṧebbitu sağlamlaştıracak We may make firm
Nun,Se,Be,Te,
50,500,2,400,
V – 1st person plural (form II) imperfect verb
فعل مضارع
به | BH bihi onunla with it
Be,He,
2,5,
P – prefixed preposition bi
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
فؤادك ف ا د | FED̃ FÙED̃K fu'ādeke kalbini your heart.
Fe,,Elif,Dal,Kef,
80,,1,4,20,
N – accusative masculine noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وجاءك ج ي ا | CYE VCEÙK ve cā'eke ve sana gelmiştir And has come to you
Vav,Cim,Elif,,Kef,
6,3,1,,20,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
هذه | HZ̃H hāƶihi bunda this
He,Zel,He,
5,700,5,
DEM – feminine singular demonstrative pronoun
اسم اشارة
الحق ح ق ق | ḪGG ELḪG l-Haḳḳu bir hak the truth
Elif,Lam,Ha,Gaf,
1,30,8,100,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
وموعظة و ع ظ | VAƵ VMVAƵT ve mev'ǐZetun ve bir öğüt and an admonition
Vav,Mim,Vav,Ayn,Zı,Te merbuta,
6,40,6,70,900,400,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – nominative feminine indefinite noun
الواو عاطفة
اسم مرفوع
وذكرى ذ ك ر | Z̃KR VZ̃KR ve ƶikrā ve bir uyarı and a reminder
Vav,Zel,Kef,Re,,
6,700,20,200,,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – nominative feminine noun
الواو عاطفة
اسم مرفوع
للمؤمنين ا م ن | EMN LLMÙMNYN lilmu'minīne mü'minler için for the believers.
Lam,Lam,Mim,,Mim,Nun,Ye,Nun,
30,30,40,,40,50,10,50,
P – prefixed preposition lām
N – genitive masculine plural (form IV) active participle
جار ومجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَكُلًّا: her şeyi | نَقُصُّ: anlatıyoruz | عَلَيْكَ: sana | مِنْ: -nden | أَنْبَاءِ: haberleri- | الرُّسُلِ: Peygamberlerin | مَا: olan | نُثَبِّتُ: sağlamlaştıracak | بِهِ: onunla | فُؤَادَكَ: kalbini | وَجَاءَكَ: ve sana gelmiştir | فِي: | هَٰذِهِ: bunda | الْحَقُّ: bir hak | وَمَوْعِظَةٌ: ve bir öğüt | وَذِكْرَىٰ: ve bir uyarı | لِلْمُؤْمِنِينَ: mü'minler için |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وكلا WKLE her şeyi | نقص NGṦ anlatıyoruz | عليك ALYK sana | من MN -nden | أنباء ÊNBEÙ haberleri- | الرسل ELRSL Peygamberlerin | ما ME olan | نثبت NS̃BT sağlamlaştıracak | به BH onunla | فؤادك FÙED̃K kalbini | وجاءك WCEÙK ve sana gelmiştir | في FY | هذه HZ̃H bunda | الحق ELḪG bir hak | وموعظة WMWAƵT ve bir öğüt | وذكرى WZ̃KR ve bir uyarı | للمؤمنين LLMÙMNYN mü'minler için |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve kullen: her şeyi | neḳuSSu: anlatıyoruz | ǎleyke: sana | min: -nden | enbā'i: haberleri- | r-rusuli: Peygamberlerin | : olan | nuṧebbitu: sağlamlaştıracak | bihi: onunla | fu'ādeke: kalbini | ve cā'eke: ve sana gelmiştir | : | hāƶihi: bunda | l-Haḳḳu: bir hak | ve mev'ǐZetun: ve bir öğüt | ve ƶikrā: ve bir uyarı | lilmu'minīne: mü'minler için |
Kırık Meal (Transcript) : |VKLE: her şeyi | NGṦ: anlatıyoruz | ALYK: sana | MN: -nden | ÊNBEÙ: haberleri- | ELRSL: Peygamberlerin | ME: olan | NS̃BT: sağlamlaştıracak | BH: onunla | FÙED̃K: kalbini | VCEÙK: ve sana gelmiştir | FY: | HZ̃H: bunda | ELḪG: bir hak | VMVAƵT: ve bir öğüt | VZ̃KR: ve bir uyarı | LLMÙMNYN: mü'minler için |
Abdulbaki Gölpınarlı : Peygamberlere âit haberlerin hepsinden, gönlünü yatıştıracak olanlarını, sana hikâye ediyoruz ve bu kıssalarda, sana gerçek haberler, inananlara da öğüt ve ibret var.
Adem Uğur : Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini (tatmin ve) teskin edeceğimiz her haberi sana anlatıyoruz. Bunda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.
Ahmed Hulusi : Rasûllerin haberlerinden her birini sana anlatmamızın sebebi anlayışını oturtmak içindir. . . Bu sûreyle de sana hak bildirilmiş, iman edenlere hatırlatma ve öğüt (ders) verilmiştir.
Ahmet Tekin : Rasullerin karşılaştıkları sıkıntılı durumlardan bazılarını, senin aklını, kalbini peygamberlik görevini ifaya, eziyetlere tahammüle hazır hale getirecek, ihtiyatını ve cesaretini artıracak olanların hepsini sana kıssalarıyla anlatıyoruz. Bu sûrede sana doğru bilgiler anlatılıyor, mü’minlere de bir öğüt, bir uyarı, bir hatırlatma yapılıyor.
Ahmet Varol : Peygamberlerin haberlerinden kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bunda sana hak ve mü'minlere öğüt ve uyarı geldi.
Ali Bulaç : Sana elçilerin haberlerinden -kalbini sağlamlaştıracak- doğru haberler aktarıyoruz. Bunda sana hak ve mü'minlere bir öğüt ve uyarı gelmiştir.
Ali Fikri Yavuz : Peygamberlerin haberlerinden kalbini kuvvetle tatmin edeceğimiz her haberi, sana hâdise olarak anlatıyoruz. Bu sûrede de sana hak, müminlere bir öğüt ve bir ihtar geldi.
Bekir Sadak : Peygamberlerin baslarindan gecenlerden, sana anlattigimiz her sey, senin gonlunu pekistirmemizi saglar; sana bu belgelerle gercek; inanananlara da ogut ve hatirlatma gelmistir.
Celal Yıldırım : (İşte ey Muhammed !) Gelip gecen peygamberlerin olup biten bu haberlerinden senin kalbini yatıştırıp pekiştirecek kadarını sana anlattık. Bu sûrede de sana hak; mü'minlere öğüt ve (düşünüp gerçeği daha iyi kavrayabilmeleri için) hatırlatma gelmiştir.
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Diyanet İşleri (eski) : Peygamberlerin başlarından geçenlerden, sana anlattığımız her şey, senin gönlünü pekiştirmemizi sağlar; sana bu belgelerle gerçek; inananlara da öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Diyanet Vakfi : Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini (tatmin ve) teskin edeceğimiz her haberi sana anlatıyoruz. Bunda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.
Edip Yüksel : Günlünü pekiştirmek için elçilerin tarihlerinden sana yeterince aktarmaktayız. Bunda, senin için gerçek, ve inananlar için de bir aydınlatma ve uyarı gelmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Peygamberlere ait haberlerden kalbini yatıştıracak olanlardan her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda da sana bir hakikat, müminlere de bir öğüt ve ibret gelmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Peygamberlerin haberlerinden kalbini kuvvetlendireceğimiz her türlüsünü sana anlatıyoruz. Bu surede de sana gerçek, mü'minlere bir öğüt ve uyarı geldi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Peygamberlerin haberlerinden kalbini tesbit edeceğimiz her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz, bu sûrede de sana hak ve mü'minlere bir mev'ıza ve tezkir geldi
Fizilal-il Kuran : Sana anlattığımız, önceki peygamberlerin hayatına ilişkin her olay, gönlünü ferahlatmayı ve azmini pekiştirmeyi amaçlıyor. Bu hikâyeler sana gerçeği ilettikleri gibi mü'minler için de öğüt ve hatırlatma niteliğindedirler.
Gültekin Onan : Sana elçilerin haberlerinden yüreğini (fuadek) sağlamlaştıracak doğru haberler aktarıyoruz. Bunda sana hak ve müminlere bir öğüt ve uyarı gelmiştir.
Hakkı Yılmaz : Ve elçilerin haberlerinden kalbini yatıştıracak olanlardan hepsini sana kıssa olarak anlatıyoruz. Ve bunda sana bir hakikat, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Hasan Basri Çantay : Peygamberlerin haberlerinden — onunla kalbini (tatmin ve) tesbîit edeceğimiz — her çeşidini sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda, (bu sûre ile) de sana hak ve mü'minlere bir öğüd ve bir muhtıra gelmişdir.
Hayrat Neşriyat : (Ey Resûlüm!) Peygamberlerin haberlerinden, kendisi ile senin kalbini takviye edeceğimiz herşeyi sana anlatıyoruz. Bunda (bu sûrede) de sana hak ve mü’minlere bir nasîhat ve bir ihtar geldi.
İbni Kesir : Peygamberlerin haberlerinden hepsini senin kalbini bunlarla pekiştirmek için sana anlatıyoruz. Bununla sana hak, mü'minlere de öğüt ve nasihat geldi.
İskender Evrenosoğlu : Ve sana anlattığımız şeylerin hepsi, resûllerin haberlerindendir. Onlarla senin kalbindeki fuad hassasını (fiziğin ötesindeki idrak) sağlamlaştırırız. Ve bunda (bu haberlerde) sana hak, mü'minlere öğüt ve zikir geldi.
Muhammed Esed : Ve böylece, elçilerin haberlerinden senin yüreğini güçlendirecek her şeyi sana anlatıyoruz. Öyle ki, bu kıssalarla hak ulaşıyor sana ve ayrıca müminlere de bir öğüt, bir hatırlatma.
Ömer Nasuhi Bilmen : Peygamberlerin bütün haberlerinden kendisiyle kalbini tesbit edeceğimiz olanlarını sana hikaye ediyoruz. Ve bunda sana hak ve mü'minler için bir öğüt ve bir muhtıra gelmiştir.
Ömer Öngüt : Peygamberlerin haberlerinden sana anlattığımız her şey, senin gönlünü pekiştirmemizi sağlar. Bunda da sana hak ve müminlere de bir öğüt ve uyarı gelmiştir.
Şaban Piriş : Bizim sana her bir peygamberin haberini anlatmamız senin kalbini sağlamlaştırmak içindir. Bu konuda sana gerçek olan, güzel öğüt ve uyarı gelmiştir.
Suat Yıldırım : Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini takviye edecek her şeyi sana anlatıyoruz. Bu sûrede de sana hak ve gerçek, müminlere de bir öğüt ve talimat gelmiştir.
Süleyman Ateş : Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bunda da sana hak ve inananlar için bir öğüt ve ibret gelmiştir.
Tefhim-ul Kuran : Sana peygamberlerin haberlerinden -kalbini kendisiyle sağlamlaştıracak- doğru haberler aktarıyoruz. Bunda da sana hak ve mü'minlere bir öğüt ve uyarı gelmiştir.
Ümit Şimşek : Peygamberlerin haberlerinden senin kalbine sebat verecek kıssaları Biz sana anlatıyoruz. Bu kitapta da sana hakkın tâ kendisi, mü'minler için bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk : Resullerin haberlerinden, kendisiyle kalbini destekleyip sağlamlaştıracağımız her şeyi sana anlatıyoruz. Bunun içinde sana hak gelmiştir. Bunda, inananlar için bir öğüt ve hatırlatma da vardır.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}