Fizilal-il Kuran : Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu!
Gültekin Onan : "Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin."
Hakkı Yılmaz : (30-37) Onu yakalayın sonra da bağlayın. Sonra cehenneme yaslayın onu. Sonra da onu yetmiş arşın zincir içerisinde cehenneme sokun! Şüphesiz o, çok büyük Allah'a inanmıyordu. Miskinin yiyeceği üzerine teşvik de etmiyordu. Bu sebeple bugün burada onun için hiçbir samimi dost yoktur. Sadece hata edenlerin yiyeceği olan bir irinden başka yiyecek de yok.–
Hasan Basri Çantay : «(Bundan) sonra da onu, yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde, oraya sokun».
Hayrat Neşriyat : 'Sonra hemen onu, boyu yetmiş arşın olan bir zincire vurun!'
İbni Kesir : Sonra da onu, boyu yetmiş arşın olan zincire vurun.
İskender Evrenosoğlu : Sonra uzunluğu yetmiş arşın (zira) olan bir zincir içinde, öylece onu (cehenneme) sevkedin.
Muhammed Esed : ve sonra (kendisi gibi suçluların bağlandığı) bir zincire bağlayın, uzunluğu yetmiş arşın olan (bir zincire):
Ömer Nasuhi Bilmen : (32-33) «Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincir içinde olarak onu sevkedin. Muhakkak ki o, azîm olan Allah'a imân etmez idi.»
Ömer Öngüt : "Sonra onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun!"
Şaban Piriş : Sonra da onu yetmiş arşın boyundaki zincire vurun ve sürün.
Suat Yıldırım : Sonra da onu, yetmiş arşın uzunluğundaki zincire vurun!"
Süleyman Ateş : "Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu!"
Tefhim-ul Kuran : «Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin.»