Önceki Sonraki

5:106Mâide Suresi 106. Ayet

Kuran Sırası: 5 İniş Sırası: 112
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120

5:106Mâide Suresi 106. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY/AH
Kombi Müfredat
أيها
eyyuhā
EYH|أ ي ه
SİZ!
3
الذين
elleƶīne
|
kimseler
Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inananlar
Kombi Müfredat
شهادة
şehādetu
ŞHD̃|ش ه د
şahidlik etsin
Kombi Müfredat
بينكم
beynikum
BYN|ب ي ن
aranızda
7
إذا
iƶā
|
zaman
Kombi Müfredat
حضر
HaDera
ḪŽR|ح ض ر
geldiği
Kombi Müfredat
أحدكم
eHadekumu
EḪD̃|ا ح د
birinize
10 Kombi Müfredat
الموت
l-mevtu
MVT|م و ت
ölüm
11 Kombi Müfredat
حين
Hīne
ḪYN|ح ي ن
sırasında
12 Kombi Müfredat
الوصية
l-veSiyyeti
VṦY|و ص ي
vasiyyet
13 Kombi Müfredat
اثنان
ṧnāni
S̃NY|ث ن ي
iki
14
ذوا
ƶevā
|
kişi
15 Kombi Müfredat
عدل
ǎdlin
AD̃L|ع د ل
adil
16
منكم
minkum
|
içinizden
17
أو
ev
|
ya da
18 Kombi Müfredat
آخران
āḣarāni
EḢR|ا خ ر
diğer iki kişi (şahidlik etsin)
19
من
min
|
20 Kombi Müfredat
غيركم
ğayrikum
ĞYR|غ ي ر
sizden olmayan
21
إن
in
|
eğer
22
أنتم
entum
|
siz
23 Kombi Müfredat
ضربتم
Derabtum
ŽRB|ض ر ب
yolculuk ederken
24
في
|
25 Kombi Müfredat
الأرض
l-erDi
ERŽ|ا ر ض
yeryüzünde
26 Kombi Müfredat
فأصابتكم
feeSābetkum
ṦVB|ص و ب
ve başınıza gelmişse
27 Kombi Müfredat
مصيبة
muSībetu
ṦVB|ص و ب
musibeti
28 Kombi Müfredat
الموت
l-mevti
MVT|م و ت
ölüm
29 Kombi Müfredat
تحبسونهما
teHbisūnehumā
ḪBS|ح ب س
onları tutarsınız
30
من
min
|
31 Kombi Müfredat
بعد
beǎ'di
BAD̃|ب ع د
-sonra
32 Kombi Müfredat
الصلاة
S-Salāti
ṦLV|ص ل و
SaLâT'den-/Destek'den-
33 Kombi Müfredat
فيقسمان
fe yuḳsimāni
GSM|ق س م
yemin etsinler
34
بالله
billahi
|
Allah'a
35
إن
ini
|
eğer
36 Kombi Müfredat
ارتبتم
rtebtum
RYB|ر ي ب
kuşkulanırsanız
37
لا
|
38 Kombi Müfredat
نشتري
neşterī
ŞRY|ش ر ي
satmayacağız
39
به
bihi
|
onu (yeminimizi)
40 Kombi Müfredat
ثمنا
ṧemenen
S̃MN|ث م ن
hiçbir paraya
41
ولو
velev
|
ve eğer
42 Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
olsa
43
ذا
ƶā
|
44 Kombi Müfredat
قربى
ḳurbā
GRB|ق ر ب
akraba da
45
ولا
ve lā
|
ve
46 Kombi Müfredat
نكتم
nektumu
KTM|ك ت م
gizlemeyeceğiz
47 Kombi Müfredat
شهادة
şehādete
ŞHD̃|ش ه د
şahidliğini
48
الله
llahi
|
Allah'ın
49
إنا
innā
|
yoksa biz elbette
50
إذا
iƶen
|
o zaman
51
لمن
lemine
|
kimselerden oluruz
52 Kombi Müfredat
الآثمين
l-āṧimīne
ES̃M|ا ث م
günahkar
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inananlar | شَهَادَةُ: şahidlik etsin | بَيْنِكُمْ: aranızda | إِذَا: zaman | حَضَرَ: geldiği | أَحَدَكُمُ: birinize | الْمَوْتُ: ölüm | حِينَ: sırasında | الْوَصِيَّةِ: vasiyyet | اثْنَانِ: iki | ذَوَا: kişi | عَدْلٍ: adil | مِنْكُمْ: içinizden | أَوْ: ya da | اخَرَانِ: diğer iki kişi (şahidlik etsin) | مِنْ: | غَيْرِكُمْ: sizden olmayan | إِنْ: eğer | أَنْتُمْ: siz | ضَرَبْتُمْ: yolculuk ederken | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | فَأَصَابَتْكُمْ: ve başınıza gelmişse | مُصِيبَةُ: musibeti | الْمَوْتِ: ölüm | تَحْبِسُونَهُمَا: onları tutarsınız | مِنْ: | بَعْدِ: -sonra | الصَّلَاةِ: SaLâT'den-/Destek'den- | فَيُقْسِمَانِ: yemin etsinler | بِاللَّهِ: Allah'a | إِنِ: eğer | ارْتَبْتُمْ: kuşkulanırsanız | لَا: | نَشْتَرِي: satmayacağız | بِهِ: onu (yeminimizi) | ثَمَنًا: hiçbir paraya | وَلَوْ: ve eğer | كَانَ: olsa | ذَا: | قُرْبَىٰ: akraba da | وَلَا: ve | نَكْتُمُ: gizlemeyeceğiz | شَهَادَةَ: şahidliğini | اللَّهِ: Allah'ın | إِنَّا: yoksa biz elbette | إِذًا: o zaman | لَمِنَ: kimselerden oluruz | الْاثِمِينَ: günahkar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YE EY/HEY/AH | أيها ÊYHE SİZ! | الذين ELZ̃YN kimseler | آمنوا ËMNWE inananlar | شهادة ŞHED̃T şahidlik etsin | بينكم BYNKM aranızda | إذا ÎZ̃E zaman | حضر ḪŽR geldiği | أحدكم ÊḪD̃KM birinize | الموت ELMWT ölüm | حين ḪYN sırasında | الوصية ELWṦYT vasiyyet | اثنان ES̃NEN iki | ذوا Z̃WE kişi | عدل AD̃L adil | منكم MNKM içinizden | أو ÊW ya da | آخران ËḢREN diğer iki kişi (şahidlik etsin) | من MN | غيركم ĞYRKM sizden olmayan | إن ÎN eğer | أنتم ÊNTM siz | ضربتم ŽRBTM yolculuk ederken | في FY | الأرض ELÊRŽ yeryüzünde | فأصابتكم FÊṦEBTKM ve başınıza gelmişse | مصيبة MṦYBT musibeti | الموت ELMWT ölüm | تحبسونهما TḪBSWNHME onları tutarsınız | من MN | بعد BAD̃ -sonra | الصلاة ELṦLET SaLâT'den-/Destek'den- | فيقسمان FYGSMEN yemin etsinler | بالله BELLH Allah'a | إن ÎN eğer | ارتبتم ERTBTM kuşkulanırsanız | لا LE | نشتري NŞTRY satmayacağız | به BH onu (yeminimizi) | ثمنا S̃MNE hiçbir paraya | ولو WLW ve eğer | كان KEN olsa | ذا Z̃E | قربى GRB akraba da | ولا WLE ve | نكتم NKTM gizlemeyeceğiz | شهادة ŞHED̃T şahidliğini | الله ELLH Allah'ın | إنا ÎNE yoksa biz elbette | إذا ÎZ̃E o zaman | لمن LMN kimselerden oluruz | الآثمين EL ËS̃MYN günahkar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |: EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | elleƶīne: kimseler | āmenū: inananlar | şehādetu: şahidlik etsin | beynikum: aranızda | iƶā: zaman | HaDera: geldiği | eHadekumu: birinize | l-mevtu: ölüm | Hīne: sırasında | l-veSiyyeti: vasiyyet | ṧnāni: iki | ƶevā: kişi | ǎdlin: adil | minkum: içinizden | ev: ya da | āḣarāni: diğer iki kişi (şahidlik etsin) | min: | ğayrikum: sizden olmayan | in: eğer | entum: siz | Derabtum: yolculuk ederken | : | l-erDi: yeryüzünde | feeSābetkum: ve başınıza gelmişse | muSībetu: musibeti | l-mevti: ölüm | teHbisūnehumā: onları tutarsınız | min: | beǎ'di: -sonra | S-Salāti: SaLâT'den-/Destek'den- | fe yuḳsimāni: yemin etsinler | billahi: Allah'a | ini: eğer | rtebtum: kuşkulanırsanız | : | neşterī: satmayacağız | bihi: onu (yeminimizi) | ṧemenen: hiçbir paraya | velev: ve eğer | kāne: olsa | ƶā: | ḳurbā: akraba da | ve lā: ve | nektumu: gizlemeyeceğiz | şehādete: şahidliğini | llahi: Allah'ın | innā: yoksa biz elbette | iƶen: o zaman | lemine: kimselerden oluruz | l-āṧimīne: günahkar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inananlar | ŞHED̃T: şahidlik etsin | BYNKM: aranızda | ÎZ̃E: zaman | ḪŽR: geldiği | ÊḪD̃KM: birinize | ELMVT: ölüm | ḪYN: sırasında | ELVṦYT: vasiyyet | ES̃NEN: iki | Z̃VE: kişi | AD̃L: adil | MNKM: içinizden | ÊV: ya da | ËḢREN: diğer iki kişi (şahidlik etsin) | MN: | ĞYRKM: sizden olmayan | ÎN: eğer | ÊNTM: siz | ŽRBTM: yolculuk ederken | FY: | ELÊRŽ: yeryüzünde | FÊṦEBTKM: ve başınıza gelmişse | MṦYBT: musibeti | ELMVT: ölüm | TḪBSVNHME: onları tutarsınız | MN: | BAD̃: -sonra | ELṦLET: SaLâT'den-/Destek'den- | FYGSMEN: yemin etsinler | BELLH: Allah'a | ÎN: eğer | ERTBTM: kuşkulanırsanız | LE: | NŞTRY: satmayacağız | BH: onu (yeminimizi) | S̃MNE: hiçbir paraya | VLV: ve eğer | KEN: olsa | Z̃E: | GRB: akraba da | VLE: ve | NKTM: gizlemeyeceğiz | ŞHED̃T: şahidliğini | ELLH: Allah'ın | ÎNE: yoksa biz elbette | ÎZ̃E: o zaman | LMN: kimselerden oluruz | EL ËS̃MYN: günahkar | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey inananlar, birinize ölüm gelip çatarsa aranızda vasiyet edeceğiniz zaman, sizden iki âdil tanık bulunsun. Yolculuktaysanız ve gene size ölüm musibeti gelip çatacaksa sizden olmayan iki kişiyi de tanık tutabilirsiniz. Ancak onları, namazdan sonraya dek alıkoyun da akraba bile olsa Allah'ı bırakıp yerine hiçbir menfaati satın almayacağız, tanıklığımızı, Allah için gizlemeyeceğiz, gizlersek günahkarlardan olalım diye Allah'a yemin etsinler.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet esnasında içinizden iki adalet sahibi kişi aranızda şahitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan, başka iki kişi (şahit olsun). Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi namazdan sonra alıkor, "Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemiyeceğiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz" diye Allah üzerine yemin ettirirsiniz.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Ey iman edenler. . . Sizden birine ölüm (alâmetleri) geldiğinde vasiyet anında, adalet sahibi iki şahit bulunsun. . . Ya da seyahatteyseniz ve ölüm de size isâbet etmişse, size iki şahit gereklidir. . . (Şehâdetleri konusunda) kuşkulanırsanız, namazı edâ etmelerinden sonra onların ikisini alıkoyarsınız, "Yeminimizi, akraba da olsa hiçbir bedele satmayacağız; Allâh şahitliğini saklamayacağız; aksi takdirde suçlu oluruz" diye Allâh'a yemin ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Ey iman edenler, herhangi birinize ölüm göründüğü, yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şâhitlik etmek de, emrolunduğunuz hükümler arasındadır. İçinizden iki âdil şâhit yeter. Ticaret ve rızkınızı kazanmak için yeryüzünde yolculuğunuz sırasında başınıza ölüm felâketi gelirse, gayri müslim iki şâhit de olabilir. Bu iki şâhidi namazdan sonra alıkorsunuz, şüphelenmişseniz Allah’a yemin ederler. 'Bu şâhitlik karşılığında hiçbir bedel almıyoruz. Lehine şâhitlik edeceğimiz kimse akrabamız bile olsa, yine doğruyu söyleriz. Allah’ın emrettiği şâhitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, bilerek günah işlemiş günahkârlardan olduğumuzda şüphe yoktur' diye yemin ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Ey iman edenler! Sizden birine ölüm hali gelirse vasiyet esnasında içinizden iki adil kişiyi; yahut yolculuk sırasında başınıza ölüm musibeti gelirse sizden olmayan iki kişiyi şahit tutun. Eğer bu kişilerden şüphelenirseniz kendilerini namazdan sonra tutarsınız ve onlar da: 'Akraba bile olsa bunu (yemini) hiçbir değere değiştirmeyeceğiz. Allah'ın şahitliğini [19] gizlemeyeceğiz. Böyle yaparsak günahkarlardan oluruz' diye Allah'a yemin ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ey iman edenler, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında, aranızda içinizden adaletli iki kişiyi (şahid tutun.) Veya yolculukta olup size ölüm musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi (şahid tutun. İkisini) Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız, onlar da (size): "Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiç bir değere değiştirmeyeceğiz ve Allah'ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz." diye Allah adına yemin etsinler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Ey iman edenler! Sizden birinize ölüm hâli geldiği zaman, vasiyyet vaktinde içinizden adâlet sahibi iki kimseyi, yahut yolculukta iken ölüm musibeti başınıza gelmişse, milletinizden olmayan (gayri müslim) iki adamı şahid tutun. Eğer bu gayri müslim şahidlerden şüpheleniyorsanız (ekseriya hüküm zamanı olan) ikindi namazından sonra kendilerini alıkorsunuz da Allah’a şöyle yemin ederler: “-Billâhi, akrabamız da olsa yeminimizi hiç bir karşılıkla değişmeyiz. Allah’ın emri olan şahidliği gizlemeyiz. Eğer gizlersek muhakkak günahkârlardan oluruz.”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ey Inananlar! Olum birinize geldigi zaman vasiyet ederken icinizden iki adil kimseyi; sayet yolculukta olup basiniza da olum musibeti gelmisse, namazdan sonra alikoyacaginiz, supheleniyorsaniz, «Akraba bile olsa yeminle hicbir degeri degistirmeyecegiz, Allah'in sahidligini gizlemeyecegiz, yoksa suphesiz gunahkarlardan oluruz» diye yemin eden sizden olmayan iki kisiyi sahid tutun.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ey imân edenler! Sizden birine ölüm hâli geldiğinde vasiyyette bulunurken, aranızdan iki âdil kişiyi veya yolculuk hâlinde bulunuyorsanız, bu sırada size ölüm musibeti gelip çatmışsa, sizden olmayan başka iki kimseyi şâhid tutun ve onları namazdan sonra alıkoyun. Şüphelendiğiniz takdirde, onlar şöyle yemin ederler: «And olsun ki, yakınımız bile olsa andımızı paha ile değiştirmeyeceğiz, aksi halde günaha girenlerden oluruz !»Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, “Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkârlardan oluruz” diye yemin ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ey İnananlar! Ölüm birinize geldiği zaman vasiyet ederken içinizden iki adil kimseyi; şayet yolculukta olup başınıza da ölüm musibeti gelmişse, namazdan sonra alıkoyacağınız, şüpheleniyorsanız, 'Akraba bile olsa yeminle hiçbir değeri değiştirmeyeceğiz, Allah'ın şahidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa şüphesiz günahkarlardan oluruz' diye yemin eden sizden olmayan iki kişiyi şahid tutun.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet esnasında içinizden iki adalet sahibi kişi aranızda şahitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan, başka iki kişi (şahit olsun). Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi namazdan sonra alıkorsunuz; «Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemiyeceğiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz» diye Allah üzerine yemin ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İnananlar, birinize ölüm yaklaşınca, vasiyet anında aranızdan iki adil şahit tanık bulunsun. Yolculuk anında size ölüm gelirse, sizden olmayan iki kişi... Kuşkulanıyorsanız, namazdan sonra tanıkları alıkoyup ALLAH adıyla: 'Akraba dahi olsa tanıklığımızı hiç bir değerle değiştirmeyeceğiz, ALLAH'ın tanıklığını gizlemiyeceğiz. Aksi taktirde, günahkarlardan oluruz,' diye yemin ettirin.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: «Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz».Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey iman edenler, herhangi birinize ölüm emareleri geldiğinde, vasiyette bulunurken, kendi içinizden iki adaletli şahit veya yolculukta olup da ölüm musibeti başınıza geldiyse sizden olmayan iki şahit tutun. Bunları namazdan sonra alıkorsunuz. Şüphelendiğiniz takdirde de şöyle yemin ederler: « Vallahi akraba da olsa yeminimizi hiçbir şeyle değişmeyiz, Allah için şahitliği de gizlemeyiz, yoksa biz o zaman şüphesiz günaha girenlerden oluruz.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey o bütün iyman edenler! Her hangi birinize ölüm hali geldiği o vasıyyet zemanı aranızdaki şehadet ya kendinizden adalet sahibi iki adam, veya yolculuk ediyordunuz da ölüm musıybeti başınıza geldise sizin gayrinizden iki diğeridir. Bunları nemazdan sonra alıkorsunuz, şübhelendiğiniz takdirde şöyle yemin ederler, «billâhi hısım da olsa yeminimizi hiç bir bedele değişmeyiz, Allahın şehadetini ketm de etmeyiz, biz o takdirde şübhesiz vebâle girenlerden oluruz.»Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Ey iman edenler, herhangi birinize ölüm geldiği zaman vasiyet ederken içinizden iki adil kimseyi, yahut yolculukta iken başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan (gayrı müslim) iki kimseyi şahid tutun. Eğer bu (gayri müslim) şahidlerden şüpheleniyorsanız namazdan sonra kendilerini alıkorsunuz da Allah’a şöyle yemin ederler: “Billahi, akrabamız da olsa yeminimizi hiçbir karşılıkla değişmeyiz, Allah’ın emri olan şahidliği gizlemeyiz. Eğer gizlersek şüphesiz ki günahkarlardan oluruz.”Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ey inananlar, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında, aranızda içinizden adaletli iki kişiyi (şahid tutun). Veya yolculukta olup size ölüm musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi (şahid tutun. İkisini) Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız, onlar da (size): "Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiç bir değere değiştirmeyeceğiz ve Tanrı'nın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz" diye Tanrı adına yemin etsinler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ey iman etmiş kişiler! İçinizden birine ölüm hazır olduğu zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şâhitlik, kendi içinizden adalet sahibi iki kişidir. Yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, sonra da ölümün musibeti size gelip çatmışsa, sizden olmayan iki kişidir. Eğer şüpheye düşerseniz, salâttan [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olmadan; toplumu aydınlatman] sonra onları bekletirsiniz. Sonra da onları, “Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şâhitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi hâlde günahkârlardan oluruz” diye Allah'a yemin ettirirsiniz. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Ey îman edenler, ölüm (ün sebebleri) her hangi birinizin karşısına gelib çatdığı zaman, (edeceğiniz) vasıyyet vakfında aranızda ya içinizden adalet saahibi iki şâhid (tutun), yahud yer yüzünde sefer etdiniz de başınıza ölüm musıybeti gelmişse sizden olmayan diğer iki kişiyi (şâhid yapın). (Sizden olmayan öyle iki kişi ki) onları, (haklarında) şübheye düşmüşseniz, namazdan sonra alıkoyarsanız da Allaha şu suretle yemîn ederler: «(Şâhidlik etdiğimiz bu işin içinde) akraba (mızdan kimse) dahi bulunsa (Allâhı bırakıb da yerine dünyâya âid) hiç bir behâyı (ve menfeati) satın almayacağız. Allahın (emretdiği) şâhidliği gizlemeyeceğiz. Bu (nu gizlediğimiz) takdirde elbette günâhkârlardanızdır». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Ey îmân edenler! Birinize ölüm geldiği zaman vasiyet esnâsında aranızdaki şâhidlik, ya içinizden adâletli iki kişi(nin şâhidliği) veya siz yeryüzünde (başka yerlerde)yolculuk ederken bu hâlde başınıza ölüm musîbeti geldiğinde, siz(in dîniniz)den olmayan başka iki kişi(nin şâhidliği)dir.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ey iman edenler; herhangi birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet anında aranızda ya adalet sahibi iki kişiyi veya yolculuk ta başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan iki kişiyi şahid tutun. Onlardan şüpheleniyorsanız; namazdan sonra alıkoyarsınız da Allah'a şöyle yemin ederler; Akraba bile olsa yeminle hiç bir değeri değiştirmeyeceğiz, Allah'ın şahidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa elbette günahkarlardan oluruz.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ey âmenû olanlar! Sizden birinize ölüm hali gelince vasiyet sırasında sizin içinizden iki adîl kişi, aranızda şahitlik etsin. Veya yeryüzünde yolculuk ederken size ölüm olayı isabet ederse, sizden olmayan iki kişiyi şahid tutun. Eğer şüpheye düşerseniz, onları namazdan sonra alıkoyun. O zaman Allah'a şöyle yemin etsinler; ''Yakınımız bile olsa, yeminimizi bir bedel ile değiştirmeyeceğiz ve Allah'ın şehadetini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz, mutlaka günahkâr kimselerden oluruz.''Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Siz ey imana ermiş olanlar! Ölüm size yaklaştığında ve vasiyette bulunmak üzereyken yapacaklarınız için şahitler bulundurun: Kendi aranızdan iki dürüst kişi, yahut; eğer evinizden uzakta, seyahatte iken ölüm işaretleri baş göstermişse namazdan sonra, misafir olduğunuz topluluktan iki kişiyi alıkoyun; ve eğer içinize bir şüphe düşerse her birini Allaha şöyle yemin ettirin: "Bu (sözümüzü), yakın bir akraba(nın hatırı) için olsa da hiçbir bedel karşılığında satmayacağız; ve Allahın huzurunda şahit olduğumuz hiçbir şeyi gizlemeyeceğiz, yoksa günahkarlar arasına gireriz".Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey imân edenler! Herhangi birinize ölüm hali geldiği zaman vasiyet vaktinde aranızda şehâdet edecekler, ya sizden adâlet sahibi iki kimsedir veya size yeryüzünde yolculuk halinde iken ölüm musibeti isabet etti ise sizin gayrinizden iki şahıstır. (Bunların şehâdetlerinde) Şüphelendiğiniz takdirde bunları namazdan sonra alıkorsunuz. Bunlar, «Yemin mukabilinde hiçbir bedel almayız, velev ki, lehine şehâdet edeceğimiz kimse bizim için karabet sahibi olsun. Ve Allah'ın şehâdetini gizlemeyiz, o takdirde şüphe yok ki, biz günahkârlardan bulunmuş oluruz,» diye yemin ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet ederken içinizden iki âdil kişi aranızda şâhitlik etsin. Yahut yolculukta iken başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan iki kişiyi şâhit tutun. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkoyarsınız. Allah'a şöyle yemin ederler: “Akraba bile olsa yeminimizi hiçbir değere değişmeyeceğiz. Allah'ın şâhitliğini gizlemeyeceğiz. Yoksa elbette günahkârlardan oluruz. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : -Ey iman edenler! İçinizden birinin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında, aranızdan adalet sahibi iki kişinin eğer, yolculukta iseniz ve ölüm de gelip çattıysa; sizden olmayan iki kişinin şahitliği gerekir. Şayet şüphe ederseniz; namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah’a şöyle yemin ederler: - Akraba bile olsa yemini bir menfaat karşılığı satmayacağız. Allah’ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkarlardan oluruz.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ey iman edenler! Sizde ölüm alâmetleri belirdiğinde, vasiyyet edeceğiniz sırada, içinizden iki dürüst kişiyi şahit tutun. Yahut yolculuk esnasında başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan başka iki kişi şahit olsun. Eğer şüphe ederseniz, o iki şahidi namazdan sonra tutar ve: "Yeminimizi, akrabalarımızın menfaati de söz konusu olsa, dünyanın hiç bir şeyine değişmeyeceğiz. Allah’ın üzerimizde bir emanet, bir borç olarak bulunan şahitliğini gizlemeyeceğiz. Yoksa biz kesinlikle günahkâr oluruz!" diye Allah’a yemin ettirirsiniz.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ey inananlar, birinize ölüm gelince vasiyyet sırasında içinizden iki âdil kişi, aranızda şâhidlik etsin. Ya da yeryüzünde yolculuk ederken başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan iki kişi (şâhidlik etsin). Kuşkulanırsanız, namazdan sonra onları tutar(yemin ettirir)siniz: "Akrabâ da olsa yeminimizi hiçbir paraya satmayacağız, Allâh'ın (üzerimizde bir borç olarak bulunan) şâhidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa biz, elbette günâhkârlardan oluruz,"diye Allah'a yemin ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ey iman edenler, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında, aranızda içinizden adaletli iki kişiyi (şahid tutun.) Veya yolculukta olup size ölüm musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi (şahid tutun. İkisini) Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız, onlar da (size) : «Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiç bir değere değiştirmeyeceğiz ve Allah'ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz.» diye Allah adına yemin etsinler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Ey iman edenler! Sizden birine ölüm gelip çattığında, vasiyet ederken, aranızdaki şahitliği, sizden adalet sahibi iki kişi ile yerine getirin. Yahut yolculuğa çıktığınızda ölüm musibeti başınıza gelirse, sizden olmayanlardan iki şahit bulursunuz. Onlardan kuşkulanırsanız, namazdan sonra onları alıkoyun ve 'Akrabamız bile söz konusu olsa, yeminimizi hiçbir menfaat karşılığında değiştirmeyeceğiz ve Allah'ın emaneti olan şahitliği gizlemeyeceğiz; bunu yaparsak günahkârlardan oluruz' diye Allah adına yemin ettirin.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ey iman edenler! Herhangi birinize ölüm gelip çattığında, vasiyet zamanı aranızdaki tanıklık şöyle olsun: Kendinizden adalet sahibi iki kişi yahut yolculuk etmekte iken ölüm musibeti başınıza geldiyse sizin dışınızdan iki kişi. Bunları namazdan sonra alıkoyarsınız; kuşkulanırsanız şöyle yemin ederler: "Vallahi, yakınlarımız da olsa yeminimizi hiçbir ücret karşılığı satmayacağız, Allah'ın tanıklığını saklamayacağız. Çünkü böyle yaparsak mutlaka günahkârlardan oluruz."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.