Kırık Meal (Arapça) : |قُلْ: de ki | لَا: olmaz | يَسْتَوِي: eşit | الْخَبِيثُ: murdar ile | وَالطَّيِّبُ: temiz | وَلَوْ: ve şayet | أَعْجَبَكَ: hoşuna gitse de | كَثْرَةُ: çokluğu | الْخَبِيثِ: murdarın | فَاتَّقُوا: o halde korkun | اللَّهَ: Allah'tan | يَا: EY/HEY/AH | أُولِي: sahipleri | الْأَلْبَابِ: akıl/anlayış | لَعَلَّكُمْ: umulur ki | تُفْلِحُونَ: kurtuluşa erersiniz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قل GLde ki | لا LEolmaz | يستوي YSTWYeşit | الخبيث ELḢBYS̃murdar ile | والطيب WELŦYBtemiz | ولو WLWve şayet | أعجبك ÊACBKhoşuna gitse de | كثرة KS̃RTçokluğu | الخبيث ELḢBYS̃murdarın | فاتقوا FETGWEo halde korkun | الله ELLHAllah'tan | يا YEEY/HEY/AH | أولي ÊWLYsahipleri | الألباب ELÊLBEBakıl/anlayış | لعلكم LALKMumulur ki | تفلحون TFLḪWNkurtuluşa erersiniz |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳul: de ki | lā: olmaz | yestevī: eşit | l-ḣabīṧu: murdar ile | ve TTayyibu: temiz | velev: ve şayet | eǎ'cebeke: hoşuna gitse de | keṧratu: çokluğu | l-ḣabīṧi: murdarın | fetteḳū: o halde korkun | llahe: Allah'tan | yā: EY/HEY/AH | ūlī: sahipleri | l-elbābi: akıl/anlayış | leǎllekum: umulur ki | tufliHūne: kurtuluşa erersiniz |
Kırık Meal (Transcript) : |GL: de ki | LE: olmaz | YSTVY: eşit | ELḢBYS̃: murdar ile | VELŦYB: temiz | VLV: ve şayet | ÊACBK: hoşuna gitse de | KS̃RT: çokluğu | ELḢBYS̃: murdarın | FETGVE: o halde korkun | ELLH: Allah'tan | YE: EY/HEY/AH | ÊVLY: sahipleri | ELÊLBEB: akıl/anlayış | LALKM: umulur ki | TFLḪVN: kurtuluşa erersiniz |
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Pisle temiz bir değildir, pisin çokluğu seni şaşırtsa bile. Artık ey aklı tam olanlar, çekinin Allah'tan da muradınıza erin.
Adem Uğur : De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah'tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz.
Ahmed Hulusi : De ki: "Habis (pis), tayyib (temiz) ile eş değerde olmaz. . . Habisin çoğunluğu hoşuna gitse bile". . . O hâlde ey öze ermiş derin düşünür akıl sahipleri (Ulül Elbab), Allâh'tan korunun ki kurtuluşa eresiniz.
Ahmet Tekin : 'Kötü insanların, çirkin fiillerin, kirli malların çokluğu, seni hayrete de düşürse, iyi ile kötü, güzel ile çirkin, temiz ile pis, helâl ile haram denk olamaz. Ey akıl ve vicdan sahipleri, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun ki, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz.' de.
Ahmet Varol : De ki: 'Pis olanın çokluğu hoşuna gitse de, pis ile temiz bir olamaz. Şu halde ey akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.'
Ali Bulaç : De ki: "Murdar ile temiz -murdar'ın çokluğu hoşuna gitse de- bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkup sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
Ali Fikri Yavuz : De ki: “- Murdarla temiz (haramla helâl) bir olmaz; murdarın çokluğu hoşunuza gitse bile”. O halde ey gerçek akıl sahipleri, haram (murdar) hususunda Allah’dan korkun ki, kurtuluşa kavuşasınız.
Bekir Sadak : De ki: «Helal ile haram, haram seylerin coklugundan hoslansan bile, esit degildir". Ey akil sahibleri, Allah'tan sakinin ki kurtulusa eresiniz. *
Celal Yıldırım : De ki: Murdarın çokluğu senin hoşuna gidip hayretini mûcib olsa da murdarla pâk bir değildir. O halde ey sağduyu sahipleri! Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile.” Ey akıl sahipleri! Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'Helal ile haram, haram şeylerin çokluğundan hoşlansan bile, eşit değildir'. Ey akıl sahibleri, Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Diyanet Vakfi : De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah'tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz.
Edip Yüksel : De : 'Kötü ile iyi bir olmaz; kötünün çokluğu ilgini çekse bile... Akıl sahipleri, başarmak istiyorsanız (azınlığa düşme pahasına da olsa) ALLAH'ı dinleyin.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : De ki: «Pis olan şeyle temiz olan şey bir olmaz, pis olanın çokluğu hoşuna gitse bile». Ey selim akıl sahipleri Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «Pis ile temiz bir olmaz, pis olanın çokluğu tuhafına gitse bile. O halde ey temiz özü, düşünür beyni olanlar, Allah'a sığının ki, kurtuluşa eresiniz!
Elmalılı Hamdi Yazır : De ki: Murdarla temiz bir olmaz: Murdarın çokluğu tuhafına da gitse o halde ey temiz özü, düşünür beyni olanlar, Allaha korunun ki felâha iresiniz
Fizilal-il Kuran : De ki; «Murdar'ın çokluğu (yaygınlığı) senin beğenini kazanmış olsa da, murdar ile temiz (aslında) bir değildir. Buna göre ey sağduyulu kimseler, Allah'tan korkunuz ki, kurtuluşa eresiniz.»
Gültekin Onan : De ki: "Murdar ile temiz -murdarın çokluğu hoşuna gitse de- bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Tanrı'dan korkup sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
Hakkı Yılmaz : De ki: “Her ne kadar pisliğin [kötünün, kötülüğün, kötü şeylerin] çokluğu hoşunuza gitse de, pis olan şeyle temiz olan şey bir olmaz.” Öyleyse, ey kavrama yetenekleri olanlar! Kurtulmanız için Allah'ın koruması altına girin.
Hasan Basri Çantay : De ki: «Murdarla temiz — murdarın çokluğu hoşunuza gitse de — (hiç bir zaman) bir olmaz. Onun için, ey selîm akıl saahibleri, (murdarı ihtiyar etmek hususunda) Allahdan korkun (temizi alın). Olur ki kurtuluşa erersiniz.
Hayrat Neşriyat : De ki: 'Pis olan şey ile temiz (haram ve helâl) bir olmaz; pis olan şey(ler)in çokluğu hoşun(uz)a gitse de (bu böyledir)!' Öyle ise ey akıl sâhibleri! Allah’dan sakının, tâ ki kurtuluşa eresiniz!
İbni Kesir : De ki: Murdarı çokluğu hoşunuza gitse de; murdarla temiz bir olmaz. Öyleyse ey akıl sahibleri; Allah'tan korkun ki kurtıuluşa eresiniz.
İskender Evrenosoğlu : De ki; "Habisin (haram, murdar ve fesadın...) çokluğu senin hoşuna gitse bile, habis (haram ve kötü olan) ile tayyib (helâl ve temiz olan) bir değildir. Ey Ulûl Elbâb! Artık Allah'a karşı takva sahibi olun! Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
Muhammed Esed : De ki: "Kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel şeyler mukayese edilemez, kötü şeylerin bir çoğu sana büyük zevk verse bile. O halde, siz ey derin kavrayış sahipleri, Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki mutluluğa eresiniz!"
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Murdar ile temiz müsavî olmaz. Velev ki, murdarın çokluğu hoşuna gitsin. Artık ey güzel akıl sahipleri! Allah Teâlâ'dan korkunuz ki felâh bulabilesiniz.»
Ömer Öngüt : De ki: “Murdarla temiz bir olmaz, murdarın çokluğu hoşuna gitse de bu böyledir. ” Öyleyse ey akl-ı selîm sahipleri! Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz!
Şaban Piriş : De ki: - Kötü şeylerin çokluğu seni şaşırtsa da. Pis ile temiz bir değildir. Ey akıl sahipleri kurtuluşa erebilmeniz için Allah’tan korkun.
Suat Yıldırım : Murdarın çokluğu tuhafına gitse, hatta murdarın çoğu hoşuna da gitse, murdar ile temiz bir olmaz. Öyleyse ey akl-ı selîm sahipleri! Siz az çok demeyip daima temize, helâle yönelin. Haram yemekten, Allah’a karşı gelmekten sakının ki felâh bulasınız.
Süleyman Ateş : De ki:"Murdarla temiz bir olmaz. Murdarın çokluğu hoşuna gitse de. O halde ey sağduyu sâhipleri, Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz!"
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Murdar ile temiz-murdar'ın çokluğu hoşuna gitse de- bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkup sakının. Umulur ki kurtulaşa erersiniz.
Ümit Şimşek : De ki: Pis olan ile temiz olan bir olmaz-pis olan şeyin çokluğu sizin hoşunuza gitse bile. Onun için, Allah'tan sakının, ey selim akıl sahipleri, tâ ki kurtuluşa eresiniz.
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Pisin çokluğu seni hayrete düşürse de pisle temiz bir olmaz. O halde, ey akıl ve gönül sahipleri! Allah'tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz."