Kırık Meal (Arapça) : |يَا: EY/HEY/AH | أَهْلَ: halk | الْكِتَابِ: Kitap | قَدْ: muhakkak | جَاءَكُمْ: size geldi | رَسُولُنَا: elçimiz | يُبَيِّنُ: açıklıyor | لَكُمْ: size | كَثِيرًا: çoğunu | مِمَّا: şeylerin | كُنْتُمْ: olduğunuz | تُخْفُونَ: gizlemiş | مِنَ: -tan | الْكِتَابِ: Kitap- | وَيَعْفُو: vaz geçiyor | عَنْ: -ndan | كَثِيرٍ: çoğu- | قَدْ: gerçekten | جَاءَكُمْ: size gelmiştir | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | نُورٌ: bir nur | وَكِتَابٌ: ve bir Kitap | مُبِينٌ: açık |
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YEEY/HEY/AH | أهل ÊHLhalk | الكتاب ELKTEBKitap | قد GD̃muhakkak | جاءكم CEÙKMsize geldi | رسولنا RSWLNEelçimiz | يبين YBYNaçıklıyor | لكم LKMsize | كثيرا KS̃YREçoğunu | مما MMEşeylerin | كنتم KNTMolduğunuz | تخفون TḢFWNgizlemiş | من MN-tan | الكتاب ELKTEBKitap- | ويعفو WYAFWvaz geçiyor | عن AN-ndan | كثير KS̃YRçoğu- | قد GD̃gerçekten | جاءكم CEÙKMsize gelmiştir | من MN-tan | الله ELLHAllah- | نور NWRbir nur | وكتاب WKTEBve bir Kitap | مبين MBYNaçık |
Kırık Meal (Okunuş) : |yā: EY/HEY/AH | ehle: halk | l-kitābi: Kitap | ḳad: muhakkak | cā'ekum: size geldi | rasūlunā: elçimiz | yubeyyinu: açıklıyor | lekum: size | keṧīran: çoğunu | mimmā: şeylerin | kuntum: olduğunuz | tuḣfūne: gizlemiş | mine: -tan | l-kitābi: Kitap- | ve yeǎ'fū: vaz geçiyor | ǎn: -ndan | keṧīrin: çoğu- | ḳad: gerçekten | cā'ekum: size gelmiştir | mine: -tan | llahi: Allah- | nūrun: bir nur | ve kitābun: ve bir Kitap | mubīnun: açık |
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊHL: halk | ELKTEB: Kitap | GD̃: muhakkak | CEÙKM: size geldi | RSVLNE: elçimiz | YBYN: açıklıyor | LKM: size | KS̃YRE: çoğunu | MME: şeylerin | KNTM: olduğunuz | TḢFVN: gizlemiş | MN: -tan | ELKTEB: Kitap- | VYAFV: vaz geçiyor | AN: -ndan | KS̃YR: çoğu- | GD̃: gerçekten | CEÙKM: size gelmiştir | MN: -tan | ELLH: Allah- | NVR: bir nur | VKTEB: ve bir Kitap | MBYN: açık |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey kitap ehli, kitapta olduğu halde gizlediklerinizin çoğunu apaçık size bildiren, çoğunu da affedip yüzünüze vurmayan Peygamberimiz gelmiştir size; Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir size.
Adem Uğur : Ey ehl-i kitap! Resûlümüz size Kitap'tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak üzere geldi; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.
Ahmed Hulusi : Ey hakikat bilgisi verilmiş olanlar. . . Hakikat bilgisinden gizlediklerinizin birçoğunu size açıklayan ve birçoğunu (gizlemenizi de) affeden Rasûlümüz geldi. . . Gerçekten size Allâh'tan bir Nur ve Kitab-ı Mubiyn (açık seçik Sünnetullah bilgisi) gelmiştir.
Ahmet Tekin : Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, kendi mensuplarınızdan ve başkalarından gizlemekte olduğunuz, kitaplarınızdaki hükümlerden birçoğunu, size açıklayan birçok hükmü de yürürlükten kaldıran Rasulümüz, tebliğ ve davet görevi ile kesinlikle size de geldi. Allah’tan size bir nur, Muhammed, İslâm dini, Allah, insan, kâinat ilişkilerini, ilâhî düzeni açıklayan apaçık bir kitap Kur’ân geldi.
Ahmet Varol : Ey kitap ehli! Kitap'tan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve çoğunu da geçen peygamberimiz size geldi. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap geldi.
Ali Bulaç : Ey Kitap Ehli, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve bir çoğundan geçiveren elçimiz geldi. Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi.
Ali Fikri Yavuz : Ey Yahudî ve Hristiyanlar! Şimdi size Peygamberimiz geldi; kitabınızdan gizlemekte olduğunuz şeylerin bir çoğunu size açıklıyor, bir çoğundan da geçiyor. İşte size, Allah’dan bir Nur (Hz. Muhammed Aleyhisselâm) ve aydın bir kitap (KUR’ÂN) geldi.
Bekir Sadak : Ey Kitab ehli! Kitab'dan gizleyip durdugunuzun cogunu size acikca anlatan ve cogundan da geciveren peygamberimiz gelmistir. Dogrusu size Allah'tan bir nur ve apacik bir Kitab gelmistir.
Celal Yıldırım : Ey Kitap Ehli! Kitabınızdan gizlediğiniz birçok şeyi size açıklayan ve birçoğunu da (açıklamaya gerek görmeyip) geçen Peygamberimiz size gelmiştir. Şüphesiz ki size Allah'tan bir nûr ve çok açık bir kitap gelmiştir.
Diyanet İşleri : Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da affediyor. İşte size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur’an) gelmiştir.
Diyanet İşleri (eski) : Ey Kitap ehli! Kitap'dan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatan ve çoğundan da geçiveren peygamberimiz gelmiştir. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap gelmiştir.
Diyanet Vakfi : Ey ehl-i kitap! Resûlümüz size Kitap'tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak üzere geldi; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.
Edip Yüksel : Kitap halkı, kitabın gizlediğiniz bir çok bölümünü açığa çıkaran ve bir çoğunu da yüzünüze vurmayan elçimiz geldi size. ALLAH'tan bir ışık ve apaçık bir kitap da geldi size.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey kitap ehli! Kitaptan gizlemiş olduğunuz şeylerin çoğunu açıklayan, çoğundan da vazgeçen peygamberimiz size geldi. Ayrıca size, Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap da gelmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey kitap verilenler, şimdi size, kitabınızın gizlemekte olduğunuz birçok yerlerini sizlere açıklayan birçoğunu da geçiveren Peygamberimiz geldi. İşte size Allah'tan bir nur, bir parlak kitap geldi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey Ehli kitab, şimdi size Resulümüz geldi, kitabınızın gizlemekte olduğunuz bir çok yerlerini sizlere beyan ediyor, bir çoğundan da geçiyor, işte size Allahdan bir nur, bir parlak kitab geldi
Fizilal-il Kuran : Ey Kitap Ehli, size bizim peygamberimiz geldi. Bu peygamber, elinizdeki kitabın öteden beri gizli tuttuğunuz bir hükmünü açıklıyor, bir çoğuna da değinmiyor. Gerçekten size Allah tarafından bir ışık, bir açıklayıcı kitap geldi.
Gültekin Onan : Ey kitap ehli, kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve bir çoğundan geçiveren elçimiz geldi. Size Tanrı'dan bir nur ve apaçık bir kitap geldi.
Hakkı Yılmaz : (15,16) Ey Kitap Ehli! Kesinlikle, Kitap'tan gizlemiş olduğunuz şeylerin çoğunu açığa koyan, çoğundan da vazgeçen Bizim Elçimiz size geldi. Kesinlikle size, Allah'tan bir ışık ve apaçık bir Kitap geldi. Allah, o Kitabla kendi rızasına uyanları selâmet yollarına kılavuzlar. Onları Kendi bilgisi ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları dosdoğru yola kılavuzlar.
Hasan Basri Çantay : Ey ehl-i kitâb, size — kitabdan gizlemekde olduğunuz şeylerin bir çoğunu meydana vuran, bir çoğundan da geçiveren — peygamberimiz gelmişdir. Size Allahdan hakıykî bir nur ve apaçık bir kitab gelmişdir.
Hayrat Neşriyat : Ey ehl-i kitab! Muhakkak Resûlümüz (Muhammed) size geldi; Kitab’dan(Tevrât’tan, âhir zaman peygamberinin sıfatları ve recim âyeti gibi) gizlemekte olduğunuz şeylerin birçoğunu size açıklıyor, birçoğunu da (açıklamıyor) affediyor. Doğrusu size Allah’dan bir nûr ve apaçık bir Kitab (Kur’ân) gelmiştir.
İbni Kesir : Ey Ehl-i Kitab; size peygamberimiz gelmiştir, kitabtan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatır ve çoğundan da geçiverir. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitab gelmiştir.
İskender Evrenosoğlu : Ey kitap ehli! (Kitap sahipleri), Kitap'tan çoğunu gizlemiş olduğunuz ve çoğundan vazgeçtiğiniz şeyleri, size beyan eden bir Resûl'ümüz gelmiştir. Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.
Muhammed Esed : Ey Kitab-ı Mukaddesin izleyicileri! Şimdi size, (kendi kendinizden) gizlediğiniz Kitabın birçoğunu açıklamak ve bir kısmını da bağışlamak amacıyla Elçimiz gelmiştir. Şimdi Allahtan size bir ışık ve apaçık bir ilahi kelam ulaşmıştır,
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey ehl-i kitâb! Muhakkak size resûlümüz geldi. Kitaptan gizlemekte olduğunuz birçok şeyleri size açıklıyor, bir çoğundan da geçiveriyor. Şüphe yok ki, size Allah Teâlâ tarafından bir nûr ve bir apaçık kitap gelmiştir.
Ömer Öngüt : Ey ehl-i kitap! Size Resul'ümüz geldi. Kitap'tan gizleyip durduğunuz şeylerin bir çoğunu size açıklıyor, bir çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi.
Şaban Piriş : Ey kitap ehli, Resûlümüz size geldi, kitaptan gizlediğiniz şeylerin bir çoğunu size açıkça anlatıyor ve bir çoğunu da geçiyor. Doğrusu size Allah’tan bir aydınlatıcı ve apaçık bir kitap gelmiştir.
Suat Yıldırım : Ey Ehl-i kitap! Kitaptan (Tevrat’tan) gizlediklerinizin çoğunu size beyan eden,bir çoğunu da yüzünüze vurmayarak affeden Resulümüz size gelmiş bulunuyor. İşte size Allah tarafından bir nûr ve hakikatleri açıklayan bir kitap geldi.
Süleyman Ateş : Ey Kitap ehli, elçimiz size geldi, Kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap gelmiştir.
Tefhim-ul Kuran : Ey Kitap Ehli, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan ve bir çoğundan geçiveren elçimiz geldi. Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap da geldi.
Ümit Şimşek : Ey Kitap Ehli! Size Bizim elçimiz geldi ki, kitaptan gizlediğiniz pek çok şeyi size açıklar, birçoğunu da yüzünüze vurmaz. Gerçekten size Allah'tan bir nur ile hakkı açıklayan bir kitap gelmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk : Ey Ehlikitap! Resulümüz size geldi. Kitap'tan saklamış olduklarınızın çoğunu size ayan-beyan açıklıyor; çoğundan da geçiyor. Şu bir gerçek ki, size Allah'tan bir ışık ve apaçık bir Kitap gelmiştir.