Önceki Sonraki

34:3Sebe’ Suresi 3. Ayet

Kuran Sırası: 34 İniş Sırası: 58
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

34:3Sebe’ Suresi 3. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1 Kombi Müfredat
وقال
veḳāle
GVL|ق و ل
ve dediler ki
2
الذين
elleƶīne
|
kimseler
3 Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
inkar eden(ler)
4
لا
lā
|
5 Kombi Müfredat
تأتينا
te'tīnā
ETY|ا ت ي
bize gelmez
6 Kombi Müfredat
الساعة
s-sāǎtu
SVA|س و ع
sa'at
7 Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de ki
8
بلى
belā
|
hayır
9 Kombi Müfredat
وربي
verabbī
RBB|ر ب ب
Rabbim hakkı için
10 Kombi Müfredat
لتأتينكم
lete'tiyennekum
ETY|ا ت ي
o mutlaka size gelecektir
11 Kombi Müfredat
عالم
ǎālimi
ALM|ع ل م
bilen
12 Kombi Müfredat
الغيب
l-ğaybi
ĞYB|غ ي ب
gaybı
13
لا
lā
|
14 Kombi Müfredat
يعزب
yeǎ'zubu
AZB|ع ز ب
gizli kalmaz
15
عنه
ǎnhu
|
O'ndan
16 Kombi Müfredat
مثقال
miṧḳālu
S̃GL|ث ق ل
ağırlığınca
17 Kombi Müfredat
ذرة
ƶerratin
Z̃RR|ذ ر ر
zerre
18
في
fī
|
olan
19 Kombi Müfredat
السماوات
s-semāvāti
SMV|س م و
göklerde
20
ولا
ve lā
|
ne de
21
في
fī
|
olan
22 Kombi Müfredat
الأرض
l-erDi
ERŽ|ا ر ض
yerde
23
ولا
ve lā
|
ve yoktur
24 Kombi Müfredat
أصغر
eSğaru
ṦĞR|ص غ ر
küçük
25
من
min
|
26
ذلك
ƶālike
|
bundan
27
ولا
ve lā
|
ve yoktur
28 Kombi Müfredat
أكبر
ekberu
KBR|ك ب ر
büyük
29
إلا
illā
|
ki olmasın
30
في
fī
|
31 Kombi Müfredat
كتاب
kitābin
KTB|ك ت ب
bir Kitapta
32 Kombi Müfredat
مبين
mubīnin
BYN|ب ي ن
apaçık
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَقَالَ: ve dediler ki | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | لَا: | تَأْتِينَا: bize gelmez | السَّاعَةُ: sa'at | قُلْ: de ki | بَلَىٰ: hayır | وَرَبِّي: Rabbim hakkı için | لَتَأْتِيَنَّكُمْ: o mutlaka size gelecektir | عَالِمِ: bilen | الْغَيْبِ: gaybı | لَا: | يَعْزُبُ: gizli kalmaz | عَنْهُ: O'ndan | مِثْقَالُ: ağırlığınca | ذَرَّةٍ: zerre | فِي: olan | السَّمَاوَاتِ: göklerde | وَلَا: ne de | فِي: olan | الْأَرْضِ: yerde | وَلَا: ve yoktur | أَصْغَرُ: küçük | مِنْ: | ذَٰلِكَ: bundan | وَلَا: ve yoktur | أَكْبَرُ: büyük | إِلَّا: ki olmasın | فِي: | كِتَابٍ: bir Kitapta | مُبِينٍ: apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقال WGEL ve dediler ki | الذين ELZ̃YN kimseler | كفروا KFRWE inkar eden(ler) | لا LE | تأتينا TÊTYNE bize gelmez | الساعة ELSEAT sa'at | قل GL de ki | بلى BL hayır | وربي WRBY Rabbim hakkı için | لتأتينكم LTÊTYNKM o mutlaka size gelecektir | عالم AELM bilen | الغيب ELĞYB gaybı | لا LE | يعزب YAZB gizli kalmaz | عنه ANH O'ndan | مثقال MS̃GEL ağırlığınca | ذرة Z̃RT zerre | في FY olan | السماوات ELSMEWET göklerde | ولا WLE ne de | في FY olan | الأرض ELÊRŽ yerde | ولا WLE ve yoktur | أصغر ÊṦĞR küçük | من MN | ذلك Z̃LK bundan | ولا WLE ve yoktur | أكبر ÊKBR büyük | إلا ÎLE ki olmasın | في FY | كتاب KTEB bir Kitapta | مبين MBYN apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |veḳāle: ve dediler ki | elleƶīne: kimseler | keferū: inkar eden(ler) | lā: | te'tīnā: bize gelmez | s-sāǎtu: sa'at | ḳul: de ki | belā: hayır | verabbī: Rabbim hakkı için | lete'tiyennekum: o mutlaka size gelecektir | ǎālimi: bilen | l-ğaybi: gaybı | lā: | yeǎ'zubu: gizli kalmaz | ǎnhu: O'ndan | miṧḳālu: ağırlığınca | ƶerratin: zerre | fī: olan | s-semāvāti: göklerde | ve lā: ne de | fī: olan | l-erDi: yerde | ve lā: ve yoktur | eSğaru: küçük | min: | ƶālike: bundan | ve lā: ve yoktur | ekberu: büyük | illā: ki olmasın | fī: | kitābin: bir Kitapta | mubīnin: apaçık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VGEL: ve dediler ki | ELZ̃YN: kimseler | KFRVE: inkar eden(ler) | LE: | TÊTYNE: bize gelmez | ELSEAT: sa'at | GL: de ki | BL: hayır | VRBY: Rabbim hakkı için | LTÊTYNKM: o mutlaka size gelecektir | AELM: bilen | ELĞYB: gaybı | LE: | YAZB: gizli kalmaz | ANH: O'ndan | MS̃GEL: ağırlığınca | Z̃RT: zerre | FY: olan | ELSMEVET: göklerde | VLE: ne de | FY: olan | ELÊRŽ: yerde | VLE: ve yoktur | ÊṦĞR: küçük | MN: | Z̃LK: bundan | VLE: ve yoktur | ÊKBR: büyük | ÎLE: ki olmasın | FY: | KTEB: bir Kitapta | MBYN: apaçık | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Kâfir olanlar dediler ki: Kıyâmet kopmayacak; de ki: Hayır, gizli şeyleri bilen Rabbime andolsun ki kopacak kıyâmet başınıza; zerre kadar bir şey bile gizli kalmaz ondan; göklerde olsun, yeryüzünde bulunsun, bundan da küçük olsun, bundan da büyük olsun, hepsi de apaçık kitaptadır.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : İnkârcılar: Kıyamet bize gelmeyecek, dediler. De ki: Hayır! Gaybı bilen Rabbim hakkı için o, mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz, apaçık kitaptadır (yazılıdır).Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hakikat bilgisini inkâr edenler: "O saat (ölümle hakikati fark etmek) bize gelmeyecek" dediler. . . De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbime yemin ederim ki elbette size gelecektir! Semâlarda ve arzda zerre ağırlığınca bir şey dahi O'ndan gizli kalmaz! (Hatta) ondan daha küçük ve daha büyük (ne varsa o da) Kitab-ı Mubiyn'dedir (apaçık kitap olan fiiller âleminde). "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Yeniden dirilişi inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar: 'Bize, kıyametin kopacağı an gelmeyecek' dediler. 'Evet, duyu ve bilgi alanı ötesini, gaybı bilen Rabbin hakkı için kıyametin kopacağı an mutlaka size de gelecek. Göklerde ve yerde, zerre kadar bir şey O’nun ilminden kaçmaz, O’na gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de, şüphesiz doğruları, hakkı ortaya koyan kâinatın kayıt sicilinde, kanunlar ve ilkeler kitabında, bilgi işlem merkezinde Levh-i Mahfuz’dadır.' de.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : İnkâr edenler: 'Bize kıyamet gelmeyecek' dediler. De ki: 'Hayır. Gaybı bilen Rabbime yemin olsun ki o size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şey O'ndan gizli değildir. Bundan küçük olsun büyük olsun ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : İnkâr edenler, dediler ki: "Kıyamet saati bize gelmez." De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiç bir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Kâfir olanlar ise şöyle dediler: “- Bize, o kıyamet vakti gelmiyecek.” (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “-Öyle değil, doğrusu gaybi bilen Rabbim hakkı için, kıyamet muhakkak size gelecektir. O’ndan (Rabbimin ilminden), göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi muhakkak bir Kitab-ı Mübîn’dedir= Levh-i Mahfuz’da yazılıdır.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Inkar edenler: «Kiyamet bize gelmeyecektir» dediler. De ki: «Hayir, oyle degil; gorulmeyeni bilen Rabbim'e and olsun ki, o saat size muhakkak gelecektir. Goklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ilminin disinda degildir. Bundan daha kucugu ve daha buyugu de suphesiz apacik Kitap'tadir.»Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Küfre saplananlar, «Kıyamet bize gelmez» derler. De ki: Hayır, gaybı bilen Rabbıma and olsun ki elbette Kıyamet size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey O'nun ilminden uzak kalmaz. Bundan daha küçüğü de, daha büyüğü de mutlaka o açık ve açıklayıcı kitaptadır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : İnkâr edenler, “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler. De ki: “Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile O’ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi apaçık bir kitaptadır.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : İnkar edenler: 'Kıyamet bize gelmeyecektir' dediler. De ki: 'Hayır, öyle değil; görülmeyeni bilen Rabbim'e and olsun ki, o saat size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ilminin dışında değildir. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık Kitap'tadır.'Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : İnkârcılar: Kıyamet bize gelmeyecek, dediler. De ki: Hayır! Gaybı bilen Rabbim hakkı için o, mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz, apaçık kitaptadır (yazılıdır).Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İnkarcılar, 'Saat, hiç bir vakit gerçekleşmeyecek,' dediler. De ki, 'Kesinlikle, Rabbime andolsun size gelecektir. O, geleceği Bilendir. Göklerde ve yerde bir atom ağırlığı O'ndan gizli kalmaz. İster ondan küçük olsun, yahut büyük olsun... Hepsi apaçık bir kitaptadır.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İnkâr edenler: «Bize o kıyamet saati gelmez.» dediler. De ki: «Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbim hakkı için kıyamet size mutlaka gelecektir. O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi muhakkak açık bir kitaptadır.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Küfredenler ise: «Bize o kıyamet gelmez.» dediler. De ki: «Hayır, gaybı bilen Rabbime yemin ederim ki, o size kesinlikle gelecektir. O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar birşey kaçmaz. Ondan daha küçüğü de, daha büyüğü de hep apaçık bir kitaptadır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Küfredenler ise «bize o saat gelmez» dediler, de ki hayır, rabbım hakkı için o size behemehal gelecek, gaybi bilen rabbım ki ondan Göklerde ve Yerde zerre mikdarı bir şey kaçmaz, ne ondan daha küçüğü, ne de daha büyüğü, hepsi mutlak bir «kitabı mübîn» dedirDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Kâfirler; «Kıyamet anı hiç gelmeyecek» dediler. Onlara de ki: «Hayır, gaybın bilgisi tekelinde olan Rabb'im adına yemin ederim ki, o an mutlaka gelecektir. Göklerdeki ve yerdeki zerre kadar küçük bir nesne ya da zerrenin daha küçüğü ve daha büyüğü O'nun bilgisi dışında değildir, bunların tümü apaçık bir kitaptadır.»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Küfredenler dediler ki: "Kıyamet saati bize gelmez." De ki: "Hayır, gaybı bilen rabbime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiç bir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (3,4) "Ve kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kimseler: “Bize o kıyâmetin kopuş anı gelmeyecektir” dediler. De ki: “Evet, gelecektir. Görülmeyeni, duyulmayanı, sezilmeyeni, geçmişi, geleceği bilen Rabbime andolsun ki iman eden ve düzeltmeye yönelik işler yapan o kimselere –ki işte onlar kendileri için bir bağışlanma ve hatırı sayılır bir rızık olanlardır– karşılıklarını vermek için size kesinlikle gelecektir. O'ndan göklerde ve yerde zerre ağırlığı bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi kesinlikle açık bir kitaptadır.” "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Küfredenler: «O saat bize gelmeyecek» dedi (ler). Sen de ki (Habîbim): «Hayır, ğaybı bilen Rabbim hakkıyçün o, size mutlakaa gelecekdir. Ne göklerde, ne yerde bir zerre mıkdârı Ondan (Onun ilminden) kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük (hiçbir şey) müstesna olmamak üzere (hepsi) muhakkak apaçık bir kitabda (yazılıdır). Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : İnkâr edenler ise: 'Bize kıyâmet gelmez' dedi(ler). De ki: 'Hayır! Gaybı hakkıyla bilen Rabbime yemîn ederim ki, (kıyâmet) size mutlaka gelecektir! Ne göklerde, ne de yerde zerre ağırlığınca (bir şey) O’ndan gizli kalmaz; ve ne bundan daha küçük, ne de daha büyük hiçbir şey yoktur ki, apaçık beyân eden bir kitabda (Levh-i Mahfûz’da) bulunmasın!'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Küfredenler dediler ki: Kıyamet saatı bize gelmeyecektir. De ki: Hayır, gaybı Rabbıma andolsun ki; o saat muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ilminin dışında değildir. Ondan daha küçüğü de, büyüğü de istisnasız, mutlaka apaçık kitabtadır.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve kâfirler: "O saat (kıyâmet) bize gelmeyecek." dediler. De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbim, mutlaka onu size getirecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar (bir şey bile) O'ndan gizli kalamaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü dahi hariç olmamak üzere Kitab-ı Mübın (Apaçık Kitab)'ın içindedir."Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, "Kıyamet Saati bizi asla bulmaz!" diye düşünürler. De ki: "Hayır, insan kavrayışının ötesindeki her şeyi bilen Rabbimin hakkı için o mutlaka sizi bulacaktır!" Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile O'nun bilgisinden kaçamaz; ve bundan daha küçük veya daha büyük bir şey yoktur ki (O'nun) apaçık fermanında yer almasın;Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve kâfir olanlar dedi ki: «Bize o saat gelmeyecektir.» De ki: «Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun ki elbette size gelecektir.» Ondan ne göklerde ve ne de yerde bir zerre miktarı ve ondan daha küçük ve daha büyük bir şey uzaklaşamaz; hepsi de ancak apaçık gösteren bir kitaptadır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Kâfirler: "Kıyamet saati bize gelmez. " dediler. De ki: "Hayır! Gaybı bilen Rabbime andolsun ki, o mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçüğü de daha büyüğü de, şüphesiz ki apaçık bir kitapta (Levh-i mahfuz'da)dır. "Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : İnkar edenler: -Kıyamet bize gelmeyecek, dediler. De ki: -Hayır, Rabbi’me yemin ederim ki, o size mutlaka gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile gaybı bilenden gizli kalmaz. Bundan daha küçük veya daha büyük birşey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Kâfirler: "Başımıza gelecek kıyamet (dirilme ve duruşma) diye bir şey yok!" diye iddia ettiler. De ki: "Hayır! Rabbim hakkı için o gelecektir! O gaybları bilen öyle bir Zattır ki O’nun ilminden göklerde ve yerde zerre miktarı birşey bile kaçamaz." Zerreden daha küçük ve daha büyük hiç bir şey yoktur ki her şeyi açıklayan kitapta (levh-i mahfuzda) bulunmasın.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : İnkâr edenler: "O Sâ'at bize gelmez," dediler. De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbim hakkı için o, mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şey, O'ndan gizli kalmaz. Ne bundan küçük, ne de bundan büyük hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitapta bulunmasın.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Küfre sapanlar, dediler ki: «Kıyamet saati bize gelmez.» De ki: «Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiç bir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : İnkâr edenler 'Kıyamet başımıza gelmez' dediler. De ki: Evet, gaybı bilen Rabbime and olsun ki o sizin başınıza gelecek. Ne göklerde ve ne de yerde, zerre ağırlığında birşey bile Ondan uzak kalamaz. Ondan küçük olsun, büyük olsun, ne varsa hepsi apaçık bir kitapta yazılmıştır.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Küfre sapanlar şöyle dediler: "Kıyamet saati bize gelmez!" De ki: "Hayır, öyle değil! Gaybı bilen Rabbime yemin olsun ki, o size mutlaka ve mutlaka gelecektir! Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile Rabbimden gizli kalmaz." Zerreden daha küçük veya daha büyük hiçbir istisna olmamak üzere, her şey apaçık bir Kitap'ta belirlenmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.