40Mü’min Suresi

Kuran Sırası: 40 İniş Sırası: 60

Kırık Meal (Arapça) Meali
|حم: Hâ Mîm | (40:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|تَنْزِيلُ: indirilişi | الْكِتَابِ: Kitabın | مِنَ: tarafındandır | اللَّهِ: Allah | الْعَزِيزِ: aziz (daima galib) | الْعَلِيمِ: alim (herşeyi en iyi bilen) | (40:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|غَافِرِ: bağışlayandır | الذَّنْبِ: günahı | وَقَابِلِ: ve kabul edendir | التَّوْبِ: tevbeyi | شَدِيدِ: çetin olandır | الْعِقَابِ: azabı | ذِي: sahibidir | الطَّوْلِ: lutuf | لَا: yoktur | إِلَٰهَ: tanrı | إِلَّا: başka | هُوَ: O'ndan | إِلَيْهِ: O'nadır | الْمَصِيرُ: dönüş | (40:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مَا: | يُجَادِلُ: mücadele etmez | فِي: hakkında | ايَاتِ: ayetleri | اللَّهِ: Allah'ın | إِلَّا: başkası | الَّذِينَ: kimselerden | كَفَرُوا: inkar eden(lerden) | فَلَا: o halde | يَغْرُرْكَ: seni aldatmasın | تَقَلُّبُهُمْ: onların dolaşmaları | فِي: | الْبِلَادِ: şehirlede | (40:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|كَذَّبَتْ: yalanladı | قَبْلَهُمْ: onlardan önce | قَوْمُ: kavmi | نُوحٍ: Nuh | وَالْأَحْزَابُ: ve kollar | مِنْ: | بَعْدِهِمْ: onlardan sonraki | وَهَمَّتْ: ve yeltendi | كُلُّ: her | أُمَّةٍ: millet | بِرَسُولِهِمْ: elçisini | لِيَأْخُذُوهُ: yakalamağa | وَجَادَلُوا: ve tartıştılar | بِالْبَاطِلِ: boş şeyler ileri sürerek | لِيُدْحِضُوا: gidermek için | بِهِ: onunla | الْحَقَّ: hakkı | فَأَخَذْتُهُمْ: bu yüzden onları yakaladım | فَكَيْفَ: nasıl | كَانَ: oldu | عِقَابِ: azabım | (40:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَكَذَٰلِكَ: ve böylece | حَقَّتْ: yerini buldu | كَلِمَتُ: sözü | رَبِّكَ: Rabbinin | عَلَى: hakkındaki | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | أَنَّهُمْ: "onlar ki;" | أَصْحَابُ: halkıdır | النَّارِ: ateş | (40:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: kimseler | يَحْمِلُونَ: taşıyan(lar) | الْعَرْشَ: Arş'ı | وَمَنْ: ve bulunanlar | حَوْلَهُ: onun çevresinde | يُسَبِّحُونَ: tesbih ederler | بِحَمْدِ: hamd ile (överek) | رَبِّهِمْ: Rablerini | وَيُؤْمِنُونَ: ve inanırlar | بِهِ: O'na | وَيَسْتَغْفِرُونَ: ve mağfiret dilerler | لِلَّذِينَ: kimseler için | امَنُوا: inanan(lar) | رَبَّنَا: Rabbimiz | وَسِعْتَ: sen kapladın | كُلَّ: her | شَيْءٍ: şeyi | رَحْمَةً: rahmet ile | وَعِلْمًا: ve bilgi ile | فَاغْفِرْ: bağışla | لِلَّذِينَ: kimseleri | تَابُوا: tevbe eden(leri) | وَاتَّبَعُوا: ve uyanları | سَبِيلَكَ: senin yoluna | وَقِهِمْ: ve onları koru | عَذَابَ: azabından | الْجَحِيمِ: cehennem | (40:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|رَبَّنَا: Rabbimiz | وَأَدْخِلْهُمْ: ve onları sok | جَنَّاتِ: cennetlerine | عَدْنٍ: Adn | الَّتِي: | وَعَدْتَهُمْ: onlara söz verdiğin | وَمَنْ: ve kimseleri | صَلَحَ: iyi olan | مِنْ: -ndan | ابَائِهِمْ: babaları- | وَأَزْوَاجِهِمْ: ve eşleri(nden) | وَذُرِّيَّاتِهِمْ: ve çocukları(ndan) | إِنَّكَ: şüphesiz sen | أَنْتَ: sensin | الْعَزِيزُ: üstün olan | الْحَكِيمُ: hüküm ve hikmet sahibi olan | (40:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقِهِمُ: ve onları koru | السَّيِّئَاتِ: kötülüklerden | وَمَنْ: ve kimi | تَقِ: sen korursan | السَّيِّئَاتِ: kötülüklerden | يَوْمَئِذٍ: o gün | فَقَدْ: elbette | رَحِمْتَهُ: ona acımışsındır | وَذَٰلِكَ: ve işte budur | هُوَ: o | الْفَوْزُ: başarı | الْعَظِيمُ: büyük | (40:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | الَّذِينَ: kimselere | كَفَرُوا: inkar eden(lere) | يُنَادَوْنَ: (şöyle) seslenilir | لَمَقْتُ: (size) kızması | اللَّهِ: Allah'ın | أَكْبَرُ: daha büyüktür | مِنْ: -dan | مَقْتِكُمْ: sizin kızmanız- | أَنْفُسَكُمْ: kendi kendinize | إِذْ: zira | تُدْعَوْنَ: siz çağrılırdınız | إِلَى: | الْإِيمَانِ: imana | فَتَكْفُرُونَ: fakat inkar ederdiniz | (40:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler ki | رَبَّنَا: Rabbimiz | أَمَتَّنَا: bizi öldürdün | اثْنَتَيْنِ: iki kez | وَأَحْيَيْتَنَا: ve dirilttin | اثْنَتَيْنِ: iki kez | فَاعْتَرَفْنَا: itiraf ettik | بِذُنُوبِنَا: günahlarımızı | فَهَلْ: var mı? | إِلَىٰ: | خُرُوجٍ: çıkmak için | مِنْ: hiçbir | سَبِيلٍ: bir yol | (40:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ذَٰلِكُمْ: bu | بِأَنَّهُ: sebebiyledir | إِذَا: zaman | دُعِيَ: çağrıldığınız | اللَّهُ: Allah'a | وَحْدَهُ: tek olan | كَفَرْتُمْ: inkar etmeniz | وَإِنْ: ve eğer | يُشْرَكْ: ortak koşulursa | بِهِ: O'na | تُؤْمِنُوا: inanmanız | فَالْحُكْمُ: artık hüküm | لِلَّهِ: Allah'a aittir | الْعَلِيِّ: yüce | الْكَبِيرِ: ve büyük | (40:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|هُوَ: O'dur | الَّذِي: ki | يُرِيكُمْ: size gösteriyor | ايَاتِهِ: ayetlerini | وَيُنَزِّلُ: ve indiriyor | لَكُمْ: sizin için | مِنَ: -ten | السَّمَاءِ: gök- | رِزْقًا: rızık | وَمَا: ve | يَتَذَكَّرُ: öğüt almaz | إِلَّا: başkası | مَنْ: kimseden | يُنِيبُ: (O'na) yönelen | (40:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَادْعُوا: o halde çağırın | اللَّهَ: Allah'a | مُخْلِصِينَ: halis kılarak | لَهُ: yalnız O'na | الدِّينَ: dini | وَلَوْ: şayet | كَرِهَ: hoşuna gitmese de | الْكَافِرُونَ: kafirlerin | (40:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|رَفِيعُ: yükselten | الدَّرَجَاتِ: dereceleri | ذُو: sahibi | الْعَرْشِ: Arş'ın | يُلْقِي: indirir | الرُّوحَ: ruhu | مِنْ: | أَمْرِهِ: emrinden olan | عَلَىٰ: üzerine | مَنْ: | يَشَاءُ: dilediği | مِنْ: -ndan | عِبَادِهِ: kulları- | لِيُنْذِرَ: uyarmak için | يَوْمَ: gününe karşı | التَّلَاقِ: buluşma | (40:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَوْمَ: o gün | هُمْ: onlar | بَارِزُونَ: ortaya çıkarlar | لَا: | يَخْفَىٰ: gizli kalmaz | عَلَى: | اللَّهِ: Allah'a | مِنْهُمْ: onlardan | شَيْءٌ: hiçbir şey | لِمَنِ: kimindir? | الْمُلْكُ: mülk | الْيَوْمَ: bugün | لِلَّهِ: Allah'ın | الْوَاحِدِ: tek | الْقَهَّارِ: ve kahhar | (40:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الْيَوْمَ: bugün | تُجْزَىٰ: cezalanır | كُلُّ: her | نَفْسٍ: can | بِمَا: | كَسَبَتْ: kazandığıyle | لَا: yoktur | ظُلْمَ: zulüm | الْيَوْمَ: bugün | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | سَرِيعُ: çabuk görendir | الْحِسَابِ: hesabı | (40:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَأَنْذِرْهُمْ: ve onları uyar | يَوْمَ: güne (karşı) | الْازِفَةِ: yaklaşan | إِذِ: zira | الْقُلُوبُ: yürekler | لَدَى: dayanmıştır | الْحَنَاجِرِ: gırtlaklara | كَاظِمِينَ: yutkunur dururlar | مَا: yoktur | لِلظَّالِمِينَ: zalimlerin | مِنْ: hiçbir | حَمِيمٍ: dostu | وَلَا: ve yoktur | شَفِيعٍ: bir aracıları | يُطَاعُ: sözü tutulur | (40:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَعْلَمُ: bilir | خَائِنَةَ: hain(bakışlar)ını | الْأَعْيُنِ: gözlerin | وَمَا: ve ne | تُخْفِي: gizliyorlarsa | الصُّدُورُ: göğüslerinde | (40:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاللَّهُ: Allah | يَقْضِي: hükmeder | بِالْحَقِّ: hak ile | وَالَّذِينَ: kimseler ise | يَدْعُونَ: yalvardıkları | مِنْ: | دُونِهِ: O'ndan başka | لَا: | يَقْضُونَ: hüküm veremezler | بِشَيْءٍ: hiçbir şeye | إِنَّ: çünkü | اللَّهَ: Allah | هُوَ: O | السَّمِيعُ: işitendir | الْبَصِيرُ: görendir | (40:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَوَلَمْ: | يَسِيرُوا: gezip dolaşmadılar mı? | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | فَيَنْظُرُوا: görsünler | كَيْفَ: nasıl | كَانَ: olduğunu | عَاقِبَةُ: sonunun | الَّذِينَ: kimselerin | كَانُوا: olan | مِنْ: | قَبْلِهِمْ: kendilerinden önceki | كَانُوا: idiler | هُمْ: onlar | أَشَدَّ: daha üstün | مِنْهُمْ: kendilerinden | قُوَّةً: kuvvet bakımından | وَاثَارًا: ve eserleri bakımından | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzündeki | فَأَخَذَهُمُ: fakat onları yakaladı | اللَّهُ: Allah | بِذُنُوبِهِمْ: günahları yüzünden | وَمَا: ve | كَانَ: olmadı | لَهُمْ: onları | مِنَ: karşı | اللَّهِ: Allah'a | مِنْ: hiçbir | وَاقٍ: koruyan | (40:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ذَٰلِكَ: bu | بِأَنَّهُمْ: onların (sebebiyledir) | كَانَتْ: olmaları | تَأْتِيهِمْ: onlara getirirdi | رُسُلُهُمْ: elçileri | بِالْبَيِّنَاتِ: açık kanıtlar | فَكَفَرُوا: ama inkar ediyorlardı | فَأَخَذَهُمُ: bu yüzden onları yakaladı | اللَّهُ: Allah | إِنَّهُ: zira O | قَوِيٌّ: güçlüdür | شَدِيدُ: çetin olandır | الْعِقَابِ: cezası | (40:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَقَدْ: ve andolsun | أَرْسَلْنَا: biz gönderdik | مُوسَىٰ: Musa'yı | بِايَاتِنَا: ayetlerimizle | وَسُلْطَانٍ: ve bir yetki ile | مُبِينٍ: apaçık | (40:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِلَىٰ: | فِرْعَوْنَ: Fir'avn'e | وَهَامَانَ: ve Haman'a | وَقَارُونَ: ve Karun'a | فَقَالُوا: dediler | سَاحِرٌ: bir büyücüdür | كَذَّابٌ: yalancı | (40:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَلَمَّا: (Musa) ne zaman ki | جَاءَهُمْ: onlara gelince | بِالْحَقِّ: hakk ile | مِنْ: -dan | عِنْدِنَا: katımız- | قَالُوا: dediler | اقْتُلُوا: öldürün | أَبْنَاءَ: oğullarını | الَّذِينَ: kimselerin | امَنُوا: inanan(ların) | مَعَهُ: onunla beraber | وَاسْتَحْيُوا: ve sağ bırakın | نِسَاءَهُمْ: kadınlarını | وَمَا: ve değildir | كَيْدُ: tuzağı | الْكَافِرِينَ: kafirlerin | إِلَّا: başkası | فِي: | ضَلَالٍ: boşa çıkandan | (40:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi | فِرْعَوْنُ: Fir'avn | ذَرُونِي: bırakın beni | أَقْتُلْ: öldüreyim | مُوسَىٰ: Musa'yı | وَلْيَدْعُ: ve yalvarsın | رَبَّهُ: Rabbine | إِنِّي: çünkü ben | أَخَافُ: korkuyorum | أَنْ: diye | يُبَدِّلَ: onun değiştirecek | دِينَكُمْ: dininizi | أَوْ: yahut | أَنْ: diye | يُظْهِرَ: çıkaracak | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | الْفَسَادَ: fesad | (40:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi | مُوسَىٰ: Musa | إِنِّي: elbette ben | عُذْتُ: sığındım | بِرَبِّي: benim de Rabbim | وَرَبِّكُمْ: ve sizin de Rabbinize | مِنْ: -nden | كُلِّ: hepsi- | مُتَكَبِّرٍ: kibirlilerin | لَا: | يُؤْمِنُ: inanmayan | بِيَوْمِ: gününe | الْحِسَابِ: hesap | (40:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve (şöyle) dedi | رَجُلٌ: bir adam | مُؤْمِنٌ: mü'min | مِنْ: -nden | الِ: ailesi- | فِرْعَوْنَ: Fir'avn | يَكْتُمُ: gizleyen | إِيمَانَهُ: imanını | أَتَقْتُلُونَ: öldürüyor musunuz? | رَجُلًا: bir adamı | أَنْ: diye | يَقُولَ: diyor | رَبِّيَ: Rabbim | اللَّهُ: Allah'tır | وَقَدْ: oysa gerçekten | جَاءَكُمْ: size gelmiştir | بِالْبَيِّنَاتِ: kanıtlarla | مِنْ: -den | رَبِّكُمْ: Rabbiniz- | وَإِنْ: ve eğer | يَكُ: o ise | كَاذِبًا: bir yalancı | فَعَلَيْهِ: kendi zararınadır | كَذِبُهُ: yalanı | وَإِنْ: ve eğer | يَكُ: o ise | صَادِقًا: doğru söylüyor | يُصِبْكُمْ: başınıza gelir | بَعْضُ: bir kısmı | الَّذِي: | يَعِدُكُمْ: size va'dettiklerinin | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | لَا: | يَهْدِي: doğru yola iletmez | مَنْ: kimseyi | هُوَ: o | مُسْرِفٌ: aşırı giden | كَذَّابٌ: yalancı | (40:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | لَكُمُ: sizindir | الْمُلْكُ: mülk | الْيَوْمَ: bugün | ظَاهِرِينَ: hakimsiniz | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzüne | فَمَنْ: kim | يَنْصُرُنَا: bizi kurtarır? | مِنْ: -ndan | بَأْسِ: hışmı- | اللَّهِ: Allâh'ın | إِنْ: eğer | جَاءَنَا: bize gelirse | قَالَ: dedi | فِرْعَوْنُ: Fir'avn | مَا: | أُرِيكُمْ: ben size göstermiyorum | إِلَّا: başkasını | مَا: şeyden | أَرَىٰ: gördüğüm | وَمَا: ve | أَهْدِيكُمْ: ben sizi iletmem | إِلَّا: başkasına | سَبِيلَ: yoldan | الرَّشَادِ: doğru | (40:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi ki | الَّذِي: (adam) | امَنَ: inanan | يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | إِنِّي: elbette ben | أَخَافُ: korkuyorum | عَلَيْكُمْ: üzerinize | مِثْلَ: mislinden | يَوْمِ: gününün | الْأَحْزَابِ: öncekilerin | (40:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مِثْلَ: gibi | دَأْبِ: durumu | قَوْمِ: kavminin | نُوحٍ: Nûh | وَعَادٍ: ve 'Ad | وَثَمُودَ: ve Semud'un | وَالَّذِينَ: ve | مِنْ: | بَعْدِهِمْ: onlardan sonrakilerin | وَمَا: ve değildir | اللَّهُ: Allah | يُرِيدُ: isteyecek | ظُلْمًا: zulmetmek | لِلْعِبَادِ: kullara | (40:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ويَا: ve EY/HEY | قَوْمِ: kavmim | إِنِّي: gerçekten ben | أَخَافُ: korkuyorum | عَلَيْكُمْ: sizin için | يَوْمَ: gününden | التَّنَادِ: o çağırma | (40:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَوْمَ: o gün | تُوَلُّونَ: arkanızı dönüp | مُدْبِرِينَ: kaçarsınız | مَا: ama yoktur | لَكُمْ: sizin için | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | مِنْ: hiç | عَاصِمٍ: kurtaracak kimse | وَمَنْ: ve kimi | يُضْلِلِ: şaşırtırsa | اللَّهُ: Allah | فَمَا: artık olmaz | لَهُ: ona | مِنْ: hiçbir | هَادٍ: yol gösteren | (40:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَقَدْ: ve andolsun | جَاءَكُمْ: size gelmişti | يُوسُفُ: Yusuf | مِنْ: | قَبْلُ: daha önce | بِالْبَيِّنَاتِ: açık kanıtlarla | فَمَا: fakat | زِلْتُمْ: geri durmadınız | فِي: (olmaktan) | شَكٍّ: şüphede | مِمَّا: şeyler hakkında | جَاءَكُمْ: size getirdikleri | بِهِ: onun | حَتَّىٰ: nihayet | إِذَا: zaman | هَلَكَ: öldüğü | قُلْتُمْ: dediniz | لَنْ: asla | يَبْعَثَ: göndermez | اللَّهُ: Allah | مِنْ: | بَعْدِهِ: ondan sonra | رَسُولًا: elçi | كَذَٰلِكَ: işte böyle | يُضِلُّ: saptırır | اللَّهُ: Allah | مَنْ: kimseleri | هُوَ: o | مُسْرِفٌ: aşırı giden | مُرْتَابٌ: şüpheci | (40:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: onlar ki | يُجَادِلُونَ: tartışırlar | فِي: hakkında | ايَاتِ: ayetleri | اللَّهِ: Allah'ın | بِغَيْرِ: olmadan | سُلْطَانٍ: bir delil | أَتَاهُمْ: kendilerine gelmiş | كَبُرَ: ne büyük | مَقْتًا: bir kızgınlıktır | عِنْدَ: yanında | اللَّهِ: Allah | وَعِنْدَ: ve yanında | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | كَذَٰلِكَ: işte böyle | يَطْبَعُ: mühürler | اللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: üzerini | كُلِّ: her | قَلْبِ: kalbi | مُتَكَبِّرٍ: kibirli | جَبَّارٍ: zorbanın | (40:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi ki | فِرْعَوْنُ: Fir'avn | يَا: EY/HEY/AH | هَامَانُ: Hâmân | ابْنِ: yap | لِي: bana | صَرْحًا: yüksek bir kule | لَعَلِّي: belki | أَبْلُغُ: erişirim | الْأَسْبَابَ: sebeplere | (40:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَسْبَابَ: sebeplerine | السَّمَاوَاتِ: göklerin | فَأَطَّلِعَ: böylece bakayım | إِلَىٰ: | إِلَٰهِ: tanrısına | مُوسَىٰ: Musâ'nın | وَإِنِّي: çünkü ben | لَأَظُنُّهُ: onu sanıyorum | كَاذِبًا: yalancıdır | وَكَذَٰلِكَ: ve böylece | زُيِّنَ: süslü gösterildi | لِفِرْعَوْنَ: Fir'avn'a | سُوءُ: kötü | عَمَلِهِ: işi | وَصُدَّ: ve çıkarıldı | عَنِ: | السَّبِيلِ: yoldan | وَمَا: ve değildi | كَيْدُ: tuzağı | فِرْعَوْنَ: Fir'avn'ın | إِلَّا: başka | فِي: | تَبَابٍ: hüsrandan | (40:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: dedi ki | الَّذِي: (adam) | امَنَ: inanan | يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | اتَّبِعُونِ: bana uyun | أَهْدِكُمْ: sizi götüreyim | سَبِيلَ: yola | الرَّشَادِ: doğru | (40:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | إِنَّمَا: gerçekten | هَٰذِهِ: bu | الْحَيَاةُ: hayatı | الدُّنْيَا: dünya | مَتَاعٌ: bir geçinmedir | وَإِنَّ: ve gerçekten | الْاخِرَةَ: ahiret | هِيَ: o | دَارُ: yerdir | الْقَرَارِ: ebedi olarak durulacak | (40:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مَنْ: kim | عَمِلَ: yaparsa | سَيِّئَةً: bir kötülük | فَلَا: | يُجْزَىٰ: cezalandırılmaz | إِلَّا: başkasıyla | مِثْلَهَا: onun mislinden | وَمَنْ: ve her kim | عَمِلَ: yaparsa | صَالِحًا: faydalı bir iş | مِنْ: -ten | ذَكَرٍ: erkek- | أَوْ: veya | أُنْثَىٰ: kadın(dan) | وَهُوَ: ve o | مُؤْمِنٌ: inanarak | فَأُولَٰئِكَ: işte onlar | يَدْخُلُونَ: girerler | الْجَنَّةَ: cennete | يُرْزَقُونَ: kendilerine rızık verilir | فِيهَا: orada | بِغَيْرِ: olmaksızın | حِسَابٍ: hesabı | (40:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ويَا: ve EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | مَا: ne oluyor? | لِي: bana | أَدْعُوكُمْ: ben sizi çağırıyorum | إِلَى: | النَّجَاةِ: kurtuluşa | وَتَدْعُونَنِي: ve siz beni çağırıyorsunuz | إِلَى: | النَّارِ: ateşe | (40:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|تَدْعُونَنِي: siz beni çağırıyorsunuz | لِأَكْفُرَ: nankörlük etmeğe | بِاللَّهِ: Allah'a | وَأُشْرِكَ: ve ortak koşmağa | بِهِ: O'na | مَا: şeyleri | لَيْسَ: olmayan | لِي: benim | بِهِ: onun hakkında | عِلْمٌ: bilgim | وَأَنَا: ben ise | أَدْعُوكُمْ: sizi çağırıyorum | إِلَى: | الْعَزِيزِ: aziz olana | الْغَفَّارِ: çok bağışlayana | (40:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَا: yok (ki) | جَرَمَ: şüphe | أَنَّمَا: kesinlikle | تَدْعُونَنِي: siz beni çağırıyorsunuz | إِلَيْهِ: ona | لَيْسَ: (oysa) yoktur | لَهُ: onun | دَعْوَةٌ: du'aya değer tarafı | فِي: | الدُّنْيَا: dünyada | وَلَا: ne de | فِي: | الْاخِرَةِ: ahirette | وَأَنَّ: ve elbette | مَرَدَّنَا: bizim dönüşümüz | إِلَى: | اللَّهِ: Allah'adır | وَأَنَّ: ve elbette | الْمُسْرِفِينَ: aşırı gidenler | هُمْ: işte onlar | أَصْحَابُ: halkıdır | النَّارِ: ateş | (40:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَسَتَذْكُرُونَ: yakında hatırlayacaksınız | مَا: ne | أَقُولُ: söylediysem | لَكُمْ: size | وَأُفَوِّضُ: ve bırakıyorum | أَمْرِي: işimi | إِلَى: | اللَّهِ: Allah'a | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | بَصِيرٌ: görür | بِالْعِبَادِ: kulları | (40:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَوَقَاهُ: onu korudu | اللَّهُ: Allah | سَيِّئَاتِ: kötülüklerinden | مَا: | مَكَرُوا: onların kurdukları tuzakların | وَحَاقَ: ve kuşattı | بِالِ: ailesini | فِرْعَوْنَ: Fir'avn | سُوءُ: en kötüsü | الْعَذَابِ: azabın | (40:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|النَّارُ: ateş | يُعْرَضُونَ: sunulurlar | عَلَيْهَا: ona | غُدُوًّا: sabah | وَعَشِيًّا: ve akşam | وَيَوْمَ: ve günü | تَقُومُ: koptuğu | السَّاعَةُ: kıyametin | أَدْخِلُوا: sokun (denilir) | الَ: ailesini | فِرْعَوْنَ: Fir'avn | أَشَدَّ: en çetinine | الْعَذَابِ: azabın | (40:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذْ: ve | يَتَحَاجُّونَ: birbirleriyle tartışırlarken | فِي: içinde | النَّارِ: ateşin | فَيَقُولُ: dediler ki | الضُّعَفَاءُ: zayıf olanlar | لِلَّذِينَ: | اسْتَكْبَرُوا: büyüklük taslayanlara | إِنَّا: elbette biz | كُنَّا: idik | لَكُمْ: size | تَبَعًا: uymuş | فَهَلْ: -misiniz? | أَنْتُمْ: siz | مُغْنُونَ: savabilir- | عَنَّا: bizden | نَصِيبًا: ufak bir parçasını | مِنَ: | النَّارِ: ateşin | (40:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi(ler) ki | الَّذِينَ: | اسْتَكْبَرُوا: büyüklük taslayanlar | إِنَّا: elbette biz | كُلٌّ: hepimiz | فِيهَا: onun içindeyiz | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | قَدْ: elbette | حَكَمَ: hüküm verdi | بَيْنَ: arasında | الْعِبَادِ: kullar | (40:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi(ler) ki | الَّذِينَ: | فِي: içindekiler | النَّارِ: ateş | لِخَزَنَةِ: bekçilerine | جَهَنَّمَ: cehennemin | ادْعُوا: du'a edin | رَبَّكُمْ: Rabbinize | يُخَفِّفْ: hafifletsin | عَنَّا: bizden | يَوْمًا: bir gün | مِنَ: biraz | الْعَذَابِ: azabı | (40:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler | أَوَلَمْ: -miydi? | تَكُ: değil- | تَأْتِيكُمْ: size geliyor | رُسُلُكُمْ: elçileriniz | بِالْبَيِّنَاتِ: açık kanıtlarla | قَالُوا: dediler | بَلَىٰ: evet (gelirlerdi) | قَالُوا: dediler | فَادْعُوا: öyle ise yalvar(ıp dur)un | وَمَا: fakat değildir | دُعَاءُ: yalvarması | الْكَافِرِينَ: kafirlerin | إِلَّا: başkası | فِي: | ضَلَالٍ: dalaletten | (40:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.