Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّهُ : çünkü o | كَانَ : idi | لَا : | يُؤْمِنُ : inanmıyor | بِاللَّهِ : Allah'a | الْعَظِيمِ : büyük | Kırık Meal (Harekesiz) : |إنه ÎNH çünkü o | كان KEN idi | لا LE | يؤمن YÙMN inanmıyor | بالله BELLH Allah'a | العظيم ELAƵYM büyük | Kırık Meal (Okunuş) : |innehu : çünkü o | kāne : idi | lā : | yu'minu : inanmıyor | billahi : Allah'a | l-ǎZīmi : büyük | Kırık Meal (Transcript) : |ÎNH : çünkü o | KEN : idi | LE : | YÙMN : inanmıyor | BELLH : Allah'a | ELAƵYM : büyük | Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki o, pek ulu Allah'a inanmazdı. Adem Uğur : Çünkü o, ulu Allah'a iman etmezdi, Ahmed Hulusi : "Çünkü o, Esmâ'sıyla hakikati olan Aziym Allâh'a iman etmiyordu!" Ahmet Tekin : Çünkü o, ulu Allah’a iman etmezdi. Ahmet Varol : Çünkü o, büyük olan Allah'a iman etmiyordu. Ali Bulaç : "Çünkü, o, büyük olan Allah'a iman etmiyordu." Ali Fikri Yavuz : Çünkü o, yüce Allah’a iman etmiyordu. Bekir Sadak : «unku, o, yuce Allah'a inanmazdi.» Celal Yıldırım : Çünkü gerçekten o, o büyük kadri yüce Allah'a inanmazdı. Diyanet İşleri : “Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu.” Diyanet İşleri (eski) : 'Çünkü, o, yüce Allah'a inanmazdı.' Diyanet Vakfi : Çünkü o, ulu Allah'a iman etmezdi, Edip Yüksel : Çünkü o, Yüce ALLAH'a inanmıyordu. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Çünkü o, büyük Allah'a inanmıyordu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Çünkü o, şanı yüce Allah'a inanmıyordu. Elmalılı Hamdi Yazır : Çünkü o Allahu Azîmü'ş-şan'a inanmıyordu Fizilal-il Kuran : Çünkü o Büyük Allah'a inanmıyordu. Gültekin Onan : "Çünkü o, büyük olan Tanrı'ya inanmıyordu." Hakkı Yılmaz : (30-37) Onu yakalayın sonra da bağlayın. Sonra cehenneme yaslayın onu. Sonra da onu yetmiş arşın zincir içerisinde cehenneme sokun! Şüphesiz o, çok büyük Allah'a inanmıyordu. Miskinin yiyeceği üzerine teşvik de etmiyordu. Bu sebeple bugün burada onun için hiçbir samimi dost yoktur. Sadece hata edenlerin yiyeceği olan bir irinden başka yiyecek de yok.– Hasan Basri Çantay : «Çünkü o, O büyük Allaha inanmazdı». Hayrat Neşriyat : 'Çünki o, yüce Allah’a inanmazdı!' İbni Kesir : Çünkü o, yüce Allah'a inanmazdı. İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki o, Azîm olan Allah'a inanmıyordu (îmân etmiyordu). Muhammed Esed : çünkü o, yüce Allah'a inanmadı, Ömer Nasuhi Bilmen : (32-33) «Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincir içinde olarak onu sevkedin. Muhakkak ki o, azîm olan Allah'a imân etmez idi.» Ömer Öngüt : Çünkü o, ulu Allah'a iman etmezdi. Şaban Piriş : Çünkü O, yüce Allah’a iman etmiyordu. Suat Yıldırım : Çünkü o, büyükler büyüğü Allah’a inanmazdı. Süleyman Ateş : "Çünkü o büyük Allah'a inanmıyordu." Tefhim-ul Kuran : «Çünkü, o, büyük olan Allah'a iman etmiyordu.» Ümit Şimşek : Çünkü o Ulu Allah'a inanmazdı. Yaşar Nuri Öztürk : "Çünkü o, yüce Allah'a inanmıyordu."