Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ve zaman | جَاءُوكُمْ: size geldikleri | قَالُوا: derler ki | امَنَّا: inandık | وَقَدْ: oysa muhakkak | دَخَلُوا: girmişlerdir | بِالْكُفْرِ: küfürle | وَهُمْ: yine onlar | قَدْ: muhakkak | خَرَجُوا: çıkmışlardır | بِهِ: onunla | وَاللَّهُ: Allah | أَعْلَمُ: daha iyi bilir | بِمَا: şeyleri | كَانُوا: oldukları | يَكْتُمُونَ: gizliyor |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃Eve zaman | جاءوكم CEÙWKMsize geldikleri | قالوا GELWEderler ki | آمنا ËMNEinandık | وقد WGD̃oysa muhakkak | دخلوا D̃ḢLWEgirmişlerdir | بالكفر BELKFRküfürle | وهم WHMyine onlar | قد GD̃muhakkak | خرجوا ḢRCWEçıkmışlardır | به BHonunla | والله WELLHAllah | أعلم ÊALMdaha iyi bilir | بما BMEşeyleri | كانوا KENWEoldukları | يكتمون YKTMWNgizliyor |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ve zaman | cā'ūkum: size geldikleri | ḳālū: derler ki | āmennā: inandık | veḳad: oysa muhakkak | deḣalū: girmişlerdir | bil-kufri: küfürle | ve hum: yine onlar | ḳad: muhakkak | ḣaracū: çıkmışlardır | bihi: onunla | vallahu: Allah | eǎ'lemu: daha iyi bilir | bimā: şeyleri | kānū: oldukları | yektumūne: gizliyor |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: ve zaman | CEÙVKM: size geldikleri | GELVE: derler ki | ËMNE: inandık | VGD̃: oysa muhakkak | D̃ḢLVE: girmişlerdir | BELKFR: küfürle | VHM: yine onlar | GD̃: muhakkak | ḢRCVE: çıkmışlardır | BH: onunla | VELLH: Allah | ÊALM: daha iyi bilir | BME: şeyleri | KENVE: oldukları | YKTMVN: gizliyor |
Abdulbaki Gölpınarlı : Sizin yanınıza geldiler mi, inandık derler, halbuki onlar, bulunduğunuz yere kâfirlikle girdikleri gibi gene kâfirlikle çıkmışlardır ve Allah, onların gizlediğini, onlardan daha iyi bilir.
Adem Uğur : Yanınıza inkârla girip yine inkârla çıktıkları halde size geldiklerinde "inandık" derler. Allah gizlediklerini daha iyi bilmektedir.
Ahmed Hulusi : Size geldiklerinde "İman ettik" dediler. . . Gerçekte ise (yanınıza) inkârla girip, yine onunla çıkmışlardır. . . Allâh gizlemekte olduklarını, yaptıklarını yaratan olarak daha iyi bilir.
Ahmet Tekin : Size geldikleri zaman, sözde:
'İman ettik' dediler. Halbuki yanınıza kâfir olarak girip, kâfir olarak çıkmışlardır. Allah onların gizlemeyi alışkanlık haline getirdikleri şeyi, hilelerini, tuzaklarını, kinlerini ve düşmanlıklarını çok iyi bilir.
Ahmet Varol : Size geldiklerinde: 'İman ettik' derler. Oysa onlar inkarla girmişler ve yine o hal üzere çıkmışlardır. Allah onların gizlemekte olduklarını daha iyi bilir.
Ali Bulaç : Size geldiklerinde: "İnandık" derler. Oysa onlar inkârla girmişlerdir ve yine onunla çıkmışlardır. Allah, gizli tutmakta olduklarını daha iyi bilir.
Ali Fikri Yavuz : O münâfıklar size geldikleri zaman: “- Biz iman ettik” derler. Halbuki onlar, senin yanına gizledikleri küfürle girdiler ve yine onunla çıkıp gittiler. Allah onların neler gizlemiş bulunduklarını kendilerinden çok iyi bilendir.
Bekir Sadak : Size geldiklerinde «Inandik» derler, oysa yaniniza inkarci olarak girmis ve yine inkarci olarak cikmislardir. Gizlemekte olduklarini Allah daha iyi bilir.
Celal Yıldırım : Size geldikleri zaman, «inandık» derler. Halbuki (yanınıza) küfür ile girip yine küfür ile çıktılar. Allah onların gizlediklerini çok iyi bilir.
Diyanet İşleri : (Yanınıza) küfürle girip yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları hâlde, size geldiklerinde “İnandık” dediler. Allah, onların saklamakta oldukları şeyi daha iyi bilir.
Diyanet İşleri (eski) : Size geldiklerinde 'İnandık' derler, oysa yanınıza inkarcı olarak girmiş ve yine inkarcı olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah daha iyi bilir.
Diyanet Vakfi : Yanınıza inkârla girip yine inkârla çıktıkları halde size geldiklerinde «inandık» derler. Allah gizlediklerini daha iyi bilmektedir.
Edip Yüksel : Size geldiklerinde, 'İnandık,' dediler. Oysa yanınıza inkarlarıyla girip inkarlarıyla çıkmışlardı. Onların gizlediklerini ALLAH daha iyi biliyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar, size geldikleri zaman, «iman ettik» dediler. Oysa yanınıza kâfir olarak girip, kâfir olarak çıkmışlardır. Allah, onların gizlediklerini çok iyi bilir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Size geldiklerinde: «Biz inandık.» derler. Oysa yanınıza kafir girmiş kafir çıkmışlardır. Allah ise onların neler sakladıklarını kendilerinden daha iyi bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Size geldiklerinde de «amennâ» derler, halbuki kâfir girmişler kâfir çıkmışlardır, neler ketmediyor idiklerini ise Allah kendilerinden daha iyi bilir
Fizilal-il Kuran : Bunlar yanınıza geldiklerinde, «inandık» dediler. Oysa yanınıza, kafir olarak girmiş ve yine kafir olarak çıkmışlardır. Allah onların gizli tuttukları duyguları herkesten iyi bilir.
Gültekin Onan : Size geldiklerinde "inandık" derler. Oysa onlar küfürle girmişlerdir ve yine onunla çıkmışlardır. Tanrı, gizli tutmakta olduklarını daha iyi bilir.
Hakkı Yılmaz : "Onlar, size geldikleri zaman da, “İman ettik” dediler. Hâlbuki küfür; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddediş ile girdiler ve onlar kesinlikle küfürle çıkmışlardır. Ve Allah, onların gizlemiş olduklarını en iyi bilendir. "
Hasan Basri Çantay : Size geldikleri zaman «îman etdik» derler. Halbuki onlar muhakkak küfr ile girmişler, yine muhakkak onunla çıkmışlardır. Allah onların neler gizlemekde olduklarını çok iyi bilendir.
Hayrat Neşriyat : Ve (yahudi münâfıkları) size geldikleri zaman: 'Îmân ettik' derler; hâlbuki şübhesiz (yanınıza) küfürle girmişler yine onlar şübhesiz onunla çıkmışlardır. Hâlbuki Allah onların gizlemekte olduklarını en iyi bilendir.
İbni Kesir : Size geldiklerinde; iman ettik, derler. Halbuki onlar, küfür ile girmişler ve onlar yine onunla çıkmışlardır. Ve Allah; gizlemekte olduklarını çok daha iyi bilir.
İskender Evrenosoğlu : Ve (onlar) size geldikleri zaman: "Îmân ettik." dediler. Oysa onlar, küfürle girip, küfürle çıkmışlardır. Ve Allah, onların gizlediklerini çok iyi bilir.
Muhammed Esed : Onlar, sana geldiklerinde, "İnanıyoruz!" derler: Oysa, aslında hakikati inkar niyeti ile gelirler ve aynı şekilde ayrılırlar. Ama Allah, onların gizlediği her şeyin farkındadır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve size geldikleri zaman, «İmân ettik» derler. Halbuki, onlar muhakkak münkir olarak girmişler ve muhakkak münkir olarak çıkmışlardır. Allah Teâlâ da onların gizlediklerini çok iyi bilendir.
Ömer Öngüt : Size geldikleri zaman: “İnandık!” derler. Halbuki yanınıza kâfir olarak girip kâfir olarak çıkmışlardır. Allah onların gizlediklerini daha iyi bilir.
Şaban Piriş : Size geldiklerinde: -İman ettik, derler, oysa yanınıza kafir olarak girmiş ve yine kafir olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah daha iyi bilir.
Suat Yıldırım : Sizin yanınıza geldikleri zaman: "Biz müminiz" derler. Halbuki gerçekte onlar kâfir olarak girmişler, yine kâfir olarak çıkmışlardır. Onların içlerinde gizledikleri nifakı Allah pek iyi bilir.
Süleyman Ateş : (Onlar) size geldiklerinde "inandık" derler. Oysa küfürle (yanınıza) girmişler, yine onunla (yanınızdan) çıkmışlardır. Allâh onların (içlerinde) gizlediklerini daha iyi bilir.
Tefhim-ul Kuran : Size geldiklerinde: «İnandık» derler. Oysa onlar küfürle girmişlerdir ve yine onunla çıkmışlardır. Allah, gizli tutmakta olduklarını daha iyi bilir.
Ümit Şimşek : Sana geldikleri zaman 'İnandık' derler; oysa yanına kâfir girmiş, oradan kâfir çıkmışlardır. Allah ise onların saklamakta olduklarını pek iyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk : Size geldiklerinde "İnandık!" derler. Gerçekte ise küfürle girmiş, yine onunla çıkmışlardır. Neler saklıyor olduklarını Allah daha iyi bilir.