Önceki Sonraki

5:13Mâide Suresi 13. Ayet

Kuran Sırası: 5 İniş Sırası: 112
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120

5:13Mâide Suresi 13. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فبما
febimā
|
sebebiyle
Kombi Müfredat
نقضهم
neḳDihim
NGŽ|ن ق ض
bozmaları
Kombi Müfredat
ميثاقهم
mīṧāḳahum
VS̃G|و ث ق
sözlerini
Kombi Müfredat
لعناهم
leǎnnāhum
LAN|ل ع ن
onları la'netledik
Kombi Müfredat
وجعلنا
ve ceǎlnā
CAL|ج ع ل
ve yaptık
Kombi Müfredat
قلوبهم
ḳulūbehum
GLB|ق ل ب
kalblerini
Kombi Müfredat
قاسية
ḳāsiyeten
GSV|ق س و
kaskatı
Kombi Müfredat
يحرفون
yuHarrifūne
ḪRF|ح ر ف
kaydırıyorlar
Kombi Müfredat
الكلم
l-kelime
KLM|ك ل م
kelimeleri
10
عن
ǎn
|
11 Kombi Müfredat
مواضعه
mevāDiǐhi
VŽA|و ض ع
yerlerinden
12 Kombi Müfredat
ونسوا
ve nesū
NSY|ن س ي
ve unuttular
13 Kombi Müfredat
حظا
HaZZen
ḪƵƵ|ح ظ ظ
pay almayı
14
مما
mimmā
|
şeyden
15 Kombi Müfredat
ذكروا
ƶukkirū
Z̃KR|ذ ك ر
öğütlenen
16
به
bihi
|
kendilerine
17
ولا
ve lā
|
asla
18 Kombi Müfredat
تزال
tezālu
ZYL|ز ي ل
daima
19 Kombi Müfredat
تطلع
teTTaliǔ
ŦLA|ط ل ع
muttali olursun
20
على
ǎlā
|
üzerinde (olduklarına)
21 Kombi Müfredat
خائنة
ḣāinetin
ḢVN|خ و ن
hainlik
22
منهم
minhum
|
onlardan
23
إلا
illā
|
hariç
24 Kombi Müfredat
قليلا
ḳalīlen
GLL|ق ل ل
pek azı
25
منهم
minhum
|
içlerinden
26 Kombi Müfredat
فاعف
feǎ'fu
AFV|ع ف و
yine de affet
27
عنهم
ǎnhum
|
onları
28 Kombi Müfredat
واصفح
veSfeH
ṦFḪ|ص ف ح
ve aldırma
29
إن
inne
|
şüphesiz
30
الله
llahe
|
Allah
31 Kombi Müfredat
يحب
yuHibbu
ḪBB|ح ب ب
sever
32 Kombi Müfredat
المحسنين
l-muHsinīne
ḪSN|ح س ن
güzel davrananları
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَبِمَا: sebebiyle | نَقْضِهِمْ: bozmaları | مِيثَاقَهُمْ: sözlerini | لَعَنَّاهُمْ: onları la'netledik | وَجَعَلْنَا: ve yaptık | قُلُوبَهُمْ: kalblerini | قَاسِيَةً: kaskatı | يُحَرِّفُونَ: kaydırıyorlar | الْكَلِمَ: kelimeleri | عَنْ: | مَوَاضِعِهِ: yerlerinden | وَنَسُوا: ve unuttular | حَظًّا: pay almayı | مِمَّا: şeyden | ذُكِّرُوا: öğütlenen | بِهِ: kendilerine | وَلَا: asla | تَزَالُ: daima | تَطَّلِعُ: muttali olursun | عَلَىٰ: üzerinde (olduklarına) | خَائِنَةٍ: hainlik | مِنْهُمْ: onlardan | إِلَّا: hariç | قَلِيلًا: pek azı | مِنْهُمْ: içlerinden | فَاعْفُ: yine de affet | عَنْهُمْ: onları | وَاصْفَحْ: ve aldırma | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يُحِبُّ: sever | الْمُحْسِنِينَ: güzel davrananları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فبما FBME sebebiyle | نقضهم NGŽHM bozmaları | ميثاقهم MYS̃EGHM sözlerini | لعناهم LANEHM onları la'netledik | وجعلنا WCALNE ve yaptık | قلوبهم GLWBHM kalblerini | قاسية GESYT kaskatı | يحرفون YḪRFWN kaydırıyorlar | الكلم ELKLM kelimeleri | عن AN | مواضعه MWEŽAH yerlerinden | ونسوا WNSWE ve unuttular | حظا ḪƵE pay almayı | مما MME şeyden | ذكروا Z̃KRWE öğütlenen | به BH kendilerine | ولا WLE asla | تزال TZEL daima | تطلع TŦLA muttali olursun | على AL üzerinde (olduklarına) | خائنة ḢEÙNT hainlik | منهم MNHM onlardan | إلا ÎLE hariç | قليلا GLYLE pek azı | منهم MNHM içlerinden | فاعف FEAF yine de affet | عنهم ANHM onları | واصفح WEṦFḪ ve aldırma | إن ÎN şüphesiz | الله ELLH Allah | يحب YḪB sever | المحسنين ELMḪSNYN güzel davrananları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |febimā: sebebiyle | neḳDihim: bozmaları | mīṧāḳahum: sözlerini | leǎnnāhum: onları la'netledik | ve ceǎlnā: ve yaptık | ḳulūbehum: kalblerini | ḳāsiyeten: kaskatı | yuHarrifūne: kaydırıyorlar | l-kelime: kelimeleri | ǎn: | mevāDiǐhi: yerlerinden | ve nesū: ve unuttular | HaZZen: pay almayı | mimmā: şeyden | ƶukkirū: öğütlenen | bihi: kendilerine | ve lā: asla | tezālu: daima | teTTaliǔ: muttali olursun | ǎlā: üzerinde (olduklarına) | ḣāinetin: hainlik | minhum: onlardan | illā: hariç | ḳalīlen: pek azı | minhum: içlerinden | feǎ'fu: yine de affet | ǎnhum: onları | veSfeH: ve aldırma | inne: şüphesiz | llahe: Allah | yuHibbu: sever | l-muHsinīne: güzel davrananları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FBME: sebebiyle | NGŽHM: bozmaları | MYS̃EGHM: sözlerini | LANEHM: onları la'netledik | VCALNE: ve yaptık | GLVBHM: kalblerini | GESYT: kaskatı | YḪRFVN: kaydırıyorlar | ELKLM: kelimeleri | AN: | MVEŽAH: yerlerinden | VNSVE: ve unuttular | ḪƵE: pay almayı | MME: şeyden | Z̃KRVE: öğütlenen | BH: kendilerine | VLE: asla | TZEL: daima | TŦLA: muttali olursun | AL: üzerinde (olduklarına) | ḢEÙNT: hainlik | MNHM: onlardan | ÎLE: hariç | GLYLE: pek azı | MNHM: içlerinden | FEAF: yine de affet | ANHM: onları | VEṦFḪ: ve aldırma | ÎN: şüphesiz | ELLH: Allah | YḪB: sever | ELMḪSNYN: güzel davrananları | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ahitlerini bozdukları, verdikleri sözden döndükleri için lânet ettik onlara ve kalplerini katılaştırdık. Onlar, sözlerin yerini değiştirirler, kendilerine verilen öğütten bir hisse de almazlar. Pek azı müstesna daima hainliklerini duyarsın, gene de bağışla onları, geç suçlarından. Şüphe yok ki Allah, iyilik edenleri sever.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler (kitaplarını tahrif ederler). Kendilerine öğretilen ahkâmın (Tevrat'ın) önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Ahdlerini bozmaları ile onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık (anlayışlarını kilitledik)! Kelimelerdeki mânâları asıl anlamlarından saptırırlar. Uyarıldıkları hakikatlerden haz almayı unuttular. . . Pek azı hariç, onlardan daima hainlik görürsün. . . Onları affet, aldırma! Muhakkak ki Allâh ihsan sahiplerini sever.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Kesin sözlerini, taahhütlerini bozmaları sebebiyle onları lânetledik, kafalarını kalınlaştırdık ve kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri, ifadeleri, aslî manalarından uzaklaştırarak tahrif ediyorlar, değiştiriyorlar, maksadının dışında tefsir ediyorlar, gayesine aykırı te’viller yapıyorlar. Kendilerine öğretilen, tebliğ edilen Tevrat’ın hükümlerinin önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onları taahhütlerini bozarak, daima hâinlik ederlerken görürsün. Yine de sen onları sorgusuz sualsiz affet. Azarlamadan, kınamadan hoşgörülü davran. Allah iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idarecileri, müslümanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar sözleri yerlerinden alıp değiştirirler. Kendilerine hatırlatılanların bir kısmını unuttular. Çok azı dışında onlardan sürekli hıyanet görürsün. Sen onları affet ve geç. Allah iyilik sahiplerini sever.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. (Sık sık) Kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Sonra bu misâklarını (ahd ve sözlerini) bozdukları içindir ki, biz, onları lânetledik (rahmetimizden kovduk) ve kalblerini kaskatı ettik. Onlar, kelimeleri (Tevrat’taki Peygambere ait vasıfları ve bazı âyetleri) yerlerinden oynatarak değiştirir tahrif ederler; ve onlar, emredildikleri hakikatlerden nasîp almayı da (Peygambere iman etmeyi) terk ettiler. İçlerinden pek azı müstesna, sen, onlardan daima bir hâinliğin farkına varıp duracaksın. Böyleyken yine onlardan suçları bağışla ve aldırma; çünkü Allah, iyilik edenleri sever.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Sozlerini bozduklari icin onlara lanet ettik, kalblerini katilastirdik. Onlar sozleri yerlerinden degistirirler. Kendilerine belletilenin bir kismini unuttular. Iclerinden pek azindan baskasinin daima hainliklerini gorursun, onlari affet ve gec. Allah iyilik yapanlari suphesiz sever.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Verdikleri kesin sözü bozmaları sebebiyle onları lanetledik, kalblerini de kaskatı yaptık. Kelimeleri (asıl konuldukları) yerlerinden oynatıp değiştirirler. Uyarıldıkları hususlardan nasiplerini unuttular. İçlerinden pek azı müstesna, onlardan sürekli olarak hainlik görürsün. (Bununla beraber) sen onları affet ve (geçmiş kusurlarından) geç.. Şüphesiz ki Allah iyilikte bulunan yararlı kişileri sever.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lânetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Sözlerini bozdukları için onlara lanet ettik, kalblerini katılaştırdık. Onlar sözleri yerlerinden değiştirirler. Kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular. İçlerinden pek azından başkasının daima hainliklerini görürsün, onları affet ve geç. Allah iyilik yapanları şüphesiz sever.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler (kitaplarını tahrif ederler). Kendilerine öğretilen ahkâmın (Tevrat'ın) önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Sözlerini bozdukları için onları lanetledik, kalplerini katılaştırdık. Sözlerin anlamını bağlamından kaydırırlar. Uyarıldıkları şeylerin bir kısmını unuttular. Onların çoğundan sürekli ihanet göreceksin. Onları affet ve aldırma. ALLAH güzel davrananları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalblerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar. Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden pek azı hariç, daima onlardan hainlik görürsün. Yine de onları affet, aldırma. Çünkü Allah güzel davrananları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sonra bu sözleşmelerini bozmaları yüzünden, Biz onları lanetledik ve kalplerini kaskatı ettik. Onlar, kelimeleri yerlerinden oynatarak değiştirirler, uyarıldıkları gerçeklerden paylarını almayı unuttular. İçlerinden pek azı dışında, onlardan sürekli bir hainlik görürsün, yine de sen, onları affet ve aldırma! Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Sonra bu misaklarını nakzettikleri içindir ki biz onları lâ'netledik ve kalblerini kas katı ettik, kelimeleri yerlerinden oynatarak tahrif ederler, ıhtar edildikleri hakikatlerden hazz almayı unuttular, içlerinden pek azı müstesna olmak üzere onlardan daima bir hainliğe muttali' olur durursun, yine sen onlardan afvet ve aldırma, çünkü Allah ihsan edenleri severDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Verdikleri sözlerden caydıkları için onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin anlamlarını değiştirirler, kendilerine verilen öğütlerin başlıcalarını unuturlar. Pek azı dışında, onlardan sürekli ihanet görürsün. Yine de onları bağışla, yaptıklarına aldırış etme. Hiç şüphesiz Allah iyi davrananları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerden saptırırlar. (Sık sık) Kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görürsün. Yine de onları affet, aldırış etme. Kuşkusuz Tanrı iyilik yapanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Sonra da sözlerini bozmaları sebebiyle onları dışladık ve kalplerine katılık koyduk. Onlar kelimeyi/ sözcüğü yerlerinden/ öz anlamlarından değiştirirler. Öğütlendiklerinin önemli bir bölümünü de terk ettiler. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen, onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik-güzellik üretenleri sever. “Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Buna rağmen) onlar (verdikleri) o kat'î te'mînâtı çözüb bozmuş oldukları içindir ki biz kendilerini rahmetimizden koğduk, kalblerini kaskatı yapdık. Onlar kelimeleri (Allah tarafından) konulan yerlerinden (kaldırıb) değişdirirler. Onlar nasıyhat ve ihtaar edildikleri şeylerden (hakıykatlerden) bir nasıyb almayı da unutdular. İçlerinden birazı müstesna olmak üzere sen, onlardan dâima bir haainliğe muttali olub duracaksın. Sen yine onların suçundan geç, aldırış etme. Şübhe yok ki Allah, iyilik edenleri sever. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Sonra o sağlam sözlerini bozmaları sebebiyle onlara lâ'net ettik ve kalblerini kaskatı yaptık. (Onlar Tevrât’taki) kelimeleri yerlerinden değiştirirler, kendisiyle nasîhat edildikleri (o kitapları)ndan bir nasîb (almay)ı da unuttular. İçlerinden pek azı müstesnâ, onlardan dâimâ bir hâinliğe muttali' olursun; yine de (sen) onları affet ve aldırma! Muhakkak ki Allah, iyilik edenleri sever.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ahidlerini bozmalarından ötürü onlara la'net ettik, kalblerini de katılaştırdık. Onlar, kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar. Kendilerine öğretilenlerin bir kısmını unuttular. İçlerinden pek azı müstesna daima hainliklerini görürsün. Sen; onları affet ve geç. Muhakkak Allah; ihsan edenleri sever.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Misaklarını bozmaları sebebiyle biz de onları lânetledik, kalplerini de (kapkaranlık) yaptık. Onlar, kelimeleri yerlerinden tahrif ederler (değiştirirler). Nasihat olundukları şeylerden nasiplerini almayı unuttular. Onlardan pek azı hariç, devamlı onların hainliklerine maruz kalırsın.Yine de onları affet ve hoşgör.Muhakkak ki Allah muhsinleri sever.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Daha sonra, kesin taahhütlerinden caydıkları için onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık; (öyle ki, şimdi) onlar, (vahyedilmiş) sözleri, asıl bağlamlarından kopararak çarpıtıyorlar; ve onlar, akıllarından çıkarmamaları emredilen şeylerin çoğunu unutmuşlar; birkaçı dışında onların hepsinden daima ihanet göreceksin. Ama onları bağışla ve (yaptıklarına) katlan: şüphe yok ki Allah iyilik yapanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Sonra ahdlerini bozmaları sebebiyle onlara lânet ettik, ve kalblerini kaskatı yaptık, onlar kelimeleri mevzilerinden tağyir ederler. Ve tezkir olundukları şeylerden bir nâsib almayı da unutmuş bulunurlar. Ve onlardan birazı müstesna olmak üzere daima bir hainliğe muttali olursun. Maahaza onlardan affet, iğrazda bulun, şüphe yok ki, Allah Teâlâ muhsin olanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Verdikleri kesin sözü bozmaları sebebiyle onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler ve kendilerine belletilenlerin bir kısmını unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima hâinlik görürsün. Onları affet ve aldırma. Şüphesiz ki Allah iyilik yapanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Sözlerini bozdukları için onları lanetledik, kalplerini katılaştırdık. Kelimelerin anlamlarını kaydırıyorlar, kendilerine hatırlatılandan ders almayı unuttular. İçlerinden çok azı dışında onların daima hainliklerini görürsün. Yine de onları bırak ve önemseme, Allah, iyilik yapanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : İşte o Yahudileri, verdikleri kesin sözü bozduklarındandır ki lânetledik, onların kalplerini katılaştırdık. Böylece onlar kelimeleri yerlerinden oynatarak tahrif ederler. Kendilerine tebliğ edilen hususlardan pek çoğunu unuttular. Onların pek azı hariç olmak üzere, onlar tarafından devamlı olarak hainlik görürsün. Yine de sen onları affet, aldırma. Çünkü Allah iyilik edenleri sever.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Sözlerini bozdukları için onları la'netledik ve kalblerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Kendilerine öğütlenen şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden pek azı hariç, dâimâ onlardan hâinlik görürsün. Yine de onları affet, aldırma, çünkü Allâh güzel davrananları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Sözlerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. (Sık sık) Kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onları, sözlerinden dönmeleri yüzünden lânetledik ve kalplerini de katılaştırdık. Onlar, kelimeleri yerlerinden saptırırlar; kendilerine verilen öğütten paylarını da unutmuşlardır. Pek azı müstesna, onlardan hep hainlik görürsün. Yine de sen onları bağışla ve aldırış etme. Muhakkak ki Allah iyilik yapanları sever.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Sonunda, verdikleri mîsakı bozdukları için onları lanetledik de kalplerini kaskatı yaptık. Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Öğütlenmek üzere çağırıldıkları şeyden nasiplenmeyi unuttular. İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün. Bununla birlikte onları affet, ellerini tut. Çünkü Allah güzellik sergileyenleri sever.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.