Önceki Sonraki

34:10Sebe’ Suresi 10. Ayet

Kuran Sırası: 34 İniş Sırası: 58
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

34:10Sebe’ Suresi 10. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولقد
veleḳad
|
ve andolsun ki
2 Kombi Müfredat
آتينا
āteynā
ETY|ا ت ي
verdik
3
داوود
dāvūde
|
Davud'a
4
منا
minnā
|
tarafımızdan
5 Kombi Müfredat
فضلا
feDlen
FŽL|ف ض ل
bir üstünlük
6 Kombi Müfredat
يا
yā
Y|ي
EY/HEY/AH
7 Kombi Müfredat
جبال
cibālu
CBL|ج ب ل
dağlar
8 Kombi Müfredat
أوبي
evvibī
EVB|ا و ب
tesbih edin
9
معه
meǎhu
|
onunla beraber
10 Kombi Müfredat
والطير
ve TTayra
ŦYR|ط ي ر
ve (ey) kuşlar
11 Kombi Müfredat
وألنا
ve elennā
LYN|ل ي ن
ve yumuşattık
12
له
lehu
|
ona
13 Kombi Müfredat
الحديد
l-Hadīde
ḪD̃D̃|ح د د
demiri
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَقَدْ: ve andolsun ki | اتَيْنَا: verdik | دَاوُودَ: Davud'a | مِنَّا: tarafımızdan | فَضْلًا: bir üstünlük | يَا: EY/HEY/AH | جِبَالُ: dağlar | أَوِّبِي: tesbih edin | مَعَهُ: onunla beraber | وَالطَّيْرَ: ve (ey) kuşlar | وَأَلَنَّا: ve yumuşattık | لَهُ: ona | الْحَدِيدَ: demiri | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولقد WLGD̃ ve andolsun ki | آتينا ËTYNE verdik | داوود D̃EWWD̃ Davud'a | منا MNE tarafımızdan | فضلا FŽLE bir üstünlük | يا YE EY/HEY/AH | جبال CBEL dağlar | أوبي ÊWBY tesbih edin | معه MAH onunla beraber | والطير WELŦYR ve (ey) kuşlar | وألنا WÊLNE ve yumuşattık | له LH ona | الحديد ELḪD̃YD̃ demiri | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |veleḳad: ve andolsun ki | āteynā: verdik | dāvūde: Davud'a | minnā: tarafımızdan | feDlen: bir üstünlük | yā: EY/HEY/AH | cibālu: dağlar | evvibī: tesbih edin | meǎhu: onunla beraber | ve TTayra: ve (ey) kuşlar | ve elennā: ve yumuşattık | lehu: ona | l-Hadīde: demiri | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLGD̃: ve andolsun ki | ËTYNE: verdik | D̃EVVD̃: Davud'a | MNE: tarafımızdan | FŽLE: bir üstünlük | YE: EY/HEY/AH | CBEL: dağlar | ÊVBY: tesbih edin | MAH: onunla beraber | VELŦYR: ve (ey) kuşlar | VÊLNE: ve yumuşattık | LH: ona | ELḪD̃YD̃: demiri | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki biz, Dâvûd'a, katımızdan lûtfettik, üstünlük verdik. Ey dağlar dedik, onunla berâber tenzîh edin beni ve ey kuşlar, siz de ve ona, demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. "Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin" dedik. Ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Andolsun ki Davud'a bizden bir lütufta bulunduk. "Ey dağlar (benlik sahipleri), Onunla beraber beni tespih edin ve de kuşlar (ilimle seyredenler)!" Onun için, keskin (demir leblebi olan gerçeği) olanı (hakikate imanı) yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Andolsun, Dâvûd’a tarafımızdan bir üstünlük verdik. 'Ey dağlar! Yankılanarak onunla beraber Allah’ı tesbih edin, siz de ey kuşlar, öterek onunla beraber tesbih edin, zikredin.' dedik. Onun için demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. 'Ey dağlar! Onunla birlikte (onun tesbihini) yankılayın!' Kuşlara da (bunu emrettik). Ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Andolsun, biz Davud'a tarafımızdan bir fazl (üstünlük) verdik. "Ey dağlar, onunla birlikte (Beni tesbih edip) yankıyla ses verin" (dedik) ve kuşlara da (aynısını emrettik). Ve ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Gerçekten Davud’a, tarafımızdan (kendisine has olmak üzere) bir fazilet verdik: “- Ey dağlar ve kuşlar! Davud ile beraber tesbih edin?” dedik. Ona demiri de yumuşattık, (demiri eritmeden, çamur gibi, şekillendirme kudretini, Davud’a verdik). Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : (10-11) «Ey daglar ve kuslar! Davud tesbih ettikce siz de onu tekrarlayin» diyerek and olsun ki, ona katimizdan lutufta bulunduk; «genis zirhlar yap, dokumasini saglam tut» diye ona demiri yumusak kildik. Ey insanlar! Yararli is isleyin; dogrusu Ben yaptiklarinizi grenim.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : And olsun ki, Davud'a kendi katımızdan bir üstünlük verdik; «Ey dağlar ve kuşlar, Onunla beraber tesbihte bulunup sesinizi çıkarın!» dedik ve ona demiri yumuşattık da,Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : (10-11) Andolsun, Davud’a tarafımızdan bir lütuf verdik. “Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin” dedik ve “(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. “Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm” diye vahyettik.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : (10-11) 'Ey dağlar ve kuşlar! Davud tesbih ettikçe siz de onu tekrarlayın' diyerek and olsun ki, ona katımızdan lütufta bulunduk; 'geniş zırhlar yap, dokumasını sağlam tut' diye ona demiri yumuşak kıldık. Yararlı iş işleyin; doğrusu Ben yaptıklarınızı görenim.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. «Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin» dedik. Ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Katımızdan Davud'a lütufta bulunmuştuk: 'Ey dağlar, ilahisine katılın; ey kuşlar sizler de.' Ona demiri yumuşatmıştık.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun ki, biz Davud'a tarafımızdan bir fazilet verdik. «Ey dağlar! Onunla beraber tesbih edin.» dedik ve bunu kuşlara da (emrettik) ve ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik: «Ey dağlar, çınlayın (tesbih edin) onunla beraber, siz de ey kuşlar!» dedik ve ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Şanım hakkı için Davuda bizden bir fadıl verdik: ey dağlar çınlayın onunla beraber ve ey kuşlar! dedik ve ona demiri yumuşattıkDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Biz gerçekten Davud'a kendi katımızdan ayrıcalık sunduk. «Ey dağlar, o tesbih ettikçe siz de söylediklerini tekrarlayın. Ey kuşlar sizde» dedik. Ayrıca demiri avucunda yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Andolsun, biz Davud'a tarafımızdan bir fazl (üstünlük) verdik. "Ey dağlar, onunla birlikte [benim tesbihimi] dönderin / tekrarlayın (evvibiy)" (dedik) ve kuşlara da [aynısını emrettik]. Ve ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (10,11) "Ve andolsun ki Biz Dâvûd'a tarafımızdan bir fazlalık ve kuşları verdik; “Ey dağlar! Onunla beraber dönün!” Ve o'nun için demiri yumuşattık: Bol bol zırhlar yap ve biçimlemede ölçülendir. –Siz de sâlihi işleyin. Kesinlikle Ben yaptıklarınızı en iyi görenim.– "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki biz Dâvuuda bizden bir imtiyaz verdik. «Ey dağlar, onunla birlikde tesbîh edin» (dedik), kuşlara da (bunu emretdik). Ona demiri de (mum gibi) yumuşatdık. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (10-11) Şânım hakkı için, Dâvûd’a tarafımızdan bir üstünlük verdik. 'Ey dağlar ve kuşlar! Onunla berâber tesbîh edin!' (dedik). Ve 'Geniş zırhlar yap!' diye demiri ona yumuşattık. 'Hem dokumasında ölçüyü gözet (güzel ve yeteri kadar yap) ve (ehlinle birlikte) sâlih amel işleyin! Çünki ben ne yaparsanız hakkıyla görenim' (diye vahyettik).Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Andolsun ki; Davud'a, katımızdan lutuf ihsan ettik. Ey dağlar; onunla birlikte siz de tesbih edin ve kuşlar da. Ona demiri yumuşak kıldık.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve andolsun ki Dâvud (a.s)'a, Bizden bir fazilet verdik (nefsini tasfiye ettik). Ey dağlar, onunla beraber bana yönelin ve ey kuşlar (siz de)! Ve Biz de ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve (böylece) Biz Davud'u lütfumuzla onurlandırdık: "Siz ey dağlar! Onunla birlik olup Allah'ın yüceliğini terennüm edin! Ve (siz de) ey kuşlar!" Biz o'ndaki bütün sertliği ve katılığı yumuşattıkDinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Şanım hakkı için Biz Dâvud'a tarafımızdan bir fazilet vermiştik. «Ey dağlar! O'nunla beraber tesbihte bulunun» (dedik). Kuşlara da (böyle emrettik). Ve onun için demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Andolsun ki Davut'a kendi katımızdan bir üstünlük verdik. "Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin!" (dedik). Ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Davud’a katımızdan bir lütuf vermiştik. -Ey dağlar ve kuşlar Davud’la birlikte yönelin. Ona demiri de yumuşatmıştık.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : (10-11) Biz Davud’a tarafımızdan bir imtiyaz verdik: "Ey dağlar! Ey kuşlar! Onunla beraber tesbih edin, şevke gelip Allah’ın yüceliğini terennüm edin." dedik. Ayrıca demiri ona yumuşattık (demiri şekillendirme kudreti verdik) "Bütün bedeni örtecek uzun zırhlar yap, onları dokumada intizama dikkat et ve siz de ey Davud ailesi! Hepiniz faydalı ve makbul işler yapınız, çünkü Ben yaptıklarınızı görüyorum." buyurduk.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Andolsun, Dâvûd'a tarafımızdan bir üstünlük verdik: "Ey dağlar, onunla beraber tesbih edin. Ve ey kuşlar (siz de onun tesbihine katılın)!" (dedik) ve ona demiri yumuşattık:Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, biz Davud'a tarafımızdan bir fazl (üstünlük) verdik. «Ey dağlar, onunla birlikte (Beni tesbih edip) yankıyla ses verin» (dedik) ve kuşlara da (aynısını emrettik). Ve ona demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Biz Davud'a tarafımızdan bir lütufta bulunmuştuk. 'Ey dağlar ve ey kuşlar, onunla beraber tekrarlayın' dedik. Demiri de onun için yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun, biz, Dâvud'a katımızdan bir lütufta bulunduk. "Ey dağlar, onunla birlikte tespih edin ve ey kuşlar siz de." dedik. Ve onun için demiri yumuşattık.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.