25Furkân Suresi

Kuran Sırası: 25 İniş Sırası: 42

Kırık Meal (Arapça) Meali
|تَبَارَكَ: pek kutludur | الَّذِي: | نَزَّلَ: indiren | الْفُرْقَانَ: Furkanı | عَلَىٰ: üzerine | عَبْدِهِ: kulu | لِيَكُونَ: olması için | لِلْعَالَمِينَ: alemlere | نَذِيرًا: uyarıcı | (25:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِي: öyle ki | لَهُ: O'nundur | مُلْكُ: mülkü | السَّمَاوَاتِ: göklerin | وَالْأَرْضِ: ve yerin | وَلَمْ: ve | يَتَّخِذْ: O edinmemiştir | وَلَدًا: bir çocuk | وَلَمْ: ve | يَكُنْ: yoktur | لَهُ: O'nun | شَرِيكٌ: ortağı | فِي: | الْمُلْكِ: mülkünde | وَخَلَقَ: ve yaratmıştır | كُلَّ: her | شَيْءٍ: şeyi | فَقَدَّرَهُ: ve takdir etmiştir ona | تَقْدِيرًا: ölçü biçim ve düzen | (25:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاتَّخَذُوا: ve edindiler | مِنْ: | دُونِهِ: O'ndan ayrı olarak | الِهَةً: birtakım tanrılar | لَا: | يَخْلُقُونَ: yaratmayan | شَيْئًا: hiçbir şey | وَهُمْ: ve kendileri | يُخْلَقُونَ: yaratılan | وَلَا: ve | يَمْلِكُونَ: güçleri yetmeyen | لِأَنْفُسِهِمْ: kendilerine dahi | ضَرًّا: zarar vermeye | وَلَا: ne de | نَفْعًا: yarar vermeye | وَلَا: ve | يَمْلِكُونَ: güçleri yetmeyen | مَوْتًا: öldüremeye | وَلَا: ne de | حَيَاةً: yaşatamaya | وَلَا: ve ne de | نُشُورًا: (ölüleri diriltip) kaldıramaya | (25:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi ki | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | إِنْ: değildir | هَٰذَا: bu | إِلَّا: başka bir şey | إِفْكٌ: yalandan | افْتَرَاهُ: onu uydurdu | وَأَعَانَهُ: ve yardım etti | عَلَيْهِ: kendisine | قَوْمٌ: bir topluluk | اخَرُونَ: başka | فَقَدْ: böylece | جَاءُوا: vardılar | ظُلْمًا: kesin bir haksızlığa | وَزُورًا: ve iftiraya | (25:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالُوا: ve dediler | أَسَاطِيرُ: masalları | الْأَوَّلِينَ: evvelkilerin | اكْتَتَبَهَا: onları yazmış | فَهِيَ: onlar | تُمْلَىٰ: yazdırılıyor | عَلَيْهِ: kendisine | بُكْرَةً: sabah | وَأَصِيلًا: ve akşam | (25:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلْ: de ki | أَنْزَلَهُ: onu indirdi | الَّذِي: | يَعْلَمُ: bilen | السِّرَّ: gizleri | فِي: | السَّمَاوَاتِ: göklerdeki | وَالْأَرْضِ: ve yerdeki | إِنَّهُ: şüphesiz o | كَانَ: | غَفُورًا: çok bağışlayandır | رَحِيمًا: çok esirgeyendir | (25:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالُوا: ve dediler ki | مَالِ: ne oluyor ki? | هَٰذَا: bu | الرَّسُولِ: elçiye | يَأْكُلُ: yiyor | الطَّعَامَ: yemek | وَيَمْشِي: ve geziyor | فِي: | الْأَسْوَاقِ: çarşılarda | لَوْلَا: değil mi? | أُنْزِلَ: indirilmeli | إِلَيْهِ: ona | مَلَكٌ: bir melek | فَيَكُونَ: olsun | مَعَهُ: kendisiyle beraber | نَذِيرًا: uyarıcı | (25:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَوْ: yahut değil mi? | يُلْقَىٰ: atılmalı | إِلَيْهِ: üstüne | كَنْزٌ: bir hazine | أَوْ: yahut | تَكُونُ: olmalı değil mi? | لَهُ: kendisinin | جَنَّةٌ: bir bahçesi | يَأْكُلُ: yiyeceği | مِنْهَا: ondan (ürününden) | وَقَالَ: ve dediler ki | الظَّالِمُونَ: zalimler | إِنْ: | تَتَّبِعُونَ: siz uymuyorsunuz | إِلَّا: başkasına | رَجُلًا: bir adam(dan) | مَسْحُورًا: büyülenmiş | (25:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|انْظُرْ: bak | كَيْفَ: nasıl | ضَرَبُوا: misal verdiler | لَكَ: senin için | الْأَمْثَالَ: benzetmelerle | فَضَلُّوا: saptılar | فَلَا: artık | يَسْتَطِيعُونَ: bulamazlar | سَبِيلًا: yolu | (25:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|تَبَارَكَ: yücedir | الَّذِي: O ki | إِنْ: eğer | شَاءَ: dilerse | جَعَلَ: verir | لَكَ: sana | خَيْرًا: daha hayırlısını | مِنْ: -ndan | ذَٰلِكَ: bu- | جَنَّاتٍ: bahçeler | تَجْرِي: akan | مِنْ: -ndan | تَحْتِهَا: altları- | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | وَيَجْعَلْ: ve yapar | لَكَ: senin için | قُصُورًا: saraylar | (25:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|بَلْ: bilakis | كَذَّبُوا: onlar yalanladılar | بِالسَّاعَةِ: (duruşma) sa'atini | وَأَعْتَدْنَا: ve biz hazırlamışızdır | لِمَنْ: kimselere | كَذَّبَ: yalanlayan | بِالسَّاعَةِ: sa'ati | سَعِيرًا: alevli bir ateş | (25:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِذَا: ne zaman ki | رَأَتْهُمْ: onları görünce | مِنْ: | مَكَانٍ: bir yerden | بَعِيدٍ: uzak | سَمِعُوا: onlar işitirler | لَهَا: bunun | تَغَيُّظًا: öfkesini | وَزَفِيرًا: ve homurtusunu | (25:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذَا: ve zaman | أُلْقُوا: atıldıkları | مِنْهَا: onun | مَكَانًا: bir yerine | ضَيِّقًا: dar | مُقَرَّنِينَ: bağlı olarak | دَعَوْا: çağırırlar | هُنَالِكَ: orada | ثُبُورًا: helâki | (25:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَا: | تَدْعُوا: çağırmayın | الْيَوْمَ: bugün | ثُبُورًا: helâki | وَاحِدًا: bir tek | وَادْعُوا: çağırın | ثُبُورًا: helâki | كَثِيرًا: birçok | (25:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلْ: de ki | أَذَٰلِكَ: bu mu? | خَيْرٌ: daha iyi | أَمْ: yoksa | جَنَّةُ: cennet (mi?) | الْخُلْدِ: ebedi | الَّتِي: | وُعِدَ: va'dedilen | الْمُتَّقُونَ: muttakilere | كَانَتْ: olan | لَهُمْ: onlar için | جَزَاءً: mükafat | وَمَصِيرًا: ve varış yeri | (25:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَهُمْ: onlara vardır | فِيهَا: orada | مَا: ne | يَشَاءُونَ: istiyorlarsa | خَالِدِينَ: ve sürekli kalırlar | كَانَ: bu | عَلَىٰ: üzerine | رَبِّكَ: Rabbinin | وَعْدًا: bir va'didir | مَسْئُولًا: sorumluluk gerektiren | (25:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَيَوْمَ: ve gün | يَحْشُرُهُمْ: onları toplayacağı | وَمَا: şeyleri | يَعْبُدُونَ: taptıkları | مِنْ: | دُونِ: başka | اللَّهِ: Allah'tan | فَيَقُولُ: der ki | أَأَنْتُمْ: siz mi? | أَضْلَلْتُمْ: saptırdınız | عِبَادِي: kullarımı | هَٰؤُلَاءِ: bu | أَمْ: yoksa | هُمْ: kendileri (mi) | ضَلُّوا: sapıttılar | السَّبِيلَ: yolu | (25:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: derler ki | سُبْحَانَكَ: senin şanın yücedir | مَا: | كَانَ: değildi | يَنْبَغِي: yaraşır | لَنَا: bize | أَنْ: | نَتَّخِذَ: edinmek | مِنْ: | دُونِكَ: senden başka | مِنْ: | أَوْلِيَاءَ: veliler | وَلَٰكِنْ: fakat | مَتَّعْتَهُمْ: sen onları ni'metlendirdin | وَابَاءَهُمْ: ve atalarını | حَتَّىٰ: kadar | نَسُوا: unutuncaya | الذِّكْرَ: anmayı | وَكَانُوا: ve oldular | قَوْمًا: bir topluluk | بُورًا: helaki hak eden | (25:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَقَدْ: işte | كَذَّبُوكُمْ: sizi yalanladılar | بِمَا: şeyler | تَقُولُونَ: dedikleriniz | فَمَا: artık | تَسْتَطِيعُونَ: gücünüz yetmez | صَرْفًا: (azabı) geri çevirmeğe | وَلَا: ne de | نَصْرًا: yardım bulabilirsiniz | وَمَنْ: ve kim | يَظْلِمْ: zulmederse | مِنْكُمْ: sizden | نُذِقْهُ: ona taddırırız | عَذَابًا: bir azab | كَبِيرًا: büyük | (25:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمَا: ve | أَرْسَلْنَا: göndermedik | قَبْلَكَ: senden önce | مِنَ: -den | الْمُرْسَلِينَ: elçiler- | إِلَّا: başkasını | إِنَّهُمْ: şüphesiz onlar | لَيَأْكُلُونَ: yerlerdi | الطَّعَامَ: yemek | وَيَمْشُونَ: ve gezerlerdi | فِي: | الْأَسْوَاقِ: çarşılarda | وَجَعَلْنَا: ve biz yaptık | بَعْضَكُمْ: kiminizi | لِبَعْضٍ: kiminiz için | فِتْنَةً: bir sınav | أَتَصْبِرُونَ: sabrediyor musunuz? | وَكَانَ: ve | رَبُّكَ: Rabbin | بَصِيرًا: (herşeyi) görendir | (25:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi(ler) | الَّذِينَ: kimseler | لَا: | يَرْجُونَ: ummayan(lar) | لِقَاءَنَا: bizimle karşılaşmayı | لَوْلَا: değil mi? | أُنْزِلَ: indirilmeli | عَلَيْنَا: bize | الْمَلَائِكَةُ: melekler | أَوْ: yahut | نَرَىٰ: görmeliydik | رَبَّنَا: Rabbimizi | لَقَدِ: andolsun ki | اسْتَكْبَرُوا: onlar büyüklük tasladılar | فِي: içlerinde | أَنْفُسِهِمْ: kendi | وَعَتَوْا: ve haddi aştılar | عُتُوًّا: bir azgınlıkla | كَبِيرًا: büyük | (25:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَوْمَ: gün | يَرَوْنَ: gördükleri | الْمَلَائِكَةَ: melekleri | لَا: yoktur | بُشْرَىٰ: müjde | يَوْمَئِذٍ: işte o gün | لِلْمُجْرِمِينَ: suçlulara | وَيَقُولُونَ: ve onlar derler | حِجْرًا: yasaktır | مَحْجُورًا: yasaklanmıştır | (25:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَدِمْنَا: önüne geçiririz | إِلَىٰ: | مَا: şeyi | عَمِلُوا: yaptıkları | مِنْ: her | عَمَلٍ: işin | فَجَعَلْنَاهُ: ve onu getiririrz | هَبَاءً: toz zerreleri haline | مَنْثُورًا: saçılmış | (25:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَصْحَابُ: halkının | الْجَنَّةِ: cennet | يَوْمَئِذٍ: o gün | خَيْرٌ: daha iyidir | مُسْتَقَرًّا: kalacakları yer | وَأَحْسَنُ: ve daha güzeldir | مَقِيلًا: dinlenecekleri yer | (25:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَيَوْمَ: ve gün | تَشَقَّقُ: parçalandığı | السَّمَاءُ: göğün | بِالْغَمَامِ: bulutları | وَنُزِّلَ: ve indirildiği | الْمَلَائِكَةُ: meleklerin | تَنْزِيلًا: bir indirilişle | (25:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الْمُلْكُ: mülk | يَوْمَئِذٍ: o gün | الْحَقُّ: gerçek | لِلرَّحْمَٰنِ: Rahmanın'dır | وَكَانَ: ve | يَوْمًا: bir gündür | عَلَى: için | الْكَافِرِينَ: kafirler | عَسِيرًا: çetin | (25:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَيَوْمَ: ve o gün | يَعَضُّ: ısırır | الظَّالِمُ: zalim | عَلَىٰ: | يَدَيْهِ: ellerini | يَقُولُ: der | يَا: EY/HEY/AH | لَيْتَنِي: keşke ben | اتَّخَذْتُ: ben edineydim | مَعَ: beraber | الرَّسُولِ: elçiyle | سَبِيلًا: bir yol | (25:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | وَيْلَتَىٰ: vah bana | لَيْتَنِي: keşke ben | لَمْ: | أَتَّخِذْ: ben tutmasaydım | فُلَانًا: falanı | خَلِيلًا: dost | (25:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَقَدْ: gerçekten | أَضَلَّنِي: o beni saptırdı | عَنِ: -den | الذِّكْرِ: Zikir- | بَعْدَ: sonra | إِذْ: | جَاءَنِي: bana gelen | وَكَانَ: zaten | الشَّيْطَانُ: şeytan | لِلْإِنْسَانِ: insan için | خَذُولًا: yüzüstü bırakandır | (25:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi ki | الرَّسُولُ: Elçi | يَا: EY/HEY/AH | رَبِّ: Rabbi | إِنَّ: şüphesiz | قَوْمِي: kavmim | اتَّخَذُوا: bıraktılar | هَٰذَا: bu | الْقُرْانَ: Kur'an'ı | مَهْجُورًا: terk edilmiş | (25:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَكَذَٰلِكَ: ve böylece | جَعَلْنَا: biz var ettik | لِكُلِّ: her | نَبِيٍّ: elçiye | عَدُوًّا: bir düşman | مِنَ: -dan | الْمُجْرِمِينَ: suçlular- | وَكَفَىٰ: yeter | بِرَبِّكَ: Rabbin | هَادِيًا: yol gösterici olarak | وَنَصِيرًا: ve yardımcı olarak | (25:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi(ler) | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | لَوْلَا: değil miydi? | نُزِّلَ: indirilmeli | عَلَيْهِ: ona | الْقُرْانُ: Kur'an | جُمْلَةً: toptan | وَاحِدَةً: bir defada | كَذَٰلِكَ: böyle yaptık | لِنُثَبِّتَ: biz sağlamlaştırmak için | بِهِ: onunla | فُؤَادَكَ: senin kalbini | وَرَتَّلْنَاهُ: ve onu okuduk | تَرْتِيلًا: ağır ağır | (25:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَا: ve | يَأْتُونَكَ: sana getiremezler | بِمَثَلٍ: hiçbir misal | إِلَّا: dışında | جِئْنَاكَ: sana getirdiğimiz | بِالْحَقِّ: gerçeği | وَأَحْسَنَ: ve en güzel | تَفْسِيرًا: açıklamayı | (25:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: olanlar | يُحْشَرُونَ: toplanacak | عَلَىٰ: üzerine | وُجُوهِهِمْ: yüzleri | إِلَىٰ: | جَهَنَّمَ: cehenneme | أُولَٰئِكَ: işte onlar | شَرٌّ: çok kötüdür | مَكَانًا: yerleri | وَأَضَلُّ: ve çok sapıktır | سَبِيلًا: yolları | (25:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَقَدْ: ve andolsun | اتَيْنَا: biz verdik | مُوسَى: Musa'ya | الْكِتَابَ: Kitabı | وَجَعَلْنَا: ve yaptık | مَعَهُ: kendisinin yanında | أَخَاهُ: kardeşi | هَارُونَ: Harun'u | وَزِيرًا: vezir | (25:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَقُلْنَا: dedik ki | اذْهَبَا: gidin | إِلَى: | الْقَوْمِ: kavme | الَّذِينَ: onlar ki | كَذَّبُوا: yalanlıyorlar | بِايَاتِنَا: ayetlerimizi | فَدَمَّرْنَاهُمْ: ve onları yok ettik | تَدْمِيرًا: yıkılışla | (25:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَوْمَ: ve kavmi | نُوحٍ: Nuh | لَمَّا: vakit | كَذَّبُوا: yalanladıkları | الرُّسُلَ: peygamberleri | أَغْرَقْنَاهُمْ: onları boğduk | وَجَعَلْنَاهُمْ: ve onları yaptık | لِلنَّاسِ: insanlara | ايَةً: bir ibret | وَأَعْتَدْنَا: ve hazırladık | لِلظَّالِمِينَ: zalimlere | عَذَابًا: bir azab | أَلِيمًا: acıklı | (25:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَعَادًا: ve Ad'ı | وَثَمُودَ: ve Semud'u | وَأَصْحَابَ: ve halkını | الرَّسِّ: Res | وَقُرُونًا: ve nesilleri | بَيْنَ: arasında | ذَٰلِكَ: bunun | كَثِيرًا: daha birçoğunu | (25:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَكُلًّا: hepsine | ضَرَبْنَا: getirdik | لَهُ: onlara | الْأَمْثَالَ: misaller | وَكُلًّا: ve hepsini | تَبَّرْنَا: helak ettik | تَتْبِيرًا: helakla | (25:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَقَدْ: ve andolsun | أَتَوْا: vardılar | عَلَى: | الْقَرْيَةِ: kente | الَّتِي: | أُمْطِرَتْ: yağmura tutulan | مَطَرَ: yağmuruna | السَّوْءِ: bela | أَفَلَمْ: -mıydı? | يَكُونُوا: | يَرَوْنَهَا: onu görmüyorlar- | بَلْ: hayır | كَانُوا: onlar | لَا: | يَرْجُونَ: ummuyorlardı | نُشُورًا: tekrar dirilip kalkmayı | (25:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذَا: ve zaman | رَأَوْكَ: seni gördükleri | إِنْ: | يَتَّخِذُونَكَ: seni yapmıyorlar | إِلَّا: başka bir şey | هُزُوًا: eğlence konusundan | أَهَٰذَا: bunu mu? | الَّذِي: | بَعَثَ: göndermiş | اللَّهُ: Allah | رَسُولًا: elçi | (25:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنْ: | كَادَ: nerdeyse | لَيُضِلُّنَا: bizi saptıracaktı (diyorlar) | عَنْ: -dan | الِهَتِنَا: tanrılarımız- | لَوْلَا: eğer etmeseydik | أَنْ: | صَبَرْنَا: biz kararlılık | عَلَيْهَا: onda | وَسَوْفَ: ve yakında | يَعْلَمُونَ: bileceklerdir | حِينَ: zaman | يَرَوْنَ: gördükleri | الْعَذَابَ: azabı | مَنْ: kimin | أَضَلُّ: sapık olduğunu | سَبِيلًا: yolunun | (25:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَرَأَيْتَ: gördün mü? | مَنِ: kimseyi | اتَّخَذَ: edinen | إِلَٰهَهُ: tanrı | هَوَاهُ: arzusunu | أَفَأَنْتَ: sen mi? | تَكُونُ: olacaksın | عَلَيْهِ: onun üstüne | وَكِيلًا: bekçi | (25:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَمْ: yoksa | تَحْسَبُ: sanıyor musun ki? | أَنَّ: gerçekten | أَكْثَرَهُمْ: onların çoğu | يَسْمَعُونَ: işitiyorlar | أَوْ: veya | يَعْقِلُونَ: düşünüyorlar | إِنْ: değildir | هُمْ: onlar | إِلَّا: ancak | كَالْأَنْعَامِ: hayvanlar gibidir | بَلْ: hatta | هُمْ: onlar | أَضَلُّ: daha sapıktır | سَبِيلًا: yolca | (25:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَلَمْ: | تَرَ: görmedin mi? | إِلَىٰ: | رَبِّكَ: Rabbini | كَيْفَ: nasıl? | مَدَّ: uzattı | الظِّلَّ: gölgeyi | وَلَوْ: ve şayet | شَاءَ: dileseydi | لَجَعَلَهُ: onu yapardı | سَاكِنًا: durgun | ثُمَّ: sonra | جَعَلْنَا: kıldık | الشَّمْسَ: güneşi | عَلَيْهِ: ona | دَلِيلًا: bir delil | (25:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ثُمَّ: sonra | قَبَضْنَاهُ: çekip aldık | إِلَيْنَا: kendimize | قَبْضًا: yavaş yavaş | يَسِيرًا: kolayca | (25:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَهُوَ: O | الَّذِي: ki | جَعَلَ: yaptı | لَكُمُ: sizin için | اللَّيْلَ: geceyi | لِبَاسًا: elbise | وَالنَّوْمَ: ve uykuyu | سُبَاتًا: dinlenme | وَجَعَلَ: ve yaptı | النَّهَارَ: gündüzü | نُشُورًا: kalkıp çalışma zamanı | (25:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَهُوَ: ve O | الَّذِي: ki | أَرْسَلَ: gönderdi | الرِّيَاحَ: rüzgarları | بُشْرًا: müjdeci | بَيْنَ: arasında (önünde) | يَدَيْ: ellerinin (önünde) | رَحْمَتِهِ: rahmetinin | وَأَنْزَلْنَا: ve indirdik | مِنَ: -ten | السَّمَاءِ: gök- | مَاءً: bir su | طَهُورًا: tertemiz | (25:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لِنُحْيِيَ: diriltelim diye | بِهِ: onunla | بَلْدَةً: bir ülkeyi | مَيْتًا: ölü | وَنُسْقِيَهُ: ve onunla sulayalım diye | مِمَّا: | خَلَقْنَا: yarattığımız | أَنْعَامًا: hayvanlardan | وَأَنَاسِيَّ: ve insanlardan | كَثِيرًا: birçoğunu | (25:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَقَدْ: ve andolsun | صَرَّفْنَاهُ: etraflıca anlattık | بَيْنَهُمْ: onların aralarında | لِيَذَّكَّرُوا: öğüt alsınlar diye | فَأَبَىٰ: ama direnmektedir | أَكْثَرُ: çoğu | النَّاسِ: insanların | إِلَّا: ancak | كُفُورًا: inkarda | (25:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.