25Furkân Suresi
Kuran Sırası: 25
İniş Sırası: 42
Kırık Meal (Transcript) Meali
|TBERK: pek kutludur
| ELZ̃Y:
| NZL: indiren
| ELFRGEN: Furkanı
| AL: üzerine
| ABD̃H: kulu
| LYKVN: olması için
| LLAELMYN: alemlere
| NZ̃YRE: uyarıcı
| (25:1)

| ELZ̃Y:
| NZL: indiren
| ELFRGEN: Furkanı
| AL: üzerine
| ABD̃H: kulu
| LYKVN: olması için
| LLAELMYN: alemlere
| NZ̃YRE: uyarıcı
| (25:1)|ELZ̃Y: öyle ki
| LH: O'nundur
| MLK: mülkü
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| VLM: ve
| YTḢZ̃: O edinmemiştir
| VLD̃E: bir çocuk
| VLM: ve
| YKN: yoktur
| LH: O'nun
| ŞRYK: ortağı
| FY:
| ELMLK: mülkünde
| VḢLG: ve yaratmıştır
| KL: her
| ŞYÙ: şeyi
| FGD̃RH: ve takdir etmiştir ona
| TGD̃YRE: ölçü biçim ve düzen
| (25:2)

| LH: O'nundur
| MLK: mülkü
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| VLM: ve
| YTḢZ̃: O edinmemiştir
| VLD̃E: bir çocuk
| VLM: ve
| YKN: yoktur
| LH: O'nun
| ŞRYK: ortağı
| FY:
| ELMLK: mülkünde
| VḢLG: ve yaratmıştır
| KL: her
| ŞYÙ: şeyi
| FGD̃RH: ve takdir etmiştir ona
| TGD̃YRE: ölçü biçim ve düzen
| (25:2)|VETḢZ̃VE: ve edindiler
| MN:
| D̃VNH: O'ndan ayrı olarak
| ËLHT: birtakım tanrılar
| LE:
| YḢLGVN: yaratmayan
| ŞYÙE: hiçbir şey
| VHM: ve kendileri
| YḢLGVN: yaratılan
| VLE: ve
| YMLKVN: güçleri yetmeyen
| LÊNFSHM: kendilerine dahi
| ŽRE: zarar vermeye
| VLE: ne de
| NFAE: yarar vermeye
| VLE: ve
| YMLKVN: güçleri yetmeyen
| MVTE: öldüremeye
| VLE: ne de
| ḪYET: yaşatamaya
| VLE: ve ne de
| NŞVRE: (ölüleri diriltip) kaldıramaya
| (25:3)

| MN:
| D̃VNH: O'ndan ayrı olarak
| ËLHT: birtakım tanrılar
| LE:
| YḢLGVN: yaratmayan
| ŞYÙE: hiçbir şey
| VHM: ve kendileri
| YḢLGVN: yaratılan
| VLE: ve
| YMLKVN: güçleri yetmeyen
| LÊNFSHM: kendilerine dahi
| ŽRE: zarar vermeye
| VLE: ne de
| NFAE: yarar vermeye
| VLE: ve
| YMLKVN: güçleri yetmeyen
| MVTE: öldüremeye
| VLE: ne de
| ḪYET: yaşatamaya
| VLE: ve ne de
| NŞVRE: (ölüleri diriltip) kaldıramaya
| (25:3)|VGEL: ve dedi ki
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| ÎN: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| ÎFK: yalandan
| EFTREH: onu uydurdu
| VÊAENH: ve yardım etti
| ALYH: kendisine
| GVM: bir topluluk
| ËḢRVN: başka
| FGD̃: böylece
| CEÙVE: vardılar
| ƵLME: kesin bir haksızlığa
| VZVRE: ve iftiraya
| (25:4)

| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| ÎN: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| ÎFK: yalandan
| EFTREH: onu uydurdu
| VÊAENH: ve yardım etti
| ALYH: kendisine
| GVM: bir topluluk
| ËḢRVN: başka
| FGD̃: böylece
| CEÙVE: vardılar
| ƵLME: kesin bir haksızlığa
| VZVRE: ve iftiraya
| (25:4)|VGELVE: ve dediler
| ÊSEŦYR: masalları
| ELÊVLYN: evvelkilerin
| EKTTBHE: onları yazmış
| FHY: onlar
| TML: yazdırılıyor
| ALYH: kendisine
| BKRT: sabah
| VÊṦYLE: ve akşam
| (25:5)

| ÊSEŦYR: masalları
| ELÊVLYN: evvelkilerin
| EKTTBHE: onları yazmış
| FHY: onlar
| TML: yazdırılıyor
| ALYH: kendisine
| BKRT: sabah
| VÊṦYLE: ve akşam
| (25:5)|GL: de ki
| ÊNZLH: onu indirdi
| ELZ̃Y:
| YALM: bilen
| ELSR: gizleri
| FY:
| ELSMEVET: göklerdeki
| VELÊRŽ: ve yerdeki
| ÎNH: şüphesiz o
| KEN:
| ĞFVRE: çok bağışlayandır
| RḪYME: çok esirgeyendir
| (25:6)

| ÊNZLH: onu indirdi
| ELZ̃Y:
| YALM: bilen
| ELSR: gizleri
| FY:
| ELSMEVET: göklerdeki
| VELÊRŽ: ve yerdeki
| ÎNH: şüphesiz o
| KEN:
| ĞFVRE: çok bağışlayandır
| RḪYME: çok esirgeyendir
| (25:6)|VGELVE: ve dediler ki
| MEL: ne oluyor ki?
| HZ̃E: bu
| ELRSVL: elçiye
| YÊKL: yiyor
| ELŦAEM: yemek
| VYMŞY: ve geziyor
| FY:
| ELÊSVEG: çarşılarda
| LVLE: değil mi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ÎLYH: ona
| MLK: bir melek
| FYKVN: olsun
| MAH: kendisiyle beraber
| NZ̃YRE: uyarıcı
| (25:7)

| MEL: ne oluyor ki?
| HZ̃E: bu
| ELRSVL: elçiye
| YÊKL: yiyor
| ELŦAEM: yemek
| VYMŞY: ve geziyor
| FY:
| ELÊSVEG: çarşılarda
| LVLE: değil mi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ÎLYH: ona
| MLK: bir melek
| FYKVN: olsun
| MAH: kendisiyle beraber
| NZ̃YRE: uyarıcı
| (25:7)|ÊV: yahut değil mi?
| YLG: atılmalı
| ÎLYH: üstüne
| KNZ: bir hazine
| ÊV: yahut
| TKVN: olmalı değil mi?
| LH: kendisinin
| CNT: bir bahçesi
| YÊKL: yiyeceği
| MNHE: ondan (ürününden)
| VGEL: ve dediler ki
| ELƵELMVN: zalimler
| ÎN:
| TTBAVN: siz uymuyorsunuz
| ÎLE: başkasına
| RCLE: bir adam(dan)
| MSḪVRE: büyülenmiş
| (25:8)

| YLG: atılmalı
| ÎLYH: üstüne
| KNZ: bir hazine
| ÊV: yahut
| TKVN: olmalı değil mi?
| LH: kendisinin
| CNT: bir bahçesi
| YÊKL: yiyeceği
| MNHE: ondan (ürününden)
| VGEL: ve dediler ki
| ELƵELMVN: zalimler
| ÎN:
| TTBAVN: siz uymuyorsunuz
| ÎLE: başkasına
| RCLE: bir adam(dan)
| MSḪVRE: büyülenmiş
| (25:8)|ENƵR: bak
| KYF: nasıl
| ŽRBVE: misal verdiler
| LK: senin için
| ELÊMS̃EL: benzetmelerle
| FŽLVE: saptılar
| FLE: artık
| YSTŦYAVN: bulamazlar
| SBYLE: yolu
| (25:9)

| KYF: nasıl
| ŽRBVE: misal verdiler
| LK: senin için
| ELÊMS̃EL: benzetmelerle
| FŽLVE: saptılar
| FLE: artık
| YSTŦYAVN: bulamazlar
| SBYLE: yolu
| (25:9)|TBERK: yücedir
| ELZ̃Y: O ki
| ÎN: eğer
| ŞEÙ: dilerse
| CAL: verir
| LK: sana
| ḢYRE: daha hayırlısını
| MN: -ndan
| Z̃LK: bu-
| CNET: bahçeler
| TCRY: akan
| MN: -ndan
| TḪTHE: altları-
| ELÊNHER: ırmaklar
| VYCAL: ve yapar
| LK: senin için
| GṦVRE: saraylar
| (25:10)

| ELZ̃Y: O ki
| ÎN: eğer
| ŞEÙ: dilerse
| CAL: verir
| LK: sana
| ḢYRE: daha hayırlısını
| MN: -ndan
| Z̃LK: bu-
| CNET: bahçeler
| TCRY: akan
| MN: -ndan
| TḪTHE: altları-
| ELÊNHER: ırmaklar
| VYCAL: ve yapar
| LK: senin için
| GṦVRE: saraylar
| (25:10)|BL: bilakis
| KZ̃BVE: onlar yalanladılar
| BELSEAT: (duruşma) sa'atini
| VÊATD̃NE: ve biz hazırlamışızdır
| LMN: kimselere
| KZ̃B: yalanlayan
| BELSEAT: sa'ati
| SAYRE: alevli bir ateş
| (25:11)

| KZ̃BVE: onlar yalanladılar
| BELSEAT: (duruşma) sa'atini
| VÊATD̃NE: ve biz hazırlamışızdır
| LMN: kimselere
| KZ̃B: yalanlayan
| BELSEAT: sa'ati
| SAYRE: alevli bir ateş
| (25:11)|ÎZ̃E: ne zaman ki
| RÊTHM: onları görünce
| MN:
| MKEN: bir yerden
| BAYD̃: uzak
| SMAVE: onlar işitirler
| LHE: bunun
| TĞYƵE: öfkesini
| VZFYRE: ve homurtusunu
| (25:12)

| RÊTHM: onları görünce
| MN:
| MKEN: bir yerden
| BAYD̃: uzak
| SMAVE: onlar işitirler
| LHE: bunun
| TĞYƵE: öfkesini
| VZFYRE: ve homurtusunu
| (25:12)|VÎZ̃E: ve zaman
| ÊLGVE: atıldıkları
| MNHE: onun
| MKENE: bir yerine
| ŽYGE: dar
| MGRNYN: bağlı olarak
| D̃AVE: çağırırlar
| HNELK: orada
| S̃BVRE: helâki
| (25:13)

| ÊLGVE: atıldıkları
| MNHE: onun
| MKENE: bir yerine
| ŽYGE: dar
| MGRNYN: bağlı olarak
| D̃AVE: çağırırlar
| HNELK: orada
| S̃BVRE: helâki
| (25:13)|LE:
| TD̃AVE: çağırmayın
| ELYVM: bugün
| S̃BVRE: helâki
| VEḪD̃E: bir tek
| VED̃AVE: çağırın
| S̃BVRE: helâki
| KS̃YRE: birçok
| (25:14)

| TD̃AVE: çağırmayın
| ELYVM: bugün
| S̃BVRE: helâki
| VEḪD̃E: bir tek
| VED̃AVE: çağırın
| S̃BVRE: helâki
| KS̃YRE: birçok
| (25:14)|GL: de ki
| ÊZ̃LK: bu mu?
| ḢYR: daha iyi
| ÊM: yoksa
| CNT: cennet (mi?)
| ELḢLD̃: ebedi
| ELTY:
| VAD̃: va'dedilen
| ELMTGVN: muttakilere
| KENT: olan
| LHM: onlar için
| CZEÙ: mükafat
| VMṦYRE: ve varış yeri
| (25:15)

| ÊZ̃LK: bu mu?
| ḢYR: daha iyi
| ÊM: yoksa
| CNT: cennet (mi?)
| ELḢLD̃: ebedi
| ELTY:
| VAD̃: va'dedilen
| ELMTGVN: muttakilere
| KENT: olan
| LHM: onlar için
| CZEÙ: mükafat
| VMṦYRE: ve varış yeri
| (25:15)|LHM: onlara vardır
| FYHE: orada
| ME: ne
| YŞEÙVN: istiyorlarsa
| ḢELD̃YN: ve sürekli kalırlar
| KEN: bu
| AL: üzerine
| RBK: Rabbinin
| VAD̃E: bir va'didir
| MSÙVLE: sorumluluk gerektiren
| (25:16)

| FYHE: orada
| ME: ne
| YŞEÙVN: istiyorlarsa
| ḢELD̃YN: ve sürekli kalırlar
| KEN: bu
| AL: üzerine
| RBK: Rabbinin
| VAD̃E: bir va'didir
| MSÙVLE: sorumluluk gerektiren
| (25:16)|VYVM: ve gün
| YḪŞRHM: onları toplayacağı
| VME: şeyleri
| YABD̃VN: taptıkları
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| FYGVL: der ki
| ÊÊNTM: siz mi?
| ÊŽLLTM: saptırdınız
| ABED̃Y: kullarımı
| HÙLEÙ: bu
| ÊM: yoksa
| HM: kendileri (mi)
| ŽLVE: sapıttılar
| ELSBYL: yolu
| (25:17)

| YḪŞRHM: onları toplayacağı
| VME: şeyleri
| YABD̃VN: taptıkları
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| FYGVL: der ki
| ÊÊNTM: siz mi?
| ÊŽLLTM: saptırdınız
| ABED̃Y: kullarımı
| HÙLEÙ: bu
| ÊM: yoksa
| HM: kendileri (mi)
| ŽLVE: sapıttılar
| ELSBYL: yolu
| (25:17)|GELVE: derler ki
| SBḪENK: senin şanın yücedir
| ME:
| KEN: değildi
| YNBĞY: yaraşır
| LNE: bize
| ÊN:
| NTḢZ̃: edinmek
| MN:
| D̃VNK: senden başka
| MN:
| ÊVLYEÙ: veliler
| VLKN: fakat
| MTATHM: sen onları ni'metlendirdin
| V ËBEÙHM: ve atalarını
| ḪT: kadar
| NSVE: unutuncaya
| ELZ̃KR: anmayı
| VKENVE: ve oldular
| GVME: bir topluluk
| BVRE: helaki hak eden
| (25:18)

| SBḪENK: senin şanın yücedir
| ME:
| KEN: değildi
| YNBĞY: yaraşır
| LNE: bize
| ÊN:
| NTḢZ̃: edinmek
| MN:
| D̃VNK: senden başka
| MN:
| ÊVLYEÙ: veliler
| VLKN: fakat
| MTATHM: sen onları ni'metlendirdin
| V ËBEÙHM: ve atalarını
| ḪT: kadar
| NSVE: unutuncaya
| ELZ̃KR: anmayı
| VKENVE: ve oldular
| GVME: bir topluluk
| BVRE: helaki hak eden
| (25:18)|FGD̃: işte
| KZ̃BVKM: sizi yalanladılar
| BME: şeyler
| TGVLVN: dedikleriniz
| FME: artık
| TSTŦYAVN: gücünüz yetmez
| ṦRFE: (azabı) geri çevirmeğe
| VLE: ne de
| NṦRE: yardım bulabilirsiniz
| VMN: ve kim
| YƵLM: zulmederse
| MNKM: sizden
| NZ̃GH: ona taddırırız
| AZ̃EBE: bir azab
| KBYRE: büyük
| (25:19)

| KZ̃BVKM: sizi yalanladılar
| BME: şeyler
| TGVLVN: dedikleriniz
| FME: artık
| TSTŦYAVN: gücünüz yetmez
| ṦRFE: (azabı) geri çevirmeğe
| VLE: ne de
| NṦRE: yardım bulabilirsiniz
| VMN: ve kim
| YƵLM: zulmederse
| MNKM: sizden
| NZ̃GH: ona taddırırız
| AZ̃EBE: bir azab
| KBYRE: büyük
| (25:19)|VME: ve
| ÊRSLNE: göndermedik
| GBLK: senden önce
| MN: -den
| ELMRSLYN: elçiler-
| ÎLE: başkasını
| ÎNHM: şüphesiz onlar
| LYÊKLVN: yerlerdi
| ELŦAEM: yemek
| VYMŞVN: ve gezerlerdi
| FY:
| ELÊSVEG: çarşılarda
| VCALNE: ve biz yaptık
| BAŽKM: kiminizi
| LBAŽ: kiminiz için
| FTNT: bir sınav
| ÊTṦBRVN: sabrediyor musunuz?
| VKEN: ve
| RBK: Rabbin
| BṦYRE: (herşeyi) görendir
| (25:20)

| ÊRSLNE: göndermedik
| GBLK: senden önce
| MN: -den
| ELMRSLYN: elçiler-
| ÎLE: başkasını
| ÎNHM: şüphesiz onlar
| LYÊKLVN: yerlerdi
| ELŦAEM: yemek
| VYMŞVN: ve gezerlerdi
| FY:
| ELÊSVEG: çarşılarda
| VCALNE: ve biz yaptık
| BAŽKM: kiminizi
| LBAŽ: kiminiz için
| FTNT: bir sınav
| ÊTṦBRVN: sabrediyor musunuz?
| VKEN: ve
| RBK: Rabbin
| BṦYRE: (herşeyi) görendir
| (25:20)|VGEL: ve dedi(ler)
| ELZ̃YN: kimseler
| LE:
| YRCVN: ummayan(lar)
| LGEÙNE: bizimle karşılaşmayı
| LVLE: değil mi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ALYNE: bize
| ELMLEÙKT: melekler
| ÊV: yahut
| NR: görmeliydik
| RBNE: Rabbimizi
| LGD̃: andolsun ki
| ESTKBRVE: onlar büyüklük tasladılar
| FY: içlerinde
| ÊNFSHM: kendi
| VATVE: ve haddi aştılar
| ATVE: bir azgınlıkla
| KBYRE: büyük
| (25:21)

| ELZ̃YN: kimseler
| LE:
| YRCVN: ummayan(lar)
| LGEÙNE: bizimle karşılaşmayı
| LVLE: değil mi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ALYNE: bize
| ELMLEÙKT: melekler
| ÊV: yahut
| NR: görmeliydik
| RBNE: Rabbimizi
| LGD̃: andolsun ki
| ESTKBRVE: onlar büyüklük tasladılar
| FY: içlerinde
| ÊNFSHM: kendi
| VATVE: ve haddi aştılar
| ATVE: bir azgınlıkla
| KBYRE: büyük
| (25:21)|YVM: gün
| YRVN: gördükleri
| ELMLEÙKT: melekleri
| LE: yoktur
| BŞR: müjde
| YVMÙZ̃: işte o gün
| LLMCRMYN: suçlulara
| VYGVLVN: ve onlar derler
| ḪCRE: yasaktır
| MḪCVRE: yasaklanmıştır
| (25:22)

| YRVN: gördükleri
| ELMLEÙKT: melekleri
| LE: yoktur
| BŞR: müjde
| YVMÙZ̃: işte o gün
| LLMCRMYN: suçlulara
| VYGVLVN: ve onlar derler
| ḪCRE: yasaktır
| MḪCVRE: yasaklanmıştır
| (25:22)|VGD̃MNE: önüne geçiririz
| ÎL:
| ME: şeyi
| AMLVE: yaptıkları
| MN: her
| AML: işin
| FCALNEH: ve onu getiririrz
| HBEÙ: toz zerreleri haline
| MNS̃VRE: saçılmış
| (25:23)

| ÎL:
| ME: şeyi
| AMLVE: yaptıkları
| MN: her
| AML: işin
| FCALNEH: ve onu getiririrz
| HBEÙ: toz zerreleri haline
| MNS̃VRE: saçılmış
| (25:23)|ÊṦḪEB: halkının
| ELCNT: cennet
| YVMÙZ̃: o gün
| ḢYR: daha iyidir
| MSTGRE: kalacakları yer
| VÊḪSN: ve daha güzeldir
| MGYLE: dinlenecekleri yer
| (25:24)

| ELCNT: cennet
| YVMÙZ̃: o gün
| ḢYR: daha iyidir
| MSTGRE: kalacakları yer
| VÊḪSN: ve daha güzeldir
| MGYLE: dinlenecekleri yer
| (25:24)|VYVM: ve gün
| TŞGG: parçalandığı
| ELSMEÙ: göğün
| BELĞMEM: bulutları
| VNZL: ve indirildiği
| ELMLEÙKT: meleklerin
| TNZYLE: bir indirilişle
| (25:25)

| TŞGG: parçalandığı
| ELSMEÙ: göğün
| BELĞMEM: bulutları
| VNZL: ve indirildiği
| ELMLEÙKT: meleklerin
| TNZYLE: bir indirilişle
| (25:25)|ELMLK: mülk
| YVMÙZ̃: o gün
| ELḪG: gerçek
| LLRḪMN: Rahmanın'dır
| VKEN: ve
| YVME: bir gündür
| AL: için
| ELKEFRYN: kafirler
| ASYRE: çetin
| (25:26)

| YVMÙZ̃: o gün
| ELḪG: gerçek
| LLRḪMN: Rahmanın'dır
| VKEN: ve
| YVME: bir gündür
| AL: için
| ELKEFRYN: kafirler
| ASYRE: çetin
| (25:26)|VYVM: ve o gün
| YAŽ: ısırır
| ELƵELM: zalim
| AL:
| YD̃YH: ellerini
| YGVL: der
| YE: EY/HEY/AH
| LYTNY: keşke ben
| ETḢZ̃T: ben edineydim
| MA: beraber
| ELRSVL: elçiyle
| SBYLE: bir yol
| (25:27)

| YAŽ: ısırır
| ELƵELM: zalim
| AL:
| YD̃YH: ellerini
| YGVL: der
| YE: EY/HEY/AH
| LYTNY: keşke ben
| ETḢZ̃T: ben edineydim
| MA: beraber
| ELRSVL: elçiyle
| SBYLE: bir yol
| (25:27)|YE: EY/HEY/AH
| VYLT: vah bana
| LYTNY: keşke ben
| LM:
| ÊTḢZ̃: ben tutmasaydım
| FLENE: falanı
| ḢLYLE: dost
| (25:28)

| VYLT: vah bana
| LYTNY: keşke ben
| LM:
| ÊTḢZ̃: ben tutmasaydım
| FLENE: falanı
| ḢLYLE: dost
| (25:28)|LGD̃: gerçekten
| ÊŽLNY: o beni saptırdı
| AN: -den
| ELZ̃KR: Zikir-
| BAD̃: sonra
| ÎZ̃:
| CEÙNY: bana gelen
| VKEN: zaten
| ELŞYŦEN: şeytan
| LLÎNSEN: insan için
| ḢZ̃VLE: yüzüstü bırakandır
| (25:29)

| ÊŽLNY: o beni saptırdı
| AN: -den
| ELZ̃KR: Zikir-
| BAD̃: sonra
| ÎZ̃:
| CEÙNY: bana gelen
| VKEN: zaten
| ELŞYŦEN: şeytan
| LLÎNSEN: insan için
| ḢZ̃VLE: yüzüstü bırakandır
| (25:29)|VGEL: ve dedi ki
| ELRSVL: Elçi
| YE: EY/HEY/AH
| RB: Rabbi
| ÎN: şüphesiz
| GVMY: kavmim
| ETḢZ̃VE: bıraktılar
| HZ̃E: bu
| ELGR ËN: Kur'an'ı
| MHCVRE: terk edilmiş
| (25:30)

| ELRSVL: Elçi
| YE: EY/HEY/AH
| RB: Rabbi
| ÎN: şüphesiz
| GVMY: kavmim
| ETḢZ̃VE: bıraktılar
| HZ̃E: bu
| ELGR ËN: Kur'an'ı
| MHCVRE: terk edilmiş
| (25:30)|VKZ̃LK: ve böylece
| CALNE: biz var ettik
| LKL: her
| NBY: elçiye
| AD̃VE: bir düşman
| MN: -dan
| ELMCRMYN: suçlular-
| VKF: yeter
| BRBK: Rabbin
| HED̃YE: yol gösterici olarak
| VNṦYRE: ve yardımcı olarak
| (25:31)

| CALNE: biz var ettik
| LKL: her
| NBY: elçiye
| AD̃VE: bir düşman
| MN: -dan
| ELMCRMYN: suçlular-
| VKF: yeter
| BRBK: Rabbin
| HED̃YE: yol gösterici olarak
| VNṦYRE: ve yardımcı olarak
| (25:31)|VGEL: ve dedi(ler)
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| LVLE: değil miydi?
| NZL: indirilmeli
| ALYH: ona
| ELGR ËN: Kur'an
| CMLT: toptan
| VEḪD̃T: bir defada
| KZ̃LK: böyle yaptık
| LNS̃BT: biz sağlamlaştırmak için
| BH: onunla
| FÙED̃K: senin kalbini
| VRTLNEH: ve onu okuduk
| TRTYLE: ağır ağır
| (25:32)

| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| LVLE: değil miydi?
| NZL: indirilmeli
| ALYH: ona
| ELGR ËN: Kur'an
| CMLT: toptan
| VEḪD̃T: bir defada
| KZ̃LK: böyle yaptık
| LNS̃BT: biz sağlamlaştırmak için
| BH: onunla
| FÙED̃K: senin kalbini
| VRTLNEH: ve onu okuduk
| TRTYLE: ağır ağır
| (25:32)|VLE: ve
| YÊTVNK: sana getiremezler
| BMS̃L: hiçbir misal
| ÎLE: dışında
| CÙNEK: sana getirdiğimiz
| BELḪG: gerçeği
| VÊḪSN: ve en güzel
| TFSYRE: açıklamayı
| (25:33)

| YÊTVNK: sana getiremezler
| BMS̃L: hiçbir misal
| ÎLE: dışında
| CÙNEK: sana getirdiğimiz
| BELḪG: gerçeği
| VÊḪSN: ve en güzel
| TFSYRE: açıklamayı
| (25:33)|ELZ̃YN: olanlar
| YḪŞRVN: toplanacak
| AL: üzerine
| VCVHHM: yüzleri
| ÎL:
| CHNM: cehenneme
| ÊVLÙK: işte onlar
| ŞR: çok kötüdür
| MKENE: yerleri
| VÊŽL: ve çok sapıktır
| SBYLE: yolları
| (25:34)

| YḪŞRVN: toplanacak
| AL: üzerine
| VCVHHM: yüzleri
| ÎL:
| CHNM: cehenneme
| ÊVLÙK: işte onlar
| ŞR: çok kötüdür
| MKENE: yerleri
| VÊŽL: ve çok sapıktır
| SBYLE: yolları
| (25:34)|VLGD̃: ve andolsun
| ËTYNE: biz verdik
| MVS: Musa'ya
| ELKTEB: Kitabı
| VCALNE: ve yaptık
| MAH: kendisinin yanında
| ÊḢEH: kardeşi
| HERVN: Harun'u
| VZYRE: vezir
| (25:35)

| ËTYNE: biz verdik
| MVS: Musa'ya
| ELKTEB: Kitabı
| VCALNE: ve yaptık
| MAH: kendisinin yanında
| ÊḢEH: kardeşi
| HERVN: Harun'u
| VZYRE: vezir
| (25:35)|FGLNE: dedik ki
| EZ̃HBE: gidin
| ÎL:
| ELGVM: kavme
| ELZ̃YN: onlar ki
| KZ̃BVE: yalanlıyorlar
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| FD̃MRNEHM: ve onları yok ettik
| TD̃MYRE: yıkılışla
| (25:36)

| EZ̃HBE: gidin
| ÎL:
| ELGVM: kavme
| ELZ̃YN: onlar ki
| KZ̃BVE: yalanlıyorlar
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| FD̃MRNEHM: ve onları yok ettik
| TD̃MYRE: yıkılışla
| (25:36)|VGVM: ve kavmi
| NVḪ: Nuh
| LME: vakit
| KZ̃BVE: yalanladıkları
| ELRSL: peygamberleri
| ÊĞRGNEHM: onları boğduk
| VCALNEHM: ve onları yaptık
| LLNES: insanlara
| ËYT: bir ibret
| VÊATD̃NE: ve hazırladık
| LLƵELMYN: zalimlere
| AZ̃EBE: bir azab
| ÊLYME: acıklı
| (25:37)

| NVḪ: Nuh
| LME: vakit
| KZ̃BVE: yalanladıkları
| ELRSL: peygamberleri
| ÊĞRGNEHM: onları boğduk
| VCALNEHM: ve onları yaptık
| LLNES: insanlara
| ËYT: bir ibret
| VÊATD̃NE: ve hazırladık
| LLƵELMYN: zalimlere
| AZ̃EBE: bir azab
| ÊLYME: acıklı
| (25:37)|VAED̃E: ve Ad'ı
| VS̃MVD̃: ve Semud'u
| VÊṦḪEB: ve halkını
| ELRS: Res
| VGRVNE: ve nesilleri
| BYN: arasında
| Z̃LK: bunun
| KS̃YRE: daha birçoğunu
| (25:38)

| VS̃MVD̃: ve Semud'u
| VÊṦḪEB: ve halkını
| ELRS: Res
| VGRVNE: ve nesilleri
| BYN: arasında
| Z̃LK: bunun
| KS̃YRE: daha birçoğunu
| (25:38)|VKLE: hepsine
| ŽRBNE: getirdik
| LH: onlara
| ELÊMS̃EL: misaller
| VKLE: ve hepsini
| TBRNE: helak ettik
| TTBYRE: helakla
| (25:39)

| ŽRBNE: getirdik
| LH: onlara
| ELÊMS̃EL: misaller
| VKLE: ve hepsini
| TBRNE: helak ettik
| TTBYRE: helakla
| (25:39)|VLGD̃: ve andolsun
| ÊTVE: vardılar
| AL:
| ELGRYT: kente
| ELTY:
| ÊMŦRT: yağmura tutulan
| MŦR: yağmuruna
| ELSVÙ: bela
| ÊFLM: -mıydı?
| YKVNVE:
| YRVNHE: onu görmüyorlar-
| BL: hayır
| KENVE: onlar
| LE:
| YRCVN: ummuyorlardı
| NŞVRE: tekrar dirilip kalkmayı
| (25:40)

| ÊTVE: vardılar
| AL:
| ELGRYT: kente
| ELTY:
| ÊMŦRT: yağmura tutulan
| MŦR: yağmuruna
| ELSVÙ: bela
| ÊFLM: -mıydı?
| YKVNVE:
| YRVNHE: onu görmüyorlar-
| BL: hayır
| KENVE: onlar
| LE:
| YRCVN: ummuyorlardı
| NŞVRE: tekrar dirilip kalkmayı
| (25:40)|VÎZ̃E: ve zaman
| RÊVK: seni gördükleri
| ÎN:
| YTḢZ̃VNK: seni yapmıyorlar
| ÎLE: başka bir şey
| HZVE: eğlence konusundan
| ÊHZ̃E: bunu mu?
| ELZ̃Y:
| BAS̃: göndermiş
| ELLH: Allah
| RSVLE: elçi
| (25:41)

| RÊVK: seni gördükleri
| ÎN:
| YTḢZ̃VNK: seni yapmıyorlar
| ÎLE: başka bir şey
| HZVE: eğlence konusundan
| ÊHZ̃E: bunu mu?
| ELZ̃Y:
| BAS̃: göndermiş
| ELLH: Allah
| RSVLE: elçi
| (25:41)|ÎN:
| KED̃: nerdeyse
| LYŽLNE: bizi saptıracaktı (diyorlar)
| AN: -dan
| ËLHTNE: tanrılarımız-
| LVLE: eğer etmeseydik
| ÊN:
| ṦBRNE: biz kararlılık
| ALYHE: onda
| VSVF: ve yakında
| YALMVN: bileceklerdir
| ḪYN: zaman
| YRVN: gördükleri
| ELAZ̃EB: azabı
| MN: kimin
| ÊŽL: sapık olduğunu
| SBYLE: yolunun
| (25:42)

| KED̃: nerdeyse
| LYŽLNE: bizi saptıracaktı (diyorlar)
| AN: -dan
| ËLHTNE: tanrılarımız-
| LVLE: eğer etmeseydik
| ÊN:
| ṦBRNE: biz kararlılık
| ALYHE: onda
| VSVF: ve yakında
| YALMVN: bileceklerdir
| ḪYN: zaman
| YRVN: gördükleri
| ELAZ̃EB: azabı
| MN: kimin
| ÊŽL: sapık olduğunu
| SBYLE: yolunun
| (25:42)|ÊRÊYT: gördün mü?
| MN: kimseyi
| ETḢZ̃: edinen
| ÎLHH: tanrı
| HVEH: arzusunu
| ÊFÊNT: sen mi?
| TKVN: olacaksın
| ALYH: onun üstüne
| VKYLE: bekçi
| (25:43)

| MN: kimseyi
| ETḢZ̃: edinen
| ÎLHH: tanrı
| HVEH: arzusunu
| ÊFÊNT: sen mi?
| TKVN: olacaksın
| ALYH: onun üstüne
| VKYLE: bekçi
| (25:43)|ÊM: yoksa
| TḪSB: sanıyor musun ki?
| ÊN: gerçekten
| ÊKS̃RHM: onların çoğu
| YSMAVN: işitiyorlar
| ÊV: veya
| YAGLVN: düşünüyorlar
| ÎN: değildir
| HM: onlar
| ÎLE: ancak
| KELÊNAEM: hayvanlar gibidir
| BL: hatta
| HM: onlar
| ÊŽL: daha sapıktır
| SBYLE: yolca
| (25:44)

| TḪSB: sanıyor musun ki?
| ÊN: gerçekten
| ÊKS̃RHM: onların çoğu
| YSMAVN: işitiyorlar
| ÊV: veya
| YAGLVN: düşünüyorlar
| ÎN: değildir
| HM: onlar
| ÎLE: ancak
| KELÊNAEM: hayvanlar gibidir
| BL: hatta
| HM: onlar
| ÊŽL: daha sapıktır
| SBYLE: yolca
| (25:44)|ÊLM:
| TR: görmedin mi?
| ÎL:
| RBK: Rabbini
| KYF: nasıl?
| MD̃: uzattı
| ELƵL: gölgeyi
| VLV: ve şayet
| ŞEÙ: dileseydi
| LCALH: onu yapardı
| SEKNE: durgun
| S̃M: sonra
| CALNE: kıldık
| ELŞMS: güneşi
| ALYH: ona
| D̃LYLE: bir delil
| (25:45)

| TR: görmedin mi?
| ÎL:
| RBK: Rabbini
| KYF: nasıl?
| MD̃: uzattı
| ELƵL: gölgeyi
| VLV: ve şayet
| ŞEÙ: dileseydi
| LCALH: onu yapardı
| SEKNE: durgun
| S̃M: sonra
| CALNE: kıldık
| ELŞMS: güneşi
| ALYH: ona
| D̃LYLE: bir delil
| (25:45)|VHV: O
| ELZ̃Y: ki
| CAL: yaptı
| LKM: sizin için
| ELLYL: geceyi
| LBESE: elbise
| VELNVM: ve uykuyu
| SBETE: dinlenme
| VCAL: ve yaptı
| ELNHER: gündüzü
| NŞVRE: kalkıp çalışma zamanı
| (25:47)

| ELZ̃Y: ki
| CAL: yaptı
| LKM: sizin için
| ELLYL: geceyi
| LBESE: elbise
| VELNVM: ve uykuyu
| SBETE: dinlenme
| VCAL: ve yaptı
| ELNHER: gündüzü
| NŞVRE: kalkıp çalışma zamanı
| (25:47)|VHV: ve O
| ELZ̃Y: ki
| ÊRSL: gönderdi
| ELRYEḪ: rüzgarları
| BŞRE: müjdeci
| BYN: arasında (önünde)
| YD̃Y: ellerinin (önünde)
| RḪMTH: rahmetinin
| VÊNZLNE: ve indirdik
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| MEÙ: bir su
| ŦHVRE: tertemiz
| (25:48)

| ELZ̃Y: ki
| ÊRSL: gönderdi
| ELRYEḪ: rüzgarları
| BŞRE: müjdeci
| BYN: arasında (önünde)
| YD̃Y: ellerinin (önünde)
| RḪMTH: rahmetinin
| VÊNZLNE: ve indirdik
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| MEÙ: bir su
| ŦHVRE: tertemiz
| (25:48)|LNḪYY: diriltelim diye
| BH: onunla
| BLD̃T: bir ülkeyi
| MYTE: ölü
| VNSGYH: ve onunla sulayalım diye
| MME:
| ḢLGNE: yarattığımız
| ÊNAEME: hayvanlardan
| VÊNESY: ve insanlardan
| KS̃YRE: birçoğunu
| (25:49)

| BH: onunla
| BLD̃T: bir ülkeyi
| MYTE: ölü
| VNSGYH: ve onunla sulayalım diye
| MME:
| ḢLGNE: yarattığımız
| ÊNAEME: hayvanlardan
| VÊNESY: ve insanlardan
| KS̃YRE: birçoğunu
| (25:49)|VLGD̃: ve andolsun
| ṦRFNEH: etraflıca anlattık
| BYNHM: onların aralarında
| LYZ̃KRVE: öğüt alsınlar diye
| FÊB: ama direnmektedir
| ÊKS̃R: çoğu
| ELNES: insanların
| ÎLE: ancak
| KFVRE: inkarda
| (25:50)

| ṦRFNEH: etraflıca anlattık
| BYNHM: onların aralarında
| LYZ̃KRVE: öğüt alsınlar diye
| FÊB: ama direnmektedir
| ÊKS̃R: çoğu
| ELNES: insanların
| ÎLE: ancak
| KFVRE: inkarda
| (25:50)