Kırık Meal (Arapça) : |عَلَى : üzerinde | الْأَرَائِكِ : divanlar | يَنْظُرُونَ : oturup bakarlar | Kırık Meal (Harekesiz) : |على AL üzerinde | الأرائك ELÊREÙK divanlar | ينظرون YNƵRWN oturup bakarlar | Kırık Meal (Okunuş) : |ǎlā : üzerinde | l-erāiki : divanlar | yenZurūne : oturup bakarlar | Kırık Meal (Transcript) : |AL : üzerinde | ELÊREÙK : divanlar | YNƵRVN : oturup bakarlar | Abdulbaki Gölpınarlı : Tahtlar üstünde bakarlar. Adem Uğur : Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar. Ahmed Hulusi : Koltuklar üzerinde nazar ediyor oldukları hâlde. Ahmet Tekin : İşlemeli, süslü, tahtlar üzerinde etrafa bakarlar. Ahmet Varol : Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler. Ali Bulaç : Tahtlar üzerinde bakıp seyretmektedirler. Ali Fikri Yavuz : Koltuklar üzerinde (neşe ile etrafı) seyrederler. Bekir Sadak : (22-23) Iyiler, suphesiz, nimet icinde ve tahtlar uzerinde etrafi seyrederler. Celal Yıldırım : Tahtlar üzerinde (çevreyi) seyredeceklerdir. Diyanet İşleri : Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler. Diyanet İşleri (eski) : (22-23) İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler. Diyanet Vakfi : Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar. Edip Yüksel : Koltuklar üzerinde çevreyi seyrederler. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Tahtlar üzerinde etrafa bakarlar. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler. Elmalılı Hamdi Yazır : Erîkeler üzerinde nezaret ederler Fizilal-il Kuran : Tahtlar üzerinde kurulup etrafı seyrederler. Gültekin Onan : Tahtlar üzerinde bakıp seyretmektedirler. Hakkı Yılmaz : (22-28) Şüphesiz ki “Ebrar/iyi adamlar”, elbette, Naim'in içindedirler, tahtlar üzerinde beklenti içindedirler. Yüzlerinde nimetin aydınlığını görürsün. Onlar, mühürlü saf bir içkiden sulanırlar. Ki onun mühürü/ neticesi misktir. Karışımı Tesnim'dendir. Yaklaştırılmışların içecekleri bir pınardandır. –Artık yarışanlar, işte bunda yarışmalıdırlar.– Hasan Basri Çantay : (süslü) tahtlar üzerinde (kendilerine verilen ni'metleri) temâşâ edeceklerdir. Hayrat Neşriyat : Tahtlar üzerinde (kendilerine verilen ni'metleri) seyrederler! İbni Kesir : Tahtlar üzerinde temaşa ederler. İskender Evrenosoğlu : Tahtlar üzerinde (oturup) seyrederler. Muhammed Esed : sedirler üzerinde (uzanarak) bakacaklar (Allah'a): Ömer Nasuhi Bilmen : (22-23) Şüphe yok ki sâlih zâtlar, nîmet içindedirler. Tâhtlar üzerine nazar ederler. Ömer Öngüt : Koltuklar üzerinde etrafı seyrederler. Şaban Piriş : Tahtlar üzerinde, bakıyorlar. Suat Yıldırım : Koltuklarına kurulup neşe ile etrafa bakınırlar. Süleyman Ateş : Divânlar üzerinde oturup bakarlar. Tefhim-ul Kuran : Tahtlar üzerinde bakıp seyretmektedirler. Ümit Şimşek : Koltuklara kurulmuş, seyretmektedirler. Yaşar Nuri Öztürk : Koltuklar üzerinde seyre dalarlar.