Önceki Sonraki

25:18Furkân Suresi 18. Ayet

Kuran Sırası: 25 İniş Sırası: 42
1234567891011121314151617181920212223242526272829303132333435363738394041424344454647484950515253545556575859606162636465666768697071727374757677

25:18Furkân Suresi 18. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
derler ki
Kombi Müfredat
سبحانك
subHāneke
SBḪ|س ب ح
senin şanın yücedir
3
ما
|
Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
değildi
Kombi Müfredat
ينبغي
yenbeğī
BĞY|ب غ ي
yaraşır
6
لنا
lenā
|
bize
7
أن
en
|
Kombi Müfredat
نتخذ
netteḣiƶe
EḢZ̃|ا خ ذ
edinmek
9
من
min
|
10 Kombi Müfredat
دونك
dūnike
D̃VN|د و ن
senden başka
11
من
min
|
12 Kombi Müfredat
أولياء
evliyā'e
VLY|و ل ي
veliler
13
ولكن
velākin
|
fakat
14 Kombi Müfredat
متعتهم
metteǎ'tehum
MTA|م ت ع
sen onları ni'metlendirdin
15 Kombi Müfredat
وآباءهم
ve ābā'ehum
EBV|ا ب و
ve atalarını
16
حتى
Hattā
|
kadar
17 Kombi Müfredat
نسوا
nesū
NSY|ن س ي
unutuncaya
18 Kombi Müfredat
الذكر
ƶ-ƶikra
Z̃KR|ذ ك ر
anmayı
19 Kombi Müfredat
وكانوا
ve kānū
KVN|ك و ن
ve oldular
20 Kombi Müfredat
قوما
ḳavmen
GVM|ق و م
bir topluluk
21 Kombi Müfredat
بورا
būran
BVR|ب و ر
helaki hak eden
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قَالُوا: derler ki | سُبْحَانَكَ: senin şanın yücedir | مَا: | كَانَ: değildi | يَنْبَغِي: yaraşır | لَنَا: bize | أَنْ: | نَتَّخِذَ: edinmek | مِنْ: | دُونِكَ: senden başka | مِنْ: | أَوْلِيَاءَ: veliler | وَلَٰكِنْ: fakat | مَتَّعْتَهُمْ: sen onları ni'metlendirdin | وَابَاءَهُمْ: ve atalarını | حَتَّىٰ: kadar | نَسُوا: unutuncaya | الذِّكْرَ: anmayı | وَكَانُوا: ve oldular | قَوْمًا: bir topluluk | بُورًا: helaki hak eden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قالوا GELWE derler ki | سبحانك SBḪENK senin şanın yücedir | ما ME | كان KEN değildi | ينبغي YNBĞY yaraşır | لنا LNE bize | أن ÊN | نتخذ NTḢZ̃ edinmek | من MN | دونك D̃WNK senden başka | من MN | أولياء ÊWLYEÙ veliler | ولكن WLKN fakat | متعتهم MTATHM sen onları ni'metlendirdin | وآباءهم W ËBEÙHM ve atalarını | حتى ḪT kadar | نسوا NSWE unutuncaya | الذكر ELZ̃KR anmayı | وكانوا WKENWE ve oldular | قوما GWME bir topluluk | بورا BWRE helaki hak eden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālū: derler ki | subHāneke: senin şanın yücedir | : | kāne: değildi | yenbeğī: yaraşır | lenā: bize | en: | netteḣiƶe: edinmek | min: | dūnike: senden başka | min: | evliyā'e: veliler | velākin: fakat | metteǎ'tehum: sen onları ni'metlendirdin | ve ābā'ehum: ve atalarını | Hattā: kadar | nesū: unutuncaya | ƶ-ƶikra: anmayı | ve kānū: ve oldular | ḳavmen: bir topluluk | būran: helaki hak eden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GELVE: derler ki | SBḪENK: senin şanın yücedir | ME: | KEN: değildi | YNBĞY: yaraşır | LNE: bize | ÊN: | NTḢZ̃: edinmek | MN: | D̃VNK: senden başka | MN: | ÊVLYEÙ: veliler | VLKN: fakat | MTATHM: sen onları ni'metlendirdin | V ËBEÙHM: ve atalarını | ḪT: kadar | NSVE: unutuncaya | ELZ̃KR: anmayı | VKENVE: ve oldular | GVME: bir topluluk | BVRE: helaki hak eden | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Diyecekler ki: Tenzîh ederiz seni, senden başka dost ve yardımcı kabûl etmek bize yaraşmaz; fakat sen, onları da, atalarını da nîmetler vererek yaşattın, sonunda seni anmayı unuttular ve helâke müstahak bir topluluk oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onlar: Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda (seni) anmayı unuttular ve helâki hak eden bir kavim oldular, derler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : (Tapındıkları nesneler) dediler ki: "Subhansın sen! Senin dûnundan velîler edinmek bizim için mümkün değil! Ne var ki, sen onları ve atalarını yararlandırınca, bedensel zevklere dalıp; nihayet, hakikat bilgisini hatırlamaz oldular! Sonunda mahvoldular!"Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlar: 'Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp, kulların durumundakilerden, dostlar koruyucular, otoriteler edinmek bize yakışmaz. Fakat sen, onlara ve atalarına o kadar nimet verdin ki, sonunda seni zikretmeyi, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kurân’ı ve şeriatı unuttular. Helâkî hak eden bir kavim oldular.' derler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Derler ki: 'Seni tenzih ederiz. Senden başka dostlar edinmemiz bize yaraşmaz. Ancak sen onları ve atalarını yararlandırdın, onlar da zikri [3] unuttular ve böylece helake uğrayan bir topluluk oldular.'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Derler ki: "Sen yücesin; senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onları ve atalarını sen meta verip yararlandırdın, öyle ki (senin) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Putlar şöyle derler: “- Seni tenzih ederiz. Senden başka veliler edinmemiz bize lâyık olmaz (böyle iken, biz başkasına nasıl mabud olabiliriz?) Fakat sen onları ve atalarını zevk içine daldırdın, nihayet zikri (tevhidi ve sana ibadeti) unuttular ve helâke düşen bir kavim oldular.”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlar: «Hasa; Seni birakip baska dostlar edinmek bize yarasmaz; fakat Sen onlara ve babalarina nimetler verdin de sonunda Seni anmayi unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar (tapılan şeyler), «seni tenzîh ederiz, bize senden başka dostlar ve sahip edinmeler yakışmaz ; ne var ki ,sen onları ve babalarını nimetlerle zevke daldırdın, o kadar ki seni anmayı unuttular ve yok olmaya uğratılan bir millet oldular» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Onlar, “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helâke giden bir toplum oldular” derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onlar: 'Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular' derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onlar: Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda (seni) anmayı unuttular ve helâki hak eden bir kavim oldular, derler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : 'Sen yücesin, senin yanında kimseyi veliler kabul etmek bize yakışmaz. Fakat, sen onlara ve atalarına nimetler bağışladın. Nihayet, onlar mesajı unutup yozlaşan bir toplum oldular,' diye karşılık verdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar: «Sübhansın seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular.» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : onlar: «Seni tenzih ederiz, Senden başka dostlar edinmemiz bize yakışmazdı; fakat Sen, onları ve atalarını zevke daldırdın ki, zikri(ni) unuttular ve helaka giden bir topluluk oldular!» diyeceklerdir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Sübhansın, demişlerdir: Senden başka veliler ittihaz etmemiz (olunmamız ) bize yaraşır değildi ve lâkin sen onları ve atalarını zevka daldırdın, o kadar ki nihayet zikri unuttular ve helâke giden bir kavm oldularDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Düzmece ilahlar derler ki; «Sen her türlü noksanlıktan münezzehsin! Senin dışında başka korucular ve dayanaklar edinmek bize yakışacak bir tutum değildir. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimetler verdin ki; sonunda seni anmayı unutarak yok edilmeyi hakeden bir topluluk oldular.»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Derler ki: "Sen yücesin; senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onları ve atalarını sen meta verip yararlandırdın, öyle ki (senin ) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : O sahte ilâhlar dediler ki: “Tüm noksanlıklardan arındırırız Seni. Senin astlarından yardım eden, yol gösteren ve koruyan yakınlar edinmek bize yaraşmaz. Ama Sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, Öğüt'ü/ Kitab'ı terk ettiler ve değişime/ yıkıma uğramaya giden bir topluluk oldular.” Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (görürsün ki) onlar (şöyle) demişlerdir: «Seni tenzîh ederiz. Seni bırakıb da başka velîler edinmemiz bize yakışmaz. Fakat (gerek) onları (n) ve (gerek) ataları (nın azâb müddetlerini) kendin uzatdın da nihayet zikri unutdular ve helak (e mahkûm) bir kavm oldular». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Onlar:) 'Seni tenzîh ederiz; senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat onlara ve babalarına birçok ni'metler verdin de sonunda (seni) anmayı unuttular ve helâk edilmeyi hak eden bir kavim oldular!' derler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onlar da derler ki: Tenzih ederiz, Seni bırakır da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Ama Sen, onlara ve babalarına nimetler verdin de, Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : (Putlar) dediler ki: “Sen Sübhan'sın (münezzehsin), Senden başka dostlar edinmemiz bize yakışmaz. Fakat Sen, onları ve onların babalarını metalandırdın. (Bu sebeple) öyle ki zikri unuttular ve helâkı hakeden bir kavim oldular.”Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Onlar: "Sınırsız kudret ve yüceliğinle Seni tenzih ederiz!" diye cevap verecekler, "Senden başka dostlar, efendiler edinmek bize yakışmazdı! Fakat, (bunlara gelince) Sen bunlara ve babalarına dünya hayatının tadını çıkarmaları için fırsat verdin; öyle ki, onlar da sonunda (Seni) anmayı büsbütün unuttular; çünkü bunlar her türlü iyilikten yoksun kimselerdi".Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : (O mabûd ittihaz edilenler de) derler ki: «Sen zât-ı ehâdiyetine layık olmayan şeylerden münezzehsin. Bizim için yaraşmaz ki, Sen'den başka velîler ittihaz edinelim. Fakat, onları ve babalarını nîmetlere nâil kıldın, tâ ki, zikri unuttular ve helâk olmuş bir kavim oldular.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Derler ki: “Seni tenzih ederiz, seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Sen onlara ve atalarına bol nimetler verdin, sonunda da seni anmayı unuttular ve helâkı hak olan bir topluluk olup çıktılar. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlar da derler ki: -Seni tenzih ederiz, senden başka veliler edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen, onlara da babalarına da nimetler verdin. O derece ki zikri/kitabı önemsemediler de yok olmayı hak eden bir toplum oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlar şöyle cevap verirler: "Sübhansın! Yüceler Yücesisin! Senden başka dost edinmeyi düşünmek bize yaraşan şey değildir. Ne var ki Sen onları ve babalarını, nimetlerine mazhar edip ömür vererek yaşatınca onlar Sen’i anmayı unuttular ve helâke müstahak bir güruh haline geldiler."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Derler ki: "Senin şânın yücedir, senden başka veliler edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onları ve atalarını ni'met verip yaşattın, (bolluk içinde dünyaya daldılar da seni) anmayı unuttular ve helâki hak eden bir topluluk oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Derler ki: «Sen yücesin; senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onları ve atalarını sen meta verip yararlandırdın, öyle ki (senin) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : 'Seni her türlü noksandan uzak tutarız,' derler. 'Senden başka veli edinmek bize yaraşmaz. Ancak Sen onları nimetlerinle nasiplendirdin; onlar da Seni anmayı unuttular ve helâk olmayı hak etmiş bir topluluk oldular.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Derler ki: "Tespih ederiz seni; seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmazdı. Ama sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, zikiri/Kur'an'ı unuttular ve helâke giden bir topluluk oldular."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.