Elmalılı Hamdi Yazır 🔊 Meali
Ve ne bildirdi sana dirayetle? Nedir o Hâkka?(69:3)

İnanmadı Semud-ü Âd o kariaya.(69:4)

Amma Semud ihlâk ediliverdiler o tâgıye ile(69:5)

Ve amma Âd onlar da ihlâk ediliverdiler bir sarsar rüzgâr, azgın bir fırtına ile(69:6)

müsellat etmişti Allah onun üzerlerine yedi gece sekiz gün husûm halinde, köklerini kesmek üzere müstemirren. Bir de görürsün ki o kavmı o müddet zarfında yıkıla kalmışlar. Ve sanki içleri kof hurma kütükleri imişler(69:7)

Bak şimdi görebilir misin onlardan bir bakıyye.(69:8)

Firavin de geldi, ondan evvelkiler de, mü'tefikeler de hep o hatâ ile(69:9)

Hep rablarının Resulüne âsî oldular o da onları alıverdi mütezayid bir tutuş (kahir bir kabza) ile(69:10)

Halbuki biz o su tuğyan ettiği vakıt sizi akan gemide taşıdık(69:11)

Onu sizlere bir anid yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye(69:12)

Çünkü sur üfürülüp de bir tek nefha(69:13)

O yer ve dağlar yükletilip arkasından da bir çarpılış çarpıldılar mı bir daf'a(69:14)

İşte o gün o vâkıa vukua gelmiştir(69:15)

Ve Semâ yarılmış o da o gün sarkmıştır,(69:16)

öyle ki melekler, kenarları üzerindedir ve üstlerinde o gün rabbının Arşını sekiz hâmil olur(69:17)

O gün arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz(69:18)

İşte o vakıt kitabına sağıyle irdirilmiş olan kimse der ki: ha alın okuyun kitabımı(69:19)

Çünkü ben sezmiştim ki ben kavuşacağım hisabıma(69:20)

Yeyin için afiyet olsun, takdim ettiklerinize mukabil geçmiş günlerde(69:24)

Amma kitabına soliyle irdirilmiş olan da der ki: eyvah keşke erdirilmese idim kitabıma(69:25)

Ve vâkıf olmasa idim ne imiş? Hisabıma(69:26)

nolurdu iş bitiren olaydı o ölüm(69:27)

Hiçbir şey'e yaramadı benden yana malım(69:28)

Mahv oldu benden saltanat-ü sâmanım(69:29)

Tutun onu hemen bağlayın onu(69:30)

Sonra ancak Cahîme yaslayın onu(69:31)

Sonra bir zincirde, ki boyu yetmiş arşın, yollayın onu(69:32)

Çünkü o Allahu Azîmü'ş-şan'a inanmıyordu(69:33)

Ve fukaranın yiyeceğine hiç bakmıyordu(69:34)

bu gün de ona yok kanı sıcak bir hısım(69:35)

Ne de bir taam, bir «gıslîn» den başka(69:36)

Ki onu kimse yemez hatâkâr canîlerden başka.(69:37)

Artık yok, kasem ederim ki gördüklerinize(69:38)

O hiç şübhesiz kerîm bir Resulün getirdiği sözdür(69:40)

Ve o bir şâir sözü değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz(69:41)

bir kâhin sözü de değildir, siz pek az düşünüyorsunuz(69:42)

O rabbül'âlemînden bir tenzildir(69:43)

O bize isnaden ba'zı lâflar uydurmağa kalkışsaydı(69:44)

Elbette biz onu ondan dolayı yemîniyle yakalar (kuvvetle tutar hıncını alır)dık.(69:45)

Sonra da ondan vetînini (iliğini) keser atardık(69:46)

O vakıt sizden hiç biriniz ona siper de olamazdınız(69:47)

Ve o hiç şüphesiz unutulmıyacak bir öğüddür korunacaklar için(69:48)

Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmıyanlar var(69:49)

Ve her halde o, kâfirler üzerinde bir hasrettir(69:50)

Ve o hiç şübhesiz hakkulyakîn'dir(69:51)

haydi tesbih et rabbının azîm ismiyle(69:52)
