» 56 / Vâki’a  48:

Kuran Sırası: 56
İniş Sırası: 46
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96

 » 56 / Vâki’a  Suresi: 48
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. أَوَابَاؤُنَا (ÊV ËBEÙNE) = evābā'unā : atalarımız da mı?
2. الْأَوَّلُونَ (ELÊVLVN) = l-evvelūne : önceki
atalarımız da mı? | önceki |

[EBV] [EVL]
ÊV ËBEÙNE ELÊVLVN

evābā'unā l-evvelūne
أوآباؤنا الأولون

 » 56 / Vâki’a  Suresi: 48
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أوآباؤنا ا ب و | EBV ÊV ËBEÙNE evābā'unā atalarımız da mı? And also our fathers
الأولون ا و ل | EVL ELÊVLVN l-evvelūne önceki former?

56:48 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

atalarımız da mı? | önceki |

[EBV] [EVL]
ÊV ËBEÙNE ELÊVLVN

evābā'unā l-evvelūne
أوآباؤنا الأولون

[ا ب و] [ا و ل]

 » 56 / Vâki’a  Suresi: 48
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أوآباؤنا ا ب و | EBV ÊV ËBEÙNE evābā'unā atalarımız da mı? And also our fathers
,Vav,,Be,Elif,,Nun,Elif,
,6,,2,1,,50,1,
INTG – prefixed interrogative alif
SUP – prefixed supplemental particle
N – nominative masculine plural noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
الهمزة همزة استفهام
الواو زائدة
اسم مرفوع و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
الأولون ا و ل | EVL ELÊVLVN l-evvelūne önceki former?
Elif,Lam,,Vav,Lam,Vav,Nun,
1,30,,6,30,6,50,
ADJ – nominative masculine plural adjective
صفة مرفوعة
ÊV ËBEÙNE ELÊVLVN

أوآباؤنا الأولون

 » 56 / Vâki’a  Suresi: 48

: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |أَوَابَاؤُنَا: atalarımız da mı? | الْأَوَّلُونَ: önceki |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أوآباؤنا ÊW ËBEÙNE atalarımız da mı? | الأولون ELÊWLWN önceki |
Kırık Meal (Okunuş) : |evābā'unā: atalarımız da mı? | l-evvelūne: önceki |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊV ËBEÙNE: atalarımız da mı? | ELÊVLVN: önceki |
Abdulbaki Gölpınarlı : Yoksa önceden gelip geçen atalarımız mı dirilecek?
Adem Uğur : Önceki atalarımız da mı?
Ahmed Hulusi : "Evvelki atalarımız da mı?" derlerdi.
Ahmet Tekin : 'Önceki atalarımız da mı diriltilecek?'
Ahmet Varol : Ve önceki atalarımız da mı?'
Ali Bulaç : "Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
Ali Fikri Yavuz : Evvelki atalarımızda mı?”
Bekir Sadak : «nce gelip gecmis babalarimiz mi?»
Celal Yıldırım : «Önce gelip geçen babalarımız da mı ?..»
Diyanet İşleri : “Evvelki atalarımız da mı?”
Diyanet İşleri (eski) : 'Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?'
Diyanet Vakfi : Önceki atalarımız da mı?
Edip Yüksel : 'Önceki atalarımız da mı?'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Önceki atalarımızda mı?»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Önceki atalarımız da mı?»
Elmalılı Hamdi Yazır : Ya evvelki atalarımız da mı?
Fizilal-il Kuran : Eski atalarımız da mı?» diyorlardı.
Gültekin Onan : "Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
Hakkı Yılmaz : (42-48) "Onlar içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içindedirler, serin olmayan, sevimli olmayan kapkara dumandan bir gölge içindedirler. Şüphesiz solun ashâbı bundan önce varlık içinde zevk ve eğlenceye dalanlar idiler. Ve büyük günah; Allah'a ortak kabul etme üzerine ısrar ediyorlardı. Ve “Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı, biz gerçekten kaldırılacağız? Önceki atalarımız da mı?” diyorlardı. "
Hasan Basri Çantay : «Evvelce geçmiş atalarımız da mı?»
Hayrat Neşriyat : (47-48) Ve diyorlardı ki: '(Biz) öldüğümüz ve bir toprak ve bir kemik yığını hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeniden diriltilecek olan kimseleriz? Önceki atalarımız da mı?'
İbni Kesir : Önce gelmiş geçmiş atalarımız da mı?
İskender Evrenosoğlu : Ve evvelki (bizden önce ölen) babalarımız (atalarımız) da mı?
Muhammed Esed : Ve eski atalarımız da mı?"
Mustafa İslamoğlu : Önden giden atalarımız da (diriltilecek), öyle mi?"
Ömer Nasuhi Bilmen : (48-50) «Ve bizlerin evvelce geçmiş atalarımız da mı?» De ki: «Şüphe yok evvelkiler de, sonrakiler de,». «Elbette malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanılmış (olacaklardır).»
Ömer Öngüt : "Önce gelip geçmiş atalarımız da mı?"
Şaban Piriş : Daha önceki atalarımızda mı? ..
Suat Yıldırım : (47-48) Ve derlerdi ki: "Ölüp toprak olduktan ve çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz diriltilecekmişiz? Gelip geçmiş atalarımız da mı?"
Süleyman Ateş : "Önceki atalarımız da mı?"
Tefhim-ul Kuran : «Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?»
Ümit Şimşek : 'Ya evvelki atalarımız, onlar da mı?'
Yaşar Nuri Öztürk : "Önceki atalarımız da mı?"


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}