Önceki Sonraki

34:43Sebe’ Suresi 43. Ayet

Kuran Sırası: 34 İniş Sırası: 58
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

34:43Sebe’ Suresi 43. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وإذا
ve iƶā
|
ve zaman
Kombi Müfredat
تتلى
tutlā
TLV|ت ل و
okunduğu
3
عليهم
ǎleyhim
|
onlara
Kombi Müfredat
آياتنا
āyātunā
EYY|ا ي ي
ayetlerimiz
Kombi Müfredat
بينات
beyyinātin
BYN|ب ي ن
açık açık
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler ki
7
ما
|
değildir
8
هذا
hāƶā
|
bu
9
إلا
illā
|
başka bir şey
10 Kombi Müfredat
رجل
raculun
RCL|ر ج ل
bir adamdan
11 Kombi Müfredat
يريد
yurīdu
RVD̃|ر و د
isteyen
12
أن
en
|
13 Kombi Müfredat
يصدكم
yeSuddekum
ṦD̃D̃|ص د د
sizi çevirmek
14
عما
ǎmmā
|
-dan
15 Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
olduğu(tanrılar)-
16 Kombi Müfredat
يعبد
yeǎ'budu
ABD̃|ع ب د
tapıyor
17 Kombi Müfredat
آباؤكم
ābā'ukum
EBV|ا ب و
babalarınızın
18 Kombi Müfredat
وقالوا
ve ḳālū
GVL|ق و ل
ve dediler ki
19
ما
|
değildir
20
هذا
hāƶā
|
bu
21
إلا
illā
|
başka bir şey
22 Kombi Müfredat
إفك
ifkun
EFK|ا ف ك
bir yalandan
23 Kombi Müfredat
مفترى
mufteran
FRY|ف ر ي
uydurulmuş
24 Kombi Müfredat
وقال
ve ḳāle
GVL|ق و ل
ve dediler
25
الذين
elleƶīne
|
kimseler
26 Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
inkar eden(ler)
27 Kombi Müfredat
للحق
lilHaḳḳi
ḪGG|ح ق ق
hakkı
28
لما
lemmā
|
29 Kombi Müfredat
جاءهم
cā'ehum
CYE|ج ي ا
kendilerine gelen
30
إن
in
|
değildir
31
هذا
hāƶā
|
bu
32
إلا
illā
|
başkası
33 Kombi Müfredat
سحر
siHrun
SḪR|س ح ر
bir büyüden
34 Kombi Müfredat
مبين
mubīnun
BYN|ب ي ن
apaçık
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ve zaman | تُتْلَىٰ: okunduğu | عَلَيْهِمْ: onlara | ايَاتُنَا: ayetlerimiz | بَيِّنَاتٍ: açık açık | قَالُوا: dediler ki | مَا: değildir | هَٰذَا: bu | إِلَّا: başka bir şey | رَجُلٌ: bir adamdan | يُرِيدُ: isteyen | أَنْ: | يَصُدَّكُمْ: sizi çevirmek | عَمَّا: -dan | كَانَ: olduğu(tanrılar)- | يَعْبُدُ: tapıyor | ابَاؤُكُمْ: babalarınızın | وَقَالُوا: ve dediler ki | مَا: değildir | هَٰذَا: bu | إِلَّا: başka bir şey | إِفْكٌ: bir yalandan | مُفْتَرًى: uydurulmuş | وَقَالَ: ve dediler | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | لِلْحَقِّ: hakkı | لَمَّا: | جَاءَهُمْ: kendilerine gelen | إِنْ: değildir | هَٰذَا: bu | إِلَّا: başkası | سِحْرٌ: bir büyüden | مُبِينٌ: apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃E ve zaman | تتلى TTL okunduğu | عليهم ALYHM onlara | آياتنا ËYETNE ayetlerimiz | بينات BYNET açık açık | قالوا GELWE dediler ki | ما ME değildir | هذا HZ̃E bu | إلا ÎLE başka bir şey | رجل RCL bir adamdan | يريد YRYD̃ isteyen | أن ÊN | يصدكم YṦD̃KM sizi çevirmek | عما AME -dan | كان KEN olduğu(tanrılar)- | يعبد YABD̃ tapıyor | آباؤكم ËBEÙKM babalarınızın | وقالوا WGELWE ve dediler ki | ما ME değildir | هذا HZ̃E bu | إلا ÎLE başka bir şey | إفك ÎFK bir yalandan | مفترى MFTR uydurulmuş | وقال WGEL ve dediler | الذين ELZ̃YN kimseler | كفروا KFRWE inkar eden(ler) | للحق LLḪG hakkı | لما LME | جاءهم CEÙHM kendilerine gelen | إن ÎN değildir | هذا HZ̃E bu | إلا ÎLE başkası | سحر SḪR bir büyüden | مبين MBYN apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ve zaman | tutlā: okunduğu | ǎleyhim: onlara | āyātunā: ayetlerimiz | beyyinātin: açık açık | ḳālū: dediler ki | : değildir | hāƶā: bu | illā: başka bir şey | raculun: bir adamdan | yurīdu: isteyen | en: | yeSuddekum: sizi çevirmek | ǎmmā: -dan | kāne: olduğu(tanrılar)- | yeǎ'budu: tapıyor | ābā'ukum: babalarınızın | ve ḳālū: ve dediler ki | : değildir | hāƶā: bu | illā: başka bir şey | ifkun: bir yalandan | mufteran: uydurulmuş | ve ḳāle: ve dediler | elleƶīne: kimseler | keferū: inkar eden(ler) | lilHaḳḳi: hakkı | lemmā: | cā'ehum: kendilerine gelen | in: değildir | hāƶā: bu | illā: başkası | siHrun: bir büyüden | mubīnun: apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: ve zaman | TTL: okunduğu | ALYHM: onlara | ËYETNE: ayetlerimiz | BYNET: açık açık | GELVE: dediler ki | ME: değildir | HZ̃E: bu | ÎLE: başka bir şey | RCL: bir adamdan | YRYD̃: isteyen | ÊN: | YṦD̃KM: sizi çevirmek | AME: -dan | KEN: olduğu(tanrılar)- | YABD̃: tapıyor | ËBEÙKM: babalarınızın | VGELVE: ve dediler ki | ME: değildir | HZ̃E: bu | ÎLE: başka bir şey | ÎFK: bir yalandan | MFTR: uydurulmuş | VGEL: ve dediler | ELZ̃YN: kimseler | KFRVE: inkar eden(ler) | LLḪG: hakkı | LME: | CEÙHM: kendilerine gelen | ÎN: değildir | HZ̃E: bu | ÎLE: başkası | SḪR: bir büyüden | MBYN: apaçık | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlara, apaçık âyetlerimizi okuduğun zaman bu adam derler, sizi atalarınızın kulluk ettiği şeylerden vazgeçirmek isteyen birisi ancak ve bu derler, uydurulmuş düzme bir şey ancak ve kâfir olanlar, onlara gerçeğe âit bir şey geldi mi, bu derler, apaçık bir büyü ancak.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman demişlerdi ki: Bu, sizi babalarınızın taptığı (putlardan) çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir. Ve yine bu (Kur'an) da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir, dediler. Hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler de: Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir, dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Âyetlerimiz onlara apaçık olarak okunup bildirildiğinde (zâlimler) dediler ki: "Bu, atalarınızın tapınageldiği şeyden sizi çevirmeyi amaçlamış bir adamdır". . . Yine dediler ki: "Bunlar, uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değil". . . Hakikat bilgisini inkâr edenler, Hak kendilerine geldiğinde: "Bu, ancak apaçık bir sihirdir" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlara ayan beyan âyetlerimiz okunduğu zaman: 'Bu sadece sizi, atalarınızın taptıklarından alıkoymak isteyen bir adamdır' dediler. Yine: 'Bu Kur’ân da, sadece uydurulmuş bir yalandır' dediler. Hakkı inkârda ısrar edip küfre saplananlar da, kendilerine hak kitap Kur’ân, İslâm, Allah’ın Rasulüne peygamberlik, peygamberin mucizeleri geldiği zaman: 'Bunlar kesinlikle açık açık büyüleyerek aklı etki altına alan sözler' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda: 'Bu sizi atalarınızın tapmakta olduklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir' derler. Yine: 'Bu (Kur'an), uydurulmuş bir düzmeceden başka bir şey değildir' dediler. İnkâr edenler, hak kendilerine gelince onun için: 'Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onlara, apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda: "Bu, sizi babalarınızın taptıkların(ilahlar)dan alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir" dediler. Ve dediler ki: "Bu, düzülüp uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir." İnkâr edenler de, kendilerine geldiği zaman hak için: "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Karşılarında açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman, dediler ki: “- Bu kimse, başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı putlardan alıkoymak istiyen bir adamdır.” (Kur’an hakkında da): “-Bu başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftiradır.” söylediler. O kâfirlere Kur’an gelince de: “- Bu, apaçık bir sihirdir” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ayetlerimiz onlara apacik olarak okundugu zaman: «Bu adam sizi babalarinizin taptiklarindan alikoymaktan baska bir sey istemiyor» derlerdi. «Bu Kuran dupeduz bir uydurmadan baska bir sey degildir» derlerdi. Hak, inkar edenlere geldiginde, onun icin: «Bu apacik bir buyudur» demislerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Âyetlerimiz kendilerine karşı açık-seçik okunduğu zaman, dediler ki, «bu adam ancak sizi babalarınızın taptığı şeylerden alıkoymak ister ve bu Kur'ân uydurulmuş bir düzmeden başkası değildir.» İnkâr edenler de hakk (olan Kur'ân) kendilerine geldiği zaman, «bu açık bir sihirden başkası değildir» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ayetlerimiz onlara apaçık olarak okunduğu zaman: 'Bu adam sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymaktan başka bir şey istemiyor' derlerdi. 'Bu Kuran düpedüz bir uydurmadan başka bir şey değildir' derlerdi. Hak, inkar edenlere geldiğinde, onun için: 'Bu apaçık bir büyüdür' demişlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman demişlerdi ki: Bu, sizi babalarınızın taptığı (putlardan) çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir. Ve yine bu (Kur'an) da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir, dediler. Hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler de: Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir, dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, 'Bu, kesinlikle, sizi atalarınızın tapınma yolundan saptırmak isteyen bir adamdır.' Dahası, 'Bu uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir,' dediler. İnkarcılar, kendilerine gelen gerçek için, 'Besbelli, bu bir büyüdür,' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Karşılarında açık deliller halinde âyetlerimiz okunduğu zaman o zalimler: «Bu, başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı tanrılardan men etmek isteyen bir adam.» dediler. Ve: «Bu (Kur'ân), başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftira» dediler. O kâfirler, hak kendilerine geldiği zaman: «Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil.» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Karşılarında açık deliller halinde ayetlerimiz okunduğu zaman o zalimler: «Bu, yalnızca sizi atalarınızın taptığı tanrılardan men etmek isteyen bir adamdır!» dediler ve: «Bu (Kur'an), uydurulmuş bir iftiradan başka birşey değil!» dediler. Ve o küfredenler gerçek kendilerine geldiği vakit: «Bu apaçık bir büyüden başka birşey değildir!» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Karşılarında açık beyyineler halinde âyetlerimiz tilâvet olunduğu zaman o zalimler: «bu başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı ma'budlardan men'etmek isteyen bir adam» dediler ve «bu (Kur'an) başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftira» dediler ve o küfredenler hak kendilerine geldiği vakıt bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil, dedilerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlara apaçık anlamlı ayetlerimiz okunduğunda «Bu adamın tek istediği şey, sizi atalarınızın taptığı putlardan vazgeçirmektir» ve «şu Kur'an, düzmece bir yalandan başka bir şey değildir.» dediler. Kâfirler, kendilerine gelen 'gerçek' için «Bu apaçık bir büyüden ibarettir.» demişlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onlara, apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda: "Bu, sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir" dediler. Ve dediler ki: "Bu düzülüp uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir." Küfredenler de, kendilerine geldiği zaman hak için: "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ve kendilerine açık deliller hâlinde âyetlerimiz okunduğu zaman onlar: “Bu, başka değil, sadece sizi atalarınızın taptığı tanrılardan men etmek isteyen bir adamdır” dediler. Ve: “Kur’ân, uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir” dediler. Kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olan o kimseler kendilerine hak geldiği zaman: “Şüphesiz bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir” dediler. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onlara karşı açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: «Bu, atalarınızın tapmakda devam etdikleri (putlardan) sizi mütemâdiyen vaz geçirmek isteyen bir adamdan başkası değildir» ve dediler: «Bu (Kur'an) düzülüb uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir». Hakka küfreden onlar, (bu hak) kendilerine gelince de (şunu) söylediler): «Bu, apâşikâr büyüden başka bir şey değildir». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Çünki onlara âyetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman: 'Bu ancak, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi çevirmek isteyen bir adamdır' dediler. Bir de: 'Bu (Kur’ân), uydurulmuş bir iftirâdan başka bir şey değildir' dediler. İnkâr edenler, kendilerine o hak(Kur’ân) gelince de (onun için): 'Bu, ancak apaçık bir sihirdir' dedi(ler).Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: Bu, ancak sizi atalarınızın ibadet etmekte olduğundan alıkoymak isteyen bir adamdır. Ve dediler ki: Bu da düpedüz bir uydurmadan başka bir şey değildir. Hak kendilerine geldiğinde hakkı inkar etmiş olanlar dediler ki: Bu, sadece apaçık bir büyüdür.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onlara âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman: "Bu ancak, babalarınızın tapmış olduğu şeylerden sizi men etmek isteyen bir adamdan başkası değildir." dediler. Ve dediler ki: "Bu, uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değil." Ve kâfirler hak için, onlara (hak) geldiği zaman: "Bu, ancak apaçık bir sihirdir." dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Mesajlarımız onlara bütün açıklığıyla aktarıldığında, (hakikati inkara şartlanmış olanlar birbirlerine,) "Bu (Muhammed) sizi atalarınızın taptıklarından vazgeçirmeye çalışan biridir sadece!" derler. Ve "Bu (Kuran, insan tarafından) uydurulmuş bir safsatadan başka bir şey değildir!" d(iye ekl)erler. Ve (son olarak,) hakikati inkara kalkışanlar, hakikat kendilerine ulaştığında, onun için, "Bu, büyüleyici güzel bir sözden başka bir şey değil!" derler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlara karşı bizim açık açık âyetlerimiz okunduğu vakit, dediler ki: «Bu, bir adamdır ki, sizi atalarınızın ibadet ettikleri şeyden menetmek istiyor.» Ve dediler ki: «Bu (Kur'an) başka değil, sırf uydurulmuş bir iftiradır.» Ve kâfir olanlar, hak için de kendilerine geldiği vakit dediler ki: «Bu apaçık bir sihirden başka değil.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Âyetlerimiz onlara açık açık okunduğu zaman: "Bu adam sizi atalarınızın taptıklarından alıkoymaktan başka bir şey istemiyor. " derlerdi. "Bu (Kur'an), uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir. " derlerdi. Hak kendilerine geldiğinde hakkı inkâr edenler: "Bu apaçık bir sihirdir, başka bir şey değildir. " dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman: -Bu, sadece bizi atalarımızın kulluk ettiklerinden vazgeçirmek isteyen bir adam, dediler. Bu Kur’an, düpedüz bir uydurmadan başka nedir?! dediler. Kafirler, hak kendilerine geldiği zaman: -Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değil, dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Kendilerine parlak deliller halinde âyetlerimiz okunduğunda o zalimler: "Bu, başka değil, sırf sizi atalarınızın ibadet ettiği tanrılarınızdan uzaklaştırmak isteyen bir adam!" dediler. Ve yine dediler ki: "Bu Kur’ân başka değil, sırf bir iftira!" Ve yine kâfirler, gerçek kendilerine geldiğinde "Bu besbelli bir büyüden başka bir şey değil!" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onlara açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: "Bu, sadece sizi babalarınızın taptığı(tanrılar)dan çevirmek isteyen bir adamdan başka bir şey değildir." Ve o nankörler dediler ki: "Bu, uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir." Ve kendilerine gelen hakkı inkâr edenler: "Bu, apaçak bir büyüdür, başka bir şey değildir" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onlara apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda: «Bu, sizi babalarınızın tapmakta oldukların(ilahlar)dan alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir» dediler. Ve dediler ki: «Bu, düzülüp uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir.» Küfre sapanlar da kendilerine geldiği zaman hak için: «Bu, apaçık olan bir büyüden başka bir şey değildir» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğunda, 'Bu adam, atalarınızın taptıklarından sizi çevirmeye çalışıyor' demişlerdi. Yine demişlerdi ki, 'Bu uydurulmuş bir yalandan başka birşey değil.' Kendilerine hak geldiği zaman, o kâfirler, 'Bu düpedüz büyü!' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ayetlerimiz açık seçik kanıtlar halinde karşılarında okununca şöyle derler: "Bu adam, atalarınızın kulluk/ibadet etmekte olduklarından sizi vazgeçirmek isteyen birinden başkası değil." Şunu da söylerler: "Bu, düzenlenmş bir yalandan/iftiradan başka şey değildir." Hakkı inkâr edenler, o kendilerine geldiğinde şöyle demişlerdir: "Açık bir büyüden başka şey değil bu!"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.