Kırık Meal (Arapça) : |وَلَقَدْ: ve andolsun | أَرْسَلْنَا: biz gönderdik | مُوسَىٰ: Musa'yı | بِايَاتِنَا: ayetlerimizle | وَسُلْطَانٍ: ve bir yetki ile | مُبِينٍ: apaçık |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولقد WLGD̃ve andolsun | أرسلنا ÊRSLNEbiz gönderdik | موسى MWSMusa'yı | بآياتنا B ËYETNEayetlerimizle | وسلطان WSLŦENve bir yetki ile | مبين MBYNapaçık |
Kırık Meal (Okunuş) : |veleḳad: ve andolsun | erselnā: biz gönderdik | mūsā: Musa'yı | biāyātinā: ayetlerimizle | ve sulTānin: ve bir yetki ile | mubīnin: apaçık |
Kırık Meal (Transcript) : |VLGD̃: ve andolsun | ÊRSLNE: biz gönderdik | MVS: Musa'yı | B ËYETNE: ayetlerimizle | VSLŦEN: ve bir yetki ile | MBYN: apaçık |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki Mûsâ'yı delillerimizle ve apaçık bir burhanla göndermiştik.
Adem Uğur : Andolsun ki biz Musa'yı mucizelerimiz ve apaçık hüccetle, gönderdik.
Ahmed Hulusi : Andolsun ki Musa'yı işaretlerimiz ve apaçık bir karşı konulamaz delil ile irsâl ettik.
Ahmet Tekin : Mûsâ’yı âyetlerimizle, mûcizelerimizle, apaçık bir ferman ile, ilâhî bir yetki ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak görevlendirdik.
Ahmet Varol : Andolsun ki, Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.
Ali Bulaç : Andolsun, biz Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik;
Ali Fikri Yavuz : Doğrusu biz, Mûsa’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik:
Bekir Sadak : (23-24) And olsun ki Musa'yi, mucizelerimiz ve apacik delillerle Firavun, Haman ve Karun'a gondermisizdir. Onlar: «Bu, yalanci sihirbazin biridir» demislerdi.
Celal Yıldırım : (23-24) And olsun ki, biz, Musa'yı mu'cizelerle ve açık belgelerle Fir'avn'a, Hâmân'a ve Karun'a peygamber olarak gönderdik. Onlar ise, «bu çok yalancı bir sihirbazdır» dediler.
Diyanet İşleri : (23-24) Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a gönderdik. Onlar ise; “Bu çok yalancı bir sihirbazdır” dediler.
Diyanet İşleri (eski) : (23-24) And olsun ki Musa'yı, mucizelerimiz ve apaçık delillerle Firavun, Haman ve Karun'a göndermişizdir. Onlar: 'Bu, yalancı sihirbazın biridir' demişlerdi.
Diyanet Vakfi : (23-24) Andolsun ki biz Musa'yı mucizelerimiz ve apaçık hüccetle, Firavun, Hâmân ve Karun'a gönderdik. Onlar: Bu, çok yalancı bir sihirbazdır! dediler.
Edip Yüksel : Musa'yı ayetlerimiz ve apaçık bir yetki ile gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır : Celâlim hakkı için Musâyı âyetlerimizle ve açık bir bürhan ile gönderdik
Fizilal-il Kuran : Andolsun biz Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık yetki ile gönderdik.
Gültekin Onan : Andolsun, biz Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik;
Hakkı Yılmaz : (23,24) Andolsun Mûsâ'yı Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a âyetlerimizle ve açık bir delil ile elçi olarak gönderdik de onlar: “Bu bir sihirbaz, büyük bir yalancıdır” dediler.
Hasan Basri Çantay : (23-24) Andolsun ki biz Musâyı mucizelerimizle ve apaçık bir hüccetle Fir'avna, Hâmâne ve Kaaruna gönderdik de (ona) «Çok yalancı bir sihirbaz» dediler..
Hayrat Neşriyat : (23-24) And olsun ki, Mûsâ’yı da mu'cizelerimizle ve apaçık bir delîl ile Fir'avun’a, Hâmân’a ve Karûn’a gönderdik. Buna rağmen (onlar:) '(Bu) çok yalancı bir sihirbazdır!' dediler.
İbni Kesir : Andolsun ki; Biz, Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık burhan ile gönderdik.
İskender Evrenosoğlu : Ve andolsun ki Musa (A.S)'ı âyetlerimizle ve apaçık bir sultanla (delil, mucize ve kitap ile) gönderdik.
Muhammed Esed : Biz, Musa'yı mesajlarımızla ve (Bizden aldığı) açık bir yetki ile göndermiştik
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, Mûsa'yı âyetler ve apaçık bir emr-i kahir ile gönderdik.
Ömer Öngüt : Andolsun ki biz Musa'yı âyetlerimizle ve apaçık bir delil ile gönderdik.
Şaban Piriş : Musa’yı mucizelerimiz ve apaçık belgelerle göndermiştik.
Suat Yıldırım : (23-24) Gerçekten Biz Mûsa’yı âyetlerimiz, mûcizelerimiz ve apaçık bir yetki ile Firavun’a, Hâman’a ve Kârun’a gönderdik de onlar: "Bu yalancı bir sihirbazdır!" dediler.
Süleyman Ateş : Andolsun biz Mûsâ'yı âyetlerimizle ve apaçık bir yetki ile gönderdik:
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, biz Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık ispatlı bir delille gönderdik;
Ümit Şimşek : Biz Musa'yı da âyetlerimizle ve apaçık bir yetkiyle göndermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun, Mûsa'yı da ayetlerimizle ve apaçık bir kanıtla göndermiştik.