Onlara (Cennete mahsus, sarhoş etmeyen) mühürlü hâlis bir şarabdan içirilir!(83:25)
Ki onun sonu misktir (içtikten sonra misk kokusu gelir)! İşte, (nefis şeyleri zevk edip) yarış(arak rağbet göster)enler, o hâlde ancak bunda yarışsınlar!(83:26)
Ve onun (o hâlis şarabın) katkısı 'Tesnîm'dendir!(83:27)
(O Tesnîm ise Cennette) bir pınardır ki, ondan (Allah’a) yakın kılınanlar içer!(83:28)
Şübhesiz ki o suç işleyen (kâfir)ler, bir kısım îmân edenlere (dünyada iken)gülerlerdi.(83:29)
Ve onların yanlarından geçtiklerinde, (alay ederek) birbirlerine kaş göz işâreti yaparlardı.(83:30)
Âilelerine döndükleri zaman da (onlarla alay etmekten) zevk duyan kimseler olarak dönerlerdi.(83:31)
Ve onları gördüklerinde: 'Şübhesiz bunlar gerçekten sapıtmış kimseler!' derlerdi.(83:32)
Hâlbuki (o kâfirler), onların üzerine muhâfızlar olarak gönderilmemişlerdi.(83:33)
İşte bu gün de, îmân edenler kâfirlere gülerler!(83:34)