Kırık Meal (Arapça) : |فَاصْبِرْ: o halde sabret | إِنَّ: mutlaka | وَعْدَ: va'di | اللَّهِ: Allah'ın | حَقٌّ: gerçektir | وَاسْتَغْفِرْ: ve istiğfar et | لِذَنْبِكَ: günahına | وَسَبِّحْ: ve an | بِحَمْدِ: övgü ile | رَبِّكَ: Rabbini | بِالْعَشِيِّ: akşam | وَالْإِبْكَارِ: sabah |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فاصبر FEṦBRo halde sabret | إن ÎNmutlaka | وعد WAD̃va'di | الله ELLHAllah'ın | حق ḪGgerçektir | واستغفر WESTĞFRve istiğfar et | لذنبك LZ̃NBKgünahına | وسبح WSBḪve an | بحمد BḪMD̃övgü ile | ربك RBKRabbini | بالعشي BELAŞYakşam | والإبكار WELÎBKERsabah |
Kırık Meal (Okunuş) : |feSbir: o halde sabret | inne: mutlaka | veǎ'de: va'di | llahi: Allah'ın | Haḳḳun: gerçektir | vesteğfir: ve istiğfar et | liƶenbike: günahına | ve sebbiH: ve an | biHamdi: övgü ile | rabbike: Rabbini | bil-ǎşiyyi: akşam | vel'ibkāri: sabah |
Kırık Meal (Transcript) : |FEṦBR: o halde sabret | ÎN: mutlaka | VAD̃: va'di | ELLH: Allah'ın | ḪG: gerçektir | VESTĞFR: ve istiğfar et | LZ̃NBK: günahına | VSBḪ: ve an | BḪMD̃: övgü ile | RBK: Rabbini | BELAŞY: akşam | VELÎBKER: sabah |
Abdulbaki Gölpınarlı : Artık sabret, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir ve suçunun yarlıganmasını dile ve akşam ve sabah çağlarında, Rabbine hamd ederek tenzîh et onu.
Adem Uğur : (Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.
Ahmed Hulusi : Sabret! Muhakkak ki Allâh'ın vaadi haktır! Yanlışların için istiğfar et! Akşam ve sabah Rabbinin hamdi olarak tespih et!
Ahmet Tekin : Sen sabrederek mücadeleye devam et. Allah’ın va’di haktır, doğrudur. Günahından dolayı bağışlanma, koruma kalkanına alınma dile. Rabbini, akşama doğru ve sabahları erken hamd ile tesbih et.
Ahmet Varol : Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Günâhın için bağışlanma dile ve akşam, sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Ali Bulaç : Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın va'di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Ali Fikri Yavuz : O halde (Ey Rasûlüm, müşriklerin eziyetlerine) sabret; çünkü Allah’ın (zafere dair) vaadi gerçektir. (Müminler âdet edinsinler diye) günahın için mağfiret dile, akşam-sabah hamd ile Rabbini tesbih et (veya beş vakit namaz kıl).
Celal Yıldırım : O halde (Ey Peygamber!) sabret. Şüphesiz ki Allah'ın va'di haktır. Günahının bağışlanmasını dile ve akşam-sabah Rabbına hamd ile tesbîh et..
Diyanet İşleri : Ey Muhammed! Sabret. Allah’ın va’di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!
Diyanet İşleri (eski) : Sabret, Allah'ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Suçunun bağışlanmasını dile; Rabbini akşam, sabah, överek tesbih et.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.
Edip Yüksel : Öyleyse sabret. Çünkü ALLAH'ın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Rabbini akşam sabah överek yücelt.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O halde sabret. Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Hem günahından dolayı istiğfar et ve akşam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O halde sabret, çünkü Allah'ın va'di haktır; günahının bağışlanmasını dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et!
Elmalılı Hamdi Yazır : O halde sabret, çünkü Allahın va'di haktır hem günahına istiğfar ve akşam, sabah rabbına hamdiyle tesbih et
Fizilal-il Kuran : Ey Muhammed! Sabret, Allah'ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Suçunun bağışlanmasını dile. Rabbini akşam sabah överek tesbih et.
Gültekin Onan : Şu halde sen sabret. Gerçekten Tanrı'nın vaadi haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah rabbini hamd ile tesbih et.
Hakkı Yılmaz : O hâlde sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi haktır. Günahın için affedilme iste, sürekli olarak Rabbinin övgüsüyle birlikte Kendisini tüm noksanlıklardan arındır.
Hasan Basri Çantay : Şimdi sen (Habîbim) sabret. Çünkü Allahın va'di gerçekdir. Günâhının yarlığanmasını iste. Akşam, sabah Rabbini hamd ile (tenzîh ve) tesbîh et.
Hayrat Neşriyat : (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Çünki Allah’ın va'di haktır; günâhının bağışlanmasını dile ve akşam ve sabah Rabbine hamd ile (O’nu) tesbîh et!
İbni Kesir : Şimdi sen; sabret, Allah'ın vaadi mutlaka haktır. Günahının yarlığanmasını dile, sabah akşam Rabbını hamd ile tesbih et.
İskender Evrenosoğlu : Öyleyse sabret. Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Ve günahların için mağfiret dile. Akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Muhammed Esed : o halde sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü, Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir, günahların için bağışlanma dile ve Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık sabret. Şüphe yok ki, Allah'ın vaadi hakdır ve kusurun için mağfiret iste ve akşam ve sabah Rabbine hamd ile tesbihte bulun.
Ömer Öngüt : Resulüm! Sabret! Çünkü Allah'ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste! Rabbini akşam sabah hamd ile tesbih et!
Şaban Piriş : Sen de sabret, kuşkusuz Allah’ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabb’ini tesbih/tenzih et.
Suat Yıldırım : O halde, sen sabret! Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Hem günahından istiğfar et, sabah akşam Rabbine hamd ederek zikir ve ibadete devam et.
Süleyman Ateş : Sabret, Allâh'ın va'di mutlaka gerçektir. Günâhına da istiğfar et ve akşam sabah Rabbini övgü ile an.
Tefhim-ul Kuran : Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın va'di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Ümit Şimşek : Sabret; Allah'ın vaadi gerçektir. Günahın için bağışlanma dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Yaşar Nuri Öztürk : Öyleyse sabret! Kuşkun olmasın ki, Allah'ın vaadi haktır. Günahın için af dile. Akşam ve sabah, Rabbini överek tespih et!