5Mâide Suresi

Kuran Sırası: 5 İniş Sırası: 112

Kırık Meal (Arapça) Meali
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | أَوْفُوا: yerine getirin | بِالْعُقُودِ: akitleri(zi) | أُحِلَّتْ: helal kılındı | لَكُمْ: sizin için | بَهِيمَةُ: dört ayaklı | الْأَنْعَامِ: hayvanlar | إِلَّا: dışındaki | مَا: | يُتْلَىٰ: oku(nup açıkla)nacak olanların | عَلَيْكُمْ: size | غَيْرَ: | مُحِلِّي: helal saymamak şartiyle | الصَّيْدِ: avlanmayı | وَأَنْتُمْ: siz | حُرُمٌ: ihramda iken | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يَحْكُمُ: hükmünü verir | مَا: ne | يُرِيدُ: istediği | (5:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | لَا: | تُحِلُّوا: saygısızlık etmeyin | شَعَائِرَ: işaretlerine | اللَّهِ: Allah'ın | وَلَا: ve | الشَّهْرَ: aya | الْحَرَامَ: haram | وَلَا: ve | الْهَدْيَ: kurbana | وَلَا: ve | الْقَلَائِدَ: gerdanlık(lı kurban)lara | وَلَا: ve yok | امِّينَ: -gelenlere | الْبَيْتَ: Yapıya | الْحَرَامَ: Yasak/Haram(yok) | يَبْتَغُونَ: arayarak | فَضْلًا: lutfunu | مِنْ: | رَبِّهِمْ: Rablerinin | وَرِضْوَانًا: ve rızasını | وَإِذَا: ve zaman | حَلَلْتُمْ: serbestleştiği | فَاصْطَادُوا: avlanabilirsiniz | وَلَا: | يَجْرِمَنَّكُمْ: sizi itmesin | شَنَانُ: beslediğiniz kin | قَوْمٍ: bir topluma karşı | أَنْ: dolayı | صَدُّوكُمْ: sizi çevirdiklerinden | عَنِ: | الْمَسْجِدِ: Mescid-i | الْحَرَامِ: Haram'dan | أَنْ: | تَعْتَدُوا: suç işlemeğe | وَتَعَاوَنُوا: ve yardımlaşın | عَلَى: üzerinde | الْبِرِّ: iyilik | وَالتَّقْوَىٰ: ve takva | وَلَا: | تَعَاوَنُوا: yardımlaşmayın | عَلَى: üzerinde | الْإِثْمِ: günah | وَالْعُدْوَانِ: ve düşmanlık | وَاتَّقُوا: ve korkun | اللَّهَ: Allah'tan | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah'ın | شَدِيدُ: çetindir | الْعِقَابِ: azabı | (5:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|حُرِّمَتْ: haram kılındı | عَلَيْكُمُ: size | الْمَيْتَةُ: leş | وَالدَّمُ: ve kan | وَلَحْمُ: ve eti | الْخِنْزِيرِ: domuz | وَمَا: ve şeyler | أُهِلَّ: boğazlanan | لِغَيْرِ: başkası adına | اللَّهِ: Allah'tan | بِهِ: O'na | وَالْمُنْخَنِقَةُ: ve boğulmuş | وَالْمَوْقُوذَةُ: ve vurulmuş | وَالْمُتَرَدِّيَةُ: ve yukarıdan düşmüş | وَالنَّطِيحَةُ: ve boynuzlanmış | وَمَا: ve şeyler (havyanlar) | أَكَلَ: yediği | السَّبُعُ: canavarın | إِلَّا: hariç | مَا: | ذَكَّيْتُمْ: sizin kestikleriniz | وَمَا: ve şeyler | ذُبِحَ: boğazlanan | عَلَى: üzerine | النُّصُبِ: dikili taşlar | وَأَنْ: | تَسْتَقْسِمُوا: ve kısmet (şans) aramanız | بِالْأَزْلَامِ: fal oklariyle | ذَٰلِكُمْ: bunlar | فِسْقٌ: fısktır | الْيَوْمَ: bugün artık | يَئِسَ: umudu kesmişlerdir | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | مِنْ: | دِينِكُمْ: sizin dininizden | فَلَا: | تَخْشَوْهُمْ: onlardan korkmayın | وَاخْشَوْنِ: benden korkun | الْيَوْمَ: bugün | أَكْمَلْتُ: olgunlaştırdım | لَكُمْ: sizin için | دِينَكُمْ: dininizi | وَأَتْمَمْتُ: ve tamamladım | عَلَيْكُمْ: size | نِعْمَتِي: ni'metimi | وَرَضِيتُ: ve razı oldum | لَكُمُ: sizin için | الْإِسْلَامَ: İslam'a | دِينًا: din olarak | فَمَنِ: kim | اضْطُرَّ: daralırsa | فِي: -ta | مَخْمَصَةٍ: yoksunluk- | غَيْرَ: | مُتَجَانِفٍ: istekle yönelmeden | لِإِثْمٍ: günaha | فَإِنَّ: doğrusu | اللَّهَ: Allah | غَفُورٌ: bağışlayandır | رَحِيمٌ: esirgeyendir | (5:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَسْأَلُونَكَ: sana soruyarlar | مَاذَا: neyin | أُحِلَّ: helal kılındığını | لَهُمْ: kendilerine | قُلْ: de ki | أُحِلَّ: helal kılındı | لَكُمُ: size | الطَّيِّبَاتُ: iyi ve temiz şeyler | وَمَا: | عَلَّمْتُمْ: yetiştirdiğiniz | مِنَ: | الْجَوَارِحِ: hayvanların | مُكَلِّبِينَ: avcı | تُعَلِّمُونَهُنَّ: öğreterek | مِمَّا: | عَلَّمَكُمُ: size öğrettiğinden | اللَّهُ: Allah'ın | فَكُلُوا: yeyin | مِمَّا: şeylerden | أَمْسَكْنَ: tuttukları | عَلَيْكُمْ: sizin için | وَاذْكُرُوا: ve anın | اسْمَ: adını | اللَّهِ: Allah'ın | عَلَيْهِ: üzerine | وَاتَّقُوا: korkun | اللَّهَ: Allah'tan | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | سَرِيعُ: çabuk görendir | الْحِسَابِ: hesabı | (5:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الْيَوْمَ: bugün | أُحِلَّ: helal kılındı | لَكُمُ: size | الطَّيِّبَاتُ: iyi ve temiz şeyler | وَطَعَامُ: ve yemeği | الَّذِينَ: kendilerine | أُوتُوا: verilenlerin | الْكِتَابَ: Kitap | حِلٌّ: helal | لَكُمْ: size | وَطَعَامُكُمْ: sizin yemeğiniz de | حِلٌّ: helaldir | لَهُمْ: onlara | وَالْمُحْصَنَاتُ: ve namuslu kadınlar | مِنَ: -dan | الْمُؤْمِنَاتِ: inanan kadınlar- | وَالْمُحْصَنَاتُ: ve namuslu kadınlar | مِنَ: | الَّذِينَ: kendilerine | أُوتُوا: verilenlerden | الْكِتَابَ: Kitap | مِنْ: | قَبْلِكُمْ: sizden önce | إِذَا: zaman | اتَيْتُمُوهُنَّ: verdiğiniz | أُجُورَهُنَّ: mehirlerini | مُحْصِنِينَ: iffetli kişiler olarak | غَيْرَ: | مُسَافِحِينَ: zinadan kaçınan | وَلَا: | مُتَّخِذِي: ve tutmayan | أَخْدَانٍ: gizli dost | وَمَنْ: ve kim | يَكْفُرْ: inkar ederse | بِالْإِيمَانِ: imânı | فَقَدْ: muhakkak | حَبِطَ: boşa çıkmıştır | عَمَلُهُ: onun ameli | وَهُوَ: ve o | فِي: | الْاخِرَةِ: ahirette | مِنَ: | الْخَاسِرِينَ: kaybedenlerdendir | (5:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: -kimseler | امَنُوا: doğrulayan/emin- | إِذَا: -zaman | قُمْتُمْ: doğrulduğunuz- | إِلَى: | الصَّلَاةِ: SaLâTe / Desteğe | فَاغْسِلُوا: yıkayın | وُجُوهَكُمْ: yüzlerinizi | وَأَيْدِيَكُمْ: ve ellerizi | إِلَى: kadar | الْمَرَافِقِ: dirseklere | وَامْسَحُوا: ve meshedin | بِرُءُوسِكُمْ: başlarınızı | وَأَرْجُلَكُمْ: ve ayaklarınızı | إِلَى: kadar | الْكَعْبَيْنِ: topuklara | وَإِنْ: ve eğer | كُنْتُمْ: iseniz | جُنُبًا: cünüp | فَاطَّهَّرُوا: tam temizlenin | وَإِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | مَرْضَىٰ: hasta | أَوْ: yahut | عَلَىٰ: üzerinde | سَفَرٍ: seyahat | أَوْ: yahut | جَاءَ: gelmişse | أَحَدٌ: biriniz | مِنْكُمْ: sizden | مِنَ: | الْغَائِطِ: tuvaletten | أَوْ: ya da | لَامَسْتُمُ: dokunmuşsa | النِّسَاءَ: kadınlara | فَلَمْ: ve | تَجِدُوا: bulamamışsanız | مَاءً: su | فَتَيَمَّمُوا: teyemmüm edin | صَعِيدًا: toprağa | طَيِّبًا: temiz | فَامْسَحُوا: ve sürün | بِوُجُوهِكُمْ: yüzlerinize | وَأَيْدِيكُمْ: ve ellerinize | مِنْهُ: ondan | مَا: | يُرِيدُ: istemiyor | اللَّهُ: Allah | لِيَجْعَلَ: çıkarmak | عَلَيْكُمْ: size | مِنْ: hiçbir | حَرَجٍ: güçlük | وَلَٰكِنْ: fakat | يُرِيدُ: istiyor | لِيُطَهِّرَكُمْ: sizi temizlemek | وَلِيُتِمَّ: ve tamamlamak | نِعْمَتَهُ: ni'metini | عَلَيْكُمْ: size olan | لَعَلَّكُمْ: umulur ki | تَشْكُرُونَ: şükredersiniz | (5:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاذْكُرُوا: ve hatırlayın | نِعْمَةَ: ni'metini | اللَّهِ: Allah'ın | عَلَيْكُمْ: size olan | وَمِيثَاقَهُ: ve sözünü | الَّذِي: öyle ki | وَاثَقَكُمْ: verdiniz | بِهِ: O'na | إِذْ: hani | قُلْتُمْ: demiştiniz | سَمِعْنَا: işittik | وَأَطَعْنَا: ve ita'at ettik | وَاتَّقُوا: korkun | اللَّهَ: Allah'tan | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | عَلِيمٌ: bilir | بِذَاتِ: özünü | الصُّدُورِ: göğüslerin | (5:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | كُونُوا: olun | قَوَّامِينَ: (hakkı) ayakta tutan | لِلَّهِ: Allah için | شُهَدَاءَ: şahidlik edenler | بِالْقِسْطِ: adaletle | وَلَا: | يَجْرِمَنَّكُمْ: sizi saptırmasın | شَنَانُ: duyduğunuz kin | قَوْمٍ: bir topluluğa | عَلَىٰ: karşı | أَلَّا: | تَعْدِلُوا: adaletten | اعْدِلُوا: adil davranın | هُوَ: bu | أَقْرَبُ: daha yakındır | لِلتَّقْوَىٰ: takvaya | وَاتَّقُوا: korkun | اللَّهَ: Allah'tan | إِنَّ: kuşkusuz | اللَّهَ: Allah | خَبِيرٌ: haber almaktadır | بِمَا: şeyleri | تَعْمَلُونَ: yaptıklarınız | (5:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَعَدَ: va'detmiştir | اللَّهُ: Allah | الَّذِينَ: kimselere | امَنُوا: inanan(lara) | وَعَمِلُوا: ve yapanlara | الصَّالِحَاتِ: iyi işler | لَهُمْ: onlarındır | مَغْفِرَةٌ: bağışlama | وَأَجْرٌ: ve mükafat | عَظِيمٌ: büyük | (5:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَالَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | وَكَذَّبُوا: ve yalanlayanlar ise | بِايَاتِنَا: ayetlerimizi | أُولَٰئِكَ: onlar | أَصْحَابُ: halkıdır | الْجَحِيمِ: cehennemin | (5:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | اذْكُرُوا: hatırlayın | نِعْمَتَ: ni'metini | اللَّهِ: Allah'ın | عَلَيْكُمْ: size olan | إِذْ: hani | هَمَّ: yeltenmişti | قَوْمٌ: bir topluluk | أَنْ: | يَبْسُطُوا: uzatmağa (saldırmaya) | إِلَيْكُمْ: size | أَيْدِيَهُمْ: ellerini | فَكَفَّ: (Allah) çekmişti | أَيْدِيَهُمْ: onların ellerini | عَنْكُمْ: sizden | وَاتَّقُوا: korkun | اللَّهَ: Alah'tan | وَعَلَى: ve | اللَّهِ: Allah'a | فَلْيَتَوَكَّلِ: dayansınlar | الْمُؤْمِنُونَ: Mü'minler | (5:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَقَدْ: andolsun | أَخَذَ: almıştı | اللَّهُ: Allah | مِيثَاقَ: söz | بَنِي: oğullarından | إِسْرَائِيلَ: İsrail | وَبَعَثْنَا: ve göndermiştik | مِنْهُمُ: içlerinden | اثْنَيْ: iki (on iki) | عَشَرَ: on (on iki) | نَقِيبًا: başkan | وَقَالَ: demişti ki | اللَّهُ: Allah | إِنِّي: şüphesiz ben | مَعَكُمْ: sizinle beraberim | لَئِنْ: eğer | أَقَمْتُمُ: -doğrulur | الصَّلَاةَ: SaLâTe/Desteğe | وَاتَيْتُمُ: ve -verirseniz | الزَّكَاةَ: zekatı- | وَامَنْتُمْ: ve doğrularsanız/inanırsanız | بِرُسُلِي: elçilerimle | وَعَزَّرْتُمُوهُمْ: ve onlara yardım ederseniz | وَأَقْرَضْتُمُ: ve borç verirseniz | اللَّهَ: Allah'a | قَرْضًا: bir borç | حَسَنًا: güzel | لَأُكَفِّرَنَّ: elbette örterim | عَنْكُمْ: sizin | سَيِّئَاتِكُمْ: günahlarınızı | وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ: ve sizi sokarım | جَنَّاتٍ: cennetlere | تَجْرِي: akan | مِنْ: | تَحْتِهَا: altlarından | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | فَمَنْ: kim | كَفَرَ: inkar ederse | بَعْدَ: sonra | ذَٰلِكَ: bundan | مِنْكُمْ: sizden | فَقَدْ: muhakkak | ضَلَّ: sapmış olur | سَوَاءَ: düz | السَّبِيلِ: yoldan | (5:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَبِمَا: sebebiyle | نَقْضِهِمْ: bozmaları | مِيثَاقَهُمْ: sözlerini | لَعَنَّاهُمْ: onları la'netledik | وَجَعَلْنَا: ve yaptık | قُلُوبَهُمْ: kalblerini | قَاسِيَةً: kaskatı | يُحَرِّفُونَ: kaydırıyorlar | الْكَلِمَ: kelimeleri | عَنْ: | مَوَاضِعِهِ: yerlerinden | وَنَسُوا: ve unuttular | حَظًّا: pay almayı | مِمَّا: şeyden | ذُكِّرُوا: öğütlenen | بِهِ: kendilerine | وَلَا: asla | تَزَالُ: daima | تَطَّلِعُ: muttali olursun | عَلَىٰ: üzerinde (olduklarına) | خَائِنَةٍ: hainlik | مِنْهُمْ: onlardan | إِلَّا: hariç | قَلِيلًا: pek azı | مِنْهُمْ: içlerinden | فَاعْفُ: yine de affet | عَنْهُمْ: onları | وَاصْفَحْ: ve aldırma | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يُحِبُّ: sever | الْمُحْسِنِينَ: güzel davrananları | (5:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمِنَ: ve | الَّذِينَ: kimselerin | قَالُوا: diyen(lerin) | إِنَّا: biz | نَصَارَىٰ: hıristiyanız | أَخَذْنَا: almıştık | مِيثَاقَهُمْ: sözünü | فَنَسُوا: ama unuttular | حَظًّا: pay almayı | مِمَّا: şeyden | ذُكِّرُوا: öğütlenen | بِهِ: kendilerine | فَأَغْرَيْنَا: bu yüzden saldık | بَيْنَهُمُ: aralarına | الْعَدَاوَةَ: düşmanlık | وَالْبَغْضَاءَ: ve kin | إِلَىٰ: kadar | يَوْمِ: gününe | الْقِيَامَةِ: kıyamet | وَسَوْفَ: ve yakında | يُنَبِّئُهُمُ: onlara haber verecektir | اللَّهُ: Allah | بِمَا: şeyleri | كَانُوا: oldukları | يَصْنَعُونَ: yapmakta | (5:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَهْلَ: halk | الْكِتَابِ: Kitap | قَدْ: muhakkak | جَاءَكُمْ: size geldi | رَسُولُنَا: elçimiz | يُبَيِّنُ: açıklıyor | لَكُمْ: size | كَثِيرًا: çoğunu | مِمَّا: şeylerin | كُنْتُمْ: olduğunuz | تُخْفُونَ: gizlemiş | مِنَ: -tan | الْكِتَابِ: Kitap- | وَيَعْفُو: vaz geçiyor | عَنْ: -ndan | كَثِيرٍ: çoğu- | قَدْ: gerçekten | جَاءَكُمْ: size gelmiştir | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | نُورٌ: bir nur | وَكِتَابٌ: ve bir Kitap | مُبِينٌ: açık | (5:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَهْدِي: iletir | بِهِ: onunla | اللَّهُ: Allah | مَنِ: kimseleri | اتَّبَعَ: uyan | رِضْوَانَهُ: rızasına | سُبُلَ: yollarına | السَّلَامِ: esenlik | وَيُخْرِجُهُمْ: ve onları çıkarır | مِنَ: -dan | الظُّلُمَاتِ: karanlıklar- | إِلَى: | النُّورِ: aydınlığa | بِإِذْنِهِ: kendi izniyle | وَيَهْدِيهِمْ: ve iletir | إِلَىٰ: | صِرَاطٍ: bir yola | مُسْتَقِيمٍ: dosdoğru | (5:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَقَدْ: andolsun | كَفَرَ: küfre gitmişlerdir | الَّذِينَ: kimseler | قَالُوا: diyen(ler) | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | هُوَ: o | الْمَسِيحُ: Mesih'tir | ابْنُ: oğlu | مَرْيَمَ: Meryem | قُلْ: de ki | فَمَنْ: öyle ise kim | يَمْلِكُ: sahipse | مِنَ: karşı | اللَّهِ: Allah'a | شَيْئًا: bir şeye | إِنْ: eğer | أَرَادَ: isterse | أَنْ: | يُهْلِكَ: helak etmek | الْمَسِيحَ: Mesih'i | ابْنَ: oğlu | مَرْيَمَ: Meryem | وَأُمَّهُ: ve annesini | وَمَنْ: ve kimseleri | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzündeki | جَمِيعًا: hepsini | وَلِلَّهِ: Allah'ındır | مُلْكُ: mülkü | السَّمَاوَاتِ: göklerde | وَالْأَرْضِ: ve yerde | وَمَا: ve bulunanların | بَيْنَهُمَا: ikisinin arasında | يَخْلُقُ: yaratır | مَا: | يَشَاءُ: dilediğini | وَاللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: | كُلِّ: he | شَيْءٍ: şeyi | قَدِيرٌ: yapabilendir | (5:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَتِ: ve dediler | الْيَهُودُ: Yahudiler | وَالنَّصَارَىٰ: ve hıristiyanlar | نَحْنُ: biz | أَبْنَاءُ: oğullarıyız | اللَّهِ: Allah'ın | وَأَحِبَّاؤُهُ: ve sevgilileriyiz | قُلْ: de ki | فَلِمَ: o halde niçin | يُعَذِّبُكُمْ: size azabediyor | بِذُنُوبِكُمْ: günahlarınızdan ötürü | بَلْ: hayır | أَنْتُمْ: siz de | بَشَرٌ: birer insansınız | مِمَّنْ: | خَلَقَ: O'nun yaratıklarından | يَغْفِرُ: bağışlar | لِمَنْ: kimseyi | يَشَاءُ: dilediği | وَيُعَذِّبُ: ve azabeder | مَنْ: kimseye | يَشَاءُ: dilediği | وَلِلَّهِ: Allah'ındır | مُلْكُ: mülkü | السَّمَاوَاتِ: göklerin | وَالْأَرْضِ: ve yerin | وَمَا: bulunan herşeyin | بَيْنَهُمَا: ve ikisi arasında | وَإِلَيْهِ: O'nadır | الْمَصِيرُ: dönüş de | (5:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَهْلَ: halk | الْكِتَابِ: Kitap | قَدْ: muhakkak | جَاءَكُمْ: size geldi | رَسُولُنَا: Elçimiz | يُبَيِّنُ: gerçekleri açıklıyan | لَكُمْ: size | عَلَىٰ: | فَتْرَةٍ: arasının kesildiği sırada | مِنَ: | الرُّسُلِ: elçilerin | أَنْ: | تَقُولُوا: demeyesiniz | مَا: | جَاءَنَا: bize gelmedi | مِنْ: | بَشِيرٍ: bir müjdeleyici | وَلَا: ve ne de | نَذِيرٍ: bir uyarıcı | فَقَدْ: işte | جَاءَكُمْ: size geldi | بَشِيرٌ: müjdeleyici | وَنَذِيرٌ: ve uyarıcı | وَاللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şeye | قَدِيرٌ: kadirdir | (5:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذْ: ve hani | قَالَ: demişti | مُوسَىٰ: Musa | لِقَوْمِهِ: kavmine | يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | اذْكُرُوا: hatırlayın | نِعْمَةَ: ni'metini | اللَّهِ: Allah'ın | عَلَيْكُمْ: size olan | إِذْ: zira (O) | جَعَلَ: var etti | فِيكُمْ: aranızda | أَنْبِيَاءَ: peygamberler | وَجَعَلَكُمْ: ve sizi yaptı | مُلُوكًا: krallar | وَاتَاكُمْ: ve size verdi | مَا: şeyleri | لَمْ: | يُؤْتِ: vermediği | أَحَدًا: hiç kimseye | مِنَ: | الْعَالَمِينَ: dünyalarda | (5:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | ادْخُلُوا: girin | الْأَرْضَ: toprağa | الْمُقَدَّسَةَ: Kutsal | الَّتِي: ki | كَتَبَ: yaz(ıp nasibet)diği | اللَّهُ: Allah'ın | لَكُمْ: size | وَلَا: | تَرْتَدُّوا: dönmeyin | عَلَىٰ: | أَدْبَارِكُمْ: arkanıza | فَتَنْقَلِبُوا: yoksa dönersiniz | خَاسِرِينَ: kaybedenlere | (5:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler ki | يَا: EY/HEY/AH | مُوسَىٰ: Musa | إِنَّ: şüphesiz | فِيهَا: orada vardır | قَوْمًا: bir millet | جَبَّارِينَ: zorba | وَإِنَّا: ve şüphesiz biz | لَنْ: | نَدْخُلَهَا: oraya girmeyiz | حَتَّىٰ: kadar | يَخْرُجُوا: onlar çıkıncaya | مِنْهَا: oradan | فَإِنْ: eğer | يَخْرُجُوا: çıkarlarsa | مِنْهَا: oradan | فَإِنَّا: o zaman biz | دَاخِلُونَ: gireriz | (5:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi ki | رَجُلَانِ: iki adam | مِنَ: -den | الَّذِينَ: kimseler- | يَخَافُونَ: korkanlar(dan) | أَنْعَمَ: ni'met verdiği | اللَّهُ: Allah'ın | عَلَيْهِمَا: kendilerine | ادْخُلُوا: girin | عَلَيْهِمُ: onların üzerine | الْبَابَ: kapıdan | فَإِذَا: eğer | دَخَلْتُمُوهُ: girerseniz | فَإِنَّكُمْ: muhakkak ki siz | غَالِبُونَ: galib gelirsiniz | وَعَلَى: ve | اللَّهِ: Allah'a | فَتَوَكَّلُوا: dayanın | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | مُؤْمِنِينَ: inanıyor | (5:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler ki | يَا: EY/HEY/AH | مُوسَىٰ: Musa | إِنَّا: şüphesiz biz | لَنْ: | نَدْخُلَهَا: oraya girmeyiz | أَبَدًا: asla | مَا: | دَامُوا: onlar olduğu sürece | فِيهَا: orada | فَاذْهَبْ: gidin | أَنْتَ: sen | وَرَبُّكَ: ve Rabbin | فَقَاتِلَا: savaşın | إِنَّا: şüphesiz biz | هَاهُنَا: burada | قَاعِدُونَ: oturuyoruz | (5:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi | رَبِّ: Ya Rabbi | إِنِّي: elbette ben | لَا: | أَمْلِكُ: malik değilim | إِلَّا: başkasına | نَفْسِي: kendimden | وَأَخِي: ve kardeşimden | فَافْرُقْ: ayır | بَيْنَنَا: aramızı | وَبَيْنَ: ve arasını | الْقَوْمِ: toplumun | الْفَاسِقِينَ: yoldan çıkmış | (5:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: (Allah) buyurdu ki | فَإِنَّهَا: şüphesiz orası | مُحَرَّمَةٌ: yasaklandı | عَلَيْهِمْ: onlara | أَرْبَعِينَ: kırk | سَنَةً: yıl | يَتِيهُونَ: şaşkın şaşkın dolaşacaklar | فِي: | الْأَرْضِ: o yerde | فَلَا: | تَأْسَ: sen üzülme | عَلَى: üzerine | الْقَوْمِ: toplum | الْفَاسِقِينَ: yoldan çıkmış | (5:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاتْلُ: oku | عَلَيْهِمْ: onlara | نَبَأَ: haberini | ابْنَيْ: iki oğlunun | ادَمَ: Adem | بِالْحَقِّ: gerçek olarak | إِذْ: hani | قَرَّبَا: sunmuşlardı | قُرْبَانًا: birer kurban | فَتُقُبِّلَ: kabul edilmiş | مِنْ: | أَحَدِهِمَا: birinden | وَلَمْ: | يُتَقَبَّلْ: kabul edilmemişti | مِنَ: | الْاخَرِ: ötekinden | قَالَ: demişti | لَأَقْتُلَنَّكَ: seni öldüreceğim | قَالَ: dedi | إِنَّمَا: sadece | يَتَقَبَّلُ: kabul eder | اللَّهُ: Allah | مِنَ: | الْمُتَّقِينَ: korunanlardan | (5:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَئِنْ: andolsun eğer | بَسَطْتَ: sen uzatırsan | إِلَيَّ: bana | يَدَكَ: elini | لِتَقْتُلَنِي: beni öldürmek için | مَا: | أَنَا: ben | بِبَاسِطٍ: uzatmam | يَدِيَ: elimi | إِلَيْكَ: sana | لِأَقْتُلَكَ: seni öldürmek için | إِنِّي: çünkü ben | أَخَافُ: korkarım | اللَّهَ: Allah'tan | رَبَّ: Rabbi | الْعَالَمِينَ: alemlerin | (5:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنِّي: ben | أُرِيدُ: isterim ki | أَنْ: | تَبُوءَ: sen yüklenip | بِإِثْمِي: benim günahımı | وَإِثْمِكَ: ve kendi günahını | فَتَكُونَ: olasın | مِنْ: | أَصْحَابِ: halkından | النَّارِ: ateş | وَذَٰلِكَ: ve budur | جَزَاءُ: cezası | الظَّالِمِينَ: zalimlerin | (5:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَطَوَّعَتْ: çağırdı | لَهُ: onu | نَفْسُهُ: nefsi | قَتْلَ: öldürmeye | أَخِيهِ: kardeşini | فَقَتَلَهُ: ve onu öldürdü | فَأَصْبَحَ: böylece oldu | مِنَ: -dan | الْخَاسِرِينَ: ziyana uğrayanlar- | (5:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَبَعَثَ: derken gönderdi | اللَّهُ: Allah | غُرَابًا: bir karga | يَبْحَثُ: eşeleyen | فِي: | الْأَرْضِ: yeri | لِيُرِيَهُ: ona göstermek için | كَيْفَ: nasıl | يُوَارِي: gömeceğini | سَوْءَةَ: cesedini | أَخِيهِ: kardeşinin | قَالَ: dedi | يَا: EY/HEY/AH | وَيْلَتَا: yazık | أَعَجَزْتُ: aciz miyim | أَنْ: | أَكُونَ: ben olmaya | مِثْلَ: gibi | هَٰذَا: şu | الْغُرَابِ: karga | فَأُوَارِيَ: gömmekten | سَوْءَةَ: cesedini | أَخِي: kardeşimin | فَأَصْبَحَ: ve oldu | مِنَ: -dan | النَّادِمِينَ: pişman olanlar- | (5:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مِنْ: | أَجْلِ: sebeple | ذَٰلِكَ: işte bu | كَتَبْنَا: yazdık | عَلَىٰ: üzerine | بَنِي: oğullarına | إِسْرَائِيلَ: İsrail | أَنَّهُ: şüphesiz | مَنْ: kim | قَتَلَ: öldürürse | نَفْسًا: bir canı | بِغَيْرِ: olmaksızın | نَفْسٍ: bir cana karşılık | أَوْ: ya da | فَسَادٍ: bozgunculuğa karşı | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | فَكَأَنَّمَا: sanki gibidir | قَتَلَ: öldürmüş | النَّاسَ: insanları | جَمِيعًا: bütün | وَمَنْ: ve kim de | أَحْيَاهَا: onu yaşatırsa | فَكَأَنَّمَا: gibi olur | أَحْيَا: yaşatmış | النَّاسَ: insanları | جَمِيعًا: bütün | وَلَقَدْ: ve andolsun | جَاءَتْهُمْ: onlara getirdiler | رُسُلُنَا: elçilerimiz | بِالْبَيِّنَاتِ: açık deliller | ثُمَّ: ama | إِنَّ: muhakkak | كَثِيرًا: çoğu | مِنْهُمْ: onlardan | بَعْدَ: sonra da | ذَٰلِكَ: bundan | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | لَمُسْرِفُونَ: israf etmektedirler | (5:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّمَا: şüphesiz | جَزَاءُ: cezası | الَّذِينَ: kimselerin | يُحَارِبُونَ: savaşanların | اللَّهَ: Allah | وَرَسُولَهُ: ve elçisiyle | وَيَسْعَوْنَ: ve çalışanların | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | فَسَادًا: bozgunculuk yapmağa | أَنْ: | يُقَتَّلُوا: öldürülmeleri | أَوْ: veya | يُصَلَّبُوا: asılmaları | أَوْ: yada | تُقَطَّعَ: kesilmesi | أَيْدِيهِمْ: ellerinin | وَأَرْجُلُهُمْ: ve ayaklarının | مِنْ: | خِلَافٍ: çapraz | أَوْ: veya | يُنْفَوْا: sürülmeleridir | مِنَ: | الْأَرْضِ: bulundukları yerden | ذَٰلِكَ: bu | لَهُمْ: onlar için | خِزْيٌ: bir rezilliktir | فِي: | الدُّنْيَا: dünyada | وَلَهُمْ: ve Onların | فِي: | الْاخِرَةِ: Âhirette ise | عَذَابٌ: bir azab | عَظِيمٌ: büyük | (5:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِلَّا: hariç | الَّذِينَ: kimseler | تَابُوا: tevbe eden(ler) | مِنْ: | قَبْلِ: önce | أَنْ: | تَقْدِرُوا: ele geçirmenizden | عَلَيْهِمْ: onları | فَاعْلَمُوا: bilin ki | أَنَّ: muhakkak | اللَّهَ: Allah | غَفُورٌ: bağışlayandır | رَحِيمٌ: esirgeyendir | (5:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | اتَّقُوا: korkun | اللَّهَ: Allah'tan | وَابْتَغُوا: ve arayın | إِلَيْهِ: O'na | الْوَسِيلَةَ: yol | وَجَاهِدُوا: ve cihadedin | فِي: | سَبِيلِهِ: O'nun yolunda | لَعَلَّكُمْ: umulur ki | تُفْلِحُونَ: kurtuluşa erersiniz | (5:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | لَوْ: eğer | أَنَّ: şüphesiz | لَهُمْ: kendilerinin olsa | مَا: olanların | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | جَمِيعًا: hepsi | وَمِثْلَهُ: ve onun bir katı daha | مَعَهُ: onunla beraber | لِيَفْتَدُوا: fidye verseler | بِهِ: onu | مِنْ: | عَذَابِ: azabına karşılık | يَوْمِ: gününün | الْقِيَامَةِ: kıyamet | مَا: | تُقُبِّلَ: kabul edilmez | مِنْهُمْ: kendilerinden | وَلَهُمْ: ve Onların | عَذَابٌ: bir azab | أَلِيمٌ: acıklı | (5:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يُرِيدُونَ: isterler | أَنْ: | يَخْرُجُوا: çıkmak | مِنَ: -ten | النَّارِ: ateş- | وَمَا: ve değillerdir | هُمْ: onlar | بِخَارِجِينَ: çıkacak | مِنْهَا: oradan | وَلَهُمْ: ve Onların | عَذَابٌ: bir azab | مُقِيمٌ: sürekli | (5:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَالسَّارِقُ: ve hırsızlık eden erkeğin | وَالسَّارِقَةُ: ve hırsızlık eden kadının | فَاقْطَعُوا: kesin | أَيْدِيَهُمَا: ellerini | جَزَاءً: bir ceza olarak | بِمَا: karşılık | كَسَبَا: yaptıklarına | نَكَالًا: ibret verici | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | وَاللَّهُ: ve Allah | عَزِيزٌ: daima üstündür | حَكِيمٌ: hüküm ve hikmet sahibidir | (5:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَمَنْ: kim | تَابَ: tevbe eder | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | ظُلْمِهِ: yaptığı haksızlıktan | وَأَصْلَحَ: ve uslanırsa | فَإِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يَتُوبُ: tevbesini kabul eder | عَلَيْهِ: onun | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | غَفُورٌ: bağışlayan | رَحِيمٌ: acıyandır | (5:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَلَمْ: | تَعْلَمْ: bilmez misin ki | أَنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah'a | لَهُ: aittir | مُلْكُ: mülkü | السَّمَاوَاتِ: göklerin | وَالْأَرْضِ: ve yerin | يُعَذِّبُ: azabeder | مَنْ: kimseye | يَشَاءُ: dilediği | وَيَغْفِرُ: ve bağışlar | لِمَنْ: kimseyi | يَشَاءُ: dilediği | وَاللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: üzerine | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şey | قَدِيرٌ: kadirdir | (5:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الرَّسُولُ: Elçi | لَا: | يَحْزُنْكَ: seni üzmesin | الَّذِينَ: kimseler | يُسَارِعُونَ: yarış eden(ler) | فِي: | الْكُفْرِ: küfürde | مِنَ: | الَّذِينَ: onlar ki | قَالُوا: derler | امَنَّا: inandık | بِأَفْوَاهِهِمْ: ağızlariyle | وَلَمْ: | تُؤْمِنْ: inanmamış iken | قُلُوبُهُمْ: kalbleri | وَمِنَ: ve arasında | الَّذِينَ: olanlar | هَادُوا: yahudi(ler) | سَمَّاعُونَ: kulak verirler | لِلْكَذِبِ: yalana | سَمَّاعُونَ: kulak verirler | لِقَوْمٍ: bir kavme | اخَرِينَ: başka | لَمْ: | يَأْتُوكَ: sana gelmemiş olan | يُحَرِّفُونَ: onlar kaydırırlar | الْكَلِمَ: kelimeleri | مِنْ: | بَعْدِ: bazısının | مَوَاضِعِهِ: yerlerinden | يَقُولُونَ: derler | إِنْ: eğer | أُوتِيتُمْ: size verilirse | هَٰذَا: bu | فَخُذُوهُ: alın | وَإِنْ: ve eğer | لَمْ: | تُؤْتَوْهُ: verilmezse | فَاحْذَرُوا: sakının | وَمَنْ: ve birini | يُرِدِ: isterse | اللَّهُ: Allah | فِتْنَتَهُ: şaşırtmak | فَلَنْ: | تَمْلِكَ: sen yapamazsın | لَهُ: onun için | مِنَ: karşı | اللَّهِ: Allah'a | شَيْئًا: hiçbir şey | أُولَٰئِكَ: işte onlar | الَّذِينَ: o kimseler ki | لَمْ: | يُرِدِ: istememiştir | اللَّهُ: Allah | أَنْ: | يُطَهِّرَ: temizlemesini | قُلُوبَهُمْ: kalblerini | لَهُمْ: onlar için vardır | فِي: | الدُّنْيَا: dünyada | خِزْيٌ: rezillik | وَلَهُمْ: ve Onların | فِي: | الْاخِرَةِ: ahirette de | عَذَابٌ: bir azab | عَظِيمٌ: büyük | (5:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|سَمَّاعُونَ: kulak verirler | لِلْكَذِبِ: yalana | أَكَّالُونَ: yerler | لِلسُّحْتِ: haram | فَإِنْ: eğer | جَاءُوكَ: sana gelirlerse | فَاحْكُمْ: hüküm ver | بَيْنَهُمْ: aralarında | أَوْ: yada | أَعْرِضْ: yüz çevir | عَنْهُمْ: onlardan | وَإِنْ: eğer | تُعْرِضْ: yüz çevirirsen | عَنْهُمْ: onlardan | فَلَنْ: asla | يَضُرُّوكَ: sana zarar veremezler | شَيْئًا: hiçbir | وَإِنْ: ve eğer | حَكَمْتَ: hüküm verirsen | فَاحْكُمْ: hüküm ver | بَيْنَهُمْ: aralarında | بِالْقِسْطِ: adaletle | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يُحِبُّ: sever | الْمُقْسِطِينَ: adalet yapanları | (5:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَكَيْفَ: ve nasıl | يُحَكِّمُونَكَ: seni hakem yapıyorlar | وَعِنْدَهُمُ: yanlarında dururken | التَّوْرَاةُ: Tevrat | فِيهَا: içinde bulunan | حُكْمُ: hükmü | اللَّهِ: Allah'ın | ثُمَّ: sonra | يَتَوَلَّوْنَ: dönüyorlar | مِنْ: | بَعْدِ: sonra da | ذَٰلِكَ: ondan | وَمَا: değillerdir | أُولَٰئِكَ: onlar | بِالْمُؤْمِنِينَ: inanıyor | (5:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّا: gerçekten | أَنْزَلْنَا: biz indirdik | التَّوْرَاةَ: Tevrat'ı | فِيهَا: onda vardır | هُدًى: yol gösterme | وَنُورٌ: ve nur | يَحْكُمُ: hüküm verirlerdi | بِهَا: onunla | النَّبِيُّونَ: peygamberler | الَّذِينَ: öyle ki | أَسْلَمُوا: İslam olmuş | لِلَّذِينَ: kimselere | هَادُوا: yahudi(lere) | وَالرَّبَّانِيُّونَ: ve Rabbanilere | وَالْأَحْبَارُ: ve alimlere | بِمَا: dolayı | اسْتُحْفِظُوا: korumakla görevlendirildiklerinden | مِنْ: | كِتَابِ: Kitabını | اللَّهِ: Allah'ın | وَكَانُوا: idiler | عَلَيْهِ: onun üzerine | شُهَدَاءَ: şahitler | فَلَا: | تَخْشَوُا: korkmayın | النَّاسَ: insanlardan | وَاخْشَوْنِ: benden korkun | وَلَا: | تَشْتَرُوا: ve satmayın | بِايَاتِي: benim ayetlerimi | ثَمَنًا: bir paraya | قَلِيلًا: azıcık | وَمَنْ: ve kim | لَمْ: | يَحْكُمْ: hükmetmezse | بِمَا: ile | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | فَأُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlar | الْكَافِرُونَ: kafirlerdir | (5:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَكَتَبْنَا: ve yazdık | عَلَيْهِمْ: onlara | فِيهَا: onda | أَنَّ: mukakkak | النَّفْسَ: cana | بِالنَّفْسِ: can | وَالْعَيْنَ: ve göze | بِالْعَيْنِ: göz | وَالْأَنْفَ: ve buruna | بِالْأَنْفِ: burun | وَالْأُذُنَ: ve kulağa | بِالْأُذُنِ: kulak | وَالسِّنَّ: ve dişe | بِالسِّنِّ: diş | وَالْجُرُوحَ: ve yaralara | قِصَاصٌ: kısas | فَمَنْ: kim | تَصَدَّقَ: bağışlarsa | بِهِ: bunu | فَهُوَ: o | كَفَّارَةٌ: keffaret olur | لَهُ: kendisi için | وَمَنْ: ve kim | لَمْ: | يَحْكُمْ: hükmetmezse | بِمَا: ile | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | فَأُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlar | الظَّالِمُونَ: zalimlerdir | (5:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَفَّيْنَا: ve gönderdik | عَلَىٰ: üzerine | اثَارِهِمْ: onların ardından | بِعِيسَى: Îsa'yı | ابْنِ: oğlu | مَرْيَمَ: Meryem | مُصَدِّقًا: doğrulayıcı olarak | لِمَا: olan | بَيْنَ: | يَدَيْهِ: ellerinde | مِنَ: | التَّوْرَاةِ: Tevrat'ı | وَاتَيْنَاهُ: ve ona verdik | الْإِنْجِيلَ: İncil'i | فِيهِ: içinde bulunan | هُدًى: yol gösterme | وَنُورٌ: ve nur | وَمُصَدِّقًا: ve doğrulayan | لِمَا: olan | بَيْنَ: | يَدَيْهِ: ellerinde | مِنَ: | التَّوْرَاةِ: Tevrat'ı | وَهُدًى: ve yol gösterici | وَمَوْعِظَةً: ve öğüt | لِلْمُتَّقِينَ: korunanlar için | (5:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلْيَحْكُمْ: hükmetsinler | أَهْلُ: sahipleri | الْإِنْجِيلِ: İncil | بِمَا: ile | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | فِيهِ: onda | وَمَنْ: ve kim | لَمْ: | يَحْكُمْ: hükmetmezse | بِمَا: ilr | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | فَأُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlar | الْفَاسِقُونَ: fasıklardır | (5:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَأَنْزَلْنَا: ve indirdik | إِلَيْكَ: sana | الْكِتَابَ: Kitabı | بِالْحَقِّ: gerçekle | مُصَدِّقًا: doğrulayıcı | لِمَا: bulunan | بَيْنَ: | يَدَيْهِ: ellerinde | مِنَ: | الْكِتَابِ: Kitabı | وَمُهَيْمِنًا: ve kollayıp koruyucu olarak | عَلَيْهِ: onu | فَاحْكُمْ: artık hükmet | بَيْنَهُمْ: onların aralarında | بِمَا: ile | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | وَلَا: | تَتَّبِعْ: ve uyma | أَهْوَاءَهُمْ: onların keyiflerine | عَمَّا: | جَاءَكَ: sana gelen | مِنَ: | الْحَقِّ: gerçek(ten ayrılıp) | لِكُلٍّ: her biriniz için | جَعَلْنَا: belirledik | مِنْكُمْ: sizden | شِرْعَةً: bir şeri'at | وَمِنْهَاجًا: ve bir yol | وَلَوْ: ve eğer | شَاءَ: isteseydi | اللَّهُ: Allah | لَجَعَلَكُمْ: hepinizi yapardı | أُمَّةً: ümmet | وَاحِدَةً: bir tek | وَلَٰكِنْ: fakat | لِيَبْلُوَكُمْ: sizi sınamak istedi | فِي: | مَا: ile | اتَاكُمْ: size verdiği | فَاسْتَبِقُوا: öyleyse koşun | الْخَيْرَاتِ: hayır işlerine | إِلَى: | اللَّهِ: Allah'adır | مَرْجِعُكُمْ: dönüşü | جَمِيعًا: hepinizin | فَيُنَبِّئُكُمْ: O size haber verecektir | بِمَا: şeyleri | كُنْتُمْ: olduğunuz | فِيهِ: onda | تَخْتَلِفُونَ: ayrılığa düşmüş | (5:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَأَنِ: ve | احْكُمْ: hükmet | بَيْنَهُمْ: aralarında | بِمَا: ile | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | وَلَا: | تَتَّبِعْ: uyma | أَهْوَاءَهُمْ: onların keyiflerine | وَاحْذَرْهُمْ: ve onlardan sakın | أَنْ: | يَفْتِنُوكَ: seni şaşırtmalarından | عَنْ: -ndan | بَعْضِ: bir kısmı- | مَا: şeylerin | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | إِلَيْكَ: sana | فَإِنْ: eğer | تَوَلَّوْا: dönerlerse | فَاعْلَمْ: bil ki | أَنَّمَا: şüphesiz | يُرِيدُ: istiyor | اللَّهُ: Allah | أَنْ: | يُصِيبَهُمْ: onları felakete uğratmak | بِبَعْضِ: bazı | ذُنُوبِهِمْ: günahları yüzünden | وَإِنَّ: ve şüphesiz | كَثِيرًا: çoğu | مِنَ: -dan | النَّاسِ: insanlar- | لَفَاسِقُونَ: yoldan çıkmışlardır | (5:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَفَحُكْمَ: hükmünü mü? | الْجَاهِلِيَّةِ: cahiliyye | يَبْغُونَ: arıyorlar | وَمَنْ: kim olabilir? | أَحْسَنُ: daha güzel | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | حُكْمًا: hüküm veren | لِقَوْمٍ: bir toplum için | يُوقِنُونَ: iyi bilen | (5:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.